ÇOCUKLARIN BİLGİ BANKASI KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

Biz insanlar konuşarak iletişim kurarız. Peki, sizce hayvanlar birbirleriyle nasıl anlaşır? Onlar belki konuşamaz ama birbirleriyle iletişim kurmak için kendi yolları vardır; çeşitli sesler çıkarır, bedenlerini kullanır, değişik kokular yayar ya da renk değiştirirler.

Hayvanların birbirleriyle iletişim kurması doğada hayati derecede önemlidir. Çünkü, birçok tür iletişim kurarak avlanır ya da av olmamak için tehlikeyi haber vererek yavrularını korur.

Her hayvanın kendine özgü bir iletişim dili vardır. Bunu, çeşitli sesler çıkararak yapanların yanı sıra bazıları bedenleriyle çeşitli hareketler yaparak haberleşir. Bazıları dans eder, bazıları ise renk değiştirir. Hatta bazıları kokularıyla bile çevrelerine mesaj verir.

Bu haberleşme yöntemleri, hayvanların dünyasını anlamamızı sağlar. Onların ne kadar akıllı olduğunu ve bize birçok şey öğretebileceklerini gösterirler.
Babunlar sosyal, zeki ve çok dikkatli hayvanlardır. Tehlike gördüklerinde, sürüyü sesli olarak ya da bazı hareketler yaparak uyarırlar. Değişik yırtıcılar için farklı alarm sesleri çıkarırlar. Örneğin, kartallar için ayrı, leoparlar için ayrı uyarı sesleri vardır. Bu sesler, tehdidin türüne göre değişir ve normal seslerinden farklı olarak kısa, tiz ya da boğuk olabilir. Bazen de aniden doğrulup yön değiştirirler ve kuyruklarını sallarlar. Öteki babunlar bu hareketleri izler ve uyarıya göre davranırlar.

Köpekler havlayarak, uluyarak ve mırıldanarak iletişim kurarlar. Kuyruklarını sallayarak mutlu olduklarını gösterirler. Kulaklarını dikerek dikkatli olduklarını anlatırlar. Yani aslında beden dilleriyle de çok şey söylerler.

Kurtlar, uluyarak birbirleriyle konuşurlar. Bu ulumalar çok uzaklardan duyulabilir. Ulumak, sürüdeki öteki kurtlara “Ben buradayım!” demektir. Ayrıca bölgelerini işaretlemek için de ulurlar. Bazen de sürüdeki herkesin bir arada olduğunu gösterirler.
Filler, birbirleriyle çok özel sesler çıkararak konuşurlar. Bu seslerin bazıları o kadar alçaktır ki biz duyamayız. Gürültülü borazan sesi; heyecan, öfke ya da korkunun habercisidir. Uzun mesafeli iletişimlerde ise sürüyü çağırmak ya da yönlendirmek için düşük frekanslı bir mırıltı çıkarırlar.
hayvanlarda iletişim - filler

Fillerin hortumu sadece bir burun değil, aynı zamanda bir “konuşma aracı”dır. Bu güçlü organlarıyla dokunur, sarılır, çeker, destek olur ve hislerini gösterirler. Birbirlerine selamlaşma , tanıma, teselli etme, bağ kurma, oyun oynama gibi mesajlar da iletirler.

Balinalar, okyanuslarda şarkı söylerler. Bu şarkılar, binlerce kilometre öteye gider. Bu seslerle yiyecek bulma ya da göç etme zamanlarını söyleyerek birbirleriyle haberleşirler.
Mirketler de çok sosyaldir ve düzenli bir grup yaşamı sürerler. Tehlike uyarıları için gelişmiş bir iletişim sistemleri vardır. Örneğin, yırtıcı kuşlar için kısa ve tiz bir “cik” sesi, kara yırtıcıları için ise uzun “vaah” sesi çıkarırlar. Genellikle bir mirket “nöbetçi” olur. Tehlike görürse, yüksek bir yere çıkıp bağırarak grubu uyarır. Diğerleri de hemen kaçıp saklanır.
Arılar, dans ederek birbirleriyle konuşurlar. Bir arı çiçek bulduğunda kovana dönüp özel bir dans gerçekleştirir. Bu dans, öteki arılara çiçeğin nerede olduğunu anlatır.

Ateşböcekleri ışıklarını yakıp söndürerek birbirleriyle konuşurlar. Her türün farklı bir ışık deseni vardır. Bu ışıklarla birbirleriyle anlaşırlar. Eşlerini de bu yolla bulurlar.

Karıncalar, kokularıyla iletişim kurarlar. Bir karınca yiyecek bulduğunda, geriye dönerken bir koku izi bırakır. Böylece diğer karıncalar bu kokuyu takip ederek yiyeceğin yerini bulurlar.
Biz insanlar konuşarak iletişim kurarız. Peki, sizce hayvanlar birbirleriyle nasıl anlaşır? Onlar belki konuşamaz ama birbirleriyle iletişim kurmak için kendi yolları vardır; çeşitli sesler çıkarır, bedenlerini kullanır, değişik kokular yayar ya da renk değiştirirler.

Hayvanların birbirleriyle iletişim kurması doğada hayati derecede önemlidir. Çünkü, birçok tür iletişim kurarak avlanır ya da av olmamak için tehlikeyi haber vererek yavrularını korur.

Her hayvanın kendine özgü bir iletişim dili vardır. Bunu, çeşitli sesler çıkararak yapanların yanı sıra bazıları bedenleriyle çeşitli hareketler yaparak haberleşir. Bazıları dans eder, bazıları ise renk değiştirir. Hatta bazıları kokularıyla bile çevrelerine mesaj verir.

Bu haberleşme yöntemleri, hayvanların dünyasını anlamamızı sağlar. Onların ne kadar akıllı olduğunu ve bize birçok şey öğretebileceklerini gösterirler.
Babunlar sosyal, zeki ve çok dikkatli hayvanlardır. Tehlike gördüklerinde, sürüyü sesli olarak ya da bazı hareketler yaparak uyarırlar. Değişik yırtıcılar için farklı alarm sesleri çıkarırlar. Örneğin, kartallar için ayrı, leoparlar için ayrı uyarı sesleri vardır. Bu sesler, tehdidin türüne göre değişir ve normal seslerinden farklı olarak kısa, tiz ya da boğuk olabilir. Bazen de aniden doğrulup yön değiştirirler ve kuyruklarını sallarlar. Öteki babunlar bu hareketleri izler ve uyarıya göre davranırlar.

Köpekler havlayarak, uluyarak ve mırıldanarak iletişim kurarlar. Kuyruklarını sallayarak mutlu olduklarını gösterirler. Kulaklarını dikerek dikkatli olduklarını anlatırlar. Yani aslında beden dilleriyle de çok şey söylerler.

Kurtlar, uluyarak birbirleriyle konuşurlar. Bu ulumalar çok uzaklardan duyulabilir. Ulumak, sürüdeki öteki kurtlara “Ben buradayım!” demektir. Ayrıca bölgelerini işaretlemek için de ulurlar. Bazen de sürüdeki herkesin bir arada olduğunu gösterirler.
Filler, birbirleriyle çok özel sesler çıkararak konuşurlar. Bu seslerin bazıları o kadar alçaktır ki biz duyamayız. Gürültülü borazan sesi; heyecan, öfke ya da korkunun habercisidir. Uzun mesafeli iletişimlerde ise sürüyü çağırmak ya da yönlendirmek için düşük frekanslı bir mırıltı çıkarırlar.
hayvanlarda iletişim - filler

Fillerin hortumu sadece bir burun değil, aynı zamanda bir “konuşma aracı”dır. Bu güçlü organlarıyla dokunur, sarılır, çeker, destek olur ve hislerini gösterirler. Birbirlerine selamlaşma , tanıma, teselli etme, bağ kurma, oyun oynama gibi mesajlar da iletirler.

Balinalar, okyanuslarda şarkı söylerler. Bu şarkılar, binlerce kilometre öteye gider. Bu seslerle yiyecek bulma ya da göç etme zamanlarını söyleyerek birbirleriyle haberleşirler.
Mirketler de çok sosyaldir ve düzenli bir grup yaşamı sürerler. Tehlike uyarıları için gelişmiş bir iletişim sistemleri vardır. Örneğin, yırtıcı kuşlar için kısa ve tiz bir “cik” sesi, kara yırtıcıları için ise uzun “vaah” sesi çıkarırlar. Genellikle bir mirket “nöbetçi” olur. Tehlike görürse, yüksek bir yere çıkıp bağırarak grubu uyarır. Diğerleri de hemen kaçıp saklanır.
Arılar, dans ederek birbirleriyle konuşurlar. Bir arı çiçek bulduğunda kovana dönüp özel bir dans gerçekleştirir. Bu dans, öteki arılara çiçeğin nerede olduğunu anlatır.

Ateşböcekleri ışıklarını yakıp söndürerek birbirleriyle konuşurlar. Her türün farklı bir ışık deseni vardır. Bu ışıklarla birbirleriyle anlaşırlar. Eşlerini de bu yolla bulurlar.

Karıncalar, kokularıyla iletişim kurarlar. Bir karınca yiyecek bulduğunda, geriye dönerken bir koku izi bırakır. Böylece diğer karıncalar bu kokuyu takip ederek yiyeceğin yerini bulurlar.

1 Haziran 1831’de James Clark Ross, manyetik kuzey kutbunun yerini saptadı.

 

01 haziran wiki 1 Haziran

 

neler oldu haziran 2020 01 3 1 Haziran

Dünya’nın manyetik kutupları coğrafi kutuplarıyla çakışmaz.
Manyetik kutuplar sürekli hareket halindedir. Zamanla yer değiştirirler.

 

İngiliz deniz kuvvetleri subayı James Clark Ross, 1819 ile 1833 arasında Kuzey Kutup Bölgesi’ne düzenlenen beş araştırma seferine katıldı. Bunların sonuncusunda olan 1 Haziran 1831’de Kanada’nın kuzeyindeki Boothia Yarımadası’na yaptığı seferde Dünya’nın manyetik kuzey kutbunun yerini saptadı.

AYIN TAMAMI