Müziğin Alfabesi
Notalar
Müzik notaları, müzisyenlere enstrümanlar üzerinde hangi notayı, ne kadar süreyle çalacaklarını bildirir.
Bir Melodinin Haritası
Porte ve Anahtarlar
Notaların içinin dolu ya da boş olması, saplarının ya da çengellerinin bulunması o sesin zamandaki uzunluğunu belirler.
Müzik yalnızca seslerden değil, doğru yerde verilen sessizliklerden de oluşur. Müzikte duraklanması gereken anları gösteren sembollere "Es" veya “Sus” adı verilir.
Es işaretleri
Tıpkı notalar gibi es işaretlerinin de farklı süreleri vardır. Şapkayı andıran ya da küçük bir şimşek şeklinde çizilen birtakım simgeler, müzisyene bu süreleri söyler.
Dizek üzerindeki düşey çizgiler (ölçü çizgileri), müziği ölçü adı verilen eşit zaman kutucuklarına böler. Bu kutular, müziğin akışını düzenli ve okunabilir tutar.
Notaların Adları
Müziği yazılı olarak ifade etmede kullanılan her nota, müzikteki belli bir sese karşılık gelir. Yazıda kullanılan harflerin adları olduğu gibi, notaların da adları vardır. Notaları adlandırmak için Batı’da iki temel sistem kullanılmıştır. Bu sistemlerden ilki daha çok Fransa, İtalya, İspanya ve Türkiye gibi Akdeniz ülkelerinde kullanılan do-re-mi (Do, Re, Mi, Fa, Sol, La, Si) sistemidir. Bu sistemin kökleri yaklaşık 1.000 yıl öncesine dayanır. O dönemde İtalya’da yaşayan Guido d’Arezzo adlı bir müzik öğretmeni, sesleri belirli çizgilerin üzerine yerleştirme fikrini geliştirdi. Böylece müzisyenlerin bir melodiyi öğrenmesi ve yeniden çalması kolaylaştı. Guido d’Arezzo, öğrencilerine sesleri kolayca öğretmek için “Yankılayabilsinler diye” (Ut queant laxis) adlı bir şarkının dizelerinin başındaki sözcüklerin baş harflerini kullanıyordu. Dizelerin her satırı bir öncekinden daha yüksek bir sesle başlıyordu. Bu satırların ilk heceleri ut (do), re, mi, fa, sol, la şeklindeydi. Zamanla ut hecesinin yerini, söylemesi daha kolay olan “do” aldı. Daha sonra yedinci nota için si adı kullanılmaya başlandı. Böylece bugün birçok ülkede kullanılan yedi temel nota adı ortaya çıktı.
Günümüzde yaygın olarak kullanılan ikinci sistem de İngiltere ve Almanya gibi kuzey ülkelerinde kullanılan A-B-C (C, D, E, F, G, A, B) sistemidir.
Hurri İlahisi MÖ 1400’de yazılmış (yani yaklaşık 3400 yıllık) ve eksiksiz olarak günümüze ulaşan en eski melodi ve müzik notasyonudur. 1950’li yıllarda Suriye’deki antik Ugarit kentinde keşfedilen bir kil tablete yer alır.