Kelebeklerin yaşamları bizimkilere pek benzemez. Ancak iyi bir gözlemciyseniz, onların nasıl sıra dışı bir dönüşüm (başkalaşım) geçirdiğini fark edebilirsiniz. Dört farklı evreden oluşan bir döngünün son aşamasında kelebek olurlar. Birçok hayvan gibi bir yumurtadan gelişirler. Bu yumurtadan çıktıklarında tırtıl halindedirler. İyice olgunlaşınca kendilerine bir koza örerler. İşte, bu kozadan çıktıklarında kelebek olurlar. Sonraki kuşakları oluşturacak yumurtaları da bu son evrede yaparlar; böylece döngü tamamlanmış olur. Şimdi elimize bir büyüteç alıp bu döngüye daha yakından bakalım ve her aşamayı kısaca inceleyelim.

Kelebeklerin yaşamları bizimkilere pek benzemez. Ancak iyi bir gözlemciyseniz, onların nasıl sıra dışı bir dönüşüm (başkalaşım) geçirdiğini fark edebilirsiniz. Dört farklı evreden oluşan bir döngünün son aşamasında kelebek olurlar. Birçok hayvan gibi bir yumurtadan gelişirler. Bu yumurtadan çıktıklarında tırtıl halindedirler. İyice olgunlaşınca kendilerine bir koza örerler. İşte, bu kozadan çıktıklarında kelebek olurlar. Sonraki kuşakları oluşturacak yumurtaları da bu son evrede yaparlar; böylece döngü tamamlanmış olur. Şimdi elimize bir büyüteç alıp bu döngüye daha yakından bakalım ve her aşamayı kısaca inceleyelim.

Yumurta

Olgunlaşmış dişi kelebekler yumurtalarını yaprakların ya da ağaç dallarının üzerine bırakır. Böylece sonraki kuşağın ilk adımı da atılmış olur. Yumurtalar genellikle gruplar halinde bırakılır, hatta bazen üst üste istiflenir. Özel bir yapışkanla bitki yüzeyine sıkı sıkı yapışan bu yumurtaları görmek istiyorsanız, yapraklara daha yakından bakmalı, onları dikkatle incelemelisiniz. Değişik türde kelebeklerin yumurtaları farklı boy ve şekillerde olur. Her kelebek türü genellikle belli bir ağaç türünü yeğler. Bu sayede yumurtadan çıkacak obur tırtılların beslenmesi garantiye alınır. Kışa doğru bırakılan yumurtalar haftalar süren bir uyku dönemi geçirir. Tırtıllar yumurtadan ilkbaharda çıkar. Yumurtalarını ilkbahar aylarında bırakan ve tırtılları yumurtadan yazın çıkan türler de vardır.

Tırtıl

Yumurtadan çıkan larvalara tırtıl denir. Bahar aylarında ağaçlarda gördüğünüz mini mini tırtıllar –ilk başta gerçekten küçücüktürler– yaşama gözlerini daha yeni açmış kelebek adaylarıdır aslında… Yaşam döngüsünün bu aşaması adeta beslenmeye adanmıştır. Yaprakların ya da ağaç dallarının üzerinde gezinen tırtıllar bol bol yaprak yer ve büyüdükçe deri değiştirirler. Aslında bu, hızlı büyümeye ayak uyduramayan derinin atılmasıdır. Yaşam döngüsünün bu aşamasının sonlarına doğru, kanat gelişiminin başladığı gözlenebilir. İşte, artık koza örme zamanı gelmiştir.

Koza

Tırtıl tümüyle olgunlaştığında tırtıl yemeyi keser ve koza örmek için –olasılıkla bir yaprağın altında– uygun bir yer arar. Çenelerinin alt tarafındaki salgı bezinden kendilerine özgü kozayı örecekleri ipek salgılanır. İşte, bu kozanın içinde başkalaşım ya da metamorfoz denen o ilginç dönüşüm hızla gerçekleşir. Koza içindeki tırtılın dokuları bir kelebeğin dokularına dönüşür. En önemlisi, uçmak için gerekli değişimler gerçekleşir. Kanatlar ortaya çıkar ve en çok işe yarayacak bu organlar, koza içinde en çok beslenen bölgelerdir. Olgun kelebeklerin değişik değişik renkleri ve boyları, kozanın içinde belirlenir.

Kelebek

Sonunda kozadan çıkma zamanı gelir. Yepyeni bir hale bürünmüş canlımız bir kez daha dünyaya gözlerini açar. Ancak kozayı yırtan kelebek, hemen uçamaz. Çünkü koza içinde kıvrılmış kanatların, içindeki damarlara kan dolarak açılması ve kuruması gerekir. Bu birkaç saatlik süre içinde son derece korumasız olan kelebekler avcılara yem olabilirler. Sonuçta ortaya çıkan olgun kelebeklerin, biri önde biri de arkada olmak üzere iki çift kanadı vardır. Birbirine bağlı olmadan bitişik duran bu kanatlar sayesinde daha rahat daha uzun mesafeler boyunca –kimi zaman kilometrelerce– uçabilirler. Her böcek gibi kelebeklerin de altı bacağı vardır; ama böceklerin en güzeli oldukları ve bu güzellik için çok yol kat ettikleri açıktır.