Haziran Ayı Kitaplığım
2026
Hayvanların Süper Güçleri
Resimleyen: Viola Wango
48 sayfa
Evrim, farklı ortamlarda yaşayan hayvanlarda benzer görevleri yerine getiren özelliklerin ve becerilerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu özelliklerin bazıları o kadar yararlı ve başarılıdır ki dünyanın dört bir yanındaki birçok farklı hayvanda görülür. Hatta birbirleriyle yakın akraba olmayan ve milyonlarca yıl bambaşka dönemlerde yaşamış hayvanlarda bile aynı çözümler yeniden ortaya çıkmıştır. İşte bunlar, hayvanların adeta süper güçleri sayılabilecek olağanüstü özellikleridir. Bu kitapta, hayvanların sahip olduğu bu etkileyici özelliklerden bazılarını keşfedeceğiz:
- Beden zırhları
- Karmaşık gözler
- Kanatlar
- Sesle görme özelliği
- Zehirler
- Zıplama özelliği
- Hızlı yüzme
- Dikenler
- Kaybolan uzuvlar
- Uzun diller
Çok Tatlı Güneşte Eğlence
Resimleyen: Dynamo
144 sayfa
Şafak vaktiydi. Güneş, ufkun arkasından bakarak dünyamızı tatlı sarı bir renge boyamaya başladı ve gökyüzünde cıvıl cıvıl öten kuşları uyandırdı. Krep çiçekleri yavaş yavaş açıldı; Güneş’in ışıkları kâğıt yapraklarını ısıtırken hışır hışır sesler çıkarıp kıkırdadılar. Mükemmel bir yaz sabahıydı bu. Domuzcuk Micky, Kıpır Kıpır Domuz Ahırı’nın kapısını açtı ve havayı kokladı. Pamuk şeker tarlalarından gelen kokuya karışan çim kokusunu içine çekti. Ancak havada bir başka şey daha vardı. Micky’nin ağzının kulaklarına varmasına neden olan bir şey: Pişen hamurun kokusu.
Nefis hamur kokusu, kentin her köşesinden yükselen heyecanlı konuşma seslerine karışarak hafif hafif esen rüzgârla süzülüyordu. Dünya için çok özel bir gündü bu. Bir meyve püresi sürüsü Micky’nin yanından hızla geçti. Micky el sallayarak, “Günaydın püreler! Bu sabah çok enerjiksiniz!” dedi. Bir kivi tiz bir sesle, “Arkadaş Festivali nedeniyle.” dedi. Arkadaşlık Festivali yılın en uzun gününü kutlamak için yapılan bir partiydi. Kısacık birkaç saat içinde Saman Rüzgârı Tarlası müzik, el işi, piknik ve oyunlarla dolu bir karnavala dönüşecekti.
Küçük Baykuş ve Tekboynuz
Uyarlayan: Georgie Fearns
104 sayfa
Molly ile erkek kardeşi Tom, Söğüt Ormanı’ndaki bir kulübede yaşayan büyükannelerini ziyarete gelmişlerdi. Sonbahar havası tertemiz ve serindi. Çimenlerin üzerinde minik çiy taneleri ışıldıyordu. Büyükanne, “Fırtına yaklaşıyor. İçeri girme vakti geldi.” dedi. Uzaklardan gök gürültüleri duyuluyordu. Büyükanne haklıydı, fırtına yaklaşıyordu!
O gece fırtına giderek şiddetlendi. Molly ve Tom üst kattaki odalarında, yorganlarına sımsıkı sarınmış yatıyorlardı. Gece yarısı camdan gelen “Tık, tık, tık” sesleriyle uyandılar. Molly pencereye gitti. Camın öte yanında küçük bir baykuş duruyordu. Rüzgâr tüylerini karmakarışık etmişti ve kanatlarından sular damlıyordu.





















