Bir değil iki Güneş’imiz olsaydı, acaba ne olurdu?

Bir düşünsenize sabah oluyor, hava yavaş yavaş aydınlanıyor ve güneş doğuyor. Biraz sonra ufuktan ikinci bir güneş daha yükseliyor. Akşam olup ilk güneş ufkun altına indiğinde yatağa girip uyumak için öteki güneşin de batmasını bekliyorsunuz. Dünyamız böyle bir gezegen olsaydı, yani iki Güneş’imiz olsaydı, acaba ne olurdu?
Biliyor musunuz, aslında bu öyle olanaksız bir varsayım değil; çünkü evrende zaten çok sayıda çift yıldızlı gezegen sistemi var! Eğer Güneş sisteminin oluşumu sırasında -hani şu meşhur gaz ve toz bulutu evresinde- bir tane değil iki tane yoğun kütleli çekirdek olsaydı, yani bir yerine iki yıldız oluşsaydı o zaman Dünya’nın ve öteki gezegenlerin bu ikilinin kütle merkezi etrafında döndüğü bir sistemiz olurdu.
Eğer Güneş’imizin bir ikizi olsaydı… İkiz yıldız sabahları Güneş’ten birkaç saat sonra doğması ve birkaç saat önce batması durumunda bir yerine iki gün doğumu ve iki gün batımı izlerdik. Günbatımı ve gündoğumu manzaraları ne muhteşem olurdu! Ne güzel çift güneşli özçekimlerimiz olurdu! Belki arada Güneş’in ikizini örttüğü ama yine de aydınlık olan Güneş tutulmaları da izlerdik. Güzel de olurdu… Acaba başka neler olurdu?
Gezegenimiz yıldızlardan birinin veya ikisinin ortak kütle çekim merkezinin çevresinde dönebilirdi. Yalnızca birinin çevresinde dönüyor olsaydık işte o zaman işimiz zor olurdu. Çünkü iki yıldızın arasından geçerken büyük olasılıkla sıcaklık ve radyasyondan yanardık! Üstelik bazı günler hiç geceye dönmezdi! Güneşlerden birinin batıp ötekinin doğduğunu, sonra o batarken ilkinin yeniden doğduğunu hayal etsenize…
Bir de işin şöyle bir boyutu var: Eğer gezegenimizin çevresinde döndüğü bu yıldızlar Güneş’in yarısı kadar parlak (kavrulmamayı garanti altına almak için) ve birbirine eşit kütleli olsaydı o zaman gezegenimizin kararlı bir yörüngesi olabilir ve yine üstünde yaşam gelişebilirdi. Ancak yıldızlardan biri daha büyük olsaydı, çevresinde dönen gezegenlerin kararlı yörüngeleri olması zor olurdu. Bu noktada ya bu yıldızlardan birine yaklaşıp yanarlardı ya da başını alıp giden gezegenlerden biri olurlardı. (Bu arada, gökadamızda birçok başıboş gezegen olduğunu biliyor muydunuz?)
Belki de Güneş’imizin bir zamanlar gerçekten böyle bir yoldaşı vardı. İlk başta bir çift yıldız olarak oluşup sonrasında eşinin kütle çekiminden kurtulmasıyla yalnız kalmış bir yıldızımız olabilir! Güneş’in böyle bir mazisi olabilir; ama bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Peki, ya ikiden çok Güneş’imiz olsaydı? Aslında bu duruma da Samanyolu’nda sıkça rastlanıyor. Hatta çok yıldızlı ve üstünde yaşam olabilecek bir yörüngesi olan ötegezegenler var. Kim bilir, belki de şu an orada birileri “Tek yıldızımız olsaydı da gecemiz gündüzümüz birbirine karışmasaydı acaba ne olurdu?” diye hayal kuruyordur.
HD 98800 yaklaşık 150 ışık yılı ötede dört yıldızlı bir sistemdir. Ortadaki yıldızlardan birinin çevresinde dönen bir ötegezegen bulunma olasılığı vardır.

Meraklısına Not:

Siz de bir dürbün ya da teleskopla böylesi çift yıldızları bulabilirsiniz. Hatta bazılarını çıplak gözle bile görebilirsiniz. Bu yıldızların hangileri olduğunu merak mı ediyorsunuz? O zaman Temmuz Ayında Gökyüzü’nü bekleyin!

Bir değil iki Güneş’imiz olsaydı,
acaba ne olurdu?

Bir düşünsenize sabah oluyor, hava yavaş yavaş aydınlanıyor ve güneş doğuyor. Biraz sonra ufuktan ikinci bir güneş daha yükseliyor. Akşam olup ilk güneş ufkun altına indiğinde yatağa girip uyumak için öteki güneşin de batmasını bekliyorsunuz. Dünyamız böyle bir gezegen olsaydı, yani Güneş’imizin yanı sıra ikinci bir yıldızımız daha bulunsaydı, acaba ne olurdu?
Biliyor musunuz, aslında bu öyle olanaksız bir varsayım değil; çünkü evrende zaten çok sayıda çift yıldızlı gezegen sistemi var! Eğer Güneş sisteminin oluşumu sırasında -hani şu meşhur gaz ve toz bulutu evresinde- bir tane değil iki tane yoğun kütleli çekirdek olsaydı, yani bir yerine iki yıldız oluşsaydı o zaman Dünya’nın ve öteki gezegenlerin bu ikilinin kütle merkezi etrafında döndüğü bir sistemiz olurdu.
Eğer Güneş’imizin bir ikizi olsaydı… İkiz yıldız sabahları Güneş’ten birkaç saat sonra doğması ve birkaç saat önce batması durumunda bir yerine iki gün doğumu ve iki gün batımı izlerdik. Günbatımı ve gündoğumu manzaraları ne muhteşem olurdu! Ne güzel çift güneşli özçekimlerimiz olurdu! Belki arada Güneş’in ikizini örttüğü ama yine de aydınlık olan Güneş tutulmaları da izlerdik. Güzel de olurdu… Acaba başka neler olurdu?
Gezegenimiz yıldızlardan birinin veya ikisinin ortak kütle çekim merkezinin çevresinde dönebilirdi. Yalnızca birinin çevresinde dönüyor olsaydık işte o zaman işimiz zor olurdu. Çünkü iki yıldızın arasından geçerken büyük olasılıkla sıcaklık ve radyasyondan yanardık! Üstelik bazı günler hiç geceye dönmezdi! Güneşlerden birinin batıp ötekinin doğduğunu, sonra o batarken ilkinin yeniden doğduğunu hayal etsenize…
Bir de işin şöyle bir boyutu var: Eğer gezegenimizin çevresinde döndüğü bu yıldızlar Güneş’in yarısı kadar parlak (kavrulmamayı garanti altına almak için) ve birbirine eşit kütleli olsaydı o zaman gezegenimizin kararlı bir yörüngesi olabilir ve yine üstünde yaşam gelişebilirdi. Ancak yıldızlardan biri daha büyük olsaydı, çevresinde dönen gezegenlerin kararlı yörüngeleri olması zor olurdu. Bu noktada ya bu yıldızlardan birine yaklaşıp yanarlardı ya da başını alıp giden gezegenlerden biri olurlardı. (Bu arada, gökadamızda birçok başıboş gezegen olduğunu biliyor muydunuz?)
Belki de Güneş’imizin bir zamanlar gerçekten böyle bir yoldaşı vardı. İlk başta bir çift yıldız olarak oluşup sonrasında eşinin kütle çekiminden kurtulmasıyla yalnız kalmış bir yıldızımız olabilir! Güneş’in böyle bir mazisi olabilir; ama bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Peki, ya ikiden çok Güneş’imiz olsaydı? Aslında bu duruma da Samanyolu’nda sıkça rastlanıyor. Hatta çok yıldızlı ve üstünde yaşam olabilecek bir yörüngesi olan ötegezegenler var. Kim bilir, belki de şu an orada birileri “Tek yıldızımız olsaydı da gecemiz gündüzümüz birbirine karışmasaydı acaba ne olurdu?” diye hayal kuruyordur.
HD 98800 yaklaşık 150 ışık yılı ötede dört yıldızlı bir sistemdir. Ortadaki yıldızlardan birinin çevresinde dönen bir ötegezegen bulunma olasılığı vardır.

Meraklısına Not:

Siz de bir dürbün ya da teleskopla böylesi çift yıldızları bulabilirsiniz. Hatta bazılarını çıplak gözle bile görebilirsiniz. Bu yıldızların hangileri olduğunu merak mı ediyorsunuz? O zaman Temmuz Ayında Gökyüzü’nü bekleyin!

Sizin de aklınıza takılan ilginç sorular varsa bize yazın, burada yanıtlayalım. Unutmayın, bazen mantıksız görünen sorular büyük buluşlar ortaya çıkarabilir!