ÇOCUKLARIN BİLGİ BANKASI KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

Bir sabah uyandığınızda yeryüzündeki bütün ağaçların yok olduğunu düşünün. Parklardaki, korulardaki, ormanlardaki tüm ağaçların hem de… Eğer varsa, bahçenizdeki erik ağacına ya da yol kenarındaki ıhlamurlara da veda etmişsiniz… Peki bu felaket senaryosu gerçek olsa ve ağaçların hepsi bir anda ortadan kaybolsa, acaba ne olurdu?

“Gölgesiz kalırdık, salıncak kuracak ya da tırmanacak ağaç bulamazdık, tabii bir de yakacak odun ve yiyecek meyve olmazdı!” mı diyorsunuz? Keşke o kadarla kalsaydı! Bu durumun sandığınızdan çok daha büyük sonuçları olurdu; hatta bu satırları okuyacak kimse kalmazdı bile! Haydi gelin, olacaklara tek tek bakalım.

İlk olarak gayet iyi bildiğiniz bir gerçekle başlayalım; ağaçlar, sessiz sedasız çalışan minik fabrikalar gibidir. Yapraklarıyla havadaki karbondioksiti emer, güneş ışığını kullanarak kendilerine besin üretir ve bunu yaparken oksijen salarlar. Yani hem havayı temizlerler hem de soluduğumuz oksijenin bir bölümünü üretirler. Yeri gelmişken önemli bir ayrıntıyı da anımsatalım; soluduğumuz oksijenin büyük bölümünü aslında okyanuslardaki gözle görülmeyen minicik canlılara borçluyuz. Ama elbette bu durum, ağaçları önemsiz kılmaz. Çünkü onların asıl kahramanlığı, havadaki karbondioksiti emip depolamalarıdır.

a o n o agaclar 1 Ağaçlar Olmasaydı Ne Olurdu?
İşte tam da bu nedenle eğer ağaçlar olmasaydı havadaki karbondioksit hızla artar ve zaten iklim değişikliği nedeniyle ısınan gezegenimiz, giderek daha da fazla ısınırdı. Sanki iklim değişikliği nedeniyle ısınmıyormuş gibi! Aslında ormanlar bu ısınmaya karşı en güçlü kalkanlarımızdan biridir. Ancak ormanları, özellikle de Amazon Yağmur Ormanları gibi dünya ekosisteminde kilit önemde olanları, kaybetmemiz yalnızca sıcaklıkların tırmanmasına değil, hava durumu olaylarının bütün dünyada çığırından çıkmasına neden olurdu. Gezegenimiz, yaşanması çok daha zor bir yer haline gelirdi.
Ağaçların bir başka gizli görevi de suyla ilgilidir. Kökleriyle topraktan çektikleri suyu, yapraklarından buhar olarak havaya verirler. Bu buhar bulutları oluşturur, bulutlar da yağmuru… Yani kısaca su çevriminde de payları büyüktür. Amazon gibi önemli yağmur ormanları, adeta gökyüzünde “uçan ırmaklar” oluşturur; öyle ki büyük bir Amazon ağacı, günde yaklaşık 1000 litre suyu gökyüzüne pompalayabilir! Yani ormanlar birer “biyo-pompa” gibi çalışarak nemi kıyılardan kıtaların derinlerine doğru taşır. O nedenle ağaçlar olmasaydı karaların iç kesimleri kuraklıktan kavrulur, yemyeşil topraklar yavaş yavaş çöle dönerdi.
a o n o kuraklik Ağaçlar Olmasaydı Ne Olurdu?
Anımsatacağımız bir diğer gerçek ise yine çok iyi bildiğiniz üzere, ağaçların kökleri toprağı bir ağ gibi sımsıkı kavrayarak tutar. Bu kökler olmasaydı yağan her yağmurda topraklar sel sularıyla sürüklenir, toprak kaymaları giderek çoğalır, verimli tarım arazilerimiz de yok olup giderdi. Yani ağaçlar aslında yalnızca havamızı değil, ayağımızı bastığımız toprağı ve yiyeceklerimizi de koruyor!
a o n o kokler Ağaçlar Olmasaydı Ne Olurdu?
Peki ya ağaçlarda ve ormanlarda yaşayan bunca canlıya ne olurdu dersiniz? Başka bölgelere mi taşınırlardı? İşte gelelim çok önemli bir başka sonuca; bu ne yazık ki çoğu türün yapabileceği bir şey değil. Sincaplardan baykuşlara, böceklerden mantarlara, milyonlarca canlı ağaçlar sayesinde barınır, beslenir ve saklanır. Karalarda yaşayan türlerin çok büyük bir bölümü ormanları kendine ev edinmiştir. Dolayısıyla ağaçların bir anda yok olması, tıpkı daha önceki bazı içeriklerimizde konu edindiğimiz arıların ya da sineklerin yok oluşundaki gibi, zincirleme bir ekolojik yıkıma yol açar; sayısız hayvan ve bitki türü de onlarla birlikte tarihe karışırdı.
Bir de ağaçların bize doğrudan armağan ettiği şeyleri düşünün: Masalarımızı, sandalyelerimizi, hatta okuduğumuz kitapların kâğıdını; yediğimiz elmaları, cevizleri, kirazları, zeytinleri… Bunların hepsinin ağaçlar sayesinde olduğunu gayet iyi biliyorsunuz. Birçok meyve, ilaç hammaddesi, yazın altına sığındığımız serin gölgeler… Şu sıcak yaz günlerinde ağaçlı sokakların betondan caddelere göre çok daha serin olması rastlantı değil elbette; ağaçlar kentlerimizi serinleten klimalardır aynı zamanda!
a o n o elmalar Ağaçlar Olmasaydı Ne Olurdu?

İşin belki de en şaşırtıcı ve ironik yanı, ağaçlar bizden çok ama çok daha yaşlı türler oldukları için yüz milyonlarca yıl önce yeryüzünü kaplayan dev ormanlar, havadaki karbonu emmiş ve o karbon, zamanla toprağın altında kömüre dönüşmüş durumda. Evet, bugün yakıt olarak kullandığımız kömüre de ağaçların havadan karbon toplaması sayesinde sahibiz! Yani ağaçlar, daha biz ortada yokken bile gezegenin havasını düzenleyen usta bahçıvanlardı. Ne var ki umarsızca tükettiğimiz fosil yakıtlarla şimdi biz o karbonu atmosfere tekrar geri salıyoruz!

Kısacası ağaçlar olmasaydı dünya daha sıcak, daha kurak, daha çıplak ve çok daha ıssız bir yer olurdu. İyi ki varlar; iyi ki havamızı temizliyor, yağmurumuzu getiriyor, toprağımızı tutuyor ve sayısız canlıya yuva oluyorlar. Öyleyse elimizden geldiğince ağaçlara sahip çıkalım ve fırsat buldukça yeni fidanlar dikelim. Tıpkı bu içeriği sizlere ulaştıran Türkiye İş Bankası’nın ‘’81 İlde 81 Orman’’ projesi gibi. TEMA Vakfı ve Orman Genel Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen projenin ilk fazında, 2008-2017 yılları arasında 2,2 milyon fidan toprakla buluştu, bakımları yapıldı. Bu, 2.158 futbol sahası büyüklüğünde bir alan demek. 2024 yılında ise yeniden hayata geçirildi ve bugüne dek 771.700 fidan dikildi. Hedef ise 2028 yılına kadar toplam 2,2 milyon fidan dikmek. Kim bilir, belki bir gün bu içeriği onlardan birinin gölgesinde, yine onlardan birinin sayesinde basılmış bir kitaptan yeniden okursunuz!