ÇOCUKLARIN BİLGİ BANKASI KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

Yazarlar / Ayşenur Erkmen

Selam Veren Bardak

Güzel bir yemeğin ardından eğer masanızda ayaklı bardak varsa, bu gösteriyi rahatlıkla yapabilirsiniz. Tabii ki önceden çokça antrenman yapmak koşuluyla. Ne demişler, başarının sırrı tekrardır.
Bir peçete, bir kürdan ve bir ayaklı bardak, sizi sihirbazlar kralı efsanevi Houdini düzeyine bir adım daha yaklaştıracaktır.
illuzyon-bardak-01
1. Kürdanın sivri uçlarını birer tırnak boyu kadar kırın. Sonunda elinizde üç parça kürdan olsun.
illuzyon-bardak-02
2. Dikkat edeceğimiz ilk nokta, iki sivri ucu kırdıktan sonra kalan orta parçanın diğer parçalardan biraz daha uzun olması.
illuzyon-bardak-03a
3a. Bu aşamada el çabukluğu ile kimse görmeden kürdan parçasını peçetenin içine koymalısınız.
illuzyon-bardak-3b
3b. Bu aşamada el çabukluğu ile kimse görmeden kürdan parçasını peçetenin içine koymalısınız.
illuzyon-bardak-04
4. Sizin seyircili gösteriniz burada başlıyor. Bir peçetenin üzerinde yarısı dolu bir bardağa selam verdireceksiniz. Hatta “bu harika yemeğe şapka çıkarıyor” dersiniz. Peçetenin altına gizli kürdanı elinizle yoklayarak tam bardağın yanına ortalayın.
İsterseniz birkaç sihirli söz söyleyin. “Hadi sevgili bardak şimdi anneme teşekkür etme sırası sende.”
illuzyon-bardak-05
5. Başta da söylediğimiz gibi birkaç tekrar ile bardağın denge noktasını bulmayı öğrenirsiniz. İşte, bardak selamını veriyor.
illuzyon-bardak-06
6. Gösteriyi biraz daha heyecanlı kılmak ve hiçbir destek olmadığını düşündürmek için kenardan peçeteye üfleyin. Üzerinden elinizi geçirin. Bir de sözünüzü dinlediği için bardağa teşekkür edin.

Selam Veren Bardak

Güzel bir yemeğin ardından eğer masanızda ayaklı bardak varsa, bu gösteriyi rahatlıkla yapabilirsiniz. Tabii ki önceden çokça antrenman yapmak koşuluyla. Ne demişler, başarının sırrı tekrardır.
Bir peçete, bir kürdan ve bir ayaklı bardak, sizi sihirbazlar kralı efsanevi Houdini düzeyine bir adım daha yaklaştıracaktır.

1

illuzyon bardak mobil 01 Selam Veren Bardak
Kürdanın sivri uçlarını birer tırnak boyu kadar kırın. Sonunda elinizde üç parça kürdan olsun.

2

illuzyon bardak mobil 02 Selam Veren Bardak

Dikkat edeceğimiz ilk nokta, iki sivri ucu kırdıktan sonra kalan orta parçanın diğer parçalardan biraz daha uzun olması.

3

illuzyon bardak mobil 03a Selam Veren Bardak
a.
illuzyon bardak mobil 03b Selam Veren Bardak
b.
Bu aşamada el çabukluğu ile kimse görmeden kürdan parçasını peçetenin içine koymalısınız.

4

illuzyon bardak mobil 04 Selam Veren Bardak

Sizin seyircili gösteriniz burada başlıyor. Bir peçetenin üzerinde yarısı dolu bir bardağa selam verdireceksiniz. Hatta “bu harika yemeğe şapka çıkarıyor” dersiniz. Peçetenin altına gizli kürdanı elinizle yoklayarak tam bardağın yanına ortalayın.

İsterseniz birkaç sihirli söz söyleyin. “Hadi sevgili bardak şimdi anneme teşekkür etme sırası sende.”

5

illuzyon bardak mobil 05 Selam Veren Bardak
Başta da söylediğimiz gibi birkaç tekrar ile bardağın denge noktasını bulmayı öğrenirsiniz. İşte, bardak selamını veriyor.

6

illuzyon bardak mobil 06 Selam Veren Bardak
Gösteriyi biraz daha heyecanlı kılmak ve hiçbir destek olmadığını düşündürmek için kenardan peçeteye üfleyin. Üzerinden elinizi geçirin. Bir de sözünüzü dinlediği için bardağa teşekkür edin.

William Shakespeare

“Olmak ya da olmamak! İşte bütün mesele bu…” diye bilinen cümlenin sahibi İngiliz şair, oyun yazarı ve oyuncu William Shakespeare’dir. Hani adının okunuşu Şekspir olan…

“Olmak ya da olmamak! İşte bütün mesele bu…” diye bilinen cümlenin sahibi İngiliz şair, oyun yazarı ve oyuncu William Shakespeare’dir. Hani adının okunuşu Şekspir olan…

Shakespeare 1564’te varlıklı bir ailenin oğlu olarak, Londra yakınlarındaki Stratford’ta bu kocaman evde doğmuştur. Evlenip Londra’ya yerleştiyse de geri dönmüş ve 52 yaşında hayatını kaybene kadar yine bu evde yaşamıştır.
Shakespeare
Shakespeare'in doğduğu ev

“Olmak ya da olmamak! İşte bütün mesele bu…” diye bilinen cümlenin sahibi İngiliz şair, oyun yazarı ve oyuncu William Shakespeare’dir. Hani adının okunuşu Şekspir olan…

Shakespeare 1564’te varlıklı bir ailenin oğlu olarak, Londra yakınlarındaki Stratford’ta bu kocaman evde doğmuştur. Evlenip Londra’ya yerleştiyse de geri dönmüş ve 52 yaşında hayatını kaybene kadar yine bu evde yaşamıştır.
Shakespeare
Shakespeare'in doğduğu ev
Shakespeare
Görsel Kaynağı: ako photography / Shutterstock.com
Birçok ünlü kişinin balmumu heykeli bulunan Londra’daki dünyaca ünlü Madam Tussauds Müzesi’ndeki Shakespeare heykeli.
Londra’daki Madam Tussauds Müzesi’nde sergilenen Shakespeare heykelinin boydan görüntüsü
Görsel Kaynağı: TMP - An Instant of Time / Shutterstock.com
William Shakespeare’in el yazısı ve imzası
Daktilonun icadına daha 250 yıl varken birbirinden değerli 38 oyun, 154 sone (iki dörtlü veya üç ikiliden oluşan, on dört dizeli bir şiir türü) ve 5 de şiir yazmış olan Shakespeare’in el yazısı ve imzası.
shakespeare kitap1 William Shakespeare

Shakespeare dünyada eserleri en çok bilinen, en çok basılan ve en çok sahnelenen sanatçıdır. Hamlet, Kral Lear, Romeo ve Juliet, Macbeth, Othello, Venedik Taciri, Bir Yaz Gecesi Rüyası gibi çok önemli eserler vermiştir. Düşman iki ailenin çocuklarının birbirine aşkını anlatan, dünyanın en ünlü ve romantik ikilisi Romeo ve Juliet’ten bir alıntı: “Ne doğar ki nefretten ama çoktur sevgiden doğan.”

shakespeare 03 William Shakespeare

Komedi, trajedi ya da dram olsun, tüm eserlerinde alışılmadık benzetmeler, kişileştirmeler ve müthiş etkileyici bir dil kullanan Shakespeare birçok sanatçıdan daha şanslıymış. Neden mi? Çünkü daha ölmeden ünlü olabilmiş.

Dilin gücünü sonuna kadar kullandığı gibi bir de İngilizceye 1700 kadar sözcük kazandırmış. Eserlerinde yaklaşık 24 bin değişik sözcük kullandığı söyleniyor. Bunlardan, Kral John adlı eserinde ilk kez kullandığı, “soğukkanlı” ifadesi Türkçeye de girmiştir. Kısacası Shakespeare büyük bir sözcük ustası (sözcük bükücü mü desek acaba?), saygı duyulası büyük bir yazardır!

shakespeare 18 William Shakespeare
Shakespeare’in oyunları, hem dönemin kraliçesi ile kralının huzurunda hem de Londra’daki çeşitli tiyatrolarda –ki bunların arasında sonradan ortağı olduğu Globe Tiyatrosu da vardır– sahnelenmiş. 1612’de çıkan bir yangınla kül olan Globe Tiyatrosu sonradan yeniden kurulmuş. Ne var ki 1644’te bütünüyle yıkılmış. Bugün oyunlarına devam eden tiyatronun yenisi, modern yorumuyla ancak 1997’de inşa edilebilmiş.
Londra'da bulunan Globe Tiyatrosu'nun dışarıdan geniş plan görüntüsü
Görsel Kaynağı: Pres Panayotov / Shutterstock.com
Londra'da bulunan Globe Tiyatrosu'nun dışarıdan geniş plan görüntüsü
Görsel Kaynağı: Pres Panayotov / Shutterstock.com

Tam 405 yıl önce aramızdan ayrılan Shakespeare; eserlerinde arkadaşlık, kıskançlık, düşmanlık, miras kavgası, siyasi olaylar gibi güncelliğini kaybetmemiş konuları şaşırtıcı olaylar örgüsü içinde işlemiş. Gençler için hazırlanmış baskısıyla Shakespeare’in eserleri günümüzde bile okuması çok havalı olan kitaplardan!

shakespeare 17 William Shakespeare

Hangisi Daha Küçük

Hangisi Daha Küçük?

Özel bir beceri gerektirmeyen, malzemeleri her zaman ve her yerde kolayca bulunabilen, basit olduğu kadar da şaşırtıcı ve düşündürücü bir illüzyon gösterisi izlemeye hazır mısınız?

Özel bir beceri gerektirmeyen, malzemeleri her zaman ve her yerde kolayca bulunabilen, basit olduğu kadar da şaşırtıcı ve düşündürücü bir illüzyon gösterisi izlemeye hazır mısınız?

illuzyon hangisi daha kucuk mobil gerekenler Hangisi Daha Küçük?
Gerekenler
  • 2 yaprak renkli kâğıt (farklı renklerde olmalı)
  • 2 değişik boy tabak veya bardak
  • Kalem
  • Makas
  • Cetvel
illuzyon-hangisi-daha-kucuk-01
1. Renkli kâğıtlarımızı üst üste koyduktan sonra büyük tabağımızla fotoğraftaki gibi bir yay çiziyoruz.
illuzyon-hangisi-daha-kucuk-02
2. Sonra aynı şekilde küçük tabakla bir yay çiziyoruz.
illuzyon-hangisi-daha-kucuk-03
3. Hem daha kolay kesebilmek hem de illüzyonu güçlendirmek için kenarlardan pay bırakarak işaretlediğimiz yerlerden kesiyoruz.
illuzyon-hangisi-daha-kucuk-04-2
4. Hem daha kolay kesebilmek hem de illüzyonu güçlendirmek için kenarlardan pay bırakarak işaretlediğimiz yerlerden kesiyoruz.
illuzyon-hangisi-daha-kucuk-05
5. İzleyiciye ikisi de tıpatıp aynı büyüklükte olan renkli yaylarımızı gösteriyoruz. Hatta onlara bu kâğıt yayların aynı büyüklükte olduğundan emin olup olmadıklarını soruyoruz.
illuzyon-hangisi-daha-kucuk-06
6. Şimdi en eğlenceli bölüme geldik. Yayları altlı üstlü koyma ve soruyu sorma zamanı! Mavi yay kırmızıdan daha mı uzun? Yanıt: Evet.
illuzyon-hangisi-daha-kucuk-07-3
7. O halde yayların yerini değiştirip yeniden bakalım. Bu kez de kırmızı maviden daha uzun gibi görünüyor değil mi?

Yayların yerini değiştirmeyi istediğimiz kadar yineleyebiliriz. Ne var ki gösterinin sonunda izleyiciye bir açıklama yapmak gerekecektir. Hiçbir numara yapmadığımız halde ikisi de aynı boyutlardaki yaylar, nasıl bir büyük bir küçük görünüyor?

illuzyon-hangisi-daha-kucuk-08-3
Gerçekte yalnızca görünüşte öyle; yani bize öyle geliyor. Buna göz yanılsaması (optik illüzyon) denir. Gözün topladığı ve işlenen veriler ile uyaran kaynağının fiziksel ölçümünün uyuşmamasıdır. Bir başka deyişle gözümüz üstteki yayın iç çember parçasını alttaki yayın uzun dış çember parçasıyla karşılaştırır. (Halbuki iki iç çember kısmı ya da iki dış çember kısmı karşılaştırılmalıdır.) Beynimiz en yakındakiyle karşılaştırma eğiliminde olduğu için üst üste koyup kestiğimiz ve birbirinin aynı olan bu iki parça sanki farklı büyüklükteymiş gibi algılanıyor.
sayilar

Renkli kâğıtlarımızı üst üste koyduktan sonra büyük tabağımızla fotoğraftaki gibi bir yay çiziyoruz.

illuzyon hangisi daha kucuk mobil 10 Hangisi Daha Küçük?
sayilar

Sonra aynı şekilde küçük tabakla bir yay çiziyoruz.

illuzyon hangisi daha kucuk mobil 11 Hangisi Daha Küçük?
sayilar

Hem daha kolay kesebilmek hem de illüzyonu güçlendirmek için kenarlardan pay bırakarak işaretlediğimiz yerlerden kesiyoruz.

illuzyon hangisi daha kucuk mobil 13 Hangisi Daha Küçük?
sayilar

İzleyiciye ikisi de tıpatıp aynı büyüklükte olan renkli yaylarımızı gösteriyoruz. Hatta onlara bu kâğıt yayların aynı büyüklükte olduğundan emin olup olmadıklarını soruyoruz.

illuzyon hangisi daha kucuk mobil 14 Hangisi Daha Küçük?
sayilar
Şimdi en eğlenceli bölüme geldik. Yayları altlı üstlü koyma ve soruyu sorma zamanı! Mavi yay kırmızıdan daha mı uzun? Yanıt: Evet.
illuzyon hangisi daha kucuk mobil 15 Hangisi Daha Küçük?
sayilar

O halde yayların yerini değiştirip yeniden bakalım. Bu kez de kırmızı maviden daha uzun gibi görünüyor değil mi?

illuzyon hangisi daha kucuk mobil 16 Hangisi Daha Küçük?
Yayların yerini değiştirmeyi istediğimiz kadar yineleyebiliriz. Ne var ki gösterinin sonunda izleyiciye bir açıklama yapmak gerekecektir. Hiçbir numara yapmadığımız halde ikisi de aynı boyutlardaki yaylar, nasıl bir büyük bir küçük görünüyor?
Gerçekte yalnızca görünüşte öyle; yani bize öyle geliyor. Buna göz yanılsaması (optik illüzyon) denir. Gözün topladığı ve işlenen veriler ile uyaran kaynağının fiziksel ölçümünün uyuşmamasıdır. Bir başka deyişle gözümüz üstteki yayın iç çember parçasını alttaki yayın uzun dış çember parçasıyla karşılaştırır. (Halbuki iki iç çember kısmı ya da iki dış çember kısmı karşılaştırılmalıdır.) Beynimiz en yakındakiyle karşılaştırma eğiliminde olduğu için üst üste koyup kestiğimiz ve birbirinin aynı olan bu iki parça sanki farklı büyüklükteymiş gibi algılanıyor.
illuzyon hangisi daha kucuk mobil 18 Hangisi Daha Küçük?

İzlerin Eşsizliği

İzlerin Eşsizliği

İnsanların parmak izinin eşsiz olduğunu biliyoruz. Bu nedenle insanların kimlik belirlenmesinde uzunca bir süredir kullanılıyorlar. Bizi biricik kılan parmak izlerimiz daha anne karnındayken şekilleniyor ve gelişimlerini orada tamamlıyor.
Parmak izlerimizin çok karmaşık bir deseni varmış gibi görünür. Aslında bütün insanların parmak izlerini oluşturan desenler yay, ilmek ve demet olarak üç temel gruba ayrılır. İnsanların yaklaşık yüzde 65’i ilmek, yüzde 30’u demet ve yüzde 5’i de yay grubunda yer alır.
izlerin essizligi tipler İzlerin Eşsizliği
İlmek, demet ve yay tipleri
İzlerin Eşsizliği

19. yüzyılda parmak izlerini bilimsel bir temele oturtan kişi kriminoloji (suç bilimi) ile de ilgilenen çok yönlü bilim insanı Francis Galton, iki insanın aynı parmak izine sahip olma olasılığını 64 milyarda bir olarak hesaplamış.

Parmaklarımızın ucundakiler yalnızca birer iz değil, aynı zamanda dokunma duyumuzu da sağlayan çok önemli bir araç. Parmak uçlarımızın bu izlerle algıladığı titreşimler dokunduğumuz şeylerin sert, yumuşak, tüylü vs. olduğunu ayırt etmemizi sağlıyor.

İzlerin Eşsizliği
izlerin essizligi 02 İzlerin Eşsizliği
izlerin essizligi 03 İzlerin Eşsizliği
Peki biz insanlar bu izler aleminde eşsiz miyiz? Tabii ki değiliz. Bilim her gün hızla ilerliyor ve yanımıza eşsiz izlere sahip başka canlılar ekliyor.
izlerin essizligi 04 İzlerin Eşsizliği

Örneğin koalalar. Günün neredeyse 20 saatini ağaç tepelerinde uyuyarak ve okaliptüs yaprakları yiyerek geçiren bu tembel hayvanın, burada işi ne? Şöyle bir işi var: Birçok hayvan türünün hatta maymunların bile parmak izleri yokken koalaların da tıpkı biz insanlar gibi onları biricik kılan ve diğerlerinden ayıran parmak izleri var.

izlerin essizligi 05 İzlerin Eşsizliği

Pati izlerinin eşsizliği gibi her kedinin burun pütürü deseni farklıdır. Koku alma becerisi biz insanlarla karşılaştırılamayacak kadar iyi olan kedilerin imzasının burnunda olması çok doğal!

izlerin essizligi 06 İzlerin Eşsizliği

Tıpkı kediler gibi köpeklerin burunları da onların eşsiz kimlikleridir.

izlerin essizligi 07 İzlerin Eşsizliği

Bilim adamlarına göre zebraların çizgileri sıcaklardan daha az etkilenmek ve hastalık taşıyan sineklerden korunmak için zamanla bu desenlere dönüşmüş. Zebraların nüfus kağıtları da çizgilerden oluşan bu desenleri. Şimdiye kadar size zebralar aynı gibi mi görünüyordu yoksa?

izlerin essizligi 09 İzlerin Eşsizliği

Afrika’nın 4-5 m’lik güzeli zürafalar da aslında farklı deri desenlerine sahip. Bizim yine ayırt edemediğimiz, derilerindeki desenlerin farkları her zürafayı eşsiz kılıyor.

Evlerdeki Okyanus

Evlerdeki Okyanus

Hiç dikkatinizi çekti mi, sanki hepimiz evlerimizde doğadan bir parça yaşatmaya çalışıyoruz? Bitki olmayan hiçbir ev yoktur herhalde. Kaktüsler, çiçekli süs bitkileri, ağaçlar, bonzai dediğimiz küçültülmüş ağaçlar hatta kimi evlerin salonunda ya da terasında gerçek ağaçlar… Bir de hayvansever olanlar var. Kedi, köpek ve kuşun dışında evde yaşaması biraz sıra dışı olan tavşan, fare, kaplumbağa, papağan, kertenkele ve hatta yılan, timsah, kaplan sayılabilir.

Tabii ki tercihleri ve beğenileri tartışamayız ancak bir grup hayvan var ki tıpkı tablo gibi, evlerimizi renklendiriyor. Kimsenin korkmadığı, sessiz sedasız ama bir o kadar da narin ve ilgi bekleyen bu grup tabii ki balıklar.

Hiç dikkatinizi çekti mi, sanki hepimiz evlerimizde doğadan bir parça yaşatmaya çalışıyoruz? Bitki olmayan hiçbir ev yoktur herhalde. Kaktüsler, çiçekli süs bitkileri, ağaçlar, bonzai dediğimiz küçültülmüş ağaçlar hatta kimi evlerin salonunda ya da terasında gerçek ağaçlar… Bir de hayvansever olanlar var. Kedi, köpek ve kuşun dışında evde yaşaması biraz sıra dışı olan tavşan, fare, kaplumbağa, papağan, kertenkele ve hatta yılan, timsah, kaplan sayılabilir.

Tabii ki tercihleri ve beğenileri tartışamayız ancak bir grup hayvan var ki tıpkı tablo gibi, evlerimizi renklendiriyor. Kimsenin korkmadığı, sessiz sedasız ama bir o kadar da narin ve ilgi bekleyen bu grup tabii ki balıklar.

evlerdeki okyanus 03 Evlerdeki Okyanus

Akvaryumculuk olarak bilinen bu balık sevdası iki temel gruba ayrılıyor. Tatlı su akvaryumculuğu ve deniz akvaryumculuğu ya da diğer adıyla tuzlu su akvaryumculuğu. Akvaryumla ilgilenen kişilere de kısaca “akvarist” deniyor. Kökeni latince “su” anlamına gelen “aqua” sözcüğünden türeyip akvarist olmuş. Söylemesi pek havalı.

İşin şakası bir yana akvaryumculuğun iki türü de çok eğlencelidir. Yeni yeni yaygınlaşan deniz akvaryumculuğu tatlı su akvaryumculuğuna göre biraz daha fazla emek isteyen ve ne yazık ki biraz daha pahalı bir hobidir. Ama asıl farkı muhteşem bir renk cümbüşü sunuyor olmasıdır. Bu cümbüşün öğelerinden en ünlü olanı da tabii ki Nemo diye tanıdığımız palyaço balığıdır.

palyacobaligi Evlerdeki Okyanus
En yakın balık arkadaşımız, en iyi tanıdığımız balık türü palyaço balığı ve yanı başında deniz anemonları.

Deniz ortamı oluşturmak için gerekli malzemelerin upuzun listesi:

İşin en önemli kısmı da bu zaten.

  • Özel bir tuz.
  • Akvarist dilinde protein skimmer denen bir protein ayrıştırıcısı aygıt. Bu aygıt suda biriken proteinin canlıları zehirlemesine engel olur. Denizin dalgalı olduğu günlerde bazen kıyıda köpük birikir. Bu görüntü aslında denizde protein miktarının yüksek olduğunu yani kirli olduğunu belli eden bir manzaradır. İşte, bu aygıt akvaryumda o köpüklenmeye yani kirliliğe engel olur.
  • İdeal sıcaklığı sağlayacak bir ısıtıcı. (Suyun olması gerekenden sıcak veya daha soğuk olması da bütün dengeleri alt üst eden unsurlardan.)
  • Denizdeki gibi su çevrimini sağlayacak bir akıntı motoru.
  • Gün ışığı yeterli gelmeyeceği için bir aydınlatma sistemi.
  • Bolca kum, tabii ki.
  • Suyu temizlemek için bir filtre. Akvaryumda bir kanalizasyon sistemi olmadığına göre yem artıkları, balık dışkıları vb. maddelerin suyu zehirlememesi için temizlenmesi gerekir. Filtre aygıtlarının yanı sıra, biyolojik filtreleme yapan canlı kayalar da var.

İşin en önemli kısmı da bu zaten.

Özel bir tuz.

Akvarist dilinde protein skimmer denen bir protein ayrıştırıcısı aygıt. Bu aygıt suda biriken proteinin canlıları zehirlemesine engel olur. Denizin dalgalı olduğu günlerde bazen kıyıda köpük birikir. Bu görüntü aslında denizde protein miktarının yüksek olduğunu yani kirli olduğunu belli eden bir manzaradır. İşte, bu aygıt akvaryumda o köpüklenmeye yani kirliliğe engel olur.

İdeal sıcaklığı sağlayacak bir ısıtıcı. (Suyun olması gerekenden sıcak veya daha soğuk olması da bütün dengeleri alt üst eden unsurlardan.)

Denizdeki gibi su çevrimini sağlayacak bir akıntı motoru.

Gün ışığı yeterli gelmeyeceği için bir aydınlatma sistemi.

Bolca kum, tabii ki.

Suyu temizlemek için bir filtre. Akvaryumda bir kanalizasyon sistemi olmadığına göre yem artıkları, balık dışkıları vb. maddelerin suyu zehirlememesi için temizlenmesi gerekir. Filtre aygıtlarının yanı sıra, biyolojik filtreleme yapan canlı kayalar da var.

“Canlı kaya” mı o da ne?

“Canlı kaya” mı?
O da ne?

İlginç ama bunlar da balıklar kadar canlılar. Bunlara deniz koşullarını oluşturmak için gerekli küçüklü büyüklü değişik canlıları üzerinde ve içinde barındıran ev sahipleri denebilir. Mineral ve besin kaynağı yani akvaryumun can damarı, vitamin gibi. Ayrıca bunların birer saklambaç bölgesi ya da başını dinlemek isteyen balıkların oteli olduğunu da düşünebiliriz. Usta akvaristler yukarıda protein ayrıştırıcı diye söz ettiğimiz aygıt olmadan, bu canlı kayalarla mükemmel bir yaşam dengesi kurabiliyormuş. Haberiniz olsun.

Malzemeler tamamsa beklemeye başlayın.

Malzemeler tamamsa beklemeye başlayın.

Neyi mi? Kumu koyduk. Suyumuzu, özel tuzumuzu ekledik. Canlı kayalar, bitkilerimiz, dalga motoru ve filtreler de tamam. Sıcaklığı da ayarladık mı… Bekleme zamanı geldi demektir. Evet, akvaryum kurulduktan sonra içinde uygun biyolojik koşulların oluşması için bir ay kadar beklenmesi gerekiyor. Yani gerçek bir deniz ortamı yaratmak o kadar da kolay değil. Ama sonrası hepsine değecek bir tablo güzelliğinde olacak.

Son ve En Eğlenceli Aşama

Son ve En Eğlenceli Aşama

Şimdi seç beğen al zamanı. Aslında akvaryumu hazırlamak ve bakmaktan daha zor bir iştir balık seçmek. Damseller, perculalar, mandarinler, kardinaller… Temizlik ekibi olarak çalışan deniz kestaneleri ve karidesler… kayalar ve mercanlar var da var! Deniz derya balık var. Baksanıza şunlara!
denizkestanesi e Evlerdeki Okyanus
Karşınızda akvaryumun temizlik sorumlularından denizkestanesi.
Sarı kuyruk damsel. Sanki son anda mavi olmaktan vazgeçmiş gibi.
damsel e2 Evlerdeki Okyanus
papaganbaligi e3 Evlerdeki Okyanus
Suluboya renkleri bulaşmış gibi… Papağan balığı
Burnu kıstırılası tilki surat
tilkisurat e2 Evlerdeki Okyanus
hamlet e2 Evlerdeki Okyanus

Ben mavi olmaktan vazgeçmedim diyen mavi Hamlet.

denizati e Evlerdeki Okyanus

Denizdeki at, denizatı

Mandarin
mandarin e2 Evlerdeki Okyanus
denizkestanesi e Evlerdeki Okyanus
Karşınızda akvaryumun temizlik sorumlularından denizkestanesi.
Sarı kuyruk damsel. Sanki son anda mavi olmaktan vazgeçmiş gibi.
damsel e2 Evlerdeki Okyanus
papaganbaligi e3 Evlerdeki Okyanus
Suluboya renkleri bulaşmış gibi… Papağan balığı
Burnu kıstırılası tilki surat
tilkisurat e2 Evlerdeki Okyanus
hamlet e2 Evlerdeki Okyanus

Ben mavi olmaktan vazgeçmedim diyen mavi Hamlet.

denizati e Evlerdeki Okyanus

Denizdeki at, denizatı

Mandarin
mandarin e2 Evlerdeki Okyanus
akrepbaligi e2 Evlerdeki Okyanus
Balık olduğu pek anlaşılmayan akrep balığı
akrepbaligi e2 Evlerdeki Okyanus
Balık olduğu pek anlaşılmayan akrep balığı

2 Haziran 1896’da Guglielmo Marconi telsiz telgraf sistemi için patent başvurusu yaptı.

 

02 haziran wiki 2 Haziran

Görsel kaynağı: Wikipedia

 

Heinrich Hertz, 1886’da radyo dalgalarını keşfettiğinde “Bunların pratik hiçbir uygulaması olacağını sanmıyorum” demişti ama onun keşfettiği dalgalar, genç İtalyan mucit Guglielmo Marconi’nin çok yararlı bir buluş yapmasını sağladı. Marconi radyo dalgalarını kullanarak Mors kodundaki noktaları ve çizgileri ileten telsiz telgrafı geliştirdi. 2 Haziran 1896’da İngiltere’de buluşu için patent başvurusunda bulundu.

AYIN TAMAMI