ÇOCUKLARIN BİLGİ BANKASI KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

Yazarlar / Muzaffer Özgüleş

Yine kavurucu bir yaz, yine nefes almanın bile zorlaştığı gündüzler… Ve yine dünyanın dört bir yanından gelen orman yangını haberleri. Artık çok iyi biliyoruz ki neden iklim değişikliği. Neyse ki biz, dünyamızı daha da çok ısıtmamak için elinden geleni yapan ve daha çok geceleri ayakta olan gökyüzü severleriz! Bu ay özellikle 12 Ağustos’u iple çekiyoruz. Neden mi? Gelin, yılın bu en sıcak ayının 12’sinde ve diğer gecelerinde gökyüzünde bizi nelerin beklediğine yakından bakalım.
  • Perseid (Kahraman) göktaşı yağmuru zirveye ulaşıyor.
  • Venüs ve Jüpiter 12 Ağustos sabahı buluşuyor.
  • Merkür sabah gökyüzüne geçiyor.

Sayfadaki yıldız haritalarını üzerlerine tıklayarak daha büyük görebilirsiniz.

Perseidler Geliyor!

Perseidler, en etkileyici göktaşı yağmurlarından biridir. Zirve yaptıklarında saatte 140 göktaşına kadar ulaşabilirler. 1862’de keşfedilen Swift-Tuttle kuyruklu yıldızının geride bıraktığı döküntülerin -tozların ve taşların- atmosferimize girmesiyle oluşan Perseidler, aynı zamanda ateş topu denen parlak göktaşları üretmesiyle de ünlüdür. Her yıl 17 Temmuz – 24 Ağustos tarihleri arasında aktif olan yağmurun bu yılki en yoğun zamanı, 12 Ağustos’u 13 Ağustos’a bağlayan gece yaşanacak.

Dolunaydan üç gün sonra, küçülen şişkin ay evresindeki uydumuz, bu göktaşlarının bir kısmının görünmesini engelleyecek. Parlak olanlar hariç tabii! Eğer sabırlı olursanız, yine de etkileyici bir “Perseid duşu” alabilirsiniz. En iyi gözlem koşulları için geceyarısından sonra kent ışıklarından uzakta, karanlık bir yer seçin, bir matın ya da battaniyenin üzerine uzanın ve gözlerinizi dört açın. Meteorlar her ne kadar Kahraman takımyıldızından saçılıyormuş gibi görünecek olsa da gökyüzünün herhangi bir yerinde ortaya çıkabilirler. Dilerseniz Perseidlerle ilgili ayrıntıları bu içeriğimizden anımsayabilirsiniz. Aşağıdaki gökyüzü haritasını kullanarak da, göktaşlarının hangilerinin Perseidlere, hangilerinin başka “yağmur”lara ait olduğunu tespit edebilirsiniz

agustos2025 a g 12 13 agustos 12 Ağustos Gecesine Hazır mısınız?
12 Ağustos’u 13 Ağustos’a bağlayan gece yarısında göktaşı yağmurlarının kaynakları.

Ağustos Ayında Gezegenler

Ağustos ayında gezenlerle ilgili en dikkat çekici olay; tam da Perseidlerin zirve yaptığı sıralarda, Venüs’le Jüpiter’in yan yana gelmesi olacak. Gökyüzünün Güneş ve Ay’dan sonra en parlak cisimleri olan bu iki gezegen (bu ay Venüs -4, Jüpiter -1,7 kadir civarında), ağustos başından itibaren sabahları hızla birbirine yaklaşacak. 12 Ağustos’a gelindiğinde aralarındaki mesafe 1 dereceden bile az olacak, yani Ay’ın görünür çapından biraz fazla! Ağustosun geri kalanındaysa Venüs alçalmaya -yani Güneş’e doğru yaklaşmaya- devam ederken Jüpiter yükselecek. İkili, aralarına hilal evresindeki Ay’ı da 20 Ağustos sabahı alacak.
agustos2025 a g 12agustos 12 Ağustos Gecesine Hazır mısınız?
12 Ağustos sabahı gün doğumundan 1 saat önce doğuya doğru bakarken Jüpiter’le Venüs işte bu kadar yakın olacak. O sırada Merkür de ufuktan yükselmeye başlayacak.
İşin ilginç yanı aynı günün sonunda, yani 12 Ağustos akşamı Satürn ve Ay buluşacak. Hatta Neptün, Satürn’e daha da yakın olacak. Tabii Venüs ile Jüpiter kadar yakın olmayacaklar ve Neptün’ü görebilmek için dürbün, hatta teleskop gerekecek. 12 Ağustos sabahı, gün doğmadan uyanıp Venüs ile Jüpiter’in buluşmasını izledikten sonra tekrar uyumanızı tavsiye ederiz. Sonra da akşam Satürn-Neptün-Ay yakınlaşmasını izleyip gece Perseidleri sayabilirsiniz. Peki, 12 Ağustos’u neden iple çektiğimizi şimdi anladınız mı?
agustos2025 a g 12agustos gece 12 Ağustos Gecesine Hazır mısınız?
12 Ağustos gecesi Satürn Ay’la yakınlaşacak. Eğer dürbün ya da teleskopunuz varsa, Satürn’ün sol üstünde Neptün’ü de görebilirsiniz.
Geçen ay gece gökyüzünde bizimle köşe kapmaca oynayan hızlı gezegen, bu ay sabah gökyüzüne geçti bile! Ayın ilk günlerinden itibaren doğudan yükselişe geçen Merkür, 21 Ağustos’ta sabah gökyüzünde en yüksek noktaya ulaşacak ve Ay’la yakınlaşacak. Yani onu, Güneş’ten en uzak konumundayken görmek daha kolay olacak. Sonraki günlerde alçalışa geçecek ama parlaklığı artacak. Hatta ağustos sonunda -1 kadire ulaşacak ama ufka da yaklaşacağı için görülmesi zorlaşacak. Siz iyisi mi 20 Ağustos ve 21 Ağustos sabahları saatinizi gün doğumundan bir saat öncesine kurun da aşağıdaki manzaraları kaçırmayın!
20 Ağustos sabahı, gün doğumundan 1 saat önce doğuya doğru bakarken Jüpiter ile Venüs’ü aralarında Ay’la göreceksiniz. Ertesi sabah da hilâl evresindeki uydumuz, doğuda en yüksek noktaya ulaşan Merkür ile Venüs’ün arasına girecek.
Son olarak Mars’tan söz edelim. İyiden iyiye batıya kayan Kızıl Gezegen, artık akşamları anca bir iki saat gözlenebiliyor. Başak takımyıldızında turuncu rengiyle fark edilse de parlaklığı yalnızca +1,6 kadir… Yani Başak’ın en parlak yıldızı Spica’dan bile daha sönük. 26 Ağustos akşamı hilâl evresindeki Ay’la yakınlaşacak Mars, eylül sonunda batı ufkuna ve akşamlara veda edecek -tabii bir süre sonra sabahları doğudan yine belirene kadar!
agustos2025 a g 26agustos 12 Ağustos Gecesine Hazır mısınız?
26 Ağustos

Ağustos Ayı Gökyüzü Takvimi

Acaba ağustos ayında gökyüzünde bizleri neler bekliyor? Aşağıdaki gökyüzü takvimini incelemeniz yeterli!

1 Ağustos

agustos2025 a g 01 08 12 Ağustos Gecesine Hazır mısınız?
Ay ilk dördün evresinde

9 Ağustos

agustos2025 a g 09 31 08 12 Ağustos Gecesine Hazır mısınız?
Ay dolunay evresinde

12 Ağustos

agustos2025 a g 12 18 08 12 Ağustos Gecesine Hazır mısınız?
Kahraman (Perseid) göktaşı yağmuru (saatte ortalama 140 göktaşı), Venüs-Jüpiter yakınlaşması (sabah), Satürn-Neptün-Ay yakınlaşması.

16 Ağustos

agustos2025 a g 16 08 12 Ağustos Gecesine Hazır mısınız?
Ay son dördün evresinde; Ay-Ülker (M45) açık yıldız kümesi yakınlaşması

18 Ağustos

agustos2025 a g 12 18 08 12 Ağustos Gecesine Hazır mısınız?
Kuğu (κ-Cygnid) göktaşı yağmuru (saatte ortalama 3 göktaşı)

20 Ağustos

agustos2025 a g 20 08 12 Ağustos Gecesine Hazır mısınız?
Jüpiter-Ay-Venüs yakınlaşması

21 Ağustos

agustos2025 a g 21 08 12 Ağustos Gecesine Hazır mısınız?
Merkür sabah gökyüzünde en yüksek noktada

23 Ağustos

agustos2025 a g 23 08 12 Ağustos Gecesine Hazır mısınız?
Ay yeniay evresinde

26 Ağustos

agustos2025 a g 26 08 12 Ağustos Gecesine Hazır mısınız?
Ay-Mars yakınlaşması

31 Ağustos

agustos2025 a g 01 08 12 Ağustos Gecesine Hazır mısınız?
Ay ilk dördün evresinde
Not: Bu sayfadaki gezegen ve yıldız haritaları, Stellarium yazılımıyla oluşturulmuştur. Siz de stellarium-web.org adresinden ya da mobil uygulamadan anlık haritalara ulaşabilir, yazıda söz edilen gökcisimlerini bulmak için kullanabilirsiniz.
Merhaba gökyüzü severler! Elbette kişiden kişiye değişir ama yaz mevsiminin en güzel ayı belki de temmuzdur. Üstelik temmuz hem dağda, hem denizde, hem de gökyüzünde bir başka güzeldir! Samanyolu, yaz takımyıldızları, göktaşı yağmurları… Ayrıca bu ay, gezegenler de bizi yalnız bırakmıyor! O zaman gelin gözlerimizi dört açıp, göğe bakalım. Acaba temmuzda gökyüzünde bizleri neler bekliyor?
  • Merkür ile Mars akşam gökyüzündeler.
  • Venüs ve Jüpiter sabah gökyüzünde ışıldıyor.
  • Temmuz’un sonunda göktaşı yağmurları çoğalıyor.

Sayfadaki yıldız haritalarını üzerlerine tıklayarak daha büyük görebilirsiniz.

Temmuz ayında gezegenler

Temmuz ayında bütün gezegenleri -tabii çıplak gözle görülebilenleri- görmek mümkün: Merkür’ü bile! Hızlı gezegen ayın ilk günlerinde batıda, gün batımından 40 dakika kadar sonra, tam da Yengeç takımyıldızında bize göz kırpıyor olacak. Ama tabii keskin gözlülere ya da dürbünü olanlara! Merkür, 4 Temmuz akşamında, gökyüzünde en büyük doğu uzanımında olacak. Yani onu, Güneş’ten en uzak konumundayken görmeyi deneyebilirsiniz. Onun üstünde, daha yukarılarda Mars’ı, Aslan takımyıldızında turuncu rengiyle ayırt etmek gayet kolay olacak. Merkür, ayın ortasında gökyüzünden kaybolacak. Ama Kızıl Gezegen Mars’ı, her gün biraz daha alçalsa da, temmuz sonuna kadar batı yönünde görebileceğiz.
a g temmuz2025 04 temmuz Samanyolu Sezonu Devam Ediyor
4 Temmuz akşamı gün batımından 40 dakika kadar sonra batıya doğru bakarken en büyük doğu uzanımına ulaşan Merkür ve daha yukarıda Mars.
Şimdi yönümüzü doğuya çevirelim ve akşamdan sabaha kadar sahneye sırayla kimlerin çıktığına bakalım. Günbatımında Yaz Üçgeni -Vega, Altair ve Deneb- doğu ufkunun üzerinde biraz yükselmiş durumdalar artık. Geceyarısına doğru Kanatlı At ve Andromeda takımyıldızlarıyla beraber, onların hemen altındaki Balık takımyıldızındaki Satürn de doğuyor. Sabaha doğruysa önce Boğa takımyıldızı ve onun en parlağı Aldebaran dolaylarında gezinen Venüs ışıldıyor. Sabahın alacakaranlığında Güneş’ten bir saat kadar önce de Jüpiter, doğu ufkundan yükseliyor.
21-22-23 Temmuz sabahları gün doğumundan önce doğuya doğru bakarken Venüs, Jüpiter ve Ay.
Gördüğünüz gibi bütün gezegenler tek tek sahne alıyor. Onları ekliptik kuşağı ya da zodyak çemberi üzerinde, ünlü “burç takımyıldızları” içinde görebilirsiniz. Tabii bazı geceler onlara Ay da eşlik edecek. 16 Temmuz’daki Ay-Satürn yakınlaşmasını izlerken elinizde bir dürbün de varsa, Satürn’ün biraz üzerinde Neptün’ü bile görebilirsiniz. Uydumuz, 20 Temmuz’da Ülker (M45) açık yıldız kümesiyle, 22 Temmuz’da Venüs’le, 23 Temmuz sabahında Jüpiter’le, 28 Temmuz akşamı da Mars’la yakınlaşacak.
a g temmuz2025 16 temmuz Samanyolu Sezonu Devam Ediyor
15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece Ay’ı yanına alan Satürn’ün biraz üzerinde Neptün’ü dürbünle görmeye çalışabilirsiniz.

Temmuz ayında göktaşı yağmurları

28 Temmuz’da zirve yapması beklenen Güneybalığı (Piscis Austrinid) göktaşı yağmurunda saatte ortalama 5 göktaşı, 30 Temmuz’da zirve yapacak Kova (δ-Aquariid) göktaşı yağmurundaysa saatte ortalama 13 göktaşı bekleniyor. Aynı gece Oğlak (α-Capricornid) göktaşı yağmuru da zirve yapacak; ancak saatte ortalama 3 göktaşıyla diğerlerine göre zayıf kalacak. Aşağıdaki haritada da göreceğiniz gibi Kahraman (Perseid) göktaşı yağmuru da Ağustos’u beklemeden başlıyor. Temmuzun sonunda hilâl evresindeki Ay erken batacağı için göktaşı gözlemi için koşullar uygun diyebiliriz; tabii siz de ışık kirliliğinden uzak bir yer bulabilirseniz…
a g temmuz2025 30 temmuz Samanyolu Sezonu Devam Ediyor
30 Temmuz akşamı gece yarısına doğru güneydoğuya doğru bakarken göktaşı yağmurlarının kaynakları.

Temmuz Ayı Gökyüzü Takvimi

Acaba temmuz ayında gökyüzünde bizleri neler bekliyor? Aşağıdaki gökyüzü takvimini incelemeniz yeterli!

2 Temmuz

a g temmuz2025 takvim 02 temmuz Samanyolu Sezonu Devam Ediyor
Ay ilk dördün evresinde

4 Temmuz

a g temmuz2025 takvim 04 temmuz Samanyolu Sezonu Devam Ediyor
Merkür akşam gökyüzünde en büyük doğu uzanımında

10 Temmuz

a g temmuz2025 takvim 10 temmuz Samanyolu Sezonu Devam Ediyor
Ay dolunay evresinde

13 Temmuz

a g temmuz2025 takvim 13 temmuz Samanyolu Sezonu Devam Ediyor
Satürn tersinir hareketine başlıyor

16 Temmuz

a g temmuz2025 takvim 16 temmuz Samanyolu Sezonu Devam Ediyor
Ay-Satürn-Neptün yakınlaşması

18 Temmuz

a g temmuz2025 takvim 18 temmuz Samanyolu Sezonu Devam Ediyor
Ay son dördün evresinde

20 Temmuz

a g temmuz2025 takvim 20 temmuz Samanyolu Sezonu Devam Ediyor
Ay-Ülker (M45) açık yıldız kümesi yakınlaşması

22 Temmuz

a g temmuz2025 takvim 22 temmuz Samanyolu Sezonu Devam Ediyor
Ay-Venüs yakınlaşması

23 Temmuz

a g temmuz2025 takvim 23 temmuz Samanyolu Sezonu Devam Ediyor
Ay-Jüpiter yakınlaşması

24 Temmuz

a g temmuz2025 takvim 24 temmuz Samanyolu Sezonu Devam Ediyor
Ay yeniay evresinde

28 Temmuz

a g temmuz2025 takvim 28 temmuz Samanyolu Sezonu Devam Ediyor
Ay-Mars yakınlaşması; Güneybalığı (Piscis Austrinid) göktaşı yağmuru (saatte ortalama 5 göktaşı)

30 Temmuz

a g temmuz2025 takvim 30 temmuz Samanyolu Sezonu Devam Ediyor
Kova (δ-Aquariid) göktaşı yağmuru (saatte ortalama 13 göktaşı); Oğlak (α-Capricornid) göktaşı yağmuru (saatte ortalama 3 göktaşı)
Not: Bu sayfadaki gezegen ve yıldız haritaları, Stellarium yazılımıyla oluşturulmuştur. Siz de stellarium-web.org adresinden ya da mobil uygulamadan anlık haritalara ulaşabilir, yazıda söz edilen gökcisimlerini bulmak için kullanabilirsiniz.
Merhaba gökyüzü tutkunları! Yaz tatili en sonunda geldi. Ve bilin bakalım yazla birlikte ne sezonu da başladı? Samanyolu! Evet, kum gibi yıldızla dolu gökadamız bize en güzel yüzünü tam da bu sımsıcak ayda gösteriyor. Özellikle de Samanyolu’nun çekirdeği, yani merkezi, gözlem için en uygun konumda olacak. Haydi, bizi haziran ayında gökyüzünde nelerin beklediğine hep birlikte bakalım.
  • Samanyolu’nun merkezi kolayca gözlenebilecek bir konuma ulaşacak.
  • Venüs ile Satürn sabah gökyüzünde, Mars ile Jüpiter de akşam gökyüzünde ışıldayacak.
  • Yaz Üçgeni gün batımıyla birlikte doğudan yükselecek.

Samanyolu’nun merkezine yolculuk başlıyor!

Tıpkı takımyıldızların gökyüzündeki yıllık ve gecelik hareketi gibi, Güneş Sistemi’nin de içinde yer aldığı Samanyolu, bizim bakış açımızdan sürekli yer değiştirir. Uzaydan bakabilseydik, bir çember gibi gökyüzünü süslediğini göreceğimiz gökadamız, dünyadan bir yay şeklinde görünür. Samanyolu’nun hangi kısmını görebileceğimiz de yerküre üzerindeki konumumuza bağlıdır; aynı şekilde takımyıldızlardan bazılarını kuzey yarımküreden hiç göremeyişimiz de öyle.
a g 06 2025 samanyolu Samanyolu Sezonu Başlıyor!
Bütün gökcisimleri gibi Samanyolu’nun da yılın farklı dönemlerinde doğuş ve batış saatleri değişir. Çok geniş bir alanı kapladığı için görünen kısımları da mevsimlere göre farklı olur. Bu yüzden bazı aylarda (aralıkta ve ocakta) gökadamızın merkezi Türkiye’den hiç görülmez. Ama yaz ayları geldiğinde gösteri başlar! Çünkü Samanyolu’nun merkezi, Yay takımyıldızı yönündedir. Bu takımyıldız da yaz aylarında gün batımıyla doğar ve bütün gece gökyüzünde kalır.
a g 06 2025 samanyolu nasa Samanyolu Sezonu Başlıyor!
Samanyolu’na yukarıdan bakabilseydik bu resimdeki gibi görünürdü. Güneş ve Dünya da kırmızı halkanın içinde yer alırdı!
Görsel kaynağı: NASA
Bir disk şeklinde olan gökadamız yüz milyarlarca yıldız içerir. Merkezi, öteki kısımlarına göre çok daha yoğundur. Gökadamızı bir frizbi gibi düşünebilirsiniz. Güneş Sistemi de bu frizbinin kenarına yakın bir yerdedir. İyice küçülüp bu frizbinin içine, dünyanın bulunduğunu varsaydığımız o minnacık noktaya girdiğinizi hayal edin, şimdi. İşte, oradan bakınca frizbinin -yani gökadamızın- geri kalanında göreceğimiz yıldızlar, diğer yönlerde -örneğin yukarıda ve aşağıda- göreceğimiz yıldızlardan daha çok, frizbinin merkezindeyse daha da çok.
a g 06 2025 samanyolu cizim Samanyolu Sezonu Başlıyor!
Samanyolu’na yandan baktığımızdaysa Güneş Sistemi’miz bu çizimdeki işaretli yerdedir.
Dolayısıyla sıcak yaz geceleri yere uzanıp gökyüzüne baktığımızda göreceğimiz Samanyolu manzarası, başka mevsimlerde göreceğimizden daha etkileyici olur. Haziran ayında herhangi bir gece günbatımından gündoğumuna kadar gökyüzüne baktığımızda, aşağıdaki animasyondaki gibi gökadamızın gökyüzünü boydan boya kapladığını ve doğudan batıya doğru kaydığını görürüz. Samanyolu’nun ufka daha yakın olan, o en parlak kısmı da çekirdeği yani merkezidir.

Haziran ayında gezegenler

Gelelim haziran ayında gezegenlere… Geçen aya, sabah gökyüzünde yan yana başlayan Venüs ile Satürn, mayıs boyunca birbirinden uzaklaşmıştı. Haziranda da araları açılmaya devam edecek. Satürn ay başında gün doğumundan üç saat, Venüs de iki saat kadar önce doğacak. Ancak Satürn hızla arayı açacak; Haziran sonuna geldiğimizde Satürn’ün neredeyse gece yarısı doğduğunu göreceğiz. Ay, 19 Haziran’da Satürn’le, 22 Haziran sabahındaysa Venüs’le yakınlaşacak.

Sayfadaki yıldız haritalarını üzerlerine tıklayarak daha büyük görebilirsiniz.

a g 06 2025 19haziran Samanyolu Sezonu Başlıyor!
19 Haziran sabahı gün doğumundan önce doğuya doğru bakıldığında Venüs ve Satürn-Ay ikilisi.
Akşam gökyüzüne geçelim… Haziran boyunca akşamları gün batımından bir saat kadar sonra batıda Mars’ı kolayca ayırt edebilirsiniz. Aslan takımyıldızındaki gezintisini ağır adımlarla sürdüren Kızıl Gezegen, 1 Haziran ve 30 Haziran akşamları Ay’la yakınlaşacak, 16-17 Haziran’da da Aslan’ın en parlağı Regulus ile dip dibe olacak. Jüpiter’i artık görmek çok zor, belki ayın başında günbatımından sonra batı ufkunun hemen üzerinde şansınızı deneyebilirsiniz. Şansınıza ve gözünüze güveniyorsanız, size onun yerine Merkür verelim! Hızlı gezegen bu ayın ortalarında batı ufkunun üzerinde, İkizler’de olacak; bulabilene bravo!
a g 06 2025 1haziran Samanyolu Sezonu Başlıyor!
1 Haziran akşamı gün batımından bir saat sonra batıya doğru bakarken Mars-Ay ikilisi ve ufkun hemen üzerinde Jüpiter.

Haziran ayında göktaşı yağmurları

10 Haziran’da zirve yapması beklenen Koç (Arietid) göktaşı yağmurunda saatte ortalama 50 göktaşı gözlenmesi bekleniyor; ancak tabii ki ideal koşullarda! Gerçekte ve ışık kirliliğinin hiç olmadığı bir yerdeyse en çok 14 göktaşı görülebilecek. Hazirandaki bir başka göktaşı yağmuru da 27 Haziran’da zirve yapacak olan Çoban (Bootid) göktaşı yağmuru. Ancak bu yağmurun da pek bereketli geçeceği söylenemez.

Haziran Ayı Gökyüzü Takvimi

Acaba haziran ayında gökyüzünde bizleri neler bekliyor? Aşağıdaki gökyüzü takvimini incelemeniz yeterli!

1 Haziran

a g 06 2025 takvim 01 06 2025 Samanyolu Sezonu Başlıyor!
Ay-Mars yakınlaşması

3 Haziran

a g 06 2025 takvim 03 06 2025 Samanyolu Sezonu Başlıyor!
Ay ilk dördün evresinde

10 Haziran

my a g 06 08 2025 Samanyolu Sezonu Başlıyor!
Koç (Arietid) göktaşı yağmuru (saatte ortalama 14 göktaşı)

11 Haziran

my a g 12 2025 Samanyolu Sezonu Başlıyor!
Ay dolunay evresinde

18 Haziran

a g 06 2025 takvim 18 06 2025 Samanyolu Sezonu Başlıyor!
Ay son dördün evresinde.

19 Haziran

a g 06 2025 takvim 19 06 2025 Samanyolu Sezonu Başlıyor!
Ay-Satürn-Neptün yakınlaşması

21 Haziran

a g 06 2025 takvim 21 06 2025 Samanyolu Sezonu Başlıyor!
Yaz gündönümü (kuzey yarımkürede en uzun gündüz ve en kısa gece)

22 Haziran

a g 06 2025 takvim 22 06 2025 Samanyolu Sezonu Başlıyor!
Ay-Venüs yakınlaşması

25 Haziran

my a g 27 2025 Samanyolu Sezonu Başlıyor!
Ay yeniay evresinde

26 Haziran

a g 06 2025 takvim 26 06 2025 Samanyolu Sezonu Başlıyor!
Merkür akşam gökyüzünde en yüksek noktad

27 Haziran

my a g 06 08 2025 Samanyolu Sezonu Başlıyor!
Çoban (Bootid) göktaşı yağmuru

30 Haziran

a g 06 2025 takvim 01 06 2025 Samanyolu Sezonu Başlıyor!
Ay-Mars yakınlaşması

Not: Bu sayfadaki gezegen ve yıldız haritaları, Stellarium yazılımıyla oluşturulmuştur. Siz de stellarium-web.org adresinden ya da mobil uygulamadan anlık haritalara ulaşabilir, yazıda söz edilen gökcisimlerini bulmak için kullanabilirsiniz.

a n o uzaya gitsek giris 7 Bütün İnsanları Uzaya Göndermek Gerekseydi...
a n o uzaya gitsek giris 6 Bütün İnsanları Uzaya Göndermek Gerekseydi...
a n o uzaya gitsek giris 1 Bütün İnsanları Uzaya Göndermek Gerekseydi...
a n o uzaya gitsek giris 4 Bütün İnsanları Uzaya Göndermek Gerekseydi...
a n o uzaya gitsek giris 3 Bütün İnsanları Uzaya Göndermek Gerekseydi...
a n o uzaya gitsek giris 2 Bütün İnsanları Uzaya Göndermek Gerekseydi...

Dünyadaki Bütün İnsanları Uzaya Göndermek Gerekseydi

Acaba Ne Olurdu?

Hani bazı felaket senaryolarında karşımıza çıkar ya… Hızla yaklaşan büyük bir göktaşı ya da patlamak üzere olan bir nükleer bomba nedeniyle yeryüzündeki bütün insanları dünyadan uzaklaştırmamız, en azından uzaya göndermemiz gerekseydi, acaba ne olurdu? Öncelikle şunu bilmeliyiz: Bu anlattığımız şeyler sadece bir hayal değil. Eğer böyle devam edersek, iklim değişikliği yüzünden dünyamızda yaşanacak yer kalmayabilir. Unutmamalıyız ki, bizim başka bir gezegenimiz yok. Şimdi gelin, bunun cevabına birlikte bakalım…

Öncelikle buna gücümüz ve olanaklarımız yeter miydi acaba? Hepimizi uzaya, çok değil aslında, yeryüzünden 200 kilometrecik yukarıya götürmeye yetecek kadar enerji ve bunu yapabilecek zaman bulabilir miydik? Yoksa tüm insanları —yani yaklaşık 8 milyar kişiyi— uzaya göndermek, elimizdeki teknoloji ve enerji kaynaklarıyla olanaksız mıdır? Haydi gelin, kuramsal olarak neler gerektiğine bir bakalım.

Bir insanın ortalama ağırlığını 65 kg alarak başlayalım. En gelişmiş roketler, örneğin Falcon 9 bile bir kalkışta en çok 22.800 kg yükü alçak dünya yörüngesine taşıyabiliyor. Bu da tek seferde bir roketin ancak 350 insanı uzaya götürebileceği anlamına gelir. Tabii bu hesabı yaparken uzay için gerekli giysileri, yiyecekleri ve başka malzemeleri hiç hesaba katmıyoruz bile! Buna rağmen 8 milyar insanı uzaya taşıyabilmek için tam 23 milyon sefer yapmak gerekirdi!

a n o uzaya gitsek kalkis Bütün İnsanları Uzaya Göndermek Gerekseydi...

Haydi, diyelim ki aynı anda kalkış yapabilecek 23 milyon adet Falcon 9 roketimiz var. Gerçi böyle bir roketi yapmak bile en az 3 ay sürüyor ama, neyse! Bu kadar çok rokete (ya da tek bir roketin 23 milyon seferine) ne kadar yakıt gerekeceğini hiç düşündünüz mü? Tek bir roketin bir seferde yaklaşık 500 ton yakıt harcadığını kabul edersek bu da toplamda 11,5 milyar ton yakıt anlamına gelir. Oysa dünyanın bir yıllık yakıt üretimi 2 milyar ton dolayındadır. Yani bu kadar yakıtı bulmak için bile 6 yıl beklemek gerekirdi!

Kısacası bütün sınırları zorlasak, 8 milyar insanı uzaya taşıyacak enerjiyi bulmak yine de olanaksız olurdu. İyi ki de öyle olurdu; çünkü bu kadar çok yakıtın kısa süre içinde tüketildiği bir gezegen zaten yaşanmaz bir yere dönüşürdü! Geride kalan canlılar bu kadar çok roket kalkışından açığa çıkan karbondioksit ve öteki zararlı gazların etkisiyle tam bir cehennemde bulurlardı kendilerini! Zaten son iki yüzyıldaki fosil yakıt tüketimimiz yüzünden gezegenimizi yeterince ısıtmış ve iklim değişimini başlatmış durumdayız! Fosil yakıtlarla çalışan roketlerle uzaya topluca gitmek, geride kalan gezegenimizin pimini çekmek olurdu!

“Olsun, yalnızca merak ediyorum; o kadar çok yakıtımız olduğunu varsaysak” diyor ve “acaba 23 milyon kalkış için ne kadar süre gerekirdi?” diye mi soruyorsunuz? O zaman önce, yeryüzünde aktif 23 roket fırlatma alanı bulunduğunu anımsatalım. Bu da peş peşe 1 milyon kalkış anlamına gelir! Her bir kalkış arasında en azından bir saat olması şart, çünkü rampaya yerleştirilen roketin yakıtını doldurması bile bu kadar sürüyor. Bu durumda günde 24 kalkıştan yılda 8.760 kalkış yapar ve bu bile 114 yıl sürer!

a n o uzaya gitsek kalkis2 Bütün İnsanları Uzaya Göndermek Gerekseydi...

Azimlisiniz ve 8 milyar insanı, 23 milyon roketle, bütün dünyanın 6 yıllık yakıtını kullanarak uzaya göndermeye kararlısınız. Bunun için yeryüzünün her yerine roket fırlatma rampası yapmayı da göze aldınız! Ancak aralarında en azından 100 kilometre olmalı ki güvenli kalkışı garanti edebilesiniz. Böyle bir senaryoda, yani bütün kıtaları silme roket fırlatma alanıyla doldurursanız, 15 bin kalkış pistiniz olurdu. Her birinden günde 24 kalkış yapan roketlerinizin tümünün uzaya çıkması için de 64 gün gerekirdi. Yani insanlığın topluca uzaya göçü iki aydan biraz uzun sürerdi!

Bir kez daha anımsatalım: Bu çılgın projeyi yaşama geçirmek geride kaynakları tükenip aşırı ısınmış bir gezegen ve karbondioksite boğulup soluk alınmaz hale gelmiş bir atmosfer bırakırdı. Biz en iyisi, mavi gezegenimizde güzel güzel yaşayalım… Carl Sagan’ın dediği gibi “Uzay, insanlık için bir kaçış değil, bir keşif alanıdır. Asıl sorun, bu gemiyi (yani Dünya’yı) batırmamaktır!”

a n o uzaya gitsek sagan Bütün İnsanları Uzaya Göndermek Gerekseydi...
Görsel kaynağı: NASA
acaba ne olurdu kutu3 Bütün İnsanları Uzaya Göndermek Gerekseydi...

Sizin de aklınıza takılan ilginç sorular varsa bize yazın, burada yanıtlayalım. Unutmayın, bazen çok basit görünen sorular büyük buluşlar ortaya çıkarabilir!

Merhaba gökyüzü meraklıları! Bahar geldi, havalar ısındı, gözlem yapmak için en güzel zamanlar başladı! “O halde bizi mayıs ayında gökyüzünde neler bekliyor?” diyorsanız, böyle buyrun! Bahar Üçgeni’ni oluşturan takımyıldızlar, göktaşı yağmurları, Ay-gezegen yakınlaşmaları ve dahası burada! Önce özetler, sonra ayrıntılar…
  • Venüs ve Satürn ayın başında sabah gökyüzünde yan yanalar.
  • Bahar Üçgeni’nin yıldızları gün batımından hemen sonra ışıldamaya başlıyor.
  • Kova göktaşı yağmuru zirveye ulaşıyor.

Bahar Üçgeni karşınızda!

Yaz Üçgeni’ni ve Kış Üçgeni’ni bilirsiniz. Bilmiyorsanız, önceki içeriklerimize bakıp keşfetmenin tam zamanı… Onlar kadar popüler olmayan bir üçgen daha var: Bahar Üçgeni. Çoban Takımyıldızı’ndan Arcturus, Başak’tan Spica (Başakçı) ve Aslan’dan Regulus’u gökyüzünde birleştiren hayali çizgiye Bahar Üçgeni deniyor. Baharın gelişini bu takımyıldızlar müjdeliyor da diyebiliriz; çünkü Mart’tan itibaren gün batımıyla birlikte doğudan yükseliyorlar. Ekliptik bu üçlünün tam ortasından geçtiği için Ay ve gezegenler de sık sık bu üçgeni ziyaret eder.

Sayfadaki yıldız haritalarını üzerlerine tıklayarak daha büyük görebilirsiniz.

my a g 2025 bahar ucgeni Bahar Üçgenini Gördünüz mü?
Bahar Üçgeni, mayıs ayında günbatımından hemen sonra biraz yükselmiş, güneydoğu yönünde karşımızda ışıldıyor.
Bahar Üçgeni yaz mevsiminin müjdecisi Yaz Üçgeni’ne göre daha büyüktür; hatta gökyüzünde neredeyse Kış Altıgeni kadar yer kaplar. Öte yandan bu büyüklüğüne rağmen, daha az bilinir. Oysa günlerin uzamaya başladığı, havaların ısındığı bahar aylarında artan gözlem fırsatlarının habercisi Bahar Üçgeni’ni görmek, hele ki gün batımından sonra hava yavaş yavaş kararırken ilk ışıldayan bu üçlüyü bulmaya çalışmak çok eğlencelidir. Siz de arkadaşlarınızla “Bahar Üçgeni’ni ilk kim görecek?” oyunu oynayabilirsiniz.

Mayıs ayında gezegenler

my a g 1 mayis sabahi Bahar Üçgenini Gördünüz mü?
1 Mayıs sabahı gün batımından bir saat kadar önce doğuya doğru bakarken Venüs ile Satürn yan yanalar, Merkür de ufka yakın.
Gezegenler mayıs ayına hızlı bir başlangıç yapacak. Nisan ayını yan yana tamamlayan gezegenlerden ikisi, Venüs ile Satürn, 1 Mayıs sabahı gün doğumundan önce doğu ufkunun üzerinde yan yana ışıldayacak. Sonraki günlerde araları açılacak; Satürn hızla yükselirken Venüs, Güneş’e doğru yönelecek. Ama her ikisi de ay sonuna kadar gökyüzünde olacak. Hatta mayısın ilk haftası, ufka daha yakın olan Merkür de onlara eşlik edecek. Ay, 23 Mayıs’ta Satürn’le, 24 Mayıs sabahında da Venüs’le buluşacak.
my a g 1 mayis aksami Bahar Üçgenini Gördünüz mü?
1 Mayıs akşamı gün batımından bir saat kadar sonra batıya doğru bakarken Jüpiter, Ay, Mars ve takımyıldızlar.
Öteki iki parlak gezegen, Jüpiter ile Mars da batıya kaymış durumda olacak. Hatta Jüpiter’i akşamları görebilmek için son şansınız, diyebiliriz. Çünkü -1,9 kadir parlaklığındaki dev gezegen, mayıs sonunda gün batımından bir saat sonra batmış olacak. Mars da +1,2 kadirlik parlaklığıyla değil ama kızıl rengiyle dikkat çekecek ve Yengeç’ten Aslan’a doğru ilerleyecek. Uydumuz 4 Mayıs’ta Mars’la, 28 Mayıs’ta da Jüpiter’le yakınlaşacak.

Mayıs Ayında Göktaşı Yağmurları

6 Mayıs’ta zirve yapacak Kova (η-Aquariid) göktaşı yağmuru, 28 Mayıs’a kadar aktif olacak. Yani neredeyse bütün ay boyunca, yağmurun Kova takımyıldızındaki kaynağı ufkun üzerinde olduğu sürece η-Aquariid göktaşlarını görme şansınız var. Kaynak noktası gökyüzünde ne kadar yüksekse “kayan yıldızların” sayısı da o kadar çok oluyor. 6 Mayıs’ta bu yağmuru zirvede yakalamak için ışıksız bir yer bulur, yönünüzü doğuya döner ve Kova takımyıldızının sabah 3’teki doğuşunu beklerseniz, saatte 40 kadar göktaşı sayabilirsiniz.
my a g 6 mayis Bahar Üçgenini Gördünüz mü?
6 Mayıs sabahı gün doğumundan iki saat kadar önce doğuya doğru bakarken gezegenler ve göktaşı yağmurlarının kaynakları.
8 Mayıs’ta da Çalgı (η-Lyrid) göktaşı yağmuru zirveye ulaşacak. Ne var ki saatte ortalama 3 göktaşıyla biraz zayıf kalacak. Mayısın ilk yarısında aktif olan Yılancı (Ophiuchid) göktaşı yağmuru da öyle… Ama bu takımyıldızlar daha erken doğduğu için onlardan geliyormuş gibi görünen göktaşlarını görmek için sabaha kadar beklemenize gerek yok. Mayıs boyunca ayrıca Akrep (α-Scorpiid), Terazi (Librid) ve Herkül (Herculid) göktaşı yağmurları da aktif olacak. Bu üç takımyıldız gün batımından itibaren gökyüzünde olduklarından tüm gece boyunca onların göktaşları karşınıza çıkabilir!

Mayıs Ayı Gökyüzü Takvimi

Acaba mayıs ayında gökyüzünde bizleri neler bekliyor? Aşağıdaki gökyüzü takvimini incelemeniz yeterli!

4 Mayıs

my a g 04 2025 Bahar Üçgenini Gördünüz mü?
Ay ilk dördün evresinde; Ay-Mars yakınlaşması

6 Mayıs

my a g 06 08 2025 Bahar Üçgenini Gördünüz mü?
Kova (η-Aquariid) göktaşı yağmuru (saatte ortalama 40 göktaşı)

8 Mayıs

my a g 06 08 2025 Bahar Üçgenini Gördünüz mü?
Çalgı (η-Lyrid) göktaşı yağmuru (saatte ortalama 3 göktaşı)

12 Mayıs

my a g 12 2025 Bahar Üçgenini Gördünüz mü?
Ay dolunay evresinde

19 Mayıs

takvim 19 04 2025 Bahar Üçgenini Gördünüz mü?
Merkür sabah gökyüzünde en yüksek noktada

20 Mayıs

takvim 21 04 2025 Bahar Üçgenini Gördünüz mü?
Ay son dördün evresinde

23 Mayıs

my a g 23 2025 Bahar Üçgenini Gördünüz mü?
Ay-Satürn yakınlaşması

24 Mayıs

my a g 24 2025 Bahar Üçgenini Gördünüz mü?
Ay-Venüs yakınlaşması

27 Mayıs

my a g 27 2025 Bahar Üçgenini Gördünüz mü?
Ay yeniay evresinde

28 Mayıs

my a g 28 2025 Bahar Üçgenini Gördünüz mü?
Ay-Jüpiter yakınlaşması

31 Mayıs

my a g 31 2025 Bahar Üçgenini Gördünüz mü?
Venüs sabah gökyüzünde en büyük batı uzanımında

Not: Bu sayfadaki gezegen ve yıldız haritaları, Stellarium yazılımıyla oluşturulmuştur. Siz de stellarium-web.org adresinden ya da mobil uygulamadan anlık haritalara ulaşabilir, yazıda söz edilen gökcisimlerini bulmak için kullanabilirsiniz.

Gökyüzü… Aklınıza neler getiriyor bu sözcük? Yıldızlar, gezegenler, gökadalar, karadelikler… Peki, bunlarla ilgili hissettiğiniz şey büyük bir heyecan mı? Geceleyin gökyüzüne bakmayı seviyor ve onun içindeki her şeyi merak mı ediyorsunuz? Takımyıldızları öğrenmeyi, gezegenlerin hareketini izlemeyi, Ay’ın kraterlerini, Satürn’ün halkalarını, Jüpiter’in uydularını, bulutsuları ve daha birçok şeyi incelemek mi istiyorsunuz? Kuyrukluyıldız avcılığı yapmak, Güneş’teki patlamaların sırrını çözmek, göktaşı yağmurlarının nedenini ve gökyüzüyle ilgili daha birçok şeyi öğrenmek için can mı atıyorsunuz? O halde siz bir amatör gökbilimci adayısınız! Ve işte, sizi amatör gökbilimci yapmak için hazırladığımız gözlem rehberi…

Birinci Kural
Gözlerini Aç

amatör gökbilimci

Gözlem olmadan amatör gökbilim olmaz. Amatör gökbilimci, gökyüzüne bakmayı seven; gözlemi parasal bir getiri ya da bilime katkı sağlamak için değil, zevk için yapan kişidir. Üniversitelerdeki ya da gözlemevlerindeki profesyonel gökbilimciler (astronomlar) acayip matematik hesaplarıyla, karmakarışık denklemlerle ve çoğu zaman da masa başında, bilgisayar karşısında uğraşır dururlar. Oysa amatör gökbilimciler, gökyüzüne bakarak yani gözlem yaparak ilgilenir gökbilimle.

Peki, gözlem neyle yapılır? Amatör gökbilim için gereksinim duyacağınız tek şey, şu an bu yazıyı okurken de kullandığınız şeydir. Yani, gözleriniz. Ne dürbün ne de teleskop gerekir; ilk başta size bir çift göz yeter. O halde, bir numaralı kuralımızı yineleyelim: Gözlerini aç!

İkinci Kural
Işık Kirliliğinden Kurtul

amatör gökbilimci

Çoğumuz kentlerde yaşıyor ve geceleyin gökyüzüne baktığında ışık kirliliğinden dolayı birkaç yıldızdan fazlasını göremiyor. Neyse ki her gece değişik bir evreyle karşımıza çıkan Ay ve bazen yolunu şaşırıp yıldızların arasına karışıveren –ve genellikle onlardan daha parlak görünen– gezegenler var. Ancaaak… Madem artık amatör gökbilime merak saldınız, daha keyifli bir gözlem için gökyüzünü rahat rahat görebileceğiniz yerlere gitmenizde yarar var. Ay ya da gezegen gözlemini evinizden de yapabilirsiniz; ama takımyıldızları görmek, bunların arasından uzanan Samanyolu’nu izlemek, dürbün ya da teleskopla uzayın derinliklerindeki nesnelere bakmak için hiç ışık kirliliği olmayan yerlere gitmelisiniz. Bunun için de çevresi açık bir yeri ve bulutsuz bir geceyi seçmelisiniz. Bulduğunuz yere kentin ışıkları uzaktan bile gelmesin, hatta o gece gökyüzünde Ay da olmasın. Gözlem yaptığınız ortam ne kadar karanlık olursa, gördüğünüz yıldızlar da o kadar çok olur. Ama dikkat! Geceler özellikle kırsal alanda soğuk olur. Gözlem sırasında uzun süre hareketsiz kalacağınız için daha çok üşüyebilirsiniz. Sizi sıcak tutacak giysileri, molalarda içinizi ısıtacak içecekleri yanınıza almayı unutmayın.

Samanyolu’nu görebilmek için ışık kirliliğinin olmadığı bir yere gitmeniz şart. Ama Samanyolu’nu böyle görebilmek için, uzun süre pozlayabilen bir fotoğraf makinesiyle fotoğraf çekmeniz gerekir.

Üçüncü Kural
Yönünü Bul

ag kutup yildizi Amatör Gökbilimcinin Gözlem Rehberi

Amatör gökbilimci, geceleyin yönünü kolayca bulur. Çünkü hep kuzeyi gösteren Kutup Yıldızı’nı iyi tanır. (Kutup Yıldızı neden hep kuzeyi gösterir, hiç düşündünüz mü?) Öteki yıldızlara göre çok da parlak bir yıldız değildir Kutup Yıldızı. Ama çevresinde daha parlak başka yıldız olmadığı için onu bulmak kolaydır. İşte, size Kutup Yıldızı’nı bulmanın en kolay yöntemi: Önce Büyük Ayı Takımyıldızı’nı bulun. Bu takımyıldızın bir parçası olan kepçe (ya da cezve) gökyüzünde kolayca fark edilir. Daha sonra da yukarıdaki şekilde gördüğünüz gibi, kepçenin sonundaki iki yıldız arasındaki uzaklığın beş katı kadar ilerleyin. Karşınıza çıkan yıldız Kutup Yıldızı’dır; onun bulunduğu yön de kuzeydir. Bu durumda arkanız güney, sağınız doğu, solunuz da batıdır; işte, hepsi bu kadar…

Dördüncü Kural
Teleskop İçin Acele Etme

amatör astronom

Bir çift göz ve gökyüzüne duyulan ilgi, amatör gökbilim için yeterlidir; ama yine de her amatör gökbilimcinin hayallerini bir teleskop almak süsler. Oysa birçok gözlem, çıplak gözle yapılır. Örneğin takımyıldızları dürbün ya da teleskopla göremezsiniz. Ay tutulması, Güneş tutulması gibi eşsiz görsel olaylar da çıplak gözle ya da özel tutulma gözlükleriyle izlenir. Yıldız kayması olarak bildiğimiz göktaşı yağmurları da çıplak gözle izlenir. Gezegenlerin yörüngelerini takip etmek için de bir gökyüzü haritasına ya da defter-kaleme gereksinim duyarsınız. Erken alınan bir teleskop sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Oysa önce gökbilimle biraz daha haşır neşir olmak, birçok temel bilgiyi edinmek gerekir. O nedenle acele etmeyin. Teleskopla Ay’ın kraterlerini, Jüpiter’in uydularını, Satürn’ün halkalarını, bulutsuları ve yıldız kümelerini görmek için biraz daha sabredin. Bu sırada da gözlerinizle gördüklerinizin keyfini çıkarın, onları aklınıza iyice yerleştirin. Eh, belki bir dürbün de şimdilik heyecanınızı yatıştırmaya yetebilir! Üstelik dürbün sayesinde çıplak gözle tek olarak gördüğünüz bazı yıldızların çift olduğunu, yıldız zannettiğiniz bir nesnenin aslında yıldız kümesi ya da gökada olduğunu da anlayabilirsiniz. Hatta şansınız yaver giderse bir kuyrukluyıldız bile keşfedebilirsiniz!

Beşinci Kural
Takımyıldızları Tanı

Aslında ilk takımyıldızı –Büyük Ayı’yı– yönünüzü bulmaya çalışırken öğrendiniz bile. Gökyüzü eski çağlardan beri takımyıldızlar olarak adlandırılan bölgelere ayrılmış. Yan yana duran yıldızlar, geceleyin gökyüzüne bakmaya daha çok zamanı olan eski zaman insanlarınca çeşitli varlıklarla özdeşleştirilmişler. Bazıları vahşi hayvanlara, bazıları da krallara, kraliçelere, kahramanlara benzetilmiş ve onların adlarını almış. Bu adlandırma modern zamanlarda da bazı değişikliklerle sürdürülmüş ve gökyüzü 88 takımyıldıza –ya da 88 bölgeye– ayrılmış. İşte, bu bölgeleri öğrenmek, gökyüzünde yıldızlar arasında hayali çizgiler çizerek onları adlarıyla tanımak, amatör gökbilimcilerin ilk yaptıkları işlerdendir. Siz de takımyıldızların konumlarını ve ne zaman gözlenebileceklerini gösteren bir gök atlası ya da gökyüzü haritası edinerek bu zevkli serüvene başlayabilirsiniz. Takımyıldızları tanıdıktan sonra, onların içinde kalan öteki gök nesnelerini –bulutsular, çift yıldızlar, yıldız kümeleri, gökadalar vs– bulmak da çok kolay olacak. Tıpkı hangi mahalle ya da sokakta olduğunu bildiğiniz bir evi bulmak gibi.
ag besinci kural Amatör Gökbilimcinin Gözlem Rehberi
ag perspektif Amatör Gökbilimcinin Gözlem Rehberi

Takımyıldız oluşturan yıldızlar, gerçekte yan yana ya da bir grup halinde duran yıldızlar değildir. Bizim onlara Dünya’dan baktığımız açıdan, sanki yan yana dizilmiş gibi görünseler de gerçekte uzayda farklı uzaklıklarda yer alırlar ve değişik parlaklıkları vardır.

Birkaç Gözlem Önerisi: Ay, Gezegenler ve Takımyıldızlar

Hey, amatör gökbilimciler! İlk gözlem için hazır mısınız? İşte, size birkaç öneri… Üstelik bu gözlemleri çıplak gözle yapabilirsiniz. Ama elinizin altında bir gökyüzü haritası –ya da fotokopisi– mutlaka olsun.

İşte, size evinizin penceresinden bile yapabileceğiniz bir gözlem önerimiz var: Ay’ın evrelerini ve gezegenlerin konumunu izlemek. Ay’ın yeniaydan dolunaya kadar olan evrelerini, elinizdeki gökyüzü haritası üzerine, arka plandaki yıldızlara göre konumunu göstererek ve günbegün yazarak işaretleyin. Bunu en az iki hafta boyunca her gece aynı saatte yapmaya çalışın. Sonuçta Ay’ın evrelerini görmüş ve yörüngesini çıkarmış olacaksınız.

ag ay fazlari Amatör Gökbilimcinin Gözlem Rehberi

Benzer bir işlemi gezegenler için de yapın. Peki, gökyüzünde neyin gezegen olduğunu nasıl anlayacaksınız? İşte, bu önemli bir soru. Gezegenlerin ışığı sabittir, oysa yıldızların ışığı parıldayarak gelir. Bir de gezegenler, sabit yıldızların oluşturduğu sanal düzlem üzerinde “gezerler”. O nedenle de elinizdeki yıldız haritalarında yer almazlar. Venüs ve Jüpiter, parlaklıkları nedeniyle en çok görünen gezegenlerdir. Bunları Mars ve Satürn izler. Merkür’ü görmek zordur, Uranüs ve Neptün’ü ise dürbün olmadan görmek çok güçtür. Bu nedenle gezegen olduğunu düşündüğünüz gökcisimlerini haritanızın üzerine işaretleyin ve bunu birkaç günde bir yineleyin. Birkaç hafta sonra arka plandaki yıldızlara göre hareket ettiklerini göreceksiniz ve yörüngelerini ortaya çıkaracaksınız. Bunun hangi gezegen olduğunu anlamak içinse biraz daha araştırma yapmanız gerek.

Ay’ın olmadığı bir gece ışık kirliliğinden uzak bir yerde takımyıldızları keşfe çıkın. Yıldız haritanızda gördüğünüz takımyıldızları gökyüzünde bulmaya çalışın. Zodyak takımyıldızları olarak bilinen İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Boğa gibi takımyıldızların yan yana ve güneyde yer aldığını fark edeceksiniz. Gece boyunca takımyıldızların hareket ettiğini, doğup battıklarını keşfedeceksiniz! Amatör gökbilim dünyasına hoş geldiniz…

Merhaba gözlem tutkunları! Geçen ayki içeriğimizde “Gezegenler sahneden çekiliyor!” dedik diye bizi bırakıp gittiler sanmadınız, değil mi? Bilin bakalım bu kez ne zaman ve nereden görünüyorlar? “Nisan ayında bizleri gökyüzünde yine neler bekliyor acaba?” diye merak ediyorsanız, doğru yerdesiniz. Göktaşı yağmurları, Ay-gezegen yakınlaşmaları ve tabii ki bahar takım yıldızları! Haydi, daha yakından bakalım. İşte bahar, işte gökyüzü!
  • Venüs, Satürn, Neptün ve Merkür sabah gökyüzüne geçiyor.
  • Nisan ayında öteki gezegenler hâlâ akşam gökyüzünde olacak.
  • Çalgı ve Pupa göktaşı yağmurları zirveye ulaşıyor.

Gezgenler Bir Yere Gitmedi!

Evet, gezegenler hiçbir yere kaybolmadı elbette; yalnızca yer değiştirdiler. “Doğaları gereği” gökyüzünde ekliptik kuşağı adı verilen hayali bir çizgi üzerinde gezinip duruyorlar! Mart ayının ortalarında dört gezegen, gün batımından sonra süsledikleri batı ufkundan peş peşe gözden kaybolmuştu. Venüs, Merkür, Satürn ve Neptün, nisan başından itibaren aynı sırayla sabahları doğu ufkuna geçiyorlar. Aslında Venüs ve Merkür, Dünya’mızla Güneş’in arasından geçerken Satürn ve Neptün bize göre Güneş’in arkasından dolanmış oluyor.

Sayfadaki yıldız haritalarını üzerlerine tıklayarak daha büyük görebilirsiniz.

Güneş, 1 Nisan sabahı doğudan (resimde D ile gösterilen yönün hemen solundan) yükselirken Venüs, Merkür, Satürn ve Neptün (kırmızıyla işaretli) ufuktan biraz daha yüksekte olacak. Ancak onları çıplak gözle görmek henüz zor. O yüzden bu görselde Türkiye’nin 100 kilometre kadar üzerinden, uzaydaki bir noktadan görülebilecek görüntüyü veriyoruz!
Söylememize gerek yok belki, ama yine de anımsatalım: Neptün’ü (ve Uranüs’ü) çıplak gözle görmek mümkün değil, teleskop ya da iyi bir dürbün şart. Ama öteki üç gezegeni Güneş ışınları daha ortalığı aydınlatmadan, gün doğumundan en az yarım saat önce görebilirsiniz. Aşağıdaki haritalar da size yardımcı olacaktır. Doğudan ilk beliren -4,5 kadir parlaklıkla Venüs olacak. Ufka yakın ve daha sönük olan (+1 kadir) Merkür ve Satürn’ü nisan ayının başında görmek çok zor. Hepsini birden görebilmek için Güneş’le aralarındaki mesafenin açılmasını, yani ayın ikinci yarısını beklemeniz lazım.

Ay-Gezegen Yakınlaşmaları

25 ve 26 Nisan sabahı, gün doğumundan yarım saat kadar önce tam doğu yönüne baktığınızda sizleri üç gezegen ve Ay’ın oluşturduğu harika bir görüntü bekliyor olacak. Nisan ayının başında sabah gökyüzüne geçse de henüz Güneş’ten yeterince uzaklaşmayan Venüs ve özellikle de Satürn, ayın bu son günlerinde ufuktan daha yüksek, dolayısıyla görünebilir konumda. Hatta Venüs, 24 Nisan’da en parlak haline ulaşacak. 25 Nisan’da uydumuz Ay’ı aralarına alacaklar, 26’sında da daha aşağıya kayan incecik hilâl yakalaması zor Merkür’le düet yapacak.
25 ve 26 Nisan sabahları Ay’ın önce Venüs ve Satürn’le, sonra Merkür’le buluşması var. Bu sahneyi ve Merkür’ü görebilmek için gün doğumundan 45 dakika önce tam doğuya bakmalısınız.
5 Nisan’da İkizler takımyıldızındaki Mars’la Ay’ın buluşmasına tanık olacağız. Hatta İkizler’in en parlak yıldızı Polluks, ilk dördün evresindeki Ay ve Kızıl Gezegen yan yana, ip gibi dizilmiş olarak görünecekler. Yaklaşık +0,5 kadir parlaklığındaki Mars, nisan ayının ikinci yarısında Yengeç takımyıldızına geçiyor. İlk olarak 2 Nisan’da, sonra da 30 Nisan’da hilâl evresindeki Ay’ın gecenin ilk saatlerinde, batıda Jüpiter’le yakınlaşmalarını izleyebilirsiniz. Dev gezegen hâlâ çok parlak; -2,1 kadir.
5 Nisan akşamı İkizler’in en parlak yıldızı Polluks’un hemen solunda Ay’ı, onun solunda da Mars’ı görebilirsiniz. Jüpiter biraz daha aşağıda, daha doğrusu batıda, Boğa takımyıldızında.

Nisan Ayında Göktaşı Yağmurları

Her yıl nisan ayının ikinci yarısında gerçekleşen Çalgı (Lyrid) göktaşı yağmuru, 2025 yılındaki zirvesine 22 Nisan gecesi ulaşacak. Bu tarihte ve tabii ideal koşullarda saatte ortalama 18 göktaşı gözlenebilecek. Işık kirliliğinden uzak, karanlık bir bölgede, saat 21:00’den sonra kuzeydoğu ufkuna doğru bakarak “kayan yıldızları” izleyebilirsiniz. Çalgı takımyıldızından geliyormuş gibi görünen göktaşları, yani Lyridler, 16-25 Nisan arası da karşınıza çıkabilir!

23 Nisan’da da Pupa (π-Puppid) göktaşı yağmuru zirveye ulaşacak. Aslında 15-28 Nisan arasında da Puppidler aktif olacak; ancak bu tarihlerde Pupa Takımyıldızı Türkiye’den bakıldığında gündüzleri ufkun üzerinde kalacağı için onları görmek mümkün olmayacak. Yani göktaşları atmosfere gündüz girerken yanacakları için onları göremeyeceğiz. Tabii ateş topu denen çok parlak bir göktaşı denk gelmezse!

22 Nisan

Nisan Ayı Gökyüzü Takvimi

Acaba nisan ayında gökyüzünde bizleri neler bekliyor? Aşağıdaki gökyüzü takvimini incelemeniz yeterli!

1 Nisan

takvim 01 04 2025 Gezegenler Gitti mi Sandınız?
Ay-M45 (Ülker) açık yıldız kümesi yakınlaşması

2 Nisan

takvim 02 04 2025 Gezegenler Gitti mi Sandınız?
Ay-Jüpiter yakınlaşması

5 Nisan

takvim 05 03 2025 Gezegenler Gitti mi Sandınız?
Ay-M45 (Ülker) açık yıldız kümesi yakınlaşması Ay-Venüs yakınlaşması

13 Nisan

takvim 13 04 2025 Gezegenler Gitti mi Sandınız?
Ay dolunay evresinde

19 Nisan

takvim 19 04 2025 Gezegenler Gitti mi Sandınız?
Merkür sabah gökyüzünde en yüksek noktada

21 Nisan

takvim 21 04 2025 Gezegenler Gitti mi Sandınız?
Ay son dördün evresinde

22 Nisan

takvim 22 04 2025 Gezegenler Gitti mi Sandınız?
Çalgı göktaşı yağmuru (saatte ortalama 18 göktaşı)

24 Nisan

takvim 24 04 2025 Gezegenler Gitti mi Sandınız?
Venüs en parlak konumda

25 Nisan

takvim 25 04 2025 Gezegenler Gitti mi Sandınız?
Ay-Venüs-Satürn yakınlaşması

26 Nisan

takvim 26 04 2025 Gezegenler Gitti mi Sandınız?
Ay-Merkür yakınlaşması

27 Nisan

takvim 27 04 2025 Gezegenler Gitti mi Sandınız?
Ay yeniay evresinde

29 Nisan

takvim 29 04 2025 Gezegenler Gitti mi Sandınız?
Venüs-Satürn-Neptün yakınlaşması

30 Nisan

takvim 30 04 2025 Gezegenler Gitti mi Sandınız?
Ay-Jüpiter yakınlaşması

Not: Bu sayfadaki gezegen ve yıldız haritaları, Stellarium yazılımıyla oluşturulmuştur. Siz de stellarium-web.org adresinden ya da mobil uygulamadan anlık haritalara ulaşabilir, yazıda söz edilen gökcisimlerini bulmak için kullanabilirsiniz.

Bu sorunun en kısa yanıtı şudur: Karbondioksit ve güneş ışığı yiyip yanında su içerek! Evet, yanlış okumadınız. Bitkilerin temel besinleri bunlardır! Birkaç santimetrelik küçücük bir kozalağı 100 metre boyunda devasa bir sekoya ağacına dönüştüren şey bu üçlü! Tonlarca ağırlıktaki ağaç gövdeleriyle birkaç gramlık tohumlar arasındaki olağanüstü kütle farkı nereden geliyor dersiniz? İnanması güç belki; ama havadan ve sudan! Gelin şimdi ayrıntılara bakalım…
bitkiler nasıl yetişir

Her şeyin başı fotosentez!

Yeryüzünü yeşile -ve daha birçok farklı renge- bürüyen bitkiler fotosentez yaparak yetişir. Güneşten aldıkları enerjiyi kullanıp topraktan kökleri aracılığıyla emdikleri suyu parçalar ve onu havadan emdikleri karbondioksitle birleştirirler. Sonuçta onların yeni gövde parçalarını oluşturacak, aynı zamanda besin olarak da kullanabilecekleri glikoz ortaya çıkar; tabii atık olarak da oksijen. İşte, onları yavaş yavaş büyüten, minik tohumları dev gövdelere dönüştüren sır budur. Bunun ünlü denklemi de şudur:
bny fotosentez yazilar Bitkiler Nasıl Yetişir?
Bu sürece biraz daha yakından bakalım mı? O zaman önce bitkilerin yapraklarındaki hücrelerin içine girelim ve onlara o güzel yeşil rengini veren kloroplastlara iyice yaklaşalım. Görüyor musunuz, köklerden emilip ince kanallar aracılığıyla yapraklara kadar ulaşan su, güneş ışığından sağlanan yoğun enerjiyle burada atomlarına ayrılıyor. Açığa çıkan hidrojen atomları bitkinin havadan emdiği karbondioksitle birleşerek daha büyük bir molekülü, glikozu oluşturuyorlar. Geriye kalan oksijenin bir bölümü mitokondrilere gönderilirken çoğu yapraklardan havaya salınıyor. Oluşan glikoz molekülleriyse hem enerji üretmek hem büyümek ve gelişmek hem de yedek besin olarak depolamak için kullanılıyor.
bitkiler nasıl yetişir fotosentez
İşte, bir bitkinin yavaş ama kendinden emin adımlarla büyüyüp yetişmesinin sırrı budur! Bitkinin boyunun uzaması, yapraklarının genişlemesi, sonrasında dallarının ve köklerinin her yanı sarması, hep fotosentez sayesinde olur. Yani bitkinin giderek artan kütlesinin çoğu havadaki karbondioksitten ve topraktaki sudan gelir. Ancak küçücük bir tohumdan koca bir bitkinin yetişmesi için gerekli her şey karbondioksit, su ve güneş ışığı değil tabii ki. Topraktaki mineraller ve uygun sıcaklık da olmazsa olmaz. Biz nasıl vitamin ve mineral almadan sağlıklı kalamaz, çok sıcak ve çok soğukta yaşayamazsak, bitkiler de öyledir. Nasıl farklı hayvanlar farklı ortamlara uyum sağlıyorsa, kaktüs gibi bitkiler kurak yerlerde yetişirken pirinç gibi bitkiler de sulak alanları yeğler.

Bir bitkinin yetişme sürecini de mi merak ediyorsunuz? Gelin, ona da bakalım.

Her şey bir tohumun çimlenmesiyle başlar. Yani tohumun içindeki genetik kodlar, uygun sıcaklık, su ve oksijeni bulunca “başlat” sinyalini verir. Tohum suyu emer, şişer ve tohum kabuğunu çatlatır. Önce ilk kök aşağı, ardından ilk filiz yukarı doğru çıkar. Bu ana kadar içindeki maddeyi ve enerjiyi kullanan tohum, artık bir fide halini almıştır. İlk yapraklarını çıkarıp fotosentez yapmaya ve bundan sonra kendi besinini (glikozu) üretmeye başlar. Fidenin kökleri toprağa tutunurken gövdesi de uzayarak daha fazla ışığa yönelir. Erişkin bir bitki olana dek bu süreç böylece sürer.
bitkiler nasıl yetişir
Yaprakları çoğaldıkça daha çok güneş enerjisi alabilir ve kökleri derinleştikçe daha çok su ve mineral emebilir. Bitkinin hücreleri sürekli bölünerek gövde ve yaprakları daha da büyür. Yeterince büyüyüp üreme çağına geldiğindeyse üreme organlarını -çiçekli bitkiyse çiçeklerini, çiçeksiz bitkiyse sporlarını ya da başka yöntemleri- devreye sokar. Tozlaşma ya da sporları suyla yayma gibi yöntemlerle yeni bir tohumun ya da bitkinin oluşumunu sağlar. Bazen tohumların yayılımına meyveler sayesinde pazarlar, bazen de rüzgâr ya da böcekler destek olur. Eğer o tohum da toprağa düşerse, bu kez de süreç o tohum için yeni başlar.

Son olarak bitki bakımı

Bir bitkinin nasıl yetiştiğini öğrenince evinizdeki bitkilere daha çok ilgi duymaya ve onların bakımını üstlenmeye karar vermiş olabilirsiniz. O zaman bitki bakımıyla ilgili kısa ve öz bilgiler de verelim ki evinizdeki çiçekler solmasın! Aslında yukarıda değindiklerimizi özetlemiş gibi olacağız, siz de fark edeceksiniz. O halde önce evdeki ya da bahçedeki bitkinizin türünü öğrenin, ardından şu beş altın kuralı dikkate alarak bitkinize özel bir araştırma yapın:

Merhaba gökyüzüseverler! Mart ayında bizleri gökyüzünde yine gezegenler geçidi, çeşitli Ay-gezegen yakınlaşmaları ve bir de ekinoks bekliyor. Hatta iki de tutulma var; ama ne yazık ki Türkiye’den görülmüyor. Kıl payı kaçırıyoruz! Haydi gelin, önce mart ayında öne çıkanlara, sonra da ayrıntılara bakalım.

  • Ay yine gezegenlerle ayrı ayrı düetler yapacak.
  • Mart ayında da yedi gezegeni aynı anda gökyüzünde göreceğimiz zamanlar olacak.
  • 14 Mart’ta gezegenimizin gölgesi uydumuzun üzerine düşecek; 29 Mart’ta da Ay Güneş’i kısmen de olsa örtecek; ama her iki tutulma da Türkiye’den görülemeyecek.

Tüm gezegenler yine gökyüzünde ama hızla sahneden ayrılıyorlar!

Anımsarsanız, geçen ayki ve önceki ayki içeriklerimizde sizlere Güneş Sistemi’mizin üyelerinin gökyüzündeki geçit töreninden söz etmiştik! İşte, aynı gösteri, bu ayın ilk birkaç gününde yedi gezegenli olarak sahne alacak. Ayın ortasına kadar Satürn ve Neptün dışındaki beş gezegeni, mart ayının ikinci yarısındaysa Satürn, Neptün, Venüs ve Merkür dışındaki üç gezegeni göreceğiz. Uranüs ve Neptün’ü görmek için yine dürbün, hatta teleskop lazım; ama diğerlerini gün batımından itibaren çıplak gözle görebileceksiniz. Aşağıdaki haritalar size yardımcı olacak.

Sayfadaki yıldız haritalarını üzerlerine tıklayarak daha büyük görebilirsiniz.

Mart ayının 1’inde, 15’inde ve 31’inde, gün batımından yarım saat kadar sonra, turuncu renkli ekliptik çizgisi boyunca sıralanan gezegenler. Ayın başında tüm gezegenler sahnedeyken ayın sonuna yalnızca Mars, Jüpiter ve teleskopla görülebilen Uranüs kalacak.
Satürn, Venüs, Neptün, Merkür… Bunlar nereye mi gidiyorlar? Yalnızca Güneş’in arkasına dolanıyorlar. Bizim bakış açımızdan Güneş’e çok yakın oldukları için bir süre görünemeyecekler. Bir süre sonra teker teker sabah gökyüzünde belirecekler. Önce hızlı Merkür, sonra Venüs, ardından da Satürn ile Neptün görünür olacak. Sonra döngü yeniden başlayacak. Adı üstünde, gezegen bunlar!

Ay-gezegen yakınlaşmaları

Bu ay yine uydumuzun gökyüzünde gezegenlerle harika yakınlaşmaları var. Onu 1 Mart’ta, Merkür ve Venüs’ün arasında, 2 Mart’taysa Venüs’ün yanında, ince bir hilal evresinde görebilirsiniz. 5 Mart’ta, Ülker Açık Yıldız Kümesi’ni ziyaret ettikten sonra 6 Mart’ta ilk dördün evresine ulaşacak olan Ay, bu kez Jüpiter’in yakınından geçecek. 8 Mart’taysa Mars’ı selamlayacak. Aslında 29 Mart’ta da Güneş’i kısmen örtecek; ama bu tutulma ne yazık ki Türkiye’den görülemeyecek.
11, 12 ve 13 Mart akşamları gün batımından 40 dakika kadar sonra batı ufkunun üzerinde Merkür ve Venüs yan yana olacak.

Mart ayı gökyüzü takvimi

Acaba mart ayında gökyüzünde bizleri neler bekliyor? Aşağıdaki gökyüzü takvimini incelemeniz yeterli!

1 Mart

takvim 01 03 2025 Gezegenler Sahneden Çekiliyor!
Ay-Merkür-Venüs yakınlaşması

2 Mart

takvim 02 03 2025 Gezegenler Sahneden Çekiliyor!
Ay-Venüs yakınlaşması

5 Mart

takvim 05 03 2025 Gezegenler Sahneden Çekiliyor!
Ay-M45 (Ülker) açık yıldız kümesi yakınlaşması Ay-Venüs yakınlaşması

6 Mart

takvim 06 03 2025 Gezegenler Sahneden Çekiliyor!
Ay-Jüpiter yakınlaşması; Ay ilk dördün evresinde

8 Mart

takvim 08 03 2025 Gezegenler Sahneden Çekiliyor!
Merkür akşam gökyüzünde en yüksek noktada; Ay-Mars yakınlaşması

9 Mart

takvim 09 03 2025 Gezegenler Sahneden Çekiliyor!
Ay-Mars yakınlaşması

12 Mart

takvim 12 03 2025 Gezegenler Sahneden Çekiliyor!
Venüs-Merkür yakınlaşması

14 Mart

takvim 14 03 2025 Gezegenler Sahneden Çekiliyor!
Ay dolunay evresinde; tam Ay tutulması (Türkiye’den görülemeyecek)

20 Mart

takvim 20 03 2025 Gezegenler Sahneden Çekiliyor!
İlkbahar ekinoksu (gündüz ve gece süreleri eşitleniyor)

22 Mart

takvim 22 03 2025 Gezegenler Sahneden Çekiliyor!
Ay son dördün evresinde

29 Mart

takvim 29 03 2025 Gezegenler Sahneden Çekiliyor!
Ay yeniay evresinde; parçalı Güneş tutulması (Türkiye’den görülemeyecek)

Not: Bu sayfadaki gezegen ve yıldız haritaları, Stellarium yazılımıyla oluşturulmuştur. Siz de stellarium-web.org adresinden ya da mobil uygulamadan anlık haritalara ulaşabilir, yazıda söz edilen gökcisimlerini bulmak için kullanabilirsiniz.

Herhalde bu soruyu her çocuk en az bir kez sormuştur. Tabii içinde merak duygusu olan yetişkinler de! Ama merak edilmeyecek gibi de değil hani… Acaba gökyüzü neden kırmızı, sarı, yeşil ya da mor değil de mavidir? Geceleri yıldızlar ve gezegenler kapkara bir fon üzerinde ışıldarken şafak vakti göğün rengi yavaş yavaş değişmeye, kızıllaşmaya başlar ve sonra bir de bakmışsınız ki masmavi!

İşim gücüm budur benim,
Gökyüzünü boyarım her sabah.
Hepiniz uykudayken.
Uyanır bakarsınız ki mavi.

“Dalgacı Mahmut” şiirinde Orhan Veli böyle diyor. Ama tabii o işin edebiyatında! Peki, gerçekte gökyüzünü kim maviye boyuyor? Tabii ki güneş ışınları ve atmosferimiz… Biliyorsunuz Güneş’ten gelen görünür ışığın (çünkü gözle göremediğimiz kızılötesi ve morötesi ışınlar var), mordan kırmızıya kadar değişik renklerdeki ışınları bir araya gelir ve bize beyaz olarak görünür. Bir prizmadan geçince renklerine ayrılan ya da yağmur damlalarının içinden geçerken kırılarak gökkuşağını oluşturan güneş ışınlarını düşünsenize…

gökyüzü neden mavidir
Beyaz ışığı oluşturan renklerden kırmızı ve turuncunun dalga boyu daha büyük, mavi ve morun daha küçüktür.
İşte beyaz güneş ışığını oluşturan bütün renkler arasında en çok mavi renk atmosferde saçılmaya uğrar. Neden mi? Atmosferimizdeki azot ve oksijen gibi gaz molekülleri, dalga boyu kısa olan ışığı (yani mavi ve mor) uzun dalga boylu ışığa (kırmızı ve turuncu) göre daha çok saçar da ondan. Biraz karışık geldiyse şöyle düşünün: Güneş ışığı atmosferden geçerken engellere takılıp saçılıyor; ortalıkta çok fazla mavi ve mor renkli foton uçuşurken sarı, turuncu ve kırmızı tonlardakiler daha az oluyor. Biz de gündüzleri gökyüzünü bu nedenle mavi görüyoruz. Aslında mor ışık maviye göre daha fazla saçılır; ama gözümüz mor renge mavi kadar duyarlı olmadığı için gökyüzü bize mordan çok mavi görünür.
gökyüzü neden mavidir
Peki, güneş batarken ya da doğarken gökyüzü niye daha kırmızı tonlarda görünür? İşte, o zaman işler biraz değişir. Çünkü gün doğumu ile gün batımına yakın saatlerde atmosfere daha dar bir açıyla giren güneş ışınları daha kalın bir atmosfer tabakasından geçer. Daha çok yol kat ederken artık neredeyse tamamı saçılan mavi ışıktan geriye pek bir şey kalmaz ve daha az saçılan kırmızı ile turuncu ışınlar gözümüze daha çok ulaşır. Zaten Güneş de bu nedenle kızıllaşır gibi görünür. Elbette kırmızılar da kalın atmosfer tarafından soğurulur ve batmak üzere olan yıldızımız parlaklığını epey yitirdiği için ona rahatça bakabiliz. Tabii siz gene de bakmayın; çünkü Güneş’e doğrudan bakmak, gözlerde kalıcı hasara neden olabilir.
Güneş ışınları gündüzleri (1) daha dik bir açıyla ve daha ince bir atmosfer tabakasından geçerek dünyaya ulaşır. Akşamları ya da sabahları, yani günbatımı ve gündoğumu dolayındaysa (2) güneş ışınları daha eğik bir açıyla gelir ve daha kalın bir atmosfer tabakasının içinden geçer, dolayısıyla daha çok saçılır.
Bitirmeden şuna da değinelim: Geceleri güneşten gelen ışık olmadığı için gökyüzü karanlık görünür. Peki, uzayda ya da Ay’da, Güneş tam tepede ışıldarken niye gökyüzü yine kapkara görünür? Bunun nedeni de atmosferin olmamasıdır! Atmosfer, yani güneşten gelen ışınların içinden geçip çarpacağı atomlar olmayınca, dolayısıyla beyaz ışığı oluşturan renklerin saçılması gerçekleşmeyince Güneş bembeyaz bir tabak gibi parlarken gökyüzünün geri kalanı zifiri karanlık görünür.
gökyüzü neden mavidir
Atmosferin olmadığı Ay’dan ya da uzaydan bakınca Güneş tepede parlarken bile gökyüzü kapkaradır.
Görsel kaynağı: NASA
Kısacası gökyüzünün mavi rengi, kısa dalga boylu mavi ışığın atmosfer tarafından daha çok saçılması ve gözümüzün bu ışığa daha duyarlı olmasıyla ilgilidir. Gündüzleri daha çok saçılan mavi ve mor renkler, gökyüzünde daha baskın renk olarak görünürken akşamın ya da sabahın alacakaranlığında tükenip egemenliği kırmızıya teslim ederler. Gökyüzünü mavi renkte görmemizin bütün nedeni budur.
acaba ne olurdu kutu3 Gökyüzü Neden Mavidir?

Sizin de aklınıza takılan ilginç sorular varsa bize yazın, burada yanıtlayalım. Unutmayın, bazen çok basit görünen sorular büyük buluşlar ortaya çıkarabilir!

Mutlu yıllar gökyüzüseverler! Umarız 2025’te tüm dilekleriniz gerçek olur ve keşif dolu yeni başlangıçlar yaparsınız. Biz de bu yıla bir değişiklikle başladık ve yepyeni bir görünümle karşınıza çıktık! Artık her ayın gökyüzü olaylarını daha bir keyifli okuyacak, sizi bekleyen sürprizlerden kolayca haberdar olacaksınız. Haydi, hemen başlayalım. Önce özetler:

  • Ocak ayı boyunca akşamları gökyüzünde aynı anda dört parlak gezegeni birden görebilceksiniz!
  • Hem Venüs ve Satürn’ün yakınlaşmasını hem de Mars’ın Ay’la dip dibe geldiğini göreceksiniz.
  • Quadrantid göktaşı yağmuru zirve yapacak; saatte 20 ila 30 göktaşı saymaya hazır olun!

Dört gezegen aynı anda gökyüzünde

Geçen ayki içeriğimizde de söz ettiğimiz gibi 2024’e bol gezegenli bir gökyüzüyle veda etmiştik. Eh, 2025’in açılışının da ondan geri kalan yanı yok. Hatta fazlası var! Çünkü aynı anda dört gezegeni birden görmek mümkün olacak. Hava karardıktan hemen sonra Venüs ve Satürn’ü güneybatıda, Jüpiter ile Mars’ı da doğuda görebilirsiniz. Uranüs ve Neptün de oralarda bir yerde aslında. Ancak onları görmek için teleskop şart. Merkür mü? O, bu ay yine kayıplarda…

Sayfadaki yıldız haritalarını üzerlerine tıklayarak daha büyük görebilirsiniz.

ocak2025 Dört Gezegenli Açılış!
Ocak ayında gün batımından hemen sonra dört parlak gezegen Mars, Jüpiter, Satürn ve Venüs gökyüzünde sıralanıyor.

Ay Mars’ın Önüne Geçiyor

13 Ocak’ta Ay ile Mars’ın arasında -sonu örtülmeye varan- muhteşem bir yakınlaşma olacak. Ancak bu örtülmeyi ne yazık ki Türkiye’den göremiyoruz, oysa Amerika’daki gözlemciler bu konuda epey şanslı. Türkiye’den 13 Ocak gecesi boyunca Ay’ın Mars’a giderek yaklaştığını; 14’ü sabahı gün doğumundan önceyse Mars’ın Ay’ın hemen üstünde olduğunu göreceğiz.
14012025 Dört Gezegenli Açılış!
14 Ocak’ta Mars ile dolunay işte, bu kadar yakın olacak!

Venüs ve Satürn kavuşuyor!

Aylardır batıya doğru ilerleyen ve giderek daha erken batmaya başlayan Satürn, batıdan ona doğru yükselen Venüs’e en sonunda kavuşuyor. İki gezegen birkaç hafta boyunca gökyüzünde birbirlerine yaklaştıktan sonra ayın 17’si ve 18’i gecelerinde aralarında yalnızca 2 derece kalacak. 19 Ocak’tan itibaren bu kez tersi yönlerde ilerleyecek ve birbirlerinden uzaklaşmaya başlayacaklar.
Venüs ile Satürn 17 ve 18 Ocak gecesi güneybatı yönünde dip dibe geliyor.

Mars karşı konumda

Mars, bu ayın 16’sında karşı konuma ulaşacak; yani Dünya’ya göre Güneş’in tam tersi yönde yer alacak ve bütün gece ışıl ışıl -ya da kızıl kızıl- parlayacak. Bunun anlamı şu: Kızıl Gezegen gün batımıyla doğuda yükselmeye başlıyacak, gece boyunca güneyde geniş bir yay çizdikten sonra güneş doğarken güneybatıdan batacak. Mars, 12 Ocak’ta da Dünya’ya en yakın konumda, yani yerberide olacak. Dolayısıyla ocak ayı, aşağıda da göreceğiniz gibi, Mars gözlemi için en uygun zaman! 
16012025 Dört Gezegenli Açılış!
16 Ocak’ta karşı konuma gelen Mars, İkizler takımyıldızında, Kastor ve Polluks’un hizasında, -1,4 kadir parlaklıkta ışıldıyor.

Bir kuyrukluyıldız ziyareti daha mı?

Yeni yılın en parlak kuyrukluyıldızı olmaya aday C/2024 G3 (ATLAS) kuyrukluyıldızı hızla Güneş’e yaklaşıyor. 13 Ocak’ta günberiden geçecek ve yıldızımıza yalnızca 0,09 astronomi birimi (yani Dünya-Güneş arası mesafenin yalnızca %9’u kadar) yakın olacak. Peki, bu geçişten sağ çıkabilecek mi? Bunu söylemek için henüz erken… Ancak Güneş’e yem olmazsa gökyüzünde Venüs kadar parlak görünebilir. Ocak ayı ortalarında gün batımından hemen sonra güneybatıya, Oğlak takımyıldızına gözlerinizi çevirmelisiniz.
ocak 2025 comet Dört Gezegenli Açılış!
Acaba C/2024 G3 (ATLAS), geçtiğimiz Ekim ayında gökyüzünü taçlandıran C/2023 A3 (Tsuchinshan-ATLAS) gibi bir kuyrukluyıldız olacak mı yoksa C/2024 S1 (ATLAS) gibi parçalanacak mı?

Ocak ayında göktaşı yağmurları

Aşağıdaki tabloyu inceleyerek Ocak ayında sizleri hangi göktaşı yağmurlarının beklediğini, bunların hangi gecelerde zirve yapacağını, ideal koşullarda saatte ortalama kaç göktaşı sayabileceğinizi, göktaşlarının hangi takımyıldızdan geliyormuş gibi görüneceğini ve Ay’ın o geceki aydınlanmasını (dolayısıyla gözleminizi ne derece etkileyeceğini) öğrenebilirsiniz.

Ocak ayı gökyüzü takvimi

Acaba ocak ayında gökyüzünde bizleri neler bekliyor? Aşağıdaki gökyüzü takvimini incelemeniz yeterli!

3 Ocak

takvim 03 ocak 2025 Dört Gezegenli Açılış!
Ay - Venüs yakınlaşması; Dörtlük (Quadrantid) göktaşı yağmuru zirvede.

5 Ocak

takvim 05 ocak 2025 Dört Gezegenli Açılış!
Ay - Satürn yakınlaşması

7 Ocak

takvim 07 ocak 2025 Dört Gezegenli Açılış!
Ay ilk dördün evresinde

10 Ocak

takvim 10 ocak 2025 Dört Gezegenli Açılış!
Ay - M45 (Ülker) açık yıldız kümesi yakınlaşması

11 Ocak

takvim 11 ocak 2025 Dört Gezegenli Açılış!
Ay -Jüpiter yakınlaşması

12 Ocak

takvim 12 ocak 2025 Dört Gezegenli Açılış!
Mars Dünya’ya en yakın konumda (yerberi)

13 Ocak

takvim 13 ocak 2025 Dört Gezegenli Açılış!
C/2024 G3 (ATLAS) Kuyrukluyıldızı günberide

14 Ocak

takvim 14 ocak 2025 Dört Gezegenli Açılış!
Ay-Mars yakınlaşması, Ay dolunay evresinde

16 Ocak

takvim 16 ocak 2025 Dört Gezegenli Açılış!
Mars karşı konumda

17 Ocak

takvim 17 ocak 2025 Dört Gezegenli Açılış!
Venüs-Satürn yakınlaşması

18 Ocak

takvim 18 ocak 2025 Dört Gezegenli Açılış!
Venüs-Satürn yakınlaşması

19 Ocak

takvim 03 ocak 2025 Dört Gezegenli Açılış!
Küçük Ayı (Gamma Ursae Minorid) göktaşı yağmuru zirvede

21 Ocak

takvim 21 ocak 2025 Dört Gezegenli Açılış!
Ay son dördün evresinde

29 Ocak

takvim 29 ocak 2025 Dört Gezegenli Açılış!
Ay yeniay evresinde

30 Ocak

takvim 30 ocak 2025 Dört Gezegenli Açılış!
Uranüs’ün tersinir hareketi sona eriyor

Not: Bu sayfadaki gezegen ve yıldız haritaları, Stellarium yazılımıyla oluşturulmuştur. Siz de stellarium-web.org adresinden ya da mobil uygulamadan anlık haritalara ulaşabilir, yazıda söz edilen gökcisimlerini bulmak için kullanabilirsiniz.

Görsel kaynağı: pict-japan – stock.adobe.com
Japonya’daki uçsuz bucaksız pirinç tarlaları inanılmaz sanat yapıtlarına ev sahipliği yapıyor. Dev boyutlardaki bu “resimler” tarlalara farklı tür ve renklerde pirinç bitkileri ekilerek gerçekleştiriliyor. Tokyo’nun kuzeyindeki tarlalarda “büyüyen” bu resimler, yörenin pirinç üretimine dayalı ekonomisine de can veriyor!
“Tanbo sanatı” olarak anılan bu sıra dışı sanat türü Japonya’nın Inakadate Köyü’nde, 1993’te ortaya çıkmış. Aslında köylülerin amacı, köyün ekonomisine katkı sağlamak ve insanların, özellikle de turistlerin dikkatini köye çekmekmiş. Tam 2000 yıldır pirinç tarımının yapıldığı bu bölgede Tanbo sanatı için hem yeni tohumlar kullanılmış hem de ata yadigârı pirinç tohumlarına yer verilmiş.
Sanatçılar –yoksa çiftçiler mi demeli?– dört farklı tür pirinç tohumu kullanıyorlar. Mor ve sarı renkli yapraklar çıkaran “kodaimai” pirinci gibi özel türlerin yanı sıra yeşil yapraklı yerel pirinçler ekiyorlar. Eh, tablolar tümüyle rengarenk olmuyor, ama yine de ortaya yukarıdaki gibi ilginç kompozisyonlar çıkabiliyor.
Ömürleri hasat mevsimine kadar olan bu sanat yapıtları son derece ilgici çekiciler. Öyle ki bölgeye beklenen ilgi doğmuş ve köylüler amaçlarına ulaşmış gibi görünüyor. Hatta civar köyler de kendi ekonomilerini iyileştirmek için kendi Tanbo sanat yapıtlarını oluşturmaya girişmişler.
p t s 3 napolyon Pirinç Tarlasında Sanat
Görsel kaynağı: Wikipedia (Captain76)
Bazı “tablolarda” Japonya’nın ve bölgenin efsanevi kahramanlarına rastlanırken bazılarında da dünya çapında ünlüler göze çarpıyor. Örneğin, yukarıdaki resimde Fransa’nın geçmişteki ünlü liderlerinden Napolyon resmedilmiş. Eline kılıcını almış, atının üstünde Japon pirinç tarlalarında dört nala koşturuyor.
p t s 4 kanetsugu Pirinç Tarlasında Sanat
Görsel kaynağı: Wikipedia (Captain76)
Şimdiye kadar yapılan “tablolar” arasında Marilyn Monroe gibi ünlü sanatçıların resimleri, Mona Lisa gibi ünlü sanat yapıtlarının röprodüksiyonları da var. Ama daha çok Japonların yerel kahramanları, savaşçıları, tanrıları süslüyor pirinç tarlalarını. Örneğin, yukarıdaki resimde 15. ile 17. yüzyıl arasındaki Sengoku döneminin komutanlarından Naoe Kanetsugu görülüyor.

Bazı köylüler işi bir adım öteye götürüp tarlalarına reklam almaya karar vermiş! Bu resimler en iyi nereden görünür? Havadan, yani uçaktan, öyle değil mi? O halde bu tarlalara kim reklamını vermek ister? Tabii ki havayolu şirketleri! Bir şirketin logosunu ortaya çıkaracak tohumlar tarlalara ekilmiş, ancak diğer köylüler işin “ruhuna” aykırı olduğu için bu durumu protesto edip o tohumları tarlalardan toplatmışlar.

Görsel kaynağı: boyloso – stock.adobe.com

1 Temmuz 1911’de Kandilli Rasathanesi’nde sürekli ve sistemli meteoroloji ölçümlerine başlandı.

 

neler oldu 2020 temmuz 01 1 Temmuz

 

Haziran 1910’da Türkiye’de astronomi ve jeofizik çalışmalarının öncülerinden Fatin Gökmen yeni kurulacak rasathanenin müdürlüğüne getirildi. Fatin Bey ve ekibi, Kandilli Rasathanesi’nde 1 Temmuz 1911’den itibaren sürekli ve sistemli meteoroloji ölçüm ve kayıtlarına başladı. Uluslararası kabul edilen 7, 14 ve 21 saatlerinde günlük gözlemler yapıldı, deftere kaydedildi ve gerekli yerlere bildirildi.

AYIN TAMAMI