ucurtma3 Rüzgâr Olmasaydı Ne Olurdu?
ruzgar Rüzgâr Olmasaydı Ne Olurdu?

Elimizin altında bir şalter olsaydı ve “tık” diye bir anda en güçlü kasırgalardan en ufak esintilere kadar yeryüzündeki tüm rüzgârları durdurabilseydik, acaba ne olurdu? Ortalık süt liman olunca rahat mı ederdik? Yoksa rüzgârsız bir hayat çekilmez, hatta yaşanmaz mı olurdu?

Doğrusu rüzgâr bazen çok can sıkıcı olabilir; gözümüze toz kaçırır, saçımızı başımızı dağıtır, yazın belki serinletir ama kışın daha beter üşütür. Bazen o kadar çok eser ki, “Of yeter!” dedirtir. Hatta kimi zaman fırtınaya ya da kasırgaya dönüşerek evlerin çatılarını uçurur, ağaçları yerinden söker, başımıza büyük felaketler açar. Ama bakalım yokluğu neler getirir, neler götürür…

ruzgarli tropik sehir2 Rüzgâr Olmasaydı Ne Olurdu?

Bilimsel tanımını yapmak gerekirse rüzgâr, yüksek basınç bölgesinden alçak basınç bölgesine doğru havanın hareket etmesidir. İki bölge arasındaki basınç farkı ne kadar büyükse, rüzgâr da o kadar kuvvetli eser. Güneş’in yeryüzünün farklı bölgelerini (örneğin karaları ve denizleri) farklı ölçüde ve hızda ısıtmasıyla sık sık basınç farkları oluşur ve bu basıncın dengelenmesi için de… Evet bildiniz, rüzgârlar eser durur.

Ancak işe “küresel” ölçekte bakarsak rüzgârların basit bir basınç dengelemesinden çok daha fazlasını yaptığını görürüz. Sıcak ve soğuk havanın yerküremiz üzerinde daha dengeli dağılmasını sağlayan sürekli rüzgârlar, hem ekvator çevresinin yaşanamayacak kadar sıcak olmasını önler hem de kutup bölgelerinin tümüyle donup kalmasını… İşte, rüzgârın bu yaşamsal katkısı olmasaydı, yeryüzündeki ekosistemler de çökerdi.

Rüzgâr aynı zamanda yağmur bulutlarını da hareket ettirir ve bu da bir o kadar yaşamsal bir konudur. Düşünsenize, rüzgâr olmasaydı deniz ya da okyanus gibi büyük su kütlelerinin üzerinden buharlaşan su molekülleri yine aynı yerlere ya da yakın çevresine yağmur bırakırdı. Yani yağmur hep denizlerin üstüne ya da kıyı bölgelerine yağarken iç kesimler kuraklıktan kavrulurdu.

semsiyeli cocuk Rüzgâr Olmasaydı Ne Olurdu?

Bir başka büyük sorun da tozlaşmayla üreyen bitkilerin polenlerini bir çiçekten bir başkasına ya da daha uzak yerlere aktaramaması olurdu. Bunun sonucunda birçok çiçekli bitki türünün kısa süre içinde soyunun tükendiğini görürdük. Benzer şekilde Afrika’daki Sahra Çölü’nden kalktıktan sonra Atlas Okyanusu’nu geçerek Amazon ormanlarına ulaşan ve oradaki bitkileri besleyen tonlarca çöl kumu da taşınamazdı. Yaşamsal bir gübre niteliğindeki bu kum olmasa dünyanın akciğerleri diyebileceğimiz Amazon’u -ve benzer yollarla beslenen başka ormanları- kaybedebilirdik.

hindibalar Rüzgâr Olmasaydı Ne Olurdu?

Rüzgarsız yaşam başka nelere yol açar dersiniz?

Öncelikle yelkenli tekneler ve gemiler bir milim bile hareket edemezdi. Denizdeki dalgaları oluşturan başlıca etken de rüzgâr olduğu için sörfçüler ve deniz kıyısında dalgalarla oynamayı sevenler çok sıkılırdı. Hava kirliliğinin yoğun olduğu yerlerde, özellikle büyük kentlerde, hep bir sis tabakası altındaymış gibi yaşanırdı. Ha, bir de rüzgâr olmasaydı çamaşırlarımızın kuruması çok uzun zaman alırdı!

Aklınıza belki şu soru da gelebilir: Rüzgâr olmasaydı uçaklar uçabilir miydi? Yanıt, evet. Çünkü uçakların uçması için rüzgâr şart değildir, motorları onlara yeter. Ancak iniş ve kalkışlarını rüzgâra karşı yapan uçaklar bu iki manevra için daha çok enerji harcarlardı. Peki ya uçurtmalar? Ne yazık ki onlar rüzgârsız uçamazdı. Sürdürülebilir enerji kaynaklarından biri olarak değerini artık daha iyi kavradığımız rüzgâr olmasaydı, yel değirmenleri ve rüzgâr gülleri de dönmez, bize yine daha pahalı ve doğa için daha sakıncalı enerji seçenekleri kalırdı.
ucak ruzgar Rüzgâr Olmasaydı Ne Olurdu?