Görsel kaynağı: Wikipedia (CactiStaccingCrane)
Gezegen Nedir?
Bir gök cisminin gezegen sayılması için Güneş’in çevresinde dönmesi, kendi kütleçekimi sayesinde yuvarlak bir şekli olması ve yörüngesindeki diğer küçük gökcisimlerini temizlemiş (yani kütleçekimi sayesinde ya yutmuş ya da çok uzaklara göndermiş) olması gerekir. Kendi ışığını üretemeyen bu dev küreler, çevresinde döndükleri Güneş’in ışığını yansıtırlar. Peki bizim sistemimizde Güneş’in çevresinde dönen 8 gezegenin hangileri olduğunu hatırlıyor musunuz?

Gece gökyüzünde parlayan yıldızların birer güneş olduğunu söyleyen ilk kişi, 2.500 yıl önce yaşamış Eski Yunan düşünürü Anaksagoras’tır. (M.Ö. 500-428)
Görsel kaynağı: Wikipedia
Ötegezegen Nedir?
Güneş Sistemi’mizin dışında, bir başka yıldızın çevresinde dolanan gezegenlere "ötegezegen" denir. Bu gezegenler, Dünya’dan trilyonlarca kilometre uzakta oldukları için karanlıkta kalırlar ve onları doğrudan görebilmek neredeyse olanaksızdır. Bilim insanları onları keşfetmek için gelişmiş dev teleskoplar ve birtakım özel yöntemler kullanır.
Ötegezegen Keşif Yöntemleri
Gökbilimciler, ötegezegenleri doğrudangöremediği için onları keşfetmek adına yıldızlarına yaptıkları küçük etkilerin gözlemini yapar. Bu iş için kullandıkları 8 farklı yöntem vardır.
Geçiş Yöntemi
Ötegezegen keşif yöntemlerinden en popüler olanı Geçiş Yöntemi’dir. Bir ötegezegen, çevresinde döndüğü yıldızın önünden geçerken yıldızın bize gelen ışığı çok hafif azalır. Böylece orada bir ötegezegen olduğu anlaşılır. Örneğin, bir yıldızın parlaklığı yüzde 0,1 kadar azalır ve bu azalma düzenli aralıklarla tekrarlanır.
Görsel kaynağı: NASA
Dikine Hız Yöntemi
İkinci yöntem, Dikine Hız (Yalpalama) Yöntemi’dir. Gezegenler, çevrelerinde döndükleri yıldızları kendi kütleçekimleriyle hafifçe de olsa kendilerine doğru çekerler. Bu durum, Güneş ve çevresindeki gezegenler için de geçerlidir. Sonuçta yıldız periyodik olarak bize yaklaşır ve sonra uzaklaşır. Yıldızın ışığında oluşan bu minik yalpalamalar dünyadan gözlenebilir ve yıldızın çevresinde dönen bir ötegezegenin varlığını gösterir.
Bildiğimiz ötegezegenlerin yüzde 90’ı bugüne kadar bu iki yöntemle keşfedilmiştir.
Kaç Ötegezegen Keşfedildi?
Gelişen teknoloji sayesinde bilim insanları bugüne kadar 4.175 gezegen sisteminde, 6.319 adet ötegezegen keşfetti. Bu sistemlerin 1.055’inde birden çok ötegezegen bulunuyor. Örneğin, TRAPPIST-1 sisteminde 7 ötegezegen ve Kepler-90 sisteminde, tıpkı Güneş Sistemi’nde olduğu gibi, 8 ötegezegen bulunur.
Ötegezegenler 4 Temel Gruba Ayrılır

Neptün benzeri ötegezegenler
Neptün boyutlarında ya da daha küçük olurlar. Atmosferlerinde ağırlıklı olarak hidrojen ve helyum bulunur. Bunlara en güzel örnek Gliese 436b’dir.

Karasal ötegezegenler
Dünya’nın boyutlarında ya da daha küçük olurlar. En iyi örneği ise TRAPPIST-1d’dir.
Görsel kaynağı: NASA

Süper dünyalar
Dünya’nın kütlesinden daha büyük, Neptün’ün kütlesinden daha küçük gezegenlerdir. Kayadan yüzeylerinde büyük olasılıkla su bulunur. Bu grubun öne çıkan örneği de K2-360b’dir.
Görsel kaynağı: NASA

Gaz devleri
Jüpiter ve Satürn boyutlarında ya da daha büyük olabilirler. Onlar için verebileceğimiz en yerinde örnek ise WASP-76b’dir.
Görsel kaynağı: NASA
Bizim için önemli olan konuların başında, keşfedilen ötegezegenin Dünya’ya benzemesi, yıldızının yaşanabilir bölgesinde yer alması, atmosferi ve yüzeyinde sıvı halde suyu olmasıdır. Yıldızına ne çok yakın ne de çok uzak olan, yani suyun sıvı halde bulunabileceği yaşanabilir kuşakta yer alan birçok Dünya benzeri gezegen keşfedilmiştir. Örneğin TRAPPIST-1e ve K2-18b gibi gezegenler atmosferi ve sıvı su barındırma potansiyeliyle bilim insanlarını en çok heyecanlandıran adaylardır. Ancak bu gezegenlerde doğrudan yüzeyde akan bir su ya da yaşam olduğunu kanıtlamak çok zordur.
Keşfedilen ötegezegenlerin içinde Dünya benzeri, ötegezegenlerin oranından yola çıkılarak yapılan hesaplara göre Samanyolu’nda 22 milyar kadar Dünya benzeri gezegen olabilir.