Çocuk Mucitler

Çocuk Mucitler

Buluşlar günlük yaşamımızı kolaylaştırır. Bunun yanında zamandan ve işgücünden de tasarruf etmemizi sağlar. Bazı buluşlar da bizi eğlendirir, keyif verir. Aslında insanlık tarihi sürekli bir gelişimin öyküsüdür. Zaman içinde insanların gereksinimleri değişir. Gereksinimler değiştikçe de onları karşılayan yeni buluşlar çıkar. İşin ilginç yanı bu buluşları yapanların her zaman bilim insanları, mühendisler ya da teknik kişiler olmamasıdır. Kimi zaman mucitler sıradan insanların arasından çıkar. Hatta bu mucitler arasında çocuklar bile vardır. Bu çocuk mucitlerden bazılarının öykülerine gelin birlikte göz atalım.

Buluşlar günlük yaşamımızı kolaylaştırır. Bunun yanında zamandan ve işgücünden de tasarruf etmemizi sağlar. Bazı buluşlar da bizi eğlendirir, keyif verir. Aslında insanlık tarihi sürekli bir gelişimin öyküsüdür. Zaman içinde insanların gereksinimleri değişir. Gereksinimler değiştikçe de onları karşılayan yeni buluşlar çıkar. İşin ilginç yanı bu buluşları yapanların her zaman bilim insanları, mühendisler ya da teknik kişiler olmamasıdır. Kimi zaman mucitler sıradan insanların arasından çıkar. Hatta bu mucitler arasında çocuklar bile vardır. Bu çocuk mucitlerden bazılarının öykülerine gelin birlikte göz atalım.

Buzlu Lolipop

Yaz aylarının eğlenceli yiyeceği buzlu lolipopun yaratıcısı Frank Epperson adında 11 yaşında bir çocuktur. Frank bu buluşunu yazın değil, 1905 yılında bir kış günü yapmıştı. Çok sevdiği meyve suyuyla dolu bir bardağı içindeki kaşıkla birlikte bir gece evlerinin balkonunda unuttu. Sabah uyandığında meyve suyunun kaşığın çevresinde donduğunu gördü. Donmuş meyve suyunu yalamaya başlayan Frank bu yeni tat ve görüntüden çok hoşlanarak çubukta buzlu şeker fikrini ortaya attı. Dilerseniz siz de kendi buzlu şekerinizi yapabilirsiniz.

Braille Alfabesi

Görme engellilerin kullandığı Braille alfabesini daha önce duymuş belki de görmüşsünüzdür. Görme engelliler kâğıt üzerindeki kabartıları parmak uçlarıyla hissederek okurlar. Bugün yaygın olarak kullanılan bu alfabeyi oluşturan ve aynı zamanda alfabeye de adını veren Louis Braille, beş yaşında geçirdiği bir hastalık sonucu görme yetisini kaybetmişti. 1824’te on beş yaşına geldiğinde Braille alfabesini geliştirdi. Her bir harfi kâğıt üzerinde değişik kabartılarla kodlamıştı.

Kar Motosikleti

Kanadalı Joseph-Armand Bombardier 1922’de 15 yaşındaydı. Babasının eski otomobilinin motorundan nasıl yararlanabileceğini düşünüyordu. Sonunda motoru kızağına takmayı akıl etti. Ağabeyinin yardımıyla birkaç günde ilk kar motosikletini ortaya çıkardı. Günümüzde karla kaplı bölgeler için vazgeçilmez olan bu yeni ürünü on beş yıl sonra da satışa çıkardı.

Kar Motosikleti

Kanadalı Joseph-Armand Bombardier 1922’de 15 yaşındaydı. Babasının eski otomobilinin motorundan nasıl yararlanabileceğini düşünüyordu. Sonunda motoru kızağına takmayı akıl etti. Ağabeyinin yardımıyla birkaç günde ilk kar motosikletini ortaya çıkardı. Günümüzde karla kaplı bölgeler için vazgeçilmez olan bu yeni ürünü on beş yıl sonra da satışa çıkardı.

Kulak Koruyucusu

Bir başka kış buluşu da 15 yaşındaki Chester Greenwood’a aittir. Chester buz pateni yapmayı çok seviyordu. Ancak havanın soğuk oluşu onu çok rahatsız ediyordu. Özellikle kulakları çok üşüyordu. Chester ilk önce kafasına atkı sararak soğuktan kurtulmayı denedi. Ancak bu çözüm paten yaparken onu rahatsız etti. Bunun üzerine o da büyükannesinden, telden kestiği iki halkanın çevresini kürkle kaplamasını istedi. İşte, ortaya çıkan bu garip ürün ilk kulak koruyucusuydu.

Trambolin

George Nissen sirklerde trapez gösterileri izlemeyi çok severdi. Trapezcilerin gösteri sonrasında kendilerini yukarıdan ağa bırakmalarını ve ağ üzerinde sekişlerini izlemekten de ayrı bir keyif alırdı. George 16 yaşına geldiğinde sirkte gördüklerinden yola çıkarak evlerinin garajında bir çerçeve oluşturdu. Bu çerçeveye gergin bir şekilde dayanıklı kumaş parçaları geçirdi. Yaptığı bu eğlenceli oyuncağa da trambolin adını verdi.

Trambolin

George Nissen sirklerde trapez gösterileri izlemeyi çok severdi. Trapezcilerin gösteri sonrasında kendilerini yukarıdan ağa bırakmalarını ve ağ üzerinde sekişlerini izlemekten de ayrı bir keyif alırdı. George 16 yaşına geldiğinde sirkte gördüklerinden yola çıkarak evlerinin garajında bir çerçeve oluşturdu. Bu çerçeveye gergin bir şekilde dayanıklı kumaş parçaları geçirdi. Yaptığı bu eğlenceli oyuncağa da trambolin adını verdi.