Türkiye Büyük
Millet Meclisi'nin
100. Yılı

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin

100. Yılı

Ülke toprakları işgal altındayken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı’nı gerçekleştiren ve Cumhuriyet’e giden yolda ilerlenmesini sağlayan Türkiye Büyük Millet Meclisi, 100 yıl önce açıldı. TBMM’nin açılmasıyla ulusumuz kayıtsız şartsız egemenliğini ilan etti. Bu tarihten itibaren de seçtiği temsilciler aracılığıyla kendisini yönetmeyi sürdürüyor.
Ülke toprakları işgal altındayken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı’nı gerçekleştiren ve Cumhuriyet’e giden yolda ilerlenmesini sağlayan Türkiye Büyük Millet Meclisi, 100 yıl önce açıldı. TBMM’nin açılmasıyla ulusumuz kayıtsız şartsız egemenliğini ilan etti. Bu tarihten itibaren de seçtiği temsilciler aracılığıyla kendisini yönetmeyi sürdürüyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, ulusu temsilen ulusun bağımsızlığını ve devletin kurtarılmasını sağlayacak önlemleri oluşturup uygulamak amacıyla kurulmuştur. Bu meclis, yeni devletin ilk ulusal meclisi olması sebebiyle Birinci Meclis olarak da adlandırılır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun 1. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmasının ardından ülke işgal edilmeye başlamıştı. Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı. İstiklal Harbi ya da Milli Mücadele olarak da anılan ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlattı. Kısa bir süre sonra yapılan Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan kararlarla ulusun egemenliğini yine ulusun sağlayacağı ortaya kondu ve Milli Mücadele’nin politik bildirisi olan Ulusal Ant’ın (Misak-ı Milli) ana hatları belirlendi.

Osmanlı Devleti’nin parlamentosu Mebusan Meclisi 28 Ocak 1920’de yaptığı oturumda Ulusal Ant’ı kabul etti ve kamuoyuna duyurdu. Bunun üzerine İtilaf Devletleri kuvvetleri 16 Mart’ta İstanbul’u işgal etti. Milli Mücadele yanlıları tutuklanmaya başlandı. Bazı milletvekilleri ve aydınlar kaçmayı başardılar.

Mustafa Kemal Paşa, 19 Mart 1920’de yayımladığı genelgeyle, ulusun bağımsızlığını ve ülkenin kurtarılmasını sağlayacak eylemleri kararlaştırıp uygulamak üzere Ankara’da olağanüstü yetkili bir meclisin toplanacağını duyurdu. Ayrıca dağıtılmış Mebusan Meclisi’nin üyelerinin de bu meclise katılmasını istedi.

Bu genelge uyarınca yurdun her yerinde seçimler yapıldı. 23 Nisan 1920 Cuma günü meclis açıldı. İlk meclisin açılışına, zorluklar nedeniyle 115 milletvekili katılabildi. Parlamento geleneklerine göre, en yaşlı üye 75 yaşındaki Sinop milletvekili Şerif Bey başkanlık kürsüsüne çıktı ve meclisin ilk toplantısını şu cümlelerle açtı:

“…ulusumuzun tam bağımsız olarak, yazgısının sorumluluğunu doğrudan yüklenip kendisini yönetmeye başladığını bütün dünyaya ilan ederek Büyük Millet Meclisi’ni açıyorum.”

Bu ad herkesçe benimsendi. Daha sonra 8 Şubat 1921 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesi’nde de yazılı olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi adı resmileşti.

TBMM açıldıktan sonra ulus iradesinin simgesi oldu. Kurtuluş Savaşı, orada alınan kararlarla yönetildi. Bu kararlar arasında 20 Ocak 1921’de ilk anayasanın kabulü, 12 Mart 1921’de İstiklal Marşı’nın kabulü, 5 Ağustos 1921’de Mustafa Kemal Paşa’ya başkomutanlık yetkisinin verilmesi, 1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılması da vardır. Ayrıca Lozan Barış Antlaşması, Ankara’nın başkent oluşu ve Cumhuriyet’in ilanı ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yeni devletin ilk cumhurbaşkanı seçilmesi yine bu mecliste oylanarak kabul edilmiştir.

Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk