Muzalar Evi

Çocukken yaşadığım kentin yakınlarında doğan bir akarsuyun kıyısına pikniğe gitmiştik. Akarsuyu izleyerek doğduğu kayalığa ulaştık. Kayanın biraz üzerinde ilginç bir kabartma vardı. Kabartmada ellerinde üzüm salkımı ve buğday başakları tutan iri bir adam, karşısında da ellerini yüzünün önünde birleştiren küçücük bir adam vardı. Kabartmanın ne olduğunu, neden yapıldığını çok merak etmiştim ama yanımda bulunan yetişkinler pek bir şey bilmiyorlardı. O sırada içimden gelen bir ses bunun ne olduğunu mutlaka öğrenmem gerektiğini fısıldadı. Ama birkaç saat sonra oyuna dalıp kaya kabartmasını unutmuştum. Kabartmayı anımsamasam da ilk, ortaokul ve lise yıllarımda tarihe hep merak duydum. Üniversite tercihimi yaparken, yine içimden gelen bir ses arkeoloji bölümünü işaretlememi fısıldadı.

Resmi büyütmek için tıklayın

Arkeoloji eğitiminin ilk yıllarında çocukluğumda aklıma takılan kabartmanın “İvriz Kaya Anıtı” olduğunu öğrendim. Büyük adam Fırtına Tanrısı Tarhunzas, karşısında duran küçük adam da Tuwana Kralı Warpalawas’mış. Anadolu’da kurulan ilk imparatorluk olan Hitit İmparatorluğu MÖ 1200 yılında yıkılmış. Yıkımdan sonra Hitit prens ve beyleri, Anadolu’da küçük Hitit krallıkları kurmuşlar. Tuwana Krallığı da bu krallıklardan biriymiş. MÖ 720 yılında, Kral Warpalawas tarafından yaptırıldığı tahmin edilen kabartmada,

“Ben hâkim ve kahraman Tuvana Kralı Warpalawas. Sarayda bir prens iken bu asmaları diktim. Tarhunza onlara bolluk ve bereket versin.” yazıyormuş.

Eğitimimin sonraki aşamasında da kulağıma fısıldayan gizemli sesin sahibini buldum. Meğer benim içimden geldiğine inandığım, kulağıma tatlı tatlı fısıldayarak bana yön veren ses, Tarih Yazımı Esin Perisi Kleio’ya aitmiş.

Muzalar

Yunan Mitolojisinde Müzler ya da Muzalar olarak bilinen 9 kız kardeş bulunur. İlham veya esin perisi olarak tanımlanan bu kızlar, baş tanrı Zeus ile bellek tanrıçası Mnemosyne’in kızlarıymış. Bu yüzden Muzalara “Bellek’in Kızları” da denir. Birbirinden güzel, akıllı ve yaratıcı perileri tanıtmadan önce sizi, Gaziantep’te yer alan Zeugma Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Muzalar mozaiği hakkında bilgilendirmek isterim. Hatta mozaikten önce Zeugma’yı ve mozaiğin bulunduğu Muzalar Evi’ni tanıtsam daha iyi olacak.

Müzeler, tarihsel ve toplumsal belleği akılda tutma/unutmama işlevine sahiptir. Bugün kullandığımız “müze “ ve ‘müzik’ sözcükleri, Mousai / muzadan türetilmiş.

Mozaikler Kenti Zeugma

Zeugma Antik Kenti, Gaziantep ilinin Nizip ilçesine bağlı, Belkıs köyü sınırları içinde yer alıyor. Zeugma, İÖ 300 yılları civarında, Makedonyalı Büyük İskender’in generallerinden Seleukos Nicator tarafından kurulmuş. Fırat Nehri’nin iki yakasına karşılıklı iki kent olarak kurulan yerleşimden batıda yer alanına, kurucusundan dolayı “Seleukeia”, doğudakine ise Seleukos’un eşi Apama’dan dolayı “Apamae” adı verilmiş.

Zeugma, MÖ 31’den itibaren Romalıların yönetimine girmiş. Fırat’ın geçilebilir en sığ yerinde bulunduğu için kentin adı, geçit anlamına gelen “Zeugma” olarak değiştirilmiş. İki kent arasında ulaşım, bildiğimiz anlamda bir köprü ile değil, birbirine bağlanmış sallar kullanılarak sağlanıyormuş. Hem kolay aşılabilir hem de yolların kesişme noktasında bulunduğu için Romalılar, rakip ve düşmanlarına karşı Seleukeia’yı güçlendirmişler. Önemli askeri birliklerini burada konuşlandırmışlar. Konumu nedeniyle zaten ticaret açısından zengin olan kent, askeri birlikler sayesinde güvenli bir yer haline gelmiş. Dönemin ticaret adamları ve sanatçıları Zeugma’ya akın etmiş. Kısa zamanda hem ticaret hem de kültür merkezi haline gelen kent, 80 bin kişilik nüfusa ulaşarak dünyanın en büyük kentlerinden biri haline gelmiş. Fırat’ın yamaçları, yüksek yerlerde oturmayı asillere özgü bir ayrıcalık olarak kabul eden Romalıların villaları ile donatılmış. Villaların yer ve duvarları rengarenk mozaiklerle süslenmiş. Muzalar Evi o muhteşem villalardan biriymiş.

Resimleri büyütmek için tıklayın

Muzalar Evi

Zeugma’nın en önemli villalarından biri olan Muzalar Evi’nin avlusunu Yunan Mitolojisinde denizlerin yaratıcı tanrı ve tanrıçası Okeanos ve Tethys’in betimlendiği bir mozaik süslüyor. Oynaşan deniz canlılarıyla bezeli mozaiğin köşelerinde, yunus balıkları üzerinde balık tutan Eros figürleri yerleştirilmiş. Evin ortasına doğru uzanan koridorun tabanında bulunan mozaikte, iki mitolojik kadın kahramana yer verilmiş. Odalardan birinin tabanında ideal kadın olarak tanımlanan, dört kadın figürünün betimlendiği bir mozaik yer alıyor. Diğer odanın tabanını ise Muzalar Mozaiği süslüyor.

Resimleri büyütmek için tıklayın

Zeugma, MS 253 yılında günümüzde İran’ın bulunduğu bölgede hüküm süren Sasaniler tarafından tahrip edilmiş. Apamea’dakilerin tamamı, Seleukeia’da çoğunluğu kullanılamaz hale gelen mekânların bazıları, 2000 yılında Birecik Barajı’nın suları altında kaldı.

Muzalar Mozaiği

Muzalar Mozaiğinde, örgü motifleriyle oluşturulmuş madalyonların içinde betimlenmiş dokuz Muza yer alıyor. Ortadaki büyük madalyonda baş Muza ve destan şiirinin ustası Kalliope bulunuyor. Onu Yunan harfleriyle isimleri yazılı olan sekiz muzanın betimlendiği sekiz madalyon çevreliyor. Dokuz kardeşten biri olan ve beni yönlendiren Kleio tarih yazımının; Euterpe müzik, Elegiak şiirin, Erato coşkulu şiirin, Melpomene tragedyanın, Polyhmnia ilahilerin, Terpsikhore dansın, Thalia komedyanın, Urania da astronominin esin perileriymiş.

Resimleri büyütmek için tıklayın

Peki sizin esin periniz hangisi?

Muzalar Evi’nin Önemi

Evlerimiz kendimizi rahat hissettiğimiz, yaşam biçimimizi, karakterimizi, zevkimizi ve kültürel birikimimizi yansıtan yerlerdir. Zeugma evlerinin düzen ve donanımları da bize o evlerin sahipleri hakkında önemli bilgiler sunuyor. Antik dönemde mitoloji, müzik, şiir, felsefe ve bilim gibi konularla önemli ve eğitimli kişiler ilgilenirmiş. Muzalar Evi’ni süsleyen “Muzalar Mozaiği” bu evin bilime, sanata meraklı, eğitimli, seçkin ve varlıklı bir aileye ait olduğunu gösteriyor.
Odanızda bulunan en sevdiğiniz eşyanın adı ve sizin için önemi nedir?
  • 1754 yıl toprak altında bekleyen Muzalar Evi, 2007 yılında ortaya çıkarılmaya başlandı. Türkiye İş Bankası’nın 2012’den itibaren destek verdiği kazılar, Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kutalmış Görkay başkanlığındaki ekip tarafından gerçekleştirildi.
  • Muzalar Evi’nde 2012-2019 yılları arasında yapılan kazı çalışmaları ile Gaziantep Arkeoloji Müzesi’ne 938 eser kazandırıldı.
  • Türkiye İş Bankası Antalya’daki Patara, İzmir’deki Teos, Aydın’daki Nysa ve Muğla’daki Stratonikeia antik kentlerinde devam eden kazı çalışmalarını destekliyor.

Bir sonraki yazıda buluşmak üzere hoşça kalın.