ÇOCUKLARIN BİLGİ BANKASI KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

Doğada her canlı, hayatta kalmak için hem beslenmeye hem de besin arayan başka canlılardan korunmaya çalışır. Hayvanlar, bitkiler veya avladıkları diğer hayvanlar ile beslenir. Bitkileri yiyen hayvanlara “otçul hayvanlar” diyoruz. Başka hayvanlarla beslenen hayvanlara da “etçil hayvanlar” diyoruz. Doğada etçil hayvanların işi gerçekten de zordur. Çünkü yiyecekleri olan diğer hayvanların da duyuları ve becerileri av olmamak için çok gelişmiştir. Dolayısıyla avcı olan etçil hayvanlar da çok çeşitli avlanma yöntemleri geliştirmiştir. Bu değişik yöntemlere biraz yakından bakmaya ne dersiniz?

Hayvanlar avlanırken birbirinden farklı yöntemler kullanır; kimi hızlı koşar, kimisi sessizce yaklaşır, bazıları da sabırla avını bekler. Hayvanlar avlarını keskin gözleri, güçlü duyma ve koku alma gibi çeşitli becerilerle tespit edebilir. Avlanırken de pençelerini, dişlerini ve vücutlarını kullanırlar. Avlarını yakalayabilmek için etkileyici yöntemler geliştiren her avcı hayvan, kendi tarzının ustasıdır.

Fener balığı, okyanusun karanlık derinliklerinde yaşayan gizemli bir avcıdır. Başının önünden sarkan, ucunda ışık yayan bir uzantısı vardır. Bu uzantı adeta bir olta görevi görür ve küçük balıkları kendine çeker. Işığı merak eden hatta onu bir av zanneden küçük balıklar ya da başka küçük hayvanlar yaklaştığında, fener balığı hiç beklemeden ağzını açıp avını yutar. Bu, avın kendi isteğiyle avcının ağına düştüğü zekice bir yöntemdir. Karanlıkta kimse bu ölümcül oltanın sahibini göremez.
Elektrikli yılan balığı, adından da anlaşılacağı gibi, avını yakalamak için elektrik kullanır. Özel organları sayesinde 600 volta kadar elektrik üretebilir. Saniyeden bile daha kısa süren bu şok, avının kaslarını kilitleyip hareketsiz hale getirerek onu ideal bir ava dönüştürür.
Okçu balığın, suyun üzerinde duran ya da suya sarkmış dallarda ve yapraklarda bulunan böcekleri avlamak için kendine özgü bir yeteneği vardır. Ağzından tazyikli su püskürterek hedefteki böceği suya düşürür. Üstün bir nişancılık yeteneği gerektiren bu atışın ardından suya düşen böceği hemen kapar.
Timsahlar, avlarını su altında pusu kurarak bekleyen usta avcılardır. Bazen yalnızca gözleri ve burun delikleri suyun yüzeyinde kalacak şekilde hareketsiz dururlar. Genellikle su içmeye gelen avları iyice yaklaştığında, ani ve güçlü bir hamleyle saldırırlar. Güçlü çeneleriyle avlarını kavrar ve suya sürüklerler.
Zehirli yılanlar, avlarını felç etmek ya da doğrudan öldürmek için sivri ön dişlerini kullanarak zehirlerini avlarına enjekte ederler. Zehirli olmayan yılanlarsa genellikle güçlü bedenlerini avlarına dolayıp sıkarak avın kalbinin ya da akciğerlerinin çalışmasını durdururlar.

Büyük yılanlar genellikle zehir yerine bedenlerinin gücüyle avlanır. Pitonlar ve anakondalar böyle yılanlardandır.

Renk değiştirme yetenekleriyle ünlü bukalemunlar, bu sayede hem kendilerini avlayacak yırtıcılardan hem de kendi avlarından gizlenirler. Avlanma yöntemleri de oldukça ilginçtir; neredeyse kendi boyları kadar uzayabilen, yapışkan dillerini kullanırlar. Avlarının kaçmasına imkan vermeden, dillerini saniyenin onda birinden daha kısa sürede -adeta şimşek gibi- avlarına yapıştırıp çekerler.
Çoğu örümcek türü, avını yakalamak için ipeksi bir ağ örer. Bu ağ, av olan diğer böcekler için görünmez, yapışkan bir tuzaktır. Örümcek, genellikle ağı örüp merkezinde bekler. Bir böcek ağa takılıp kurtulmak için çırpındığında, örümcek titreşimleri hisseder ve hızla avına doğru ilerleyip bedeninden çıkan iplikle onu sarıp sarmalar.
Gökyüzünün usta avcıları kartallar, ileri seviyedeki keskin görüşleriyle kilometrelerce yüksekten avlarını saptayabilirler. Avlarını gözlerine kestirince de hızla aşağı süzülerek saldırıya geçip keskin pençeleriyle avlarını yakalarlar.
Yalıçapkınları, ufak boyutlarına rağmen su kenarlarındaki küçük balıkları avlayan becerikli avcılardır. Bir dalın üzerinde ya da havada asılı kalarak dikkatle gözlem yaparlar. Avlarını saptayınca da süratle suya dalarlar. Gözleri, suyun kırılma etkisini hesaba katacak şekilde evrim geçirmiştir. Avlarını genellikle başarıyla tamamlayarak gagalarındaki balıkla birlikte çabucak yüzeye çıkarlar.
Baykuşlar, gece avcılarının en sessiz olanlarıdır. Tüylerinin özelliği sayesinde uçarken neredeyse hiç ses çıkarmazlar. Avları, onların yaklaşmakta olduğunu dahi fark edemez. Asimetrik olan kulakları, avlarının çıkardığı sesin nereden geldiğini mükemmel şekilde tespit etmelerini sağlar. Bu sayede, karanlıkta bile avlarını nokta atışıyla bulup güçlü pençeleriyle yakalarlar.

Kurtlar, sürü halinde yaşayan sosyal hayvanlardır. Ava da yine sürü halinde çıkarlar. Avlarını uzun mesafeler boyunca takip edip yoran dayanıklı avcılardır. Sürü üyelerinin çeşitli görevleri bulunur. Farklı konumlardan saldırarak avı zayıflatır ve tuzağa düşürürler.

Bazı hayvanlar bireysel olarak avlanırken, bazıları sürüler halinde avlanır.

Sürü halinde avlanan bir başka memeli de orkadır. Orkalar, okyanusun en zeki avcılarındandır. Avlarını yakalamak için karmaşık bir ekip çalışması yaparlar. Büyük balıklardan foklara, deniz aslanlarından köpekbalıklarına kadar birçok türü avlarlar.
Çita, karadaki en hızlı hayvandır. Avını yakalamak için yüksek süratini kullanır. Özellikle antilop ve ceylan gibi hızlı avları kovalayarak yakalar. Esnek omurgası ve uzun bacakları sayesinde koşarken son derece hızlanır. Kısa mesafelerde saatte 110 kilometre hıza ulaşabilir. Ancak avını da kısa süre içinde yakalaması gerekir; çünkü bu hızı yorulmasına da sebep olur.