ÇOCUKLARIN BİLGİ BANKASI KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

Günümüzde zaman, sürekli akılda tutulması, göz önüne alınması gereken bir kavram haline geldi. Sabah okula zamanında gitmek, öğle yemeğini kaçırmamak, otobüse yetişmek, gece uyku saatinden önce ödevleri yapmak ve mümkünse, biraz eğlenceli vakit geçirmek hep zaman planlamasına bağlıdır. Zamanımızı da saatler sayesinde öğrenir ve kontrol ederiz. Günümüzde saatler, yaşamımızın vazgeçilmez bir parçasıdır. Aslında zaman, tarih boyunca önemli olmuştur. İnsanlar, dünyanın her yerinde, zamanı bilebilmek için çeşitli sistemler geliştirmiş ve ilginç saatler üretmiştir. Gelin, zamanı ölçen bu değişik alet ve aygıtları biraz daha yakından inceleyelim.
kol saati

Güneş Saati

Güneş saati, insanların zamanı ölçmek için yaptığı en eski saatlerden biridir. Yere dikilen bir çubuk ya da taşın -ki buna gnomon da denir- gölgesine bakarak zaman öğrenilirdi. Güneşin gökyüzündeki hareketiyle birlikte gölge de yer değiştirir ve bu sayede insanlar günün hangi vaktinde olduklarını anlardı. Ne var ki güneş saati yalnızca güneşli havalarda işe yarıyordu. Bulutlu günlerde ya da geceleyin kullanılamıyordu. Yine de o dönem için çok önemli bir buluştu. Değişik şekillerde tasarlanan güneş saatleri, yüzlerce yıl boyunca birçok uygarlık tarafından kullanıldı.

Su Saati

Güneş olmadığında zamanı bilmek ve ölçmek için insanlar başka yöntemler geliştirdi. Bu yöntemlerden biri de su saatiydi. Su saatleri Babil’de, Eski Yunan’da ve Eski Mısır’da kullanılıyordu. Bunlar, zamanı ölçmek için suyu kullanan ilginç aletlerdi. Genellikle bir kaptan diğerine sabit bir hızla akan suyun düzeyindeki değişime bakarak zamanı gösterirlerdi. Gece de işe yaradıklarından çok kullanışlıydılar ve mekanik saatlerin icadına kadar geçen yüzlerce yıl boyunca önemli bir zaman ölçme aracı oldular. İran’dan Japonya’ya kadar birçok uygarlıkta kullanıldılar. Değişik tasarımlı bazı su saatleri, üzerlerindeki işaretler sayesinde saatten daha küçük zaman dilimlerini bile gösterebiliyordu. Bazı gelişmiş su saatlerinde ise çan çalan düzenekler bile vardı.

Eski Yunan’da, su saatleri mahkemelerde konuşma sürelerini belirlemek için de kullanılırdı.

Kum saati

Geçmişten Günümüze Saatler | Kum Saati
Küçük, taşınabilir ve dayanıklı olmaları sayesinde kum saatleri, yaygın olarak kullanılırdı.
Geçmişten Günümüze Saatler | Timewell Zaman Çarkı
Budapeşte’de bulunan Timewheel (Zaman Çarkı), dünyanın en büyük kum saatlerinden biridir. Yaklaşık 8 metre yüksekliğinde ve 60 ton ağırlığındadır. Bu devasa anıt, cam granüllerinden oluşan kumun bir yıl boyunca yavaşça akmasıyla zamanı simgeler. Her yıl 31 Aralık’ta, dört kişi tarafından 180 derece çevrilerek yeni yıla hazırlanır.
Kum saati, basit ve etkili bir buluştur. İçinde çok ince kum taneleri bulunan, camdan yapılmış iki küçük fanus vardır. Kum, yavaş yavaş üst fanustan alt fanusa akar. Kumun tamamı alt fanusa aktığında belirli bir süre geçmiş olur. Küçük, taşınabilir ve dayanıklı olmaları sayesinde kum saatleri, özellikle denizcilikte ve belirli sürelerin ölçülmesi gereken işlerde (örneğin, yemek pişirme ya da ders sürelerini ölçmek için) yaygın olarak kullanılırdı. Kum saatleri de mekanik saatlerin ortaya çıkışıyla birlikte önemini yitirmiştir.

Zamanın geçişinin simgesi olarak kum saati sanatta, özellikle anıtlarda, sık sık kullanılmıştır.

Mum Saati

M.S. 500’lü yıllarda Çin’de, zamanı ölçmek için ilginç bir yol daha bulunmuştu: Mum saati. Bu saatlerde özel yapılmış mumlar kullanılırdı. Mumların üzerine eşit aralıklarla çizgiler çizilirdi. Mum yandıkça bu çizgilere bakılarak zaman ölçülürdü. Mumun ne kadar sürede yandığı bilindiği için, her çizgi belirli bir süreyi gösterirdi. Bazen de çizgilerin içine küçük metal toplar konurdu. Mum eriyip çizgiye geldiğinde top düşer ve ses çıkarırdı. Mum saatleri, özellikle gece vakitlerinde ve kapalı mekanlarda kullanışlıydı. Avrupa’da da yaygın olarak kullanılan mum saatleri, ekonomik ve kolayca yapılabilir olmaları sayesinde uzun süre kullanıldı. Ancak, yanma hızının her zaman sabit olmaması nedeniyle hassas ölçümler için uygun değildi.

Mekanik saat

14. yüzyılda Avrupa’da mekanik saatin icadı, zaman ölçme konusunda büyük bir devrim yarattı. İlk mekanik saatlerde, ağırlıklardan ve dişlilerden oluşan karmaşık sistemler kullanılıyordu. Bu saatler genellikle büyük oluyordu ve kulelere yerleştiriliyordu. Zamanı çok daha hassas bir şekilde ölçebiliyorlardı. Genellikle kent ya da kasaba meydanlarına yerleştirilen bu kule saatleri, yalnızca zamanı göstermekle kalmıyor, aynı zamanda toplumsal yaşamın düzenlenmesinde de önemli bir rol oynuyordu. Bu ilk mekanik saatler, günümüzdeki modern saatlerin temelini oluşturdu.

Sarkaçlı saat

Sarkaçlı saat, Galileo Galilei‘nin ilk tasarımlarından esinlenen Hollandalı bilim insanı Christiaan Hygens tarafından, 1656’da icat edildi. Bu saatlerde sallanan bir sarkaç bulunur. Sarkaç sabit bir tempoyla sallandığı için çok doğru çalışır. İlk sarkaçlı saatler duvara asılırdı. Genellikle evlerin en değerli köşesine konurdu. 18. ve 19. yüzyıllar boyunca evlerde, fabrikalarda, ofislerde ve demiryolu istasyonlarında sarkaçlı saatler günlük yaşamı, iş vardiyalarını ve toplu taşımayı planlamak için kullanıldı. 1930’lu yıllara kadar en hassas zaman ölçme aygıtıydı. Dakika ve saniyeyi gösterebilen ilk saatlerdendi. Bu saat sayesinde zamanı ölçmek artık çok daha hassas hale geldi. 1930’lu yıllarda ise sarkaçlı saatin yerini, daha az pahalı olan elektrikli saatler almaya başladı.

Cep saati

Mekanik saatler zamanla küçüldü ve 16. yüzyılda Avrupa’da ilk cep saatleri ortaya çıktı. İnsanlar zincirle ceplerine tutturdukları bu saatleri yanlarında taşımaya başladı. İlk cep saatleri genellikle biraz büyüktü ve hassasiyetleri kule saatleri kadar iyi değildi. Ancak zamanla teknoloji gelişti ve daha küçük, daha doğru ve daha şık cep saatleri üretilmeye başlandı. Cep saatleri, bireylerin kendi zamanlarını kontrol edebilmeleri açısından önemli bir yenilikti. Yolculuklarda, iş toplantılarında ve günlük yaşamda zamanı kontrol altında tutmayı sağlıyordu. Cep saatleri, çeşitli tasarımları ve süslemeleriyle aynı zamanda bir statü simgesiydi.

Kol saati

Kol saatleri ilk olarak askerler için tasarlandı. Cebe uzanmak yerine kola bakmak daha kolaydı. Sonra herkes kol saati takmaya başladı. İlk kol saatleri kurmalıydı. İçinde minik yayların ve dişlilerin olduğu bu saatleri her gün kurmak gerekirdi. Zamanla otomatik ve dijital kol saatleri çıktı. İlk dijital saatler çok pahalıydı ama gelişen teknolojiyle birlikte giderek ucuzladı ve yaygınlaştı; herkes kullanmaya başladı. Alarm, tarih, kronometre gibi özellikler eklendi.

Akıllı saat

Geçmişten Günümüze Saatler | Akıllı Saat
21. yüzyılın teknolojik harikalarından biri olan akıllı saatler, yalnızca zamanı göstermekle kalmaz, aynı zamanda birçok farklı özelliği de bünyesinde barındırır. Onlarla telefon görüşmesi yapılabilir, mesajlar okunabilir, sağlık verileri izlenebilir, müzik dinlenebilir, internete bağlanılabilir, hatta çeşitli özel uygulamalar bile çalıştırılabilir. Akıllı saatler, kullanıcılarına büyük bir kolaylık ve bağlantı olanağı sunar. Sürekli gelişen teknolojiyle birlikte akıllı saatlerin özellikleri her geçen gün artıyor.
Günümüzde zaman, sürekli akılda tutulması, göz önüne alınması gereken bir kavram haline geldi. Sabah okula zamanında gitmek, öğle yemeğini kaçırmamak, otobüse yetişmek, gece uyku saatinden önce ödevleri yapmak ve mümkünse, biraz eğlenceli vakit geçirmek hep zaman planlamasına bağlıdır. Zamanımızı da saatler sayesinde öğrenir ve kontrol ederiz. Günümüzde saatler, yaşamımızın vazgeçilmez bir parçasıdır. Aslında zaman, tarih boyunca önemli olmuştur. İnsanlar, dünyanın her yerinde, zamanı bilebilmek için çeşitli sistemler geliştirmiş ve ilginç saatler üretmiştir. Gelin, zamanı ölçen bu değişik alet ve aygıtları biraz daha yakından inceleyelim.
kol saati

Güneş Saati

Güneş saati, insanların zamanı ölçmek için yaptığı en eski saatlerden biridir. Yere dikilen bir çubuk ya da taşın -ki buna gnomon da denir- gölgesine bakarak zaman öğrenilirdi. Güneşin gökyüzündeki hareketiyle birlikte gölge de yer değiştirir ve bu sayede insanlar günün hangi vaktinde olduklarını anlardı. Ne var ki güneş saati yalnızca güneşli havalarda işe yarıyordu. Bulutlu günlerde ya da geceleyin kullanılamıyordu. Yine de o dönem için çok önemli bir buluştu. Değişik şekillerde tasarlanan güneş saatleri, yüzlerce yıl boyunca birçok uygarlık tarafından kullanıldı.

Su Saati

Güneş olmadığında zamanı bilmek ve ölçmek için insanlar başka yöntemler geliştirdi. Bu yöntemlerden biri de su saatiydi. Su saatleri Babil’de, Eski Yunan’da ve Eski Mısır’da kullanılıyordu. Bunlar, zamanı ölçmek için suyu kullanan ilginç aletlerdi. Genellikle bir kaptan diğerine sabit bir hızla akan suyun düzeyindeki değişime bakarak zamanı gösterirlerdi. Gece de işe yaradıklarından çok kullanışlıydılar ve mekanik saatlerin icadına kadar geçen yüzlerce yıl boyunca önemli bir zaman ölçme aracı oldular. İran’dan Japonya’ya kadar birçok uygarlıkta kullanıldılar. Değişik tasarımlı bazı su saatleri, üzerlerindeki işaretler sayesinde saatten daha küçük zaman dilimlerini bile gösterebiliyordu. Bazı gelişmiş su saatlerinde ise çan çalan düzenekler bile vardı.

Eski Yunan’da, su saatleri mahkemelerde konuşma sürelerini belirlemek için de kullanılırdı.

Kum saati

Geçmişten Günümüze Saatler | Kum Saati
Küçük, taşınabilir ve dayanıklı olmaları sayesinde kum saatleri, yaygın olarak kullanılırdı.
Geçmişten Günümüze Saatler | Timewell Zaman Çarkı
Budapeşte’de bulunan Timewheel (Zaman Çarkı), dünyanın en büyük kum saatlerinden biridir. Yaklaşık 8 metre yüksekliğinde ve 60 ton ağırlığındadır. Bu devasa anıt, cam granüllerinden oluşan kumun bir yıl boyunca yavaşça akmasıyla zamanı simgeler. Her yıl 31 Aralık’ta, dört kişi tarafından 180 derece çevrilerek yeni yıla hazırlanır.
Kum saati, basit ve etkili bir buluştur. İçinde çok ince kum taneleri bulunan, camdan yapılmış iki küçük fanus vardır. Kum, yavaş yavaş üst fanustan alt fanusa akar. Kumun tamamı alt fanusa aktığında belirli bir süre geçmiş olur. Küçük, taşınabilir ve dayanıklı olmaları sayesinde kum saatleri, özellikle denizcilikte ve belirli sürelerin ölçülmesi gereken işlerde (örneğin, yemek pişirme ya da ders sürelerini ölçmek için) yaygın olarak kullanılırdı. Kum saatleri de mekanik saatlerin ortaya çıkışıyla birlikte önemini yitirmiştir.

Zamanın geçişinin simgesi olarak kum saati sanatta, özellikle anıtlarda, sık sık kullanılmıştır.

Mum Saati

M.S. 500’lü yıllarda Çin’de, zamanı ölçmek için ilginç bir yol daha bulunmuştu: Mum saati. Bu saatlerde özel yapılmış mumlar kullanılırdı. Mumların üzerine eşit aralıklarla çizgiler çizilirdi. Mum yandıkça bu çizgilere bakılarak zaman ölçülürdü. Mumun ne kadar sürede yandığı bilindiği için, her çizgi belirli bir süreyi gösterirdi. Bazen de çizgilerin içine küçük metal toplar konurdu. Mum eriyip çizgiye geldiğinde top düşer ve ses çıkarırdı. Mum saatleri, özellikle gece vakitlerinde ve kapalı mekanlarda kullanışlıydı. Avrupa’da da yaygın olarak kullanılan mum saatleri, ekonomik ve kolayca yapılabilir olmaları sayesinde uzun süre kullanıldı. Ancak, yanma hızının her zaman sabit olmaması nedeniyle hassas ölçümler için uygun değildi.

Mekanik saat

14. yüzyılda Avrupa’da mekanik saatin icadı, zaman ölçme konusunda büyük bir devrim yarattı. İlk mekanik saatlerde, ağırlıklardan ve dişlilerden oluşan karmaşık sistemler kullanılıyordu. Bu saatler genellikle büyük oluyordu ve kulelere yerleştiriliyordu. Zamanı çok daha hassas bir şekilde ölçebiliyorlardı. Genellikle kent ya da kasaba meydanlarına yerleştirilen bu kule saatleri, yalnızca zamanı göstermekle kalmıyor, aynı zamanda toplumsal yaşamın düzenlenmesinde de önemli bir rol oynuyordu. Bu ilk mekanik saatler, günümüzdeki modern saatlerin temelini oluşturdu.

Sarkaçlı saat

Sarkaçlı saat, Galileo Galilei‘nin ilk tasarımlarından esinlenen Hollandalı bilim insanı Christiaan Hygens tarafından, 1656’da icat edildi. Bu saatlerde sallanan bir sarkaç bulunur. Sarkaç sabit bir tempoyla sallandığı için çok doğru çalışır. İlk sarkaçlı saatler duvara asılırdı. Genellikle evlerin en değerli köşesine konurdu. 18. ve 19. yüzyıllar boyunca evlerde, fabrikalarda, ofislerde ve demiryolu istasyonlarında sarkaçlı saatler günlük yaşamı, iş vardiyalarını ve toplu taşımayı planlamak için kullanıldı. 1930’lu yıllara kadar en hassas zaman ölçme aygıtıydı. Dakika ve saniyeyi gösterebilen ilk saatlerdendi. Bu saat sayesinde zamanı ölçmek artık çok daha hassas hale geldi. 1930’lu yıllarda ise sarkaçlı saatin yerini, daha az pahalı olan elektrikli saatler almaya başladı.

Cep saati

Mekanik saatler zamanla küçüldü ve 16. yüzyılda Avrupa’da ilk cep saatleri ortaya çıktı. İnsanlar zincirle ceplerine tutturdukları bu saatleri yanlarında taşımaya başladı. İlk cep saatleri genellikle biraz büyüktü ve hassasiyetleri kule saatleri kadar iyi değildi. Ancak zamanla teknoloji gelişti ve daha küçük, daha doğru ve daha şık cep saatleri üretilmeye başlandı. Cep saatleri, bireylerin kendi zamanlarını kontrol edebilmeleri açısından önemli bir yenilikti. Yolculuklarda, iş toplantılarında ve günlük yaşamda zamanı kontrol altında tutmayı sağlıyordu. Cep saatleri, çeşitli tasarımları ve süslemeleriyle aynı zamanda bir statü simgesiydi.

Kol saati

Kol saatleri ilk olarak askerler için tasarlandı. Cebe uzanmak yerine kola bakmak daha kolaydı. Sonra herkes kol saati takmaya başladı. İlk kol saatleri kurmalıydı. İçinde minik yayların ve dişlilerin olduğu bu saatleri her gün kurmak gerekirdi. Zamanla otomatik ve dijital kol saatleri çıktı. İlk dijital saatler çok pahalıydı ama gelişen teknolojiyle birlikte giderek ucuzladı ve yaygınlaştı; herkes kullanmaya başladı. Alarm, tarih, kronometre gibi özellikler eklendi.

Akıllı saat

Geçmişten Günümüze Saatler | Akıllı Saat
21. yüzyılın teknolojik harikalarından biri olan akıllı saatler, yalnızca zamanı göstermekle kalmaz, aynı zamanda birçok farklı özelliği de bünyesinde barındırır. Onlarla telefon görüşmesi yapılabilir, mesajlar okunabilir, sağlık verileri izlenebilir, müzik dinlenebilir, internete bağlanılabilir, hatta çeşitli özel uygulamalar bile çalıştırılabilir. Akıllı saatler, kullanıcılarına büyük bir kolaylık ve bağlantı olanağı sunar. Sürekli gelişen teknolojiyle birlikte akıllı saatlerin özellikleri her geçen gün artıyor.

1 Haziran 1831’de James Clark Ross, manyetik kuzey kutbunun yerini saptadı.

 

01 haziran wiki 1 Haziran

 

neler oldu haziran 2020 01 3 1 Haziran

Dünya’nın manyetik kutupları coğrafi kutuplarıyla çakışmaz.
Manyetik kutuplar sürekli hareket halindedir. Zamanla yer değiştirirler.

 

İngiliz deniz kuvvetleri subayı James Clark Ross, 1819 ile 1833 arasında Kuzey Kutup Bölgesi’ne düzenlenen beş araştırma seferine katıldı. Bunların sonuncusunda olan 1 Haziran 1831’de Kanada’nın kuzeyindeki Boothia Yarımadası’na yaptığı seferde Dünya’nın manyetik kuzey kutbunun yerini saptadı.

AYIN TAMAMI