ÇOCUKLARIN BİLGİ BANKASI KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

Spor ve Sağlık

Ultimate Frizbi, tıpkı futbol ya da basketbol gibi iki takımın karşılaştığı, çok hareketli bir spordur. Ancak bu sporda top yerine bir frizbi kullanılır. Oyun açık alanda oynanır ve oyuncular saha genelinde aktif olur. Oyunu kazanmanın temelinde sağlam bir takım çalışması yatar. Ultimate Frizbi karşılaşmalarını izlemek çok keyiflidir.

Takım Sporu

Bu açık hava sporu, oldukça keyifli ve eğlenceli bir takım sporudur. Aynı zamanda saygı merkezinde paylaşmayı ve güvenmeyi de öğretir. Takım karşılaşmaları hem çok heyecanlı geçer hem de arkadaşlık bağlarını güçlendirir. Takım olarak kazanmanın tadı bir başkadır, birlikte kaybetmek de öğretici olur.
frizbi takim Ultimate Frizbi
Görsel kaynağı: Wikipedia (Raimond Spekking)

Saha ve Gol

Ultimate Frizbi geniş ve çim bir sahada oynanır. Sahada kale yoktur. Her iki uçta birer sayı bölgesi bulunur. Gol bu bölgede yapılır. Amaç, diski bu bölgede havada yakalamaktır.
frizbi saha Ultimate Frizbi
frizbi saha mobil Ultimate Frizbi
frizbi temel kural Ultimate Frizbi

Temel Kural

Frizbi yere düşmemelidir. Frizbi tutulunca durulur; elde frizbiyle yürümek, koşmak yasaktır. Oyuncular yalnızca oldukları yerde, tek ayak üzerine dönebilirler. Hemen bir takım arkadaşlarına pas atmaları gerekir.

frizbi dinamik isleyis Ultimate Frizbi
Görsel kaynağı: Wikipedia (Neil Gardner)

Dinamik İşleyiş

Frizbi yere değdiği anda oyun yön değiştirir. Savunma yapan takım hemen atağa geçer. Bu sürekli değişim oyunu çok dinamik kılar.

frizbi lise Ultimate Frizbi
Columbia Lisesi’nde Ultimate Frizbi’nin icadını anmak amacıyla hazırlanmış plaket.
Görsel kaynağı: Wikipedia (CC BY-SA 2.5)

Ultimate Frizbi, 1968’de ABD’nin New Jersey eyaletinin Maplewood kentindeki Columbia Lisesi’nden Joel Silver, Buzzy Hellring ve Jonny Hines tarafından geliştirilmiştir. İlk resmi maç ise 1968’de Columbia Lisesi öğrenci konseyi ile öğrenci gazetesi çalışanları arasında yapılmıştır.

frizbi kadin Ultimate Frizbi

Her ne kadar ülkemizde pek bilinmese de Ultimate Frizbi dünyada yaygın bir spordur. Pahalı bir donanım gerektirmediğinden herkesin kolayca öğrenip oynayabileceği bu oyun, okullarda da öğretilir. Plajlarda ve parklarda oynayanlar da sıkça görülür.

frizbi hakemsiz oyun Ultimate Frizbi

Hakemsiz Spor

Ultimate Frizbi karşılaşmalarında hakem bulunmaz. Saygı ve karşılıklı güvene dayalı olan bu sporda, oyuncular kuralların bilincinde olarak birbirlerine karşı dürüst ve nazik davranır, anlaşmazlıklar sakince konuşarak çözülür. Buna, sportmence mücadele, yani “fair play" denir.

frizbi oyuncu Ultimate Frizbi

Oyuncu Özellikleri

Ultimate Frizbi hızlı oynanan bir oyundur. Oyuncular da bir o kadar hızlı, esnek ve çevik olmalıdır. Denge de çok önemlidir. Sık sık sıçramak, zıplamak gerekir. Frizbinin doğru şekil ve hızda atılması önemlidir; yanlış bir pas, oyunun kaybedilmesine neden olabilir. Tabii hata yapmak da normaldir; önemli olan en iyiyi yapmayı denemektir. Takım arkadaşları birbirine sürekli destek verir.

Karma Takımlar

Bu sporda karma takımlar kurmak en eski ve yaygın geleneklerden biridir. Galibiyetin yegâne anahtarı, takım içindeki uyumdur. Güçlü olan değil, hızlı ve düzgün paslaşan takım kazanır.

frizbi karma takim Ultimate Frizbi

Karma Takımlar

Bu sporda karma takımlar kurmak en eski ve yaygın geleneklerden biridir. Galibiyetin yegâne anahtarı, takım içindeki uyumdur. Güçlü olan değil, hızlı ve düzgün paslaşan takım kazanır.

Temel Kurallar

  • Sayı Bölgesi: Sahada futbol kalesi yerine, Amerikan futbolunda olduğu gibi “sayı bölgeleri” vardır. Takımından birinin attığı frizbiyi bu bölge içinde havada yakalayan oyuncu, bir tür gol atarak takımına sayı kazandırır.
  • Koşmak Yasak: Frizbiyi elinde tutan oyuncu, basketboldaki gibi adım atamaz ve Amerikan futbolunun aksine onunla koşamaz.
  • 10 Saniye Kuralı: Frizbiyi elinde tutan oyuncunun pas atmak için yalnızca 10 saniyesi vardır. Karşı takımın savunma oyuncusu yanına gelip yüksek sesle saniyeleri saymaya başlar -ki bu da oyunun heyecanını oldukça yükseltir.
  • Temas Yok: Bu bir “temassız” spordur. Rakip oyuncuya çarpmak, onu itmek ya da elinden frizbiyi çekip almak faul kabul edilir. Savunma yapan oyuncuların rakibiyle arasında en az bir frizbi mesafesi olmalıdır.
  • Yere Değdiği An Değişim: Eğer atılan pas yere düşerse, saha dışına çıkarsa ya da rakip tarafından havada kapılırsa hücum hakkı hemen el değiştirir. Oyun durmadan devam eder.
  • Oyuncu Değişimi: Yalnızca bir sayı yapıldıktan sonra ya da bir oyuncu sakatlanırsa oyuncu değişikliği yapılabilir.
  • Kendi Hakemin Ol: Oyunun en önemli kuralı budur! Hakem yoktur. Bir faul ya da kural ihlali olduğunda oyuncular kendi aralarında konuşur ve dürüstçe karara varır.
frizbi frizbi Ultimate Frizbi

Sıra Dışı Kural: “Oyunun Ruhu” Skoru

Maç bittiğinde takımlar yalnızca skoru değil, birbirlerinin ne kadar “sportmence mücadele” (Fair Play) sergilediğini de puanlarlar. Yani çok sayı atsanız bile, eğer kaba davrandıysanız maçı kazanamayabilirsiniz!
frizbi oyunun ruhu Ultimate Frizbi
Tenis, hem eğlenceli hem de vücudu güçlendiren bir spordur. Oynamaya başlamak için bazı temel terimleri ve oyun alanını tanımak gerekir. Bu içerikte, tenis dünyasını birlikte keşfedeceğiz.

Tenis Kortu

Bir tenis kortu farklı bölümlerden oluşur ve her bölümün ayrı bir görevi vardır:
tenisi kesfediyoruz kort Tenisi Keşfediyoruz

Orta Saha (servis kutusu)
Servis çizgisine yakın bölge. Buradan yapılan vuruşlar rakibe daha hızlı ulaşır.

Geri Saha (Back Court)
Oyuncuların çoğunlukla oynadığı, arka çizgiye yakın geniş alan.

Geri Çizgi (Baseline)
Kortun en arkasındaki çizgi. Birçok ralli bu bölgede yapılır.

Koridor
Teklerde kullanılmayan ama çiftlerde aktif olan yan bölüm.

File Önü
Kısa vuruşların ve volelerin yapıldığı alan.

tenisi kesfediyoruz kort mobil Tenisi Keşfediyoruz

Orta Saha (servis kutusu)
Servis çizgisine yakın bölge. Buradan yapılan vuruşlar rakibe daha hızlı ulaşır.

Geri Saha (Back Court)
Oyuncuların çoğunlukla oynadığı, arka çizgiye yakın geniş alan.

Geri Çizgi (Baseline)
Kortun en arkasındaki çizgi. Birçok ralli bu bölgede yapılır.

Koridor
Teklerde kullanılmayan ama çiftlerde aktif olan yan bölüm.

File Önü
Kısa vuruşların ve volelerin yapıldığı alan.

Temel Vuruşlar

Teniste kullanılan bazı temel vuruşların ne işe yaradığını bilmek oyunu daha iyi anlamamızı sağlar.

Servis ve Sayı Alma Sistemi

Servis, her puanı başlatan vuruştur. Serviste bilmeniz gereken bazı önemli kurallar vardır:

  • Ace: Rakip topa hiç dokunamazsa direkt kazanılan puan.
  • Ayak Hatası (Foot Fault): Servis sırasında çizgiye basılırsa servis geçersiz olur.
  • Çift Hata (Double Fault): Üst üste iki servis hatası yapılır ve puan kaybedilir.
  • Let: Top fileye çarpıp doğru bölgeye düşerse servis tekrarlanır. Let kuralı sadece serviste geçerlidir.
  • İkinci Servis: İlk servis başarılı olmazsa ikinci bir hak vardır.
Tenisi keşfediyoruz

Oyun Nasıl Sayılır?

  • Puanlar: 15 – 30 – 40 şeklinde ilerler.
  • 40–40 olursa buna “berabere (Deuce)” denir.
  • Beraberlikten sonra kazanılan ilk puan avantaj olarak adlandırılır.
  • Oyuncu iki puanlık fark yakalarsa oyunu kazanır.
  • 6 oyun alan seti kazanır.
  • 6–6 olursa tie-break oynanır.
tenis nasıl oynanır

Toplar, Kortlar ve Oyun Alanları

Tenis topları çocukların seviyesine göre farklı renklerde üretilir:
tenisi kesfediyoruz kirmizi top Tenisi Keşfediyoruz

Kırmızı top

Yeni başlayan ve küçük yaştaki oyuncular için. Daha çok 8 yaş içindir.

tenisi kesfediyoruz turuncu top Tenisi Keşfediyoruz

Turuncu top

Biraz deneyimli çocuklar için. Daha çok 9 yaş içindir.

tenisi kesfediyoruz yesil top Tenisi Keşfediyoruz

Yeşil top

Orta seviyeye geçmiş olanlar için. Daha çok 10 yaş içindir.

tenisi kesfediyoruz sari top Tenisi Keşfediyoruz

Sarı top

Profesyonel ve yetişkinler tarafından kullanılır. Daha çok 11 yaş ve üstü içindir.

Kort Çeşitleri

Raketler

Doğru raket seçimi oyunu kolaylaştırır:
tenis raketi

Uzunluk

Çocuk raketleri; çocukların boyları ve oyun seviyelerine göre 53.3, 63,5 ve 66 santimetre olarak değişir.

Ağırlık

Hafif raketler kontrolü kolaylaştırır.

Sap Kalınlığı

El büyüklüğüne göre seçilir.

Kafa Büyüklüğü

Büyük kafa, topu yakalamayı kolaylaştırır.

Kurallar ve Terimler

  • Servis Kırma (Break): Servis atan oyuncunun oyunu kaybetmesi.
  • Return: Servisi karşılamak.
  • Basit Hata (Unforced Error): Rakip baskı kurmadan yapılan hata.
  • Düzeltme (Overrule): Kule hakeminin, çizgi hakeminin kararını düzeltmesi.
  • Ceza Puanı: Kurallara uymayan davranışlarda rakibe puan verilmesi.
  • Tatlı Nokta (Sweet Spot): Raket tellerinde vuruşun en etkili olduğu nokta.
  • Oyun (Game): Puanların tamamlandığı en küçük bölüm.
  • Set: 6 oyunu kazanan oyuncunun aldığı bölüm.
  • Maç Puanı (Match Point): Maçı bitirebilecek son puan.
  • Yaklaşma Vuruşu: Orta sahadan yapılıp fileye yaklaşmayı sağlayan vuruş.
  • Vuruş Eli: Raketin tutulduğu el.
tenisi kesfediyoruz mac Tenisi Keşfediyoruz
Teniste her vuruş, her çizgi ve her kural oyunu daha iyi anlamanızı sağlar. Önemli olan, doğru ekipmanla, doğru kortta ve doğru bilgilerle oynamaya başlamaktır.
Spor yapmanın birçok yararı vardır. Her gün düzenli olarak en az bir saat hareket eder, spor yaparsanız hem fiziksel hem de ruhsal gelişiminiz sağlıklı olur. Küçük yaşta severek ve eğlenerek yapabileceğiniz birçok spor dalı vardır. Bunlardan biri de tenistir. Aslında tenis hemen her yaştan insanın yapabileceği bir spordur. Bireysel olduğu gibi takım halinde de oynanır. Gelin bu popüler spor dalını biraz daha yakından tanıyalım.
tenis
Tenis, dünya genelinde milyonlarca kişinin severek oynadığı, çok popüler bir spordur. Oynaması kadar izlemesi de zevklidir.
Görsel kaynağı: Wikipedia (Razzle-dazzle)

Tenis Nasıl Bir Oyundur?

Tenis, karşılıklı olarak bireysel ya da iki kişilik takımlar halinde oynanan bir spordur. Keçe kaplı, içi boş, kauçuk bir topla ve raketlerle oynanır. Oyunun amacı, topu raketle vurarak, saha ortasındaki filenin üzerinden rakibin alanına atmaktır. Rakip, topa karşılık veremediğinde -yani geçerli bir vuruşla geri gönderemediğinde- bir sayı kazanılmış olur. Oyun iki kişiyle oynandığında “tekler”, ikişer kişilik iki takım halinde -yani dört kişiyle- oynandığında da “çiftler” olarak adlandırılır.

Puanlama

tenis

Bir oyun içindeki sayılar şu şekilde ilerler: 0-15-30-40 ve oyun.

Yani bir oyuncu sayı kazandığında:

  • 0 olur 15,
  • 15 olur 30,
  • 30 olur 40,
  • 40’tan sonra bir sayı daha alınırsa, oyun kazanılır.

Bir seti kazanmak için bir oyuncunun en az 6 oyun kazanması gerekir.

Bir başka koşul da rakipler arasında en az 2 oyun fark olmasıdır.

Şu örneklerle açıklayalım:

  • 6–3 Set biter. (3 fark var; biri 6, diğeri 3)
  • 6–4 Set biter. (2 fark var)
  • 6–5 Set bitmez; çünkü fark yalnızca 1 oyun.
  • 7–5 Set biter. (2 fark sağlandı)

Oyun Sahası: Tenis Kortu

Tenis, dikdörtgen ve düz bir oyun sahasında oynanır. Bu sahaya “tenis kortu” denir. Tenis kortu 23,77 metre uzunluğunda olur. Genişliği de tekler için 8,2 metre, çiftler için ise 11 metredir. Oyuncuların çizgi dışına çıkan toplara ulaşabilmesi için kortun çevresinde ek boş alan da gereklidir. Kortun ortasına, aynı genişlikte ve yere paralel olacak şekilde bir file gerilir. Filenin yüksekliği, direklerde 1,07 metre ve merkezde de 0,91 metredir. Tenis kortunun yüzeyi çeşitli yapılarda olabilir. En yaygın olarak; çim, kil ve üzeri akrilikle kaplanmış beton ya da asfalttan oluşan sert kortlar kullanılır.
tenis
tenis

Tarihçesi

Tenis ilk olarak Orta Çağ’ın sonlarında, 12. yüzyılda Fransa’da ortaya çıktı. O zamanlar Fransa’da oynanan “jeu de paume” yani “avuç içi oyunu” adlı oyun, günümüz tenisinin atası olarak bilinir. Bu oyunda oyuncular topa elleriyle vuruyorlardı. Zamanla eldivenler ve sonra da saplı raketler kullanılmaya başlandı. Bu oyun, 1500’lü yıllarda İngiltere’de çok popülerleşti. Öyle ki İngiliz kraliyet ailesi bile oynuyordu. Günümüzde oynanan tenis, 1873’te İngiliz Binbaşı Walter Clopton Wingfield’ın ilk tenis kuralları kitabını yayımlamasıyla doğdu. İlk tenis turnuvası da dört yıl sonra, 1877’de, Londra’nın Wimbledon adlı bölgesinde yapıldı. Bu turnuva günümüzde tenisin en prestijli turnuvalarından biri olmaya devam ediyor.

Olimpiyatlarda Tenis

tenis
Görsel kaynağı: Wikipedia (Kuberzog)
Tenis, 1896’daki ilk olimpiyat oyunlarından itibaren turnuvalarda yer alıyordu. O zamanlarda yalnızca erkeklerin yarışmasına izin veriliyordu. ABD’den John Boland altın madalya kazanmıştı. Sonra, 1924 Paris Olimpiyatları’nın ardından olimpiyat programından çıkarıldı. Bunun temel nedeni, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) ile Uluslararası Tenis Federasyonu (ITF) arasında profesyonellik üzerine yapılan tartışmalardı. Uzun bir aradan sonra tenis, 1988 Seul Olimpiyatları’nda yeniden olimpiyat programına dahil edildi. O tarihten bu yana hem erkekler hem de kadınlar için tekler ve çiftler kategorilerinde oynanıyor.

Grand Slam Turnuvaları

tenis
Görsel kaynağı: Wikipedia (Nawal)
Majörler olarak da bilinen Dört Grand Slam Turnuvası, özellikle popülerdir ve teniste en yüksek rekabet düzeyi olarak kabul edilir. Bu turnuvalar; sert kortlarda oynanan Avustralya Açık (Ocak), kırmızı toprak kortlarda oynanan Fransa Açık (Mayıs-Haziran), çim kortlarda oynanan Wimbledon (Haziran-Temmuz) ve yine sert kortlarda oynanan Amerika Açık (Ağustos-Eylül) turnuvalarıdır. “Grand Slam” terimi aynı zamanda, bir sezondaki bütün Grand Slam turnuvalarını aynı tenis oyuncusunun kazanmasını da ifade eder.

Aynı yıl içinde yapılan Grand Slam turnuvalarını kazanan ve o yıl düzenlenen olimpiyat oyunlarında altın madalya alan tenisçiye "Golden Grand Slam" unvanı verilir. Bugüne değin bu unvan yalnızca 1988’de gösterdiği üstün başarıyla Alman tenisçi Steffi Graf’a verilmiştir.

Tenisin Yararları

tenis
Doğru ve düzenli yapılan fiziksel etkinlikler çocukların büyümesini olumlu etkiler. Tenis heyecan verici, eğlenceli ve yararlı bir spordur. Düzenli tenis antrenmanları hem fiziksel hem de zihinsel açıdan çocukları olumlu etkiler. Düzenli tenis oynamak da fiziksel ve psikolojik sağlığa çok iyi gelir. Beden koordinasyonunu ve ince motor becerilerini geliştirir, odaklanmayı kolaylaştırır. Aynı zamanda esnekliği artırır ve kemik yapısına iyi gelir. Teniste her saniye çok önemlidir. Bu sebeple oyuncuların hızlı ve etkili karar verme yeteneklerini de geliştirir. Dikkat süresi ve odaklanma becerilerinin gelişmesine de katkı sağlar. Ayrıca, takım ruhunun da gelişmesini sağlar; özgüveni ve sosyalleşmeyi arttırır, disiplin duygusunu geliştirir.

Başlamak İçin

tenis

Tenis öğrenmeye her yaşta başlanabilir. Başlama yaşı, çocuğun fiziksel gelişimi, koordinasyonu ve olgunluğuna bağlı olarak değişebilir. Uluslararası Tenis Federasyonu tarafından 12-18 yaş arası çocuklar için turnuvalar düzenlenir.

1998’den bu yana her 23 Eylül “Tenis Günü” olarak kutlanır.

Herkesin yaşamak için oksijene gereksinimi vardır. Her nefes aldığınızda havayı, dolayısıyla içinde bulunan oksijeni içinize çekersiniz. Akciğerleriniz dolar, kanınız da bu oksijeni bedeninizin her yanına taşır. Peki, kan nedir? Gelin bu yaşamsal önemdeki sıvıyı biraz daha yakından tanıyalım.

Kan Nedir?

Kan, bedenimizin her yanına oksijen ve besin maddelerini taşırken atıkları da uzaklaştıran kırmızı renkli, özel bir sıvıdır. Plazma denilen sarımsı bir sıvı ile o sıvının içinde bulunan çeşitli hücrelerin birleşiminden oluşur. Kanda üç çeşit hücre bulunur: Kırmızı kan hücreleri (alyuvarlar), beyaz kan hücreleri (akyuvarlar), kan pulcukları (trombositler). Plazmanın yüzde 92’si sudur. Bu suyun içinde proteinler, hormonlar, mineraller, besin maddeleri ve bazı atıklar bulunur.
kanimiz kan sema Kanımız
kanimiz hotspot3 Kanımız

Kırmızı Kan Hücreleri

Kırmızı kan hücreleri, en çok bulunan kan hücresi türüdür. Temel görevleri, oksijeni bedenimizin her yanına taşımaktır. Oksijeni bırakınca da atık gaz olan karbondioksiti alıp götürür. Kana kırmızı rengini bu hücreler verir. 1 mililitre kanda yaklaşık 4 – 6 milyar kırmızı kan hücresi bulunur. Kemik iliğinde, her saniye 2-3 milyon adet üretilir. Ortalama 100-120 gün yaşarlar.

Beyaz Kan Hücreleri

Beyaz kan hücreleri bedenimizin savunucularıdır ve onun sağlıklı kalmasını sağlar. Üç tür beyaz kan hücresi vardır. Bunlardan bazıları bakterileri ya da başka yabancı maddeleri yutar. Bazıları istilacı maddelere saldıran proteinleri salgılar. Bazıları da ölü hücreleri parçalamaya ve uzaklaştırmaya yardımcı olur. 1 mililitre kanda yaklaşık 4 milyon – 11 milyon beyaz kan hücresi vardır. Çoğu kemik iliğinde üretilir, bazıları dalak ve lenf düğümlerinde olgunlaşır. Her gün milyarlarca beyaz kan hücresi üretilir. Hastalandığımızda bu üretim artar. Bazıları yalnızca birkaç saat ya da birkaç gün, bazıları da aylarca hatta yıllarca yaşayabilir.

Trombositler

Trombositler, kan hücrelerinin en küçüğüdür. Bunlar, yaralandığınızda birbirlerine yapışarak, kanı pıhtılaştırır ve kanamanın durmasını sağlar. Pıhtılar, kan damarlarının duvarlarında açılan delikleri tıkar; böylece kanamanın durmasına neden olur. 1 mililitre kanda yaklaşık 150 milyon – 450 milyon trombosit bulunur. Kemik iliğinde üretilir. Günde yaklaşık 100 milyar trombosit yapılır. Ortalama 7–10 gün yaşarlar.

Kanın İşlevleri

Kan, akciğerlerden oksijen alır. Oksijen açısından zengin olan kan, daha sonra tüm vücuda yayılır. Bedenimizdeki hücreler bu oksijeni alır. Karşılığında, karbondioksit denen bir gazı kana verir. Karbondioksit, kan ile akciğerlere taşınır ve akciğerlerdeki bu gaz, soluk verirken bedenden dışarı atılır. Ayrıca kan, protein, yağ, şeker, tuz, vitamin ve mineral gibi besin maddelerini de hücrelerimize taşır. hücrelerimize taşır. Hücrelerin ürettiği çeşitli atıkları da alıp uzaklaştırır. Böbrekler, dalak ve karaciğer, kanı bu atıklardan arındırır.
kanimiz dolasim sistemi Kanımız

Kan, damar adı verilen ve bedenimizin her yanına ulaşan ince boruların içinde hızla dolaşır.

İnsan bedeninin toplam ağırlığının yaklaşık yüzde 8’ini kan oluşturur.

Durian; tropikal bölgelerde yetişen, sert kabuklu, dikenli ve büyük bir meyvedir. Bu meyve, 30 santimetre uzunluğa ve 15 santimetre çapa kadar büyüyebilir. Ağırlığı da genellikle 1-3 kilogram arasında olur. Kremayı andıran dokusu ve eşsiz tadının yanı sıra yoğun ve kötü kokusuyla da bilinir. Güneydoğu Asya’da ona “Meyvelerin Kralı” denir. Çok sağlıklı bir meyve olan durian; lif, vitamin, mineral ve antioksidan açısından çok zengindir. Çiğ yendiği gibi birçok tarifte de kullanılır.
durian meyvelerin kralı

Nerede Yetişir?

Tropikal bir meyve olan durian bol yağışlı, sıcak ve nemli bölgeleri sever. Özellikle Güneydoğu Asya ülkelerinde yetişir. Malezya, Tayland ve Endonezya bu egzotik meyvenin en büyük üreticileridir.
durian meyvelerin kralı
Durian ağaçları büyük olur. Türlerine bağlı olarak 25-50 metre boya kadar büyürler.

Kokusu

durian meyvelerin kralı
Çok lezzetli olan bu meyve, ne yazık ki keskin ve rahatsızlık veren bir kokuya sahiptir. Durianın kötü kokmasının nedeni, içeriğindeki uçucu kükürt bileşikleridir. Bazı insanlar bunu çürümüş soğan, sarımsak, terebentin ya da lağım kokusuna benzetir. Kokunun şiddeti, meyve olgunlaştıkça artar. Durianın güçlü ve keskin kokusu meyvenin kabuğundan dışarı sızar ve genellikle rahatsız edici bulunur. Bu yüzden, Güneydoğu Asya’daki birçok otelde ve otobüs ya da tren gibi toplu taşıma araçlarında durian meyvesine izin verilmez. Hatta bazı uçaklara bile alınmaz!
durian giremez Durian

Durianın toplu taşıma araçlarına girmesine izin verilmediğini gösteren işaret.

Tadı

durian meyvelerin kralı
Durian, karamel ve vanilyayı andıran, eşsiz tadı ve zengin besin içeriğiyle farklı şekillerde tüketilebilen bir meyvedir. Genellikle taze olarak tüketilir. Meyvenin kabuğunu dikkatlice açtıktan sonra içindeki yumuşak ve kremamsı kısımlar doğrudan yenir.

Nasıl Yenir?

durian meyvelerin kralı
Genellikle çiğ yenen durian, yemek tariflerinde kullanılarak lezzetli ve besleyici yemekler hazırlanabilir. Ayrıca dondurma, kek, pasta ve puding yapımında kullanılabilir. Dilimlenip kurutularak ya da kızartılarak çıtır bir atıştırmalık haline de getirilebilir.
durian meyvelerin kralı
Hafif tatlı aromasıyla kahvaltılarda smoothie (buzlu sıvı meyve püresi) olarak içilebilir ya da yoğurtla birlikte yenebilir.

Yararları

durian meyvelerin kralı
Bağışıklığı güçlendiren bu meyve; sindirime ve kalp sağlığına iyi gelir, kilo vermeye yardımcı olur ve hastalıklara karşı koruma sağlar.
durian meyvelerin kralı

Durian; yüzde 65 su, yüzde 27 karbonhidrat, yüzde 5 yağ ve yüzde 1 proteinden oluşur. 100 gramı 85-185 kilokalori arasında enerji içerir.

durian meyvelerin kralı
Durian dondurması Endonezya’da popüler bir tatlıdır ve özellikle Cava’da sokak aralarındaki tezgahlarda satılır.
Bazen mutfakta öyle şeyler olur ki, kendinizi bir bilim deneyinin ortasında gibi hissedersiniz. Örneğin sütü bir kenara bıraksanız, bir süre sonra bozulur, değil mi? Ama eğer ona özel bazı minik, çok minik canlıları eklerseniz, bozulmak yerine lezzetli bir yoğurda dönüşür. Aynı şey turşu, peynir ve sirke gibi başka yiyecekler için de geçerlidir. Bir sihirbazın değneğini sallaması gibi bu minik dostlarımız da yiyecekleri bambaşka lezzetlere dönüştürür. Bu dönüşümün adı fermantasyondur. Fermantasyon sayesinde yiyeceklerin tadı değişir, bazen daha uzun süre dayanır ve hatta bedenimiz için yararlı olurlar. Şimdi gelin bu ilginç süreci biraz yakından inceleyelim.

Fermantasyon nedir?

Fermantasyon bir dönüşüm işlemidir. Bu işlemde mikroorganizmalar -genellikle bakteriler ve mayalar- yer alır. Şekerleri, nişastaları ya da diğer besinleri parçalarlar. Böylece yeni maddeler oluşur. Fermente olan yiyeceklerin tadı değişir. Aynı zamanda içerdiği vitaminler ve yararlı maddeler artar. Bazılarının da dayanma süreleri uzar.

Mikroorganizmalar: Minik ve Kudretli

fermente yiyecekler | bakteri
Bakteri
fermente yiyecekler | maya
Maya
f g virus2 Fermente Yiyecekler
Virüs
Mikroorganizma sözcüğü, birçok mikroskobik canlı için genel bir terim olarak türetilmiştir. Binlerce bakteri, mantar, protozoa ve alg türü bu gruba girer. (Peki ya virüsler? Bazıları onların da canlı birer mikroorganizma olduğunu düşünür; bazıları da onları canlı olarak kabul etmez.)

En sevdiğimiz yiyeceklerden bazıları fermantasyonla üretilir

fermente yiyecekler | beyaz peynir
Peynir yapılırken süt özel bakterilerle fermente edilir.
fermente yiyecekler | hamur
Maya, hamuru fermente ettiği için ekmek kabarır. Gaz kabarcıkları oluşturarak onu kabarık hale getirir!
fermente yiyecekler | turşu
Kimçi ve turşu gibi fermente sebzeler de pek lezzetli olur.
f g tarihi Fermente Yiyecekler

Kısa tarihi

Fermantasyonun 7.000 yılı aşan uzun bir geçmişi vardır! Eski Mısırlılar ekmek ve çeşitli içecekleri yapmak için fermantasyonu kullanıyordu. Çin’de insanlar 5.000 yıl önce fermente pirinç içecekleri yapıyorlardı! Ortaçağ Avrupası’nda fermantasyon, yiyeceklerin kış için korunmasına yardımcı oluyordu. Yani atalarımız turşular, peynirler ve fermente tahıllar ürettiler. Fermantasyon dünyanın her yanındaki birçok kültürde binlerce yıldır kullanılır.

Fermente yiyeceklerin yararları

Fermente yiyecekler sindirim sistemimize yardımcı olur ve bizi sağlıklı tutar. Ayrıca enerjimizi artırabilir ve bağışıklığımızı güçlendirir. Dolayısıyla, atıştırmalık olarak yoğurt yemek ya da turşunun tadını çıkarmak yalnızca lezzetli değil, aynı zamanda bizim için sağlıklı da olur!
fermente yiyecekler

Fermantasyon yiyeceklerin daha lezzetli olmasına yardımcı olur! Bu nedenle, bir dahaki sefere yoğurt ya da ekmeğin tadını çıkardığınızda bunun fermantasyon sayesinde olduğunu anımsayın!

Hiç düşündünüz mü, insanların göz rengi neden birbirinden farklıdır? 

Belli başlı dört beş göz rengi olsa bile gözlere yakından ve dikkatle bakıldığında zengin bir renk paleti karşımıza çıkar. İyi ama, bu neden ve nasıl olur?

gözlerimizin rengi neden farklıdır
goz rengi melanin Gözlerimizin Rengi Neden Farklıdır?
Melanin

Aslında bunun yanıtı çok basittir, hatta tek sözcüktür: Melanin. “Melanin” adı verilen molekül bir çeşit aminoasittir. Melanin yoğunlaştığı bölgeleri görece koyulaştıran, koyu kahverengi ya da siyah renkli olabilen bir pigmenttir. Bedenimizde saç, göz ve deri renginin ortaya çıkmasını sağlayan pigment melanindir. Göz rengi, irisin ön katmanlarındaki melanin miktarıyla doğrudan ilişkilidir. Kahverengi gözlü insanların irisinde (yani göz bebeğimizin çevresindeki renkli halkada) çok miktarda melanin bulunurken renkli gözlü insanlarda bu pigment çok daha azdır.

Melanin ışığı emer. Bir nesne ışığı emiyorsa, koyu renkli görünür. Eğer emmeyip yansıtıyorsa, yansıttığı ışığın renginde görünür. Kahverengi gözlerde çok fazla melanin vardır. Bu nedenle ışığı emerler; bu da onları koyu yapar. Ela gözlerde kahverengi gözlerden daha az ama mavi gözlerden daha çok melanin bulunur. Gri ve yeşil gözlerde de en az miktarda melanin olur ve bunlar ışığı daha çok yansıtır.

goz rengi kahverengi goz Gözlerimizin Rengi Neden Farklıdır?
goz rengi ela goz Gözlerimizin Rengi Neden Farklıdır?
goz rengi mavi goz Gözlerimizin Rengi Neden Farklıdır?
goz rengi yesil goz Gözlerimizin Rengi Neden Farklıdır?
Kahverengi gözlerde çok, elâ gözlerde ortalama miktarda, mavi gözlerde de az melanin bulunur. Yeşil gözlerdeyse hiç melanin yoktur.

Peki, göz rengimiz nasıl belirlenir?

Bilim insanları eskiden göz rengimizin, anne ve babamızdan birer tane olmak üzere toplam iki göz rengi geni tarafından belirlendiğini düşünüyordu. Kahverengi göz renginin geni, maviye göre baskın olduğundan mavi gözlü bir çocuğun hem anneden hem de babadan mavi göz geni aldığı, dolayısıyla iki mavi gözlü ebeveynin kahverengi gözlü bir çocuğu olamayacağı düşünülüyordu. Artık durumun bundan çok daha karmaşık olduğunu biliyoruz. Çünkü yakın tarihli bir araştırmaya göre, göz rengimiz irisimizdeki melanin üretimini kontrol eden 16 kadar gen tarafından belirleniyor. Dolayısıyla göz renklerimizdeki çeşitliliği, melanin üretiminde rol alan genlerimizdeki varyasyonlar belirliyor.
gözleriminiz rengi neden farklıdır
Göz rengi doğumdan sonra zamanla değişebilir. Bebekler genellikle daha açık renkli gözlerle doğar ve yaşamın ilk birkaç yılında melanin üretimi arttıkça göz renkleri koyulaşabilir. Ayrıca yaşlandıkça göz rengimizde hafif değişiklikler de olabilir. Renkli gözlülerde melanin yani koyu pigment az olduğu için göze gelen güneş ışınlarının daha büyük bölümü retinaya ulaşır. Bu nedenle koyu renkli gözlü kişilere göre onlar güneş ışıklarından daha çok rahatsız olurlar.
Son olarak dünyada göz rengi dağılımı nasılmış, bir bakalım. Dünyadaki insanların çoğu (%70-80’i) kahverengi gözlüdür. Onları %10’la mavi gözlüler izler. Elâ ve kehribar (ya da bal) rengi gözlerin oranı %5’tir. Gri (ya da çok açık mavi) göz rengi %3 oranında bulunurken irisinde hiç melanin bulunmayan yeşil gözlülerin oranı yalnızca %2’dir.
gözleriminiz rengi neden farklıdır
gözleriminiz rengi neden farklıdır
"Gri renkli göz mü olur?” diyorsanız, işte size bir örnek!
kurek giris bulutlar Kürek Sporu
kurek giris arka dag Kürek Sporu
kurek giris on dag Kürek Sporu
kurek giris deniz Kürek Sporu
kurek giris kurekciler3 Kürek Sporu

Heyecan Dolu, Zorlu Bir Su Sporu

Kürek

Kürek sporu, durgun sularda bir teknenin yalnızca kürekler kullanılarak ilerletildiği, eğlenceli ama aynı zamanda zor bir spordur. Zordur ama hem beden hem de zihin için çok da yararlıdır. Kürek her yaştan insanın yapabileceği bir spordur. Bireysel olduğu gibi takım halinde de yapılabilir. Son yılların gözde sporları arasında yer almaya başlayan bu zevkli sporu biraz daha yakından tanımaya ne dersiniz?

Kürek Sporunun Kısa Tarihi

Kürek sporunun kökeni Eski Mısır’a kadar uzanır. Kürekli tekneler, kayıklar ve gemiler binlerce yıl boyunca ulaşım, balıkçılık, ticaret ve savaş için kullanıldı. Ancak kürek sporunun kesin bir başlangıç tarihi ve yeri yoktur. 16. yüzyılda İstanbul Boğazı’nda ve 17. yüzyılda Londra’da Thames Irmağı’nda yolcu taşıyan kürekli teknelerin yarıştığı biliniyor. Kürek çekme, spor olarak 17. yüzyılda popülerlik kazanmaya ve yaygınlaşmaya başladı. Modern anlamda ilk kürek yarışı 1715’te Londra’da yapılan Doggetts Ceket (ve Rozet) Yarışı’dır ve bu güne dek her yıl yapılageldi. Günümüzde kürek, Olimpiyat Oyunları’nda yer alan ve dünya çapında milyonlarca sporcunun yaptığı sevilen bir spordur.
kurek rowlandson Kürek Sporu
Doggetts Ceket (ve Rozet) Yarışı - Thomas Rowlandson.
Görsel kaynağı: Wikipedia

Topkapı Sarayı arşivindeki kayıtlara göre 1579’da sadrazam, vezir ve yeniçeri ağası kayıkları arasında yapılan yarışa 25 kayık katılmıştır. Devrin padişahı III. Murat yarışı Sarayburnu Kasrı’ndan izlemiştir.

Türkiye’de kürek sporu 19. yüzyılın sonlarında İstanbul Boğazı’nda yapılan amatör yarışlarla başladı. Türkiye’de ilk resmi kürek yarışı 1913’te İstanbul’da düzenlendi.

Kürek Sporunun Dalları

Kürek sporunun tekne ve kürekçi sayısına göre değişik türleri vardır. Kullanılan tekneler iki sınıf olur: tek kürek sınıfı tekneler (sporcu tek kürek çeker) ve çift kürek sınıfı tekneler (sporcu iki kürek çeker). Tekneler kürekçi sayısına göre 8,2 metre ile 18,9 metre arasında değişir. İşte, sporcu sayısına göre değişen en yaygın kürek türleri:
kurek tek kurek Kürek Sporu

Tek kürek

Bir kürekçiden oluşan en basit türdür.

kurek cift kurek Kürek Sporu

Çift kürek

İki kürekçiden oluşur.

kurek dortlu kurek Kürek Sporu

Dörtlü kürek

Dört kürekçiden oluşur.

kurek sekizli kurek Kürek Sporu

Sekizli kürek

Sekiz kürekçiden oluşur.

Sporcuların bitiş çizgisini görmeden yarıştığı tek spor dalı kürektir.

Kürekçiler teknenin arkasına bakacak şekilde oturur ve sırtları hareket yönüne dönük olur. Bazı teknelerde dümenci denen, fazladan bir kişi daha bulunur. Dümenci teknenin arka tarafında kürekçilere dönük oturur ve tekneyi yönlendirir.
kurek sekizli kurek2 Kürek Sporu

150 ülkede kürek federasyonu vardır.

Kürek Sporunun Yararları

Kürek sporunun, sporcuya hem bedensel hem de zihinsel açıdan birçok yararı vardır. Öncelikle kürek çekerken sporcunun bütün büyük kas grupları çalışır. Sporcunun denge duyusu ve kas gruplarının koordinasyonu gelişir; dayanıklılığı artar. Düzenli yapılan kürek sporu kalp ve akciğer fonksiyonlarını geliştirir. Doğada kürek çekmek stresi azaltır ve zihinsel rahatlama sağlar. Kürek genellikle takım halinde yapılan bir spor olduğundan (özellikle çocuklarda) özgüveni ve sosyalleşmeyi arttırır, takım ruhunun gelişmesini sağlar. Disiplin ve sorumluluk duygusu kazandırır.

Başlamak İçin

Kürek sporu çocuklar için heyecan verici, eğlenceli ve yararlı bir spordur. Doğayla iç içe bir ortamda keyifli zaman geçirmek, yeni arkadaşlar edinmek ve tüm bedeni çalıştırmak için ideal bir yoldur. Küreğe, 11-12 yaşında (ya da sonra) başlamak uygundur. Bu yaş grubundaki çocuklar, kürek çekme tekniklerini öğrenmek ve bu spordan en iyi şekilde yararlanmak için fiziksel ve zihinsel olarak hazırdır. Ama yine de başlama yaşı, çocuğun fiziksel gelişimi, koordinasyonu ve olgunluğuna bağlı olarak değişebilir. Kürek sporuna başlamak için en iyi yol, bir kürek sporu kulübüne katılmaktır. Kulüpler yeni başlayanlar için deneme dersleri verir, eğitim programları açar ve rehberlik hizmeti sunar.
kurek baslamak Kürek Sporu

Kürek sporuna başlamadan önce bir doktora danışarak genel sağlık durumunun kontrol ettirilmesi önemlidir. Ayrıca yüzme becerilerinin yeterli olduğundan da emin olunmalıdır.

Bal, arıların çiçeklerden topladığı çiçek özlerinden (nektar) ya da ağaçların salgıladığı tatlı sıvılardan ürettiği lezzetli, sıvı bir yiyecektir. En özel yiyeceklerden biridir. Genellikle doğal haliyle tüketilir. Bunun yanında unlu mamullerde ve şekerlemelerde de yaygın olarak kullanılır. Bal, insanlar için çok yararlıdır. Doğanın bize armağan ettiği bu eşsiz yiyeceği biraz daha yakından tanımaya ne dersiniz?
Arılar balı kovanlarında yapar. Her kovanda binlerce arı birlikte çalışarak bal üretir. Kovandaki peteklere yerleştirilen ve üzeri balmumuyla kaplanan bal, arıların sağladığı özel havalandırma sistemi sayesinde bildiğimiz tat ve kıvama gelir.

Bal, gerçekte bal arılarının kışı geçirmek amacıyla depoladığı bir yiyecektir.

bal bordur1 Bal

Yalnızca balarıları değil

Bal, bir böceğin ürettiği ve hem böcekler hem de insanlar tarafından yenen tek yiyecektir.

Yaban arıları da bal yapar.

bal bordur2 2 Bal

Balı herkes sever

İnsanlar dışında birçok hayvan türü de yabani ya da evcil balı severek yer.
bal bordur3 Bal

Nasıl tüketilir?

Bal, tatlılarda şeker yerine doğal bir tatlandırıcı olarak kullanılabilir. Farklı birçok yiyeceğe (örneğin yoğurda) ve içeceğe (örneğin çaya ya da süte) eklenebilir.
bal bordur4 Bal

Bal çeşitleri

Dünyada 300’den çok bal çeşidi olduğu tahmin ediliyor. Balın niteliği, arıların çiçek özü topladığı çiçeklerin türüne ve oranına bağlı olarak değişir. Farklı çiçeklerden elde edilen ballar, renk, tat, aroma ve kıvam bakımından değişiklilik gösterir. Örneğin, yoncadan elde edilen kehribar rengindeki balın kendine özgü naneli bir tadı olurken, karabuğdaydan elde edilen pekmez rengindeki balın güçlü bir tadı vardır. Ülkemizde en bilinen ballar arasında lavanta çiçeği balı, çam balı, meşe balı, narenciye balı, ıhlamur balı ve kestane balı bulunur.
bal
bal
bal

Türkiye dünyanın, Çin’den sonra 2. büyük bal üreticisidir.

Bal bozulmaz

Bal nem, güneş ışığı, ısıtma gibi sıra dışı bir etkiye maruz kalmadıkça bozulmaz ve uzun süre saklanabilir. Yaygın kanının tersine, gerçek bal bazen kristalleşebilir. Bu, onun bozulduğu anlamına gelmez. Kristalleştiğinde besin değerini kaybetmez; bu haliyle de yenebilir.
bal
Bal, doğanın bize sunduğu çok özel bir armağandır. Arıların çok çalışıp özenle ürettiği bu lezzetli ve sağlıklı yiyeceği sofralarımızdan eksik etmeyelim.

Bal alerjisi olanlar bal yemeden önce doktora danışmalıdır.

Bal, 1 yaşından küçük bebeklere verilmemelidir.

bal cocuk Bal

Ona Kim “Hayır” Diyebilir?
Sen, Ben, Hepimiz!

o k h d bordur 1 Ona Kim “Hayır” Diyebilir?

Çoğumuzun yemeğe bayıldığı şekerden söz ediyorum. Pek “hayır” diyemediğimiz ama fazlası pek de hayırlı olmayan bir gıda. İyi haber şu: Hepimiz şekerin zararlarını az çok biliyoruz. Kötü haber, bildiklerimize rağmen bazen umursamadan bolca şekerli şeyler yemeyi sürdürüyoruz.

Kısa süre önce ağrılı bir deneyimle şekerin dişleri çürütmesi dışında neler yaptığı konusunda bir sürü yeni şey öğrendim. Tahmin ettiğiniz gibi diş doktorumdan…

Şeker gerekli ama…

Şeker ve nişasta, vücudumuza enerji veren besin maddeleri olan karbonhidratların içinde yer alırmış. Onların yapısında bulunurlarmış. Bu görevi nedeniyle şeker aslında çok değerli. Gelelim toz şekere. Onun geçmişi 1800’lü yıllara dayanıyormuş. Yani insan mağaralarda yaşadığı dönemden bugüne kadar aslında bisküvi yemeden gelebilmiş.
şeker
o k h d bordur 2 Ona Kim “Hayır” Diyebilir?

İyi şeker de neyin nesi?

Diş doktorum “Şeker dendiği zaman iyi şeker ve kötü şeker diye düşünmelisin” dedi. Anladığım en basit haliyle anlatayım: Yediğimiz şeylerin içinde “doğal olarak bulunan” karbonhidratların içindeki iyi şeker. Bunları yediğimizde karbonhidrat almış oluyoruz. Vücudumuz onu glikoz denen bir başka tür şekere dönüştürüp kana karıştırıyormuş. Kan da bunun gerekli bölümünü enerji olarak kullanıyormuş. Fazlası da yağa dönüşüp istemediğimiz bölgelerde birikiyormuş. Bu da tabii ki kilo almak anlamına geliyor.
şeker

İyi haber: Önemli bir enerji kaynağı olan iyi şeker, sevdiğimiz birçok şeyde var. Yani portakal, elma, havuç, mercimek, fasulye gibi meyve, sebze ve baklagiller ile esmer ekmek gibi tam tahıllı gıdalarda bulunuyormuş.

“Bundan sonra sabah akşam hep elma, kivi, portakal yiyeceğim” dediğimde doktor yine uyardı. “Bunlar nasılsa iyi şeker diye de istediğin kadar yememelisin. Unutma ki her şeyin fazlası zarar” dedi. Meyveyi lifleri ve posasıyla yemek daha sağlıklıymış. Bir bardak meyve suyu normalde yiyemeyeceğimiz kadar meyvenin suyunu içerdiğinden, iki üç katı iyi şekeri içmek anlamına geliyormuş. Yani bir oturuşta iki üç portakal yiyebilenimiz var mı arkadaşlar?

şeker

Taze sıkma meyve suyu bile olsa abartmamalı hatta meyveyi yemeyi tercih etmeliymişiz.

şeker

İyi şeker içeren lifli karbonhidratlardan bazıları. İyi de ekmek, mercimek ya da yumurta tatlı değil ki, içinde şeker olsun; ama var..

o k h d bordur 3 Ona Kim “Hayır” Diyebilir?

Şekere her zaman “şeker” denmezmiş.

Şekerin birçok türü ve dolayısıyla da birçok adı var. Şunların hepsi aslında şeker: sakaroz, mısır şurubu, nişasta bazlı sıvı şeker, dekstroz, sorbitol, mannitol, früktoz, meyve şurubu, glikoz, glikoz şurubu, bal, laktoz, maltoz, akçaağaç şurubu, melas, turbinado, amazake… Yediğimiz hazır gıdaların etiketlerini okuma alışkanlığı edinirsek, başka bir dili de sökmüş olacağız anlaşılan.

şeker

Hayal kırıklığından sıyrılış

Dişlerimizi çürütmek için pusuda bekleyen şey şeker. Yetmezmiş gibi büyümenin yavaşlamasına, şişmanlığa, göz bozukluğuna ve baş ağrısına da yol açabiliyormuş. Evet, genç ve sağlıklıyız ama büyümemizin yavaşlamasını ve gözlerimizin bozulmasını da pek istemeyiz herhalde… Diş doktorum hayal kırıklığıma tanık olunca “Bunları öğren ki ne yediğini, neye dikkat edeceğini bilesin” diyerek moral verdi.

Diş doktorumun son bir önerisi daha oldu. Bol bol elma yememi söyledi. Çok lezzetli ve vitamin dolu olan elma aynı zamanda dişlerimizi de temizliyormuş. Hepimize az şekerli güzel günler!

şeker
Meyvelerde de şeker var; hem de ekşi olanlarda bile.
o k h d bordur 4 Ona Kim “Hayır” Diyebilir?
Spor yapmanın birçok faydası vardır. Günde en az bir saat hareket eder, spor yaparsanız fiziksel ve ruhsal gelişiminiz düzgün olur. Küçük yaşta severek ve eğlenerek yapabileceğiniz sporların başında da cimnastik gelir. Bu spor dalını biraz daha yakından tanımaya ne dersiniz?

Cimnastik sporunda sporcuların gücü, zarafeti ve beden kontrolü değerlendirilir. Cimnastikçiler takla, ters takla, amuda kalkma ve parende atma gibi akrobatik hareketler yaparlar. Birçok cimnastik hareketi halka ya da paralel bar gibi özel ekipmanlarla yapılır. Bu ekipmanlara “alet” adı verilir.

jimnastik jimnastikci ikon 1 Cimnastik
jimnastik aletler Cimnastik

Cimnastik antrenmanları denge, güç, esneklik, çeviklik, koordinasyon ve dayanıklılık gerektiren fiziksel egzersizleri içerir.

Tarihçe

Cimnastik Eski Yunanca bir sözcüktür. Eski Yunan’da erkekler savaşa hazırlık eğitimi olarak cimnastik egzersizleri yaparlardı. Bu egzersizlerin birçoğu o dönemki Olimpiyat Oyunları’nda da vardı. O zamanlar cimnastik olarak adlandırılan atletizm ve güreş gibi bazı yarışmalar daha sonra ayrı spor dalları haline geldi.
jimnastik jimnastikci ikon 2 Cimnastik
jimnastik atina Cimnastik

Günümüzde cimnastikte kullanılan aletlerin birçoğu (paralel bar, asimetrik paralel, halka, denge tahtası), 1800’lü yıllarda Friedrich Jahn adında bir Alman öğretmen tarafından icat edildi. Uluslararası Cimnastik Federasyonu ise 1881’de kuruldu. Cimnastik sporu en eski olimpik sporlardan biridir. 1896’da düzenlenen ilk modern Olimpiyat Oyunları’nda yer aldı.

Friedrich Jahn
Friedrich Jahn
Görsel kaynağı: Wikipedia

Olimpiyatlarda Cimnastik

Olimpiyatlarda üç tür cimnastik etkinliği yer alır: Artistik cimnastik, ritmik cimnastik ve trambolin.

Artistik Cimnastik

Artistik cimnastik genellikle erkekler ve kadınlar olarak ikiye ayrılır. Erkekler altı etkinlikte yarışır: Yer egzersizi, kulplu beygir, halka, atlama masası, paralel bar ve barfiks. Kadınlar da dört etkinlikte yarışır: Atlama masası, asimetrik paralel, denge tahtası ve yer egzersizi.

jimnastik toz Cimnastik

Cimnastikçiler ellerinin kaymaması için magnezyum tozu da denen magnezyum karbonat kullanırlar.

Ritmik Cimnastik

Ritmik cimnastik, cimnastiğin yalnızca kadınların yaptığı bir dalıdır. Olimpiyatlarda 1984’ten itibaren yer almaktadır. Cimnastik ile balenin kombinasyonu olan bu dalda yarışmacılar, bireysel olarak ya da takımlar hâlinde yarışırlar; müzik eşliğinde esnek, zarif ve ritmik gösterilerini sergilerler. Gösteriler sırasında; lobut, çember, top, ip ya da kurdele gibi aletler kullanılır.

Trambolin

Olimpiyat Oyunları’nda 2000’den beri yer almaktadır. Cimnastikçiler trambolin üzerinde yukarı aşağı zıplarlar. Havadayken akrobatik hareketler yaparlar. Olimpiyatlarda trambolin yarışması hem erkekler hem de kadınlar için vardır.

Cimnastiğin Çocuklara Yararları

jimnastik faydalari cocuk2 Cimnastik
Türkçede hapşırmayı “hapşu” sözcüğüyle anlatırız. Aslında bütün insanlar hapşırırken aynı sesleri çıkarır; ama değişik dillerdeki temsil sözcükleri farklıdır.

Hapşırmak aslında bedenimizin kendini korumak için yaptığı bir eylemdir. Hapşırarak burnumuzdaki bakteri ve virüsleri atar, bir anlamda küçük bir temizlik yaparız.

Burnumuza bir şey girdiğinde ya da başka bir şey beynimizdeki hapşırma merkezini (evet, beynimizde daha doğrusu beyinsapımızda bir hapşırma merkezi vardır.) uyardığında hemen gerekli sinyaller gönderilir: Geniz, gözler ve ağız kapatılır, göğüs kaslarımız kasılır ve hemen ardından da boğaz kaslarımız gevşetilir. Sonuç olarak HAAPŞUUU… Tükürüklü bir hava kütlesi ağzımızdan ve burnumuzdan hızla dışarı püskürtülür. Çok yaşayalım. Hep birlikte yaşayalım…

hapşırmak

Hapşırığı tutmaya çalışmayın. Kulak zarınıza zarar verebilirsiniz.

Her 3 kişiden 1’i Güneş’e baktığında hapşırabilir.

Farklı dillerde hapşırmak nasıl seslendiriliyor?

hapşırmak
hapşırmak

Uyurken hapşıramazsınız!

Hapşırık zerreleri saatte 150 kilometre hızla ilerler ve 1-1,5 metre kadar gidebilir.

Hayvanlar dünyasında en çok hapşıran hayvan iguanadır.
hapşırmak

1 Temmuz 1911’de Kandilli Rasathanesi’nde sürekli ve sistemli meteoroloji ölçümlerine başlandı.

 

neler oldu 2020 temmuz 01 1 Temmuz

 

Haziran 1910’da Türkiye’de astronomi ve jeofizik çalışmalarının öncülerinden Fatin Gökmen yeni kurulacak rasathanenin müdürlüğüne getirildi. Fatin Bey ve ekibi, Kandilli Rasathanesi’nde 1 Temmuz 1911’den itibaren sürekli ve sistemli meteoroloji ölçüm ve kayıtlarına başladı. Uluslararası kabul edilen 7, 14 ve 21 saatlerinde günlük gözlemler yapıldı, deftere kaydedildi ve gerekli yerlere bildirildi.

AYIN TAMAMI