“Gölgesiz kalırdık, salıncak kuracak ya da tırmanacak ağaç bulamazdık, tabii bir de yakacak odun ve yiyecek meyve olmazdı!” mı diyorsunuz? Keşke o kadarla kalsaydı! Bu durumun sandığınızdan çok daha büyük sonuçları olurdu; hatta bu satırları okuyacak kimse kalmazdı bile! Haydi gelin, olacaklara tek tek bakalım.
İlk olarak gayet iyi bildiğiniz bir gerçekle başlayalım; ağaçlar, sessiz sedasız çalışan minik fabrikalar gibidir. Yapraklarıyla havadaki karbondioksiti emer, güneş ışığını kullanarak kendilerine besin üretir ve bunu yaparken oksijen salarlar. Yani hem havayı temizlerler hem de soluduğumuz oksijenin bir bölümünü üretirler. Yeri gelmişken önemli bir ayrıntıyı da anımsatalım; soluduğumuz oksijenin büyük bölümünü aslında okyanuslardaki gözle görülmeyen minicik canlılara borçluyuz. Ama elbette bu durum, ağaçları önemsiz kılmaz. Çünkü onların asıl kahramanlığı, havadaki karbondioksiti emip depolamalarıdır.







İşin belki de en şaşırtıcı ve ironik yanı, ağaçlar bizden çok ama çok daha yaşlı türler oldukları için yüz milyonlarca yıl önce yeryüzünü kaplayan dev ormanlar, havadaki karbonu emmiş ve o karbon, zamanla toprağın altında kömüre dönüşmüş durumda. Evet, bugün yakıt olarak kullandığımız kömüre de ağaçların havadan karbon toplaması sayesinde sahibiz! Yani ağaçlar, daha biz ortada yokken bile gezegenin havasını düzenleyen usta bahçıvanlardı. Ne var ki umarsızca tükettiğimiz fosil yakıtlarla şimdi biz o karbonu atmosfere tekrar geri salıyoruz!
Kısacası ağaçlar olmasaydı dünya daha sıcak, daha kurak, daha çıplak ve çok daha ıssız bir yer olurdu. İyi ki varlar; iyi ki havamızı temizliyor, yağmurumuzu getiriyor, toprağımızı tutuyor ve sayısız canlıya yuva oluyorlar. Öyleyse elimizden geldiğince ağaçlara sahip çıkalım ve fırsat buldukça yeni fidanlar dikelim. Tıpkı bu içeriği sizlere ulaştıran Türkiye İş Bankası’nın ‘’81 İlde 81 Orman’’ projesi gibi. TEMA Vakfı ve Orman Genel Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen projenin ilk fazında, 2008-2017 yılları arasında 2,2 milyon fidan toprakla buluştu, bakımları yapıldı. Bu, 2.158 futbol sahası büyüklüğünde bir alan demek. 2024 yılında ise yeniden hayata geçirildi ve bugüne dek 771.700 fidan dikildi. Hedef ise 2028 yılına kadar toplam 2,2 milyon fidan dikmek. Kim bilir, belki bir gün bu içeriği onlardan birinin gölgesinde, yine onlardan birinin sayesinde basılmış bir kitaptan yeniden okursunuz!



