ÇOCUKLARIN BİLGİ BANKASI KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR
KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR
Türkiye İş Bankası’nın 19 yıldır devam eden “Karneni Göster Kitabını Al” kampanyasında bu yıl “Dünyanın Ucundaki Fener” ve “Hangi Gezegen Yüzebilir?” isimli iki kitap tatilinize eşlik ediyor.
“Dünyanın Ucundaki Fener” kitabında denizler, fırtınalar, dalgalar eşliğinde heyecan ve cesaret dolu, sürükleyici bir maceraya atılacak; “Hangi Gezegen Yüzebilir?” kitabında ise evrene, uzaya, gezegenlere, dünyaya dair ilginç bilgiler öğreneceksiniz.
Bu iki kitap ile yeni hikâyeler biriktirdiğiniz, keşfettiğiniz ve merakınızı hiç kaybetmediğiniz bir tatil dönemi olmasını diliyoruz.
Hepinize keyifli okumalar dileriz.
Türkiye İş Bankası
Yazanlar: Anne Rooney ve William Potter
Resimleyen: Luke Séguin-Magee
Çeviren: Sevgi Atlıhan
Türkiye İş Bankası Yayınları
ISBN: 978-625-384-385-4
Genel Yayın Numarası: 6577
Yazan: Jules Verne
Uyarlayan: Meryem Mine Çilingiroğlu
Türkiye İş Bankası Yayınları
ISBN: 978-625-384-387-8
Genel Yayın Numarası: 6578
Evrim, farklı ortamlarda yaşayan hayvanlarda benzer görevleri yerine getiren özelliklerin ve becerilerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu özelliklerin bazıları o kadar yararlı ve başarılıdır ki dünyanın dört bir yanındaki birçok farklı hayvanda görülür. Hatta birbirleriyle yakın akraba olmayan ve milyonlarca yıl bambaşka dönemlerde yaşamış hayvanlarda bile aynı çözümler yeniden ortaya çıkmıştır. İşte bunlar, hayvanların adeta süper güçleri sayılabilecek olağanüstü özellikleridir. Bu kitapta, hayvanların sahip olduğu bu etkileyici özelliklerden bazılarını keşfedeceğiz:
Şafak vaktiydi. Güneş, ufkun arkasından bakarak dünyamızı tatlı sarı bir renge boyamaya başladı ve gökyüzünde cıvıl cıvıl öten kuşları uyandırdı. Krep çiçekleri yavaş yavaş açıldı; Güneş’in ışıkları kâğıt yapraklarını ısıtırken hışır hışır sesler çıkarıp kıkırdadılar. Mükemmel bir yaz sabahıydı bu. Domuzcuk Micky, Kıpır Kıpır Domuz Ahırı’nın kapısını açtı ve havayı kokladı. Pamuk şeker tarlalarından gelen kokuya karışan çim kokusunu içine çekti. Ancak havada bir başka şey daha vardı. Micky’nin ağzının kulaklarına varmasına neden olan bir şey: Pişen hamurun kokusu.
Nefis hamur kokusu, kentin her köşesinden yükselen heyecanlı konuşma seslerine karışarak hafif hafif esen rüzgârla süzülüyordu. Dünya için çok özel bir gündü bu. Bir meyve püresi sürüsü Micky’nin yanından hızla geçti. Micky el sallayarak, “Günaydın püreler! Bu sabah çok enerjiksiniz!” dedi. Bir kivi tiz bir sesle, “Arkadaş Festivali nedeniyle.” dedi. Arkadaşlık Festivali yılın en uzun gününü kutlamak için yapılan bir partiydi. Kısacık birkaç saat içinde Saman Rüzgârı Tarlası müzik, el işi, piknik ve oyunlarla dolu bir karnavala dönüşecekti.
Molly ile erkek kardeşi Tom, Söğüt Ormanı’ndaki bir kulübede yaşayan büyükannelerini ziyarete gelmişlerdi. Sonbahar havası tertemiz ve serindi. Çimenlerin üzerinde minik çiy taneleri ışıldıyordu. Büyükanne, “Fırtına yaklaşıyor. İçeri girme vakti geldi.” dedi. Uzaklardan gök gürültüleri duyuluyordu. Büyükanne haklıydı, fırtına yaklaşıyordu!
O gece fırtına giderek şiddetlendi. Molly ve Tom üst kattaki odalarında, yorganlarına sımsıkı sarınmış yatıyorlardı. Gece yarısı camdan gelen “Tık, tık, tık” sesleriyle uyandılar. Molly pencereye gitti. Camın öte yanında küçük bir baykuş duruyordu. Rüzgâr tüylerini karmakarışık etmişti ve kanatlarından sular damlıyordu.
Sıra dışı dünyalara adım atacağınız bu kitap sizi; balta girmemiş ormanlardan buzullara, dağlardan kırlara, şehirden kırsala, çöllerden denizlere alabildiğine bir yolculukta, dünyanın bütün kıtalarında unutulmaz bir keşfe çıkarıyor! Kitap boyunca alışılmışın dışında hatta yer yer tuhaf sayılabilecek muhteşem hayvanlarla tanışacak, çok şaşıracağınız bilgiler edineceksiniz. Avustralya’nın ördek gagalı ornitorenklerinin izini sürecek, mavi balinalarla denizlerin gizemli dünyasına ışık tutacaksınız. Bir yanda Güney Amerika’nın karıncayiyenlerinin maceralarına tanık olurken, diğer yanda Güney Kutbu’nun imparator penguenleriyle selamlaşacaksınız.
Bu kitapta, doğa size tüm güzelliğini gizli kalmış taraflarıyla sunuyor. Afrika, Asya, Avrupa, Kutuplar, Kuzey ve Güney Amerika hatta Avustralasya’da yaşayan kimi utangaç kimi korkutucu, sinsisinden gösterişlisine belki de tek kelimeyle garip olanlarına kadar irili ufaklı birçok hayvanla karşılaşmaya hazır olun!
Yazar, benzersiz bir sunumla hazırladığı bu kitapta, doğanın hareketli sahnelerini kâğıt kesme sanatıyla uzun uzun inceleyebileceğiniz şekilde deneyimlemenizi sağlıyor. Kitabın her bölümünde bulunan bulmacaları da tabii ki bir tek sizin gibi kaşifler çözebilir. Bir an olsun gözlerinizi ayıramayacağınız bu çok ilginç kitaba bayılacaksınız.
Pandamız, pandalar arasında “bir kulağı diğerinden büyük panda” olarak tanınırdı. Bambu ormanında, farklı ruh hallerine sahip diğer pandalarla birlikte yaşıyordu. Bizim pandamız da hep orta karar bir ruh halindeydi; ne mutlu ne de mutsuz.
Pandamızın başlıca iki hobisi bambu kemirmek ve uyuyup durmaktı. Ama biri ona hobilerini sorarsa yemek yemek ve uyumaktan çok hoşlandığını itiraf etmekten utandığı için başka şeyler uydururdu. Örneğin; “sakin yer jimnastiği yapmak” ve “kısa süreli tırmanma” derdi.
Pandamız son bambu kamışını emerek, şapırdatarak, kemirip bitirmek üzereydi ki… Bir ses duydu! Sesin kaynağını aradı. Önce bulamadı. Sonra fark etti ki ses bambudan geliyordu. Neydi bu şimdi?
Bir zamanlar çok uzak bir diyarda, Rusya’nın karla kaplı bozkırında küçük bir oğlanla bir yavru kurt karlar arasında kaybolmuştu. Sonunda buldukları ahşap bir kulübeye sığınmışlardı. Herkesin bildiği gibi kurtlarla insanlar aslında birbirinden korkar; ama onlar korkmamıştı. İkisi de üşüyordu, ikisi de yalnızdı, ikisi de evinden çok uzaktaydı. Hayatta kalmanın tek yolunun arkadaş olmaktan geçtiğine, birlikte hareket etmek gerektiğine karar vermişlerdi. Sasha adındaki çocuğu babası bulup köyüne götürdü. Yavru kurt Ferdy de sonunda sürüsünü buldu. İnsanlarla kurtlar birbirlerinden hâlâ korkuyordu ama Sasha ile Ferdy hep arkadaş kaldılar… Büyüdüklerinde bile.
Sasha’nın babası Ivan, hem köyün ileri gelenlerindendi hem de kurtların azılı düşmanlarından biriydi. Ivan’ın bir gün karlar altında mahsur kalmasının üzerine Ferdy, Sasha’yla karları kazıp hayatını kurtardı. Sonra bazı olaylar gelişti…
Dünya, canlılar, gökyüzü ve yıldızlar hakkında aklınızda sürekli beliren sorular mı oluyor? İşte merakınızı besleyecek bu kitap tam size göre! Birçok insanın aklına takılan şu soruların yanıtlarını bu kitapta bulabilirsiniz;
Keskindiş dağın tepesinde yaşayan, çok yaşlı bir ejderhaydı. Arkadaşı Max, her pazartesi ziyaretine giderdi. Bir gün telefon çaldı. Arayan Max’ın arkadaşı Kiki’ydi. Kiki, “Acil durum!” dedi endişeyle. Sonra da heyecanla “Altınkuyruk hastalandı! Hemen gelip bana yardım edin lütfen.” dedi. Ejderha Altınkuyruk da Kiki’nin arkadaşıydı. Keskindiş de, “Ejderhalar hep birbirilerinin yardımına koşar. Hemen geliyoruz” dedi. Hemen yola çıkmaya hazırlandı. Max de onunla gidecekti.
Keskindiş, uçabildiği kadar hızlı uçtu. Kanatları gecenin içinde gürültüyle açılıp kapanıyordu. Sonunda kente vardılar. Ejderha Parkı, kentin merkezindeydi. Altınkuyruk, ejderha heykellerinin arasında kıpırdamadan duruyordu. Keskindiş, kaygılı gözlerle Altınkuyruk’a baktı ve “Sanırım ona neyin iyi geleceğini biliyorum. Bazı bitkiler, deniz kabukları, kristaller ve mavi bir tüy gerekecek.” dedi. Keskindiş hızla yerinden fırladı. Max de peşinden… Kiki, Altınkuyruk için saklanacak bir yer aradı. “Kımıldama!” diye fısıldadı.
Günlerden pazardı. Ailece ormanda gezintiye çıkan Leo ve Lina, anneleri ve babalarını biraz geriden izliyorlardı. Dolaşmayı çok sevdikleri, mis gibi kokan ormanda kuşlar cıvıldıyordu. Güneşli, harika bir gündü!
Birden otların arasında tuhaf bir şey gözlerine çarptı. “Bu bir sincap yuvası.” dedi anneleri. Çocuklar ilk kez bu kadar yakından bir sincap yuvası görüyorlardı. “Yuvanın içi boş!” dedi Lina hayretle. Leo da yuvaya dikkatle baktı. O sırada Lina’nın dikkatini başka bir şey daha çekti. Bu şey yerde öylece yatıyordu. Ufacıktı. “Bir sincap yavrusu!” diye fısıldadı Leo heyecanla. Hemen yanında bir yavru daha vardı. Lina, “Kardeşler, tıpkı bizim gibi Leo!” dedi. Ancak anneleri ortada yoktu. Beklediler, beklediler. Ama anne sincap gelmedi…
Hiç bitmesin isteyeceğiniz bu sıcacık kitabı, büyük bir merak içinde keyifle okuyacaksınız.
Adından da anlaşılacağı üzere bu kitapta, farklı alanlarda birçok eğlenceli ve temel genel kültür bilgisi bulunuyor.
Kitapta yer alan aşağıdaki başlıklar çok güzel resimler, şemalar ve çizimlerle de destekleniyor;
• Dünya Turu
• Hayvanlar
• Vücudumuz
• Hareket Halinde
• Yiyecek ve İçecekler
• Doğa Harikaları
• Spor
• Müzik
• Kim Kimdir?
• Mitler ve Canavarlar
• Binalar
• Uzay
• İnternet
Güzel tasarlanmış bu kitaptan öğrendiklerinizle genel kültürünüzü genişletebilirsiniz. Onu çok sevecek, arkadaşlarınıza da önereceksiniz.
Toprak patikadaki son çitin ötesinde, göz alabildiğine uzanan kıvrımlı tepelerin orada büyük bir orman vardır. Bu ormanda günler sakin geçer; zaman, ırmağın ahenkli ritmi ve bülbüllerin sevgi dolu ötüşleriyle ölçülürdü. Ateş Böceği Patikası, 5 Numara civarı dışında… Çünkü orada, Ulu Meşe sakinleri arasında, gürültülü tartışmalar, havada uçan kaba sözler günlük yaşamın bir parçası haline gelmişti.
Her şey, aşırıya kaçan bir ses tonu ve kaba ifadelerle başlamış gibiydi. Bu noktadan, tartışma haline geçiş kısa sürmüştü. Derken tartışmalar anlaşmazlıklara, anlaşmazlıklar kavgalara, kavgalar da tam anlamıyla gerçek bir savaşa dönüşmüştü.
Londra’daki Kraliyet Coğrafya Derneği’nde o gün alışılmamış bir hareketlilik vardı. Herkes merak içindeydi. Ünlü gezgin Doktor Samuel Fergusson, o güne kadar kimsenin cesaret edemediği bir planı resmen açıkladı. Fergusson, Afrika kıtasını bir uçtan diğer uca, bir balonla havadan geçmeyi hedefliyordu. Salondaki dinleyiciler, bu çılgın fikir karşısında şaşkınlık içinde birbirlerine baktılar. Bazıları bunun olanaksız olduğunu düşünürken, bazıları da doktorun cesaretine hayran kalmıştı. Dr. Fergusson, Afrika’nın gizemli bölgelerini keşfetmek için bütün hazırlıklarını çoktan planlamıştı. Bu yolculuk yalnızca çılgın bir serüven değil, coğrafya bilimi için de dev bir adım olacaktı. Gazeteler ertesi gün bu haberi manşetlerine taşıyarak tüm dünyaya duyurdular.
Besinler küçük enerji paketlerine benzetilebilir. Enerjinin, Güneş’ten başlayıp bitkilere ve hayvanlara ulaşan yolculuğuna “besin zinciri” adı verilir. Bu zincirin her halkası, enerjinin Güneş’ten başlayıp besin zincirinin tepesindeki en büyük yırtıcıya (uç yırtıcı) kadar katettiği yolu izlemeyi sağlar. Besin zincirleri, habitatlara göre değişkenlik gösterebilir. Her habitatta birbirine bağlanmış zincirlerden oluşan karmaşık bir besin ağı sistemi bulunur. Bir dolu bilginin çok güzel çizimlerle desteklendiği bu yalın ve akıcı kitapta şu habitatlardaki besin zincirleri anlatılıyor:
• Mercan resifleri
• Çöller
• Dağlar
• Kutuplar
• Yağmur ormanları
• Savanlar
• Ormanlar
Harika bir tasarıma sahip bu kitap ile yaşama bakış açınız zenginleşecek.
Kütüphanenize değer katacak bu kitabı o kadar seveceksiniz ki arkadaşlarınıza da önereceksiniz.
Soluksuz okuyacağınız bu kitapta Dünya ve Ay’ın oluşumundan ilk canlıların doğuşuna, mikroskobik bakterilerden devasa dinozorlara, buzul çağlarından evrimin hızlı ilerleyişine, mağaralarda yaşayan ilk insanlardan otomobillere kadar birçok ilginç bilgi sizi bekliyor. Dünyamızdaki her şeyin nasıl başladığını keşfedeceğiniz sürükleyici bir yolculuğa hazır olun!
Bilimsel veri, merak ve öğrenme arzusu, Elli Woollard’ın şiirsel öykü anlatımı ve Dorien Brouwers’ın birbirinden güzel çizimleri ile birleşerek, sizi yaşamın eğlenceli olduğu kadar etkileyici de olan derinlikleriyle buluşturacak.
Ela Hatır’ın içi kıpır kıpırdı. Olanca sesiyle şarkı söylüyor, kalabalık çılgına dönüyordu. Binlerce hayranı coşkulu çığlıklar atıyordu. Sonra Ela birden kapalı gözlerini açıverdi ve gülmeye başladı. Çünkü sahnesi aslında banyo aynasıydı. Ona bayılan hayranları da fincanın içinde duran renkli diş fırçalarından ibaretti. Ela, cesaret konusunda biraz zorlansa da bunu yenmek istiyordu. Neyse ki geçen gün büyükanne İda’dan yeni bir büyü bileziği almıştı. Bu seferki düşünerek sihir yapmasını sağlıyordu. Belki bu sayede okuldaki süper korkunç saat kulesini keşfedip sağ salim geri dönerse, cesur olduğunu kendisine kanıtlayabilirdi.
Paleontoloji, eski çağlarda yaşamış canlılara odaklanan bir bilim dalıdır. “Fosilbilim” olarak da bilinen bu dalda çalışan bilim insanları, daha insanların olmadığı zamanlara kadar uzanan çok eski dönemleri de inceler. Eski çağlardaki yaşamı araştırmak için kayalarda ve toprağın altında fosilleşmiş ipuçlarını ararlar. Bu ipuçları, mikroskobik bakteriler kadar küçük ya da devasa bir Diplodokus kadar büyük olabilir!
Bu kitapta paleontolojiyle ilgili hemen her konu ele alınıyor. Kitaptaki başlıklardan bazıları şöyle:
Bol resimli, kolay okunan bu kitaptaki şemalar, grafikler ve çizimler, bu ilginç bilgileri anlamanızı daha da kolaylaştıracak. Sizin gibi genç bilim insanlarının ufkunu açacak bu güzel kaynak kitap, özellikle biyoloji meraklılarının vazgeçilmezi olacak.
Ay her gece gökyüzündeki yerini alır ve Dünya’mızı aydınlatır. Ancak görünüşü her gece biraz değişir. Bazen hilal şeklinde olur, bazen tabak gibi olur ve gülümsüyormuş gibi görünür. Peki, Ay neden şekil değiştirir? Onun parlamasını sağlayan nedir? Ne kadar büyüktür? Ne kadar uzaktır? Kaç yaşındadır? Neden bazen gündüzleri de görünür? Gecelerimizi aydınlatan Ay’la ilgili aklımıza takılan ne kadar çok konu var…
Binlerce yıl boyunca, insanlar Ay’a bakıp onun gerçekte ne olduğunu ve nereden geldiğini merak ettiler -tıpkı bizim gibi. Ancak bunu öğrenmelerinin bir yolu yoktu. Bu nedenle de onunla ilgili öyküler uydurdular. Bu öykülere her toplumda rastlanır.
Çok güzel resimlerle dolu bu sürükleyici kitapta değişik kültürlerin efsanelerinden, bilimsel gerçeklere kadar Ay ile ilgili akla gelebilecek hemen her konu ele alınmış ve çok güzel açıklanmış. Onu keyif alarak okuyacak ve bu sırada bilmediğiniz birçok konuyu da öğreneceksiniz.
Siz de bulmaca çözmeyi, aklınızı kullanarak birtakım gizemleri çözüme kavuşturmayı seviyor musunuz? Eğer öyleyse, bu kitap tam size göre. Çünkü bu kitap, genç bulmaca severleri dünyanın en ünlü dedektifiyle birlikte, 100’ün üzerindeki akıl almaz bulmacaların peşinde sürükleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Satırları zekayla örülen bu kitabın her sayfasında, tüm zamanların en büyük dedektifi Sherlock Holmes ile sadık dostu Doktor Watson’ın konuşmaları eğlenceli bilmeceler sunuyor. Çözüme ulaşmak için dikkatli gözlem, mantık yürütme ve alışılmışın dışında düşünme becerilerini kullanmak gerekiyor. Bilmeceleri, sözcük oyunlarını ve zekice hazırlanmış mantık bulmacalarını seven herkes bu kitaba bayılacak.
Esprili ve eğlenceli çizimlerle süslenen bu kitabı çok sevecek, hemen arkadaşlarınıza da önereceksiniz. Serinin öteki kitabı da çok hoşunuza gidecek.
Bu sıra dışı etkinlik kitabı, ilk olarak adınızı yazmanızla başlıyor. Daha sonra çeşitli ülkelere özgü yılbaşı yemekleri ve süslemeleri anlatılıyor. Onları basit, eğlenceli ve lezzetli etkinlikler takip ediyor. Buz pateni antremanı (patensiz), sıcak çikolata, kağıttan kar taneleri yapıyorsunuz, şarkılar söylüyor, kış sporları izliyorsunuz. Kış kurabiyesini de hazırladıktan sonra yılbaşı feneri, kukla ve resim yapma ile fotoğraf çekme etkinlikleri sizi bekliyor. Bir yandan da en soğuk kent, buzdan heykeller, kış boyu karanlık (gece) olan kasaba, en uzun kış uykusu süresine sahip olan hayvanlar gibi bu mevsimle ilgili ilginç bilgiler öğreniyorsunuz. Üstelik etkinlik aralarında yeni gözlemler yapabileceğiniz birçok farklı alan da bulunuyor.
Yılbaşı yaklaşırken herkesin severek okuyup keyifle uygulayacağı ilginç etkinliklerle dolu olan bu benzersiz kitabı hem arkadaşlarınıza da önerecek hem de elinizden düşüremeyeceksiniz.
Yazdığınız bilimkurgu ya da fantastik öykülerde her şey mümkündür. İkisinde de dünyanın bildiğiniz bütün kurallarını değiştirebilirsiniz. Öyküleriniz, odanızın içinde geçebileceği gibi bir başka dünyada ya hayal ürünü bir evrende de geçebilir. Zaman sınırlamanız da yoktur. Geçmiş, günümüz, gelecek ya da henüz hayal bile edilemeyen bir boyutta yer alabilir. Fantastik edebiyatta, tümüyle yeni kurallar yazabilirsiniz. Fantastik öykülerde, doğaüstü varlıklar gibi gerçek dünyada mümkün olamayacak konular işlenebilir; bilimkurguda ise var olan kurallar yeniden uyarlanabilir. Bilimkurgu, mümkün olan ya da bilimin kurallarının esnetilmesi halinde mümkün olabilecek konularla ilgilenir. Örneğin; zaman yolculuğu ya da çok zeki ve becerikli olan kötü niyetli robotlar gibi.
Bu kitap böyle öyküleri nasıl yazabileceğinizi gösteren bölümleriyle size yardımcı oluyor. Kitap; “Harita Çiz”, “Bir Dünya Kur”, “Uzay Gemisi Tasarla”, “Karakterlerine Ad Bul”, “Yaşayan Efsaneler” gibi bölümlerden oluşuyor.
Küçük kahramanımız, gece yatma vakti geldiğinde bir türlü uyuyamaz. O gün yılın en sıcak günüdür. Öyle ki; ona göre Venüs’ten, Güneş’ten hatta Büyük Patlama’dan bile daha sıcaktır! Kalkıp büyükbabasının yanına gider. Yanlarına teleskobu da alıp birlikte çatıya çıkarlar. Gökyüzü yıldızlarla doludur. Teleskopla önce bir gezegen, sonra da bir uzay kapsülü ve iki astronot görürler. Ama astronotların başı derttedir.
Kahramanımız ve büyükbabası hemen işe koyulur. Gerekli malzemeleri bulup çalışmaya başlarlar. Çok geç olmadan…
Biraz farklı olan bu etkinlik kitabı; önce kolay, keyifli ve yararlı bir etkinlikle başlıyor. Ardından sizden bir kuş gözlemi yapmanızı ve gözlemlerinizi boya yaparak ifade etmenizi istiyor. Ormanda mantar aramak, meyve toplamak, çiçek dikmek, yaprak kurutmak, balkabağı oymak, gölge tiyatro yapmak gibi birçok etkinlik kitapta yer alıyor. Bu etkinliklerde farklı şeylere yönelik gözlemler yapmanızı öneriyor. Örneğin, çevredeki hayvanları, yıldızları, düşen yaprakları, rüzgarı ve sonbaharın ışıklarını gözlemletiyor. Tabii bütün gözlemleri de yazdırıyor, çizdiriyor hatta bazılarının fotoğraflarının çekilmesini öneriyor. Ayrıca bir spor kulübüne üye olmak, bir korku öyküsü yazmak, kuru yaprak yığınlarını tekmelemek ve çamura saplanmak gibi çok ilginç (hatta tuhaf ama eğlenceli) etkinlikler de var.
Bu sıra dışı etkinlik kitabı sonbaharda herkesin severek okuyup uygulayacağı ilginç bir kitap. Onu keyifle okuyacak ve çok seveceksiniz.
Bir zamanlar gizli bir vadide, görkemli ama eski bir ev vardı. Bu ev, çimenliklerle, ağaçlarla ve meyve bahçeleriyle çevriliydi. Evin yakınındaki ormandaki ağaçların dilekleri gerçekleştirdiğine inanılırdı. İşte, bu büyülü yerde 11 yaşında, gözlüklü ve utangaç bir kız olan Olive yaşardı. Olive insanlarla konuşmakta zorlandığından en iyi arkadaşı bir meşe ağacıydı. Günlerini onun yanında geçirir, ona sırlarını anlatır, dalları arasında huzur bulurdu. Ailesi onun bu alışkanlığını garipser, hatta biraz da alay ederdi ama Olive’in iç dünyasını kimse tam anlamazdı.
Bir sabah babası, çayırda yeni bir köşk yaptıracağını açıkladı. Olive köşkün yapılacağı yerin meşe ağacının bulunduğu çayır olduğunu öğrenince çok üzüldü. Cesaretini toplayarak babasına karşı çıktı ve ağacı korumak için yedi saat içinde köşkten daha etkileyici bir fikir bulmaya söz verdi. Ancak fikir bulmak hiç de kolay değildi. Ormana koştu, ağacının dibine oturdu ve çaresizlik içinde ondan yardım diledi. Rüzgâr yaprakların arasında eserken Olive yavaşça uykuya daldı. Uyandığında meşe ağacı, çayır ve vadi ortadan kaybolmuştu…
Bu kitap, ağaçlarla konuşabilen utangaç bir kızın, sevdiği ağacı kurtarmak için çıktığı büyülü bir yolculuğu anlatıyor. Doğa, dostluk, cesaret ve hayal gücü temalarının çevresinde şekillenen bu fantastik romanı çok sevecek, hiç bitmesin isteyeceksin.
Siz de bulmaca çözmeyi ve birtakım gizemleri çözüme kavuşturmayı seviyor musunuz? İşte, bu kitap tam size göre. Çünkü bu kitap sayesinde son derece eğlenceli bulmaca ve bilmece koleksiyonunda dünyanın en büyük ve en ünlü dedektifiyle güçlerinizi birleştirebilir, aklınızı zorlayıp çözümü bulmanın keyfini çıkarabilirsiniz. Bu dahiyane kitabın her sayfası, Sherlock Holmes ile onun her zaman sadık dostu Doktor Watson arasındaki bir sohbet olarak kurgulanmış zekice bir bilmece sunuyor. Çözümü bulmak için gözlem, mantık ve analitik düşünme becerilerinizi kullanmanız gerekecek!
Bilmecelerden, sözcük oyunlarından ve zekice hazırlanmış mantık bulmacalarından keyif alacaksınız. Kitaptaki biraz tuhaf ve mizahi resimler de çok hoşunuza gidecek. “Kitabı okurken, “Keşke buna benzer başka kitaplar da olsa” diyeceksiniz.
Bu kılavuz kitap, evinizin bahçesinden en uzak ormanlara kadar her yeri keşfetmeniz için harika fikirlerle dolu. Bu sayede kocaman ağaçlara güvenle ve kolayca nasıl tırmanılacağını öğrenecek, kendi çadırınızı kurup yıldızların altında kamp yapabileceksiniz. Arkadaşlarınızla çılgın su oyunları oynayacak ya da kamp ateşi başında en eğlenceli kamp oyunlarıyla zaman geçireceksiniz. Doğada kaybolmak yok! Çünkü bu kitap ile harita okumayı ve hatta kendi pusulanızı yapmayı öğreneceksiniz. Öğrenecekleriniz arasında kuşları gözlemlemek, bahçedeki hayvanların izini sürmek ve kendi sebzelerinizi yetiştirmek de olacak. Yağmurlu günlerde bile sıkılmayacaksınız; çünkü kitapta evde oynayabileceğiniz doğa temalı oyunlar da var.
Unutmayın, maceralarınızdaki en önemli şeylerden biri de güvenliğinizdir! Kitapta dışarı çıkarken nelere dikkat etmeniz gerektiği de yer alıyor. Haydi, sırt çantanızı hazırlayın ve doğanın kapılarını aralayın! Keşfedilecek çok şey var! Tabii, bu kitabın rehberliğinde…
Eşsiz bilgilerle dolu, kolay okunan bu kitabı çok sevecek, arkadaşlarınıza da önereceksiniz.
Nötrinolar, atomları oluşturan proton ve nötronlardan bile çok daha küçüktür; evrenin en ilginç ve en gizemli parçacıklarındandır. Hiç ışık saçmaz, koku yaymaz, tat vermezler. Işık hızına çok yakın bir hızla hareket ederler ve en şaşırtıcı yanları da diğer maddelerle neredeyse hiç etkileşime girmemeleridir. Yani sanki yokmuş gibidirler. Bu nedenle onlara “hayalet parçacıklar” da denir. Ama gerçekte her saniye milyarlarca nötrino, dünyamızın ve üzerindeki her şeyin içinden geçip gider! Güneş’ten, yıldızlardan ve süpernova patlamalarından (hatta bazı radyoaktif maddelerden) sürekli olarak çevreye saçılırlar. Bilim insanları da onları özel laboratuvarlarda yakalamaya çalışarak evrenin sırlarını çözmek için çalışmalar yaparlar.
Fizikçi Eve M. Vavagiakis, bu bilgilendirici kitapta evrende bolca bulunan, çok küçük, çok hafif ve belki de en gizemli parçacıklardan biri olan nötrinoyu ustalıkla tanıtıyor. Bu kitabı büyük bir keyifle okurken birçok şey öğreneceksiniz.
İyi kalpli, sabırlı, alçakgönüllü ve güzel Külkedisi’nin annesi genç yaşta hayatını kaybeder ve babası bir başkasıyla yeniden evlenir. Üvey anne ile onun iki kızı, Külkedisi’ni hiç sevmezler. Ona eski ve yamalı giysiler giydirir, evdeki tüm ağır işleri yaptırırlar. Sobanın yanında uyuduğu için üzeri kül içindedir ve bu yüzden ona ‘’Külkedisi’’ ismini takarlar. Bir gün, ülkenin kralı büyük bir balo düzenleyeceğini ve tüm güzel genç kızların katılmasını istediğini duyurur. Prens’in kendine eş seçeceği bu baloya gitmek Külkedisi’nin en büyük hayalidir. Ama üvey annesi ona izin vermez.
Acaba Külkedisi baloya gidebilecek mi? Gitse bile o eski püskü elbiselerle prensin karşısına nasıl çıkacak? Yoksa sonsuza dek küller içinde, mutsuz mu kalacak?
Azmin ve umudun önemini, iyilik ve sabrın ödü
Her geçen gün daha çok sayıda insan kırsal bölgeler yerine kentlerde yaşamayı tercih ediyor. Günümüzde dünya nüfusunun yarısından çoğu kentlerde yaşıyor. Yine de dikkatli baktığınızda vahşi yaşamın heyecan verici özelliklerini kentlerde de görebilirsiniz. Örneğin; güvercinleri, karıncaları ya da böcekleri çevrenizde sürekli görürsünüz. Ama bazı hayvanlar gizlenme ve kentte sessizce dolaşma konusunda o kadar ustadır ki onların farkına bile varmazsınız. Dünyanın birçok kentinde ve kasabasında papağanlardan penguenlere, yarasalardan ayılara, örümceklerden yılanlara, tilkilerden kirpilere kadar birçok hayvan türü insanların hemen dibinde, evlerinde gibi yaşar. Kentlerde Yaban Hayatı kitabında kentlerin yer altında, yer üstünde ve kıyılarında yaşayan hayvanlar inceleniyor. Dünyanın değişik ülkelerinden birçok kent, örnek olarak ele alınıyor.
Molly ile kardeşi Tom, Paskalya tatilini geçirmek için ormanın kenarında yaşayan büyükannelerini ziyarete gider. Günlerden bir gün Tom, sebze bahçesinde çalışırken yavru bir geyik bulur. Ona “Bahar” adını verirler. Büyükanneleri, yavru geyiğin annesine geri dönmesi gerektiğini söyler. Bunun üzerine araştırmalar başlar. Önce Wilbur’a giderler. Çeşitli iksirler hazırlayan, gizemli ve unutkan Wilbur’un kedisi kayıptır. Kayıp kedi Max’i arayıp bulurlar. Wilbur’un hazırladığı tuhaf bir iksir için gereken malzemeleri bulmasında ona yardım ederler. Bu sırada 200 yaşında olsa da küçük bir ejderha olan Pofur’la karşılaşırlar.
Molly ile Tom anne geyiği bulmaya çalışırken başlarından ilginç, komik ve biraz da tehlikeli birçok şey geçer. Ama anne geyiği bulmak pek de kolay değildir. Hatta hiç bulamama olasılığı bile vardır.
Claudia’nın 10. doğum gününde aldığı gizemli bir mesaj, hayatını değiştirir. Mesajda söylenenleri yapan Claudia, kendisiyle ilgili çok önemli bir gerçeği öğrenir; aslında adı Claudia değil, Flynn’dir. Flynn, Sonia ve Claude tarafından evlat edinilmiş ve adı , iki ismin birleşimiyle Claudia olarak değiştirilmiştir. Flynn, zaman zaman gelen gizemli mesajlar sayesinde geçmişiyle ilgili sırları ortaya çıkarmaya başlar. Bunlar arasında, korkunç bir yangından kurtulan ve sonra bir aslan tarafından büyütülen Finn adında bir ikiz kardeşi olduğu da vardır. Gizemli mesajlar gelmeye devam eder. Flynn, kardeşi Finn’i aramaya ve gerçek ailesiyle ilgili gizemleri çözmeye çalışır.
Yaşam nasıl başladı? Dünya üzerindeki ilk canlılar neye benziyordu? Denizlerin derinliklerinden karalara çıkan ilk hayvanlar hangileriydi? İşte, bu etkileyici kitapta, böylesi büyük sorulara yanıt veriliyor. Kitapta yaşamın, okyanusun derinliklerinde nasıl başladığı, görünmeyen küçük mikropların nasıl olağanüstü bir dönüşüm yarattığı ve canlıların denizden karaya uzanan inanılmaz yolculuğu anlatılıyor. Kambriyen Patlaması’ndan, deniz kabuklularına ve balıklara, dev sürüngenlerden memelilerin yükselişine kadar uzanan bu yolculukta hem çok şey öğrenecek hem de eğleneceksiniz. Bu ilgi çekici, sıra dışı kitapta karmaşık bir konu esin verecek şekilde yalınlaştırılmış ve bilimsel bir konu hayranlık uyandıran bir öyküye dönüştürülmüş.
Bilim insanlarının kontrolünden geçmiş bu kitapta, kolay anlaşılır bilgiler canlı, renkli çizimlerle ve bir zaman çizelgesiyle destekleniyor. Onu çok sevecek, elinizden düşüremeyeceksiniz.
İşte, oyunlar ve bulmacalarla İngilizce öğrenmenizi sağlayan, Mr. Brit dizisinin bir başka harika kitabı daha. Dedektif Mr. Brit yine son derece gizemli bir vakayı çözmeye çalışıyor. Tabii yine sizin yardımınız gerekiyor. Öyküyü okuyun, konuşmaları dinleyin, bulmacaları çözüp ipuçlarını yakalayın ve at nallarının nasıl ortadan kaybolduğunu ortaya çıkarın.
Kitapta, içerik açısından ilkokula yönelik temel İngilizce derslerinde mevcut sözcüksel alanlar ve iletişimsel işlevler bulunuyor. Ayrıca kitap okul çalışmalarıyla da mükemmel bir bağlantı kuruyor. Bununla birlikte, kitabın öğretme yöntemi, okul bağlamı dışında da kullanılmasına izin veren birtakım özgün unsurlar da sunuyor. İngilizceyi bu sürükleyici ve komik kitap dizisiyle öğrenmek çok hoşunuza gidecek.
İngilizceyi bu sürükleyici ve komik kitap dizisiyle öğrenmek çok hoşunuza gidecek.
Pearl ile Vally Cole bir kitapçıda yaşıyor. Ama hiç de öyle sıradan bir kitapçıda değil. 1893’te Melbourne’de açılan, akla gelebilecek her türlü ilginçlikle dolup taşan, dünyanın en büyük kitapçısında yani Cole Kitap Sarayı’nda… Ne var ki açıldıktan yalnızca iki yıl sonra, 1895’te, babaları ekonomik kriz nedeniyle bu muazzam kitapçısıyı kapatma kararı alır. Tam o sırada gizemli bir ziyaretçi de Pearl’e kitapçıyı kurtarabilecek bir büyü önerir. Pearl bu şansı değerlendirmeye karar verir. Ancak bu gizemli arkadaş pek de göründüğü gibi çıkmaz. Çünkü önerdiği büyünün korkunç bir bedeli vardır. Çok geçmeden Pearl ile Vally baş döndürücü bir serüvene sürüklenir: Gece yarısına kadar binbir zorluğu aşmayı başarırlarsa, hem Cole Kitap Sarayı’nı hem de babalarını kurtaracaklardır. Ancak başarısız olurlarsa da akıl almaz bir bedel ödemeleri gerekecektir…
Amelia Mellor’un bu sürükleyici eseri, kitap sevgisi ve cesaret dolu bir serüvenin kapılarını aralıyor. Onu bir nefeste okuyacak, hiç bitmesin isteyeceksiniz.

Haziran 1910’da Türkiye’de astronomi ve jeofizik çalışmalarının öncülerinden Fatin Gökmen yeni kurulacak rasathanenin müdürlüğüne getirildi. Fatin Bey ve ekibi, Kandilli Rasathanesi’nde 1 Temmuz 1911’den itibaren sürekli ve sistemli meteoroloji ölçüm ve kayıtlarına başladı. Uluslararası kabul edilen 7, 14 ve 21 saatlerinde günlük gözlemler yapıldı, deftere kaydedildi ve gerekli yerlere bildirildi.
Sevgili Çocuklarımız,
Bir eğitim yılını daha geride bıraktınız. Şimdi yaz tatiliyle dinlenme, eğlenme, oyun oynama, sevdiklerinizle birlikte güzel anılar biriktirme zamanı. Tatiller aynı zamanda kendinizi geliştirmeye devam edeceğiniz, daha fazla kitap okuma fırsatı bulacağınız dönemler. Dinlenirken bu fırsatı da en güzel şekilde değerlendireceğinize inanıyoruz.
Kitaplar yeni keşiflere çıkmanızı, yeni bilgiler öğrenmemizi sağlar. Bazen okuduğumuz birkaç sayfayla bile merak duygumuz artar, o merak bize yeni sorular sordurur ve o soruların peşinden giderek zihnimizde bambaşka yolculuklara çıkabiliriz. Kitaplar sayesinde sadece bilgi edinmiyor, aynı zamanda hayal gücümüzü de geliştiriyoruz. Biz de sizleri bu yıl 19. kez gerçekleştireceğimiz “Karneni Göster Kitabını Al” kampanyamız ile yine iki kitapla buluşturuyoruz. Biri birçoğunuzun tanıdığı macera ve bilim kurgu yazarı Jules Verne’in “Dünyanın Ucundaki Fener” kitabı, diğeri de soru-cevaplardan oluşan “Hangi Gezegen Yüzebilir?” isimli kitap.
Kitapların birinde denizler, fırtınalar, dalgalar eşliğinde sürükleyici bir macera, heyecan, cesaret var; diğerinde uzaya, evrene, gezegenlere, üzerinde yaşadığımız dünyaya dair belki de çoğunuzun okuduğunda şaşıracağı, “gerçekten öyle mi?” diyeceğiniz bilgiler var. Eminiz ki bu kitaplar, sizlere iyi birer tatil arkadaşı olacak.
Sizi açık denizlerdeki maceralardan evrendeki gizemlere ve bilinmeyenlere taşıyacak olan bu eserlere ve kampanyamızın tüm kitaplarına www.kumbaradergisi.com adresinden ulaşabilirsiniz. Kitapları ayrıca aşağıdaki karekodla da okuyabilirsiniz.
Yeni hikâyeler biriktirdiğiniz, keşfettiğiniz ve merakınızı hiç kaybetmediğiniz bir tatil dönemi olmasını diliyoruz.
Sevgilerimizle,
Türkiye İş Bankası