ÇOCUKLARIN BİLGİ BANKASI KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?

Doğayı koruyoruz, çöplerimizi çevreye atmıyoruz, gideceğimiz yere toplu taşımayla gidiyoruz. O zaman çevre neden kirleniyor? Biz duyarlıyız, komşularımız duyarlı, arkadaşlarımız duyarlı… O halde çevreyi kim kirletiyor? Çevre kirliliğinin birçok nedeni var. Belki ilk başta aklımıza gelmeyen, tek tek bireylerin çevreyi kirletmesinden daha etkili ve kalıcı nedenler… Üstelik asıl önemli ve büyük çaplı nedenler de bunlar. Gelin, biraz daha yakından bakalım.
ck trafik Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?

Fosil Yakıtla Çalışan Araçlar

Toplu taşıma bile kullansak, bindiğimiz araçlar fosil yakıtla –yani benzin, mazot ya da LPG ile- çalışıyorsa, çevreyi kirletiyoruz demektir. Çünkü bu araçların motorları havaya bol miktarda karbondioksit, azot oksit ve başka zararlı gazlar salar. Bu salımlar, hem havamızın kalitesini bozar hem de solunum yolu hastalıklarına yol açar. Üstelik trafiğin yoğun olduğu yerlerde trafik kaynaklı gürültü kirliliği de çevre kirliği sayılır. Bu yakıtların üretilmesi sırasında çevreye yayılan zararlı maddeler de cabası…
Bu araçlar arasında en zararsız olanlar, enerjisini güneş ya da rüzgârdan alan araçlar ve bisikletlerdir.

ck bacalar Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?

Küçüklü Büyüklü Tüm Bacalar

Kışın ısınmak için kullandığımız soba, kalorifer ya da kombilerin bacalarından, fabrikaların yıl boyu gece gündüz tüten bacalarına kadar her baca atmosfere kirletici ve zehirli gazlar salar. Günümüzde sanayi tesisleri vazgeçilmez olabilir; ancak üretimin farklı aşamalarında büyük miktarda açığa çıkan atık maddeler çevremiz için en büyük tehditlerden biridir. Üstelik bazı fabrikalar, yalnızca havaya değil suya ve toprağa karışan atıklar da üretir.

Çöp Sandığımız Geri Dönüşebilir Atıklar

Atıkları çöpe atmak da çevreyi kirleten etkenlerden biridir. Çünkü her atık çöp değildir! Ama çoğumuz ne yazık ki geri dönüşebilecek atıkları da çöpe atıyoruz. Hele plastik, metal ya da kimyasal atıkların yanlış çöpe atılması, çevre ve deniz kirliliğini daha da artırır. Çöplüklerde biriken böylesi atıklar, toprağa ve suya karışabilir. Özellikle plastik atıklar, doğada çok uzun süre kalır ve ekosisteme ciddi zararlar verir. Elektronik atıklar da doğru şekilde geri dönüştürülmezse, ağır metallerin çevreye sızmasına neden olur.
Bu nedenle hem çöplerimizi ayrıştırmalı hem de geri dönüşümü evlerde, okullarda, iş yerlerinde, kısacası bulunduğumuz her yerde yapmalıyız.

ck deniz kirliligi2 Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?
ck tarim ilaclari Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?

Tarımda Kullanılan Maddeler

Son yıllarda organik tarıma ilgi artmış olabilir; ama dünya nüfusunu besleyen milyonlarca tonluk sebze ve meyve sizce nasıl üretiliyor? Bitkileri zararlılara karşı korumak için atılan ilaçlar ve büyümelerini sağlamak için toprağa dökülen kimyasal gübrelerle tabii ki… Bunlar hem su kaynaklarına karışarak hem de ekosistemdeki başka canlılara zarar vererek sağlığımızı ve çevremizi doğrudan tehdit ediyor.
Bunlara karşın bizler de yeme içme alışkanlarımıza dikkat ederek daha bilinçli tercihler yapabiliriz.

ck hava kirliligi Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?

Artan Dünya Nüfusu ve Hızla Büyüyen Kentler

İnsanların yalnızca atıklarıyla değil, varlıklarıyla da çevreyi kirlettiğini düşünmüş müydünüz? 1800’lü yılların başında 1 milyar, 1900’lü yılların ilk çeyreğinde 2 milyar olan dünya nüfusu son 100 yıl içinde dört katına çıkarak 8 milyarı aştı! Bu da yapılaşmayla doğal alanların yok olması anlamına geliyor elbette. İnşaatlar ve altyapı projeleri toprak erozyonu, hava kirliliği ve su kirliliği de yaratıyor. Ormanların yerini kentlerin almasıyla birlikte yalnızca üretilen atıklar ve enerji gereksinimi artmıyor, karbondioksit emiliminin düşmesiyle hava kalitesi azalıyor ve ekosistemler –dolayısıyla birçok tür- yok oluyor. Bu durum da nüfus kontrolünün önemini gözler önüne seriyor.

Tüketim Çılgınlığımız

Çevreyi kirleten birçok nedeni sıraladık; ama en önemlisini sona sakladık: Aşırı tüketim. Aslında eskiye –çok değil, yüz ya da iki yüz yıl önceye- göre çok daha fazla tüketiyor olmak çevreye daha fazla atık saçmamızın başlıca nedenidir. Giysilerimizi, eşyalarımızı, elektronik aygıtlarımızı sık sık değiştirmemiz, yiyebileceğimizden çok gıda almamız yalnızca israfa yol açmıyor; çevreyi de kirletiyor. Üstelik doğal kaynakların tükenmesi gibi bir tehdit de kapımızda…
Bilinçli tüketim, sürdürülebilir ürünleri tercih etmek, yiyeceğimizden fazlasını almamak ve tabii ki paylaşmak en iyi çözüm!

ck tuketim cilginligi Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?

Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?

Doğayı koruyoruz, çöplerimizi çevreye atmıyoruz, gideceğimiz yere toplu taşımayla gidiyoruz. O zaman çevre neden kirleniyor? Biz duyarlıyız, komşularımız duyarlı, arkadaşlarımız duyarlı… O halde çevreyi kim kirletiyor? Çevre kirliliğinin birçok nedeni var. Belki ilk başta aklımıza gelmeyen, tek tek bireylerin çevreyi kirletmesinden daha etkili ve kalıcı nedenler… Üstelik asıl önemli ve büyük çaplı nedenler de bunlar. Gelin, biraz daha yakından bakalım.
ck trafik Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?

Fosil Yakıtla Çalışan Araçlar

Toplu taşıma bile kullansak, bindiğimiz araçlar fosil yakıtla –yani benzin, mazot ya da LPG ile- çalışıyorsa, çevreyi kirletiyoruz demektir. Çünkü bu araçların motorları havaya bol miktarda karbondioksit, azot oksit ve başka zararlı gazlar salar. Bu salımlar, hem havamızın kalitesini bozar hem de solunum yolu hastalıklarına yol açar. Üstelik trafiğin yoğun olduğu yerlerde trafik kaynaklı gürültü kirliliği de çevre kirliği sayılır. Bu yakıtların üretilmesi sırasında çevreye yayılan zararlı maddeler de cabası…
Bu araçlar arasında en zararsız olanlar, enerjisini güneş ya da rüzgârdan alan araçlar ve bisikletlerdir.

ck bacalar Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?

Küçüklü Büyüklü Tüm Bacalar

Kışın ısınmak için kullandığımız soba, kalorifer ya da kombilerin bacalarından, fabrikaların yıl boyu gece gündüz tüten bacalarına kadar her baca atmosfere kirletici ve zehirli gazlar salar. Günümüzde sanayi tesisleri vazgeçilmez olabilir; ancak üretimin farklı aşamalarında büyük miktarda açığa çıkan atık maddeler çevremiz için en büyük tehditlerden biridir. Üstelik bazı fabrikalar, yalnızca havaya değil suya ve toprağa karışan atıklar da üretir.

Çöp Sandığımız Geri Dönüşebilir Atıklar

Atıkları çöpe atmak da çevreyi kirleten etkenlerden biridir. Çünkü her atık çöp değildir! Ama çoğumuz ne yazık ki geri dönüşebilecek atıkları da çöpe atıyoruz. Hele plastik, metal ya da kimyasal atıkların yanlış çöpe atılması, çevre ve deniz kirliliğini daha da artırır. Çöplüklerde biriken böylesi atıklar, toprağa ve suya karışabilir. Özellikle plastik atıklar, doğada çok uzun süre kalır ve ekosisteme ciddi zararlar verir. Elektronik atıklar da doğru şekilde geri dönüştürülmezse, ağır metallerin çevreye sızmasına neden olur.
Bu nedenle hem çöplerimizi ayrıştırmalı hem de geri dönüşümü evlerde, okullarda, iş yerlerinde, kısacası bulunduğumuz her yerde yapmalıyız.

ck deniz kirliligi2 Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?
ck tarim ilaclari Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?

Tarımda Kullanılan Maddeler

Son yıllarda organik tarıma ilgi artmış olabilir; ama dünya nüfusunu besleyen milyonlarca tonluk sebze ve meyve sizce nasıl üretiliyor? Bitkileri zararlılara karşı korumak için atılan ilaçlar ve büyümelerini sağlamak için toprağa dökülen kimyasal gübrelerle tabii ki… Bunlar hem su kaynaklarına karışarak hem de ekosistemdeki başka canlılara zarar vererek sağlığımızı ve çevremizi doğrudan tehdit ediyor.
Bunlara karşın bizler de yeme içme alışkanlarımıza dikkat ederek daha bilinçli tercihler yapabiliriz.

ck hava kirliligi Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?

Artan Dünya Nüfusu ve Hızla Büyüyen Kentler

İnsanların yalnızca atıklarıyla değil, varlıklarıyla da çevreyi kirlettiğini düşünmüş müydünüz? 1800’lü yılların başında 1 milyar, 1900’lü yılların ilk çeyreğinde 2 milyar olan dünya nüfusu son 100 yıl içinde dört katına çıkarak 8 milyarı aştı! Bu da yapılaşmayla doğal alanların yok olması anlamına geliyor elbette. İnşaatlar ve altyapı projeleri toprak erozyonu, hava kirliliği ve su kirliliği de yaratıyor. Ormanların yerini kentlerin almasıyla birlikte yalnızca üretilen atıklar ve enerji gereksinimi artmıyor, karbondioksit emiliminin düşmesiyle hava kalitesi azalıyor ve ekosistemler –dolayısıyla birçok tür- yok oluyor. Bu durum da nüfus kontrolünün önemini gözler önüne seriyor.

Tüketim Çılgınlığımız

Çevreyi kirleten birçok nedeni sıraladık; ama en önemlisini sona sakladık: Aşırı tüketim. Aslında eskiye –çok değil, yüz ya da iki yüz yıl önceye- göre çok daha fazla tüketiyor olmak çevreye daha fazla atık saçmamızın başlıca nedenidir. Giysilerimizi, eşyalarımızı, elektronik aygıtlarımızı sık sık değiştirmemiz, yiyebileceğimizden çok gıda almamız yalnızca israfa yol açmıyor; çevreyi de kirletiyor. Üstelik doğal kaynakların tükenmesi gibi bir tehdit de kapımızda…
Bilinçli tüketim, sürdürülebilir ürünleri tercih etmek, yiyeceğimizden fazlasını almamak ve tabii ki paylaşmak en iyi çözüm!

ck tuketim cilginligi Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?

1 Haziran 1831’de James Clark Ross, manyetik kuzey kutbunun yerini saptadı.

 

01 haziran wiki 1 Haziran

 

neler oldu haziran 2020 01 3 1 Haziran

Dünya’nın manyetik kutupları coğrafi kutuplarıyla çakışmaz.
Manyetik kutuplar sürekli hareket halindedir. Zamanla yer değiştirirler.

 

İngiliz deniz kuvvetleri subayı James Clark Ross, 1819 ile 1833 arasında Kuzey Kutup Bölgesi’ne düzenlenen beş araştırma seferine katıldı. Bunların sonuncusunda olan 1 Haziran 1831’de Kanada’nın kuzeyindeki Boothia Yarımadası’na yaptığı seferde Dünya’nın manyetik kuzey kutbunun yerini saptadı.

AYIN TAMAMI