Dünyadaki Bütün İnsanları Uzaya Göndermenin Başka Yolu
Acaba Ne Olurdu?
“Acaba Ne Olurdu?” köşemizin meraklı ve sadık okuyucuları anımsayacaktır. Bir önceki içeriğimizde “Dünyadaki tüm insanları uzaya göndermek gerekseydi, acaba ne olurdu?” diye sormuş ve şu andaki teknolojimizle bunun gerçekleşmesi neredeyse olanaksız bir hayal olduğunu anlamıştık. Falcon 9 gibi en gelişmiş roketlere bindirdiğimiz insanların uzaya götürülmesi işinin hem çok uzun süreceğini hem çok maliyetli olacağını, üstelik gezegenin tüm kaynaklarını tüketeceğini görmüştük. Geride aşırı ısınmış bir gezegen ve karbondioksite boğulup nefes alınmaz hale gelmiş bir atmosfer kalacağını da…
Peki, yine benzer bir acil durum yaşansa, örneğin dünyamıza hızla yaklaşan bir göktaşı tespit edilse, dünyadaki bütün insanları uzaya göndermenin bir başka nasıl bir yolu olurdu acaba? Günümüzde henüz var olmayan teknolojileri ya da şimdilik kâğıt üzerinde kalan varsayımları da dahil etsek, bu “hayal” gerçeğe dönüşebilir miydi? Haydi gelin, bu son derece çılgın alternatif yollar incelenmeyi bekliyor!
Uzay İçin Dev Bir Sapan
Gökyüzünden Gelen Kablosuz Enerji
Nükleer İtki Gücü
Ay’da Helyum Sondajı
Eğer Ay’da maden kolonileri kurup Helyum 3’ü dünyaya ya da daha “temizi” yörüngedeki istasyonlara iletebilirsek, 8 milyar insanı uzaya taşıyacak roketlerin ihtiyacı olan o devasa enerjiyi güvenli bir şekilde sağlayabiliriz. Ne var ki, şu an bu teknoloji çok erken aşamada. Ay’a gidip maden kazmak, elimizdeki olanaklarla 8 milyar insanı uzaya göndermek kadar zor. Ama bir gün başarırsak, Helyum 3 sayesinde yıldızlara giden yolun kapısı bile açılabilir. Tabii eğer bir nükleer kazaya kurban gitmezsek!
Biz en iyisi biricik gezegenimize ve birbirimize çok iyi bakalım. Carl Sagan’ın ünlü sözüyle de konuyu bağlayalım; “Uzay, insanlık için bir kaçış değil, bir keşif alanıdır. Asıl sorun, bu gemiyi -yani Dünya’yı- batırmamaktır.”

