ÇOCUKLARIN BİLGİ BANKASI KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR

Yazarlar / Muzaffer Özgüleş

Kış geldi, hatta yarıyıl tatili de yaklaştı… Ama özlemle beklediğiniz kar kentinize yağmıyor mu? Kardanadam yapma, kartopu oynama ya da kızakla -hiç olmadı büyük bir poşetle- kayma hayalleriniz yine suya mı düştü? Yoksa siz kar yağışından bıkan, eve kayıp düşmeden vardığında kendini şanslı hissedenlerden misiniz? Hangi gruptan olursanız olun, merak ediyor olabilirsiniz: Acaba kar neden her kente yağmıyor?

k n h k y yeterince soguk degil Kar Neden Her Kente Yağmaz?

Yeterince soğuk değil!

Kar yağışı için ilk koşul, hava sıcaklığının 0 °C ya da altında olmasıdır! Eğer sıcaklık daha yüksekse su buza dönüşemez ve kar yerine yağmur yağar. Tabii önemli olan bizim bulunduğumuz yerin değil, karın oluştuğu yüksekliğin sıcaklığıdır. Bazen bulunduğumuz yerde sıcaklık 0 °C’nin üzerinde olsa bile kar yağabilir; ama olasılıkla tutmayacaktır. Yine de yaşadığınız kentte sıcaklıklar o kadar düşmüyorsa, örneğin Antalya’da ya da Akdeniz kıyısındaki bir başka yerde yaşıyorsanız, yalnızca bu kış değil ömür boyu kar görme şansınız çok azdır.

k n h k y yeterince yuksek degil Kar Neden Her Kente Yağmaz?

Yeterince yüksek değil!

“Tabii yükseklere çıkma olanağınız yoksa!” diye bir önceki cümleyi tamamlamak isteriz. Çünkü Antalya’da yaşasanız bile kara ulaşmanız o kadar da zor değildir. Tek yapmanız gereken yeterince yükseğe çıkmaktır. Alçaklara yağmur yağarken yükseklere kar yağması sık görülen bir durumdur. Çünkü rakım arttıkça sıcaklık düşer ve bu nedenle dağlık bölgelerde kar yağışı daha sık görülür. Deniz düzeyine yakın kentlerde sıcaklık daha yüksek olduğundan, aşağıda karın yağmasını boşuna beklemek yerine yükseklere çıkmak daha mantıklıdır!

k n h k y nem Kar Neden Her Kente Yağmaz?

Nem yoksa kar da yok!

Kar yağışı için olmazsa olmaz olan şey nemdir. Yani havanın içindeki su (buharı) miktarı yeterli düzeyde değilse, hava soğuk ve bulutlu bile olsa, kar yağmasını boşuna beklersiniz. Kıyı bölgelerinde denizden gelen nem daha çok olduğundan kar olasılığı daha yüksek olabilir, tabii yukarıdaki ilk koşulu da sağlıyorlarsa! Bazen iç bölgelerde hava çok soğuk olsa bile yeterince nem olmadığı için yine kar yağmaz. Üzgünüz, ama nem yoksa kar da yok…

k n h k y cografya Kar Neden Her Kente Yağmaz?

Coğrafya kaderdir!

Bu sözü duymuş muydunuz? Peki, bu sözün kar yağışı konusunda da geçerli olduğunu hiç düşündünüz mü? Aslında yukarıda sıcaklıktan, yükseklikten ve nemden söz ederken ister istemez size yaşadığınız coğrafyayı da biraz sorgulatmış olduk. Ancak kar yağışı söz konusu olduğunda bulunduğunuz enlemin önemini de unutmamanız gerekir. Kutup bölgelerine daha yakın yerlerde sıcaklık genellikle daha düşük olduğundan kar yağışı daha sık görülür. Kutup altı ya da orta enlemlerde yer alan kentlerde kar yağışı yaygınken Ekvator çevresinde kar çok ender görülür. İşte, bu nedenle de coğrafya kaderdir!

İklim de iklim!

Kar yağışı deyince iklimi anmamak olmaz; çünkü asıl belirleyici olan yaşadığınız kentin hangi iklim kuşağında olduğudur. Örneğin, tropikal iklimde yaşayanlar bolca yağmur görse de paylarına hiç kar düşmez. Ülkemizin iç bölgeleri karasal iklim nedeniyle kışın bolca kar altında kalsa da, Akdeniz ikliminin ılıman kışlarının yaşandığı yerler (Örneğin, İzmir) çok nadir kar görür. İşin kötüsü, iklim değişikliği ve küresel sıcaklıklardaki artış yüzünden, normalde kar yağan kentler bile artık kışı karsız geçirebiliyor. Dolayısıyla iklim hem yukarıdaki koşulların toplamıdır hem de çok iyi korunması gereken bir şeydir.

İşte böyle! Eğer kentinize neden kar yağmadığını ya da niye bu kadar çok kar yağdığını düşünüyorsanız, yukarıdaki beş maddeyi gözden geçirebilirsiniz. Kar hakkında daha fazlasını merak ediyorsanız da şu içeriğimizi okuyabilirsiniz. Karın keyfini çıkaracağınız güzel bir kış dileğiyle…

k n h k y karda cocuk Kar Neden Her Kente Yağmaz?
Merhaba gökyüzü tutkunları! Gökyüzünde dolu dolu geçen bir yılın sonuna daha geldik. Tutulmalar, kuyrukluyıldızlar, göktaşı yağmurları, kuzey ışıkları ve tabii ki gezinip duran gezegenler ile gökyüzünün yılmaz bekçileri takımyıldızlar… Yılın en uzun gecelerine sahne olan aralık ayında da bizi yine yalnız bırakmayacaklar. Haydi gelin, biraz daha yakından bakalım.

Gezegenler Geçidi

Amatör gökbilimciler, yılın bu son ve günleri kısa süren ayında, bulutsuz bir geceyi yakaladıklarında kat kat kıyafetlerini giyip soluğu hemen yıldızların altında alırlar. Kış aylarının görkemli takımyıldızlarının sahnede olduğu bu ay, gökyüzünün en parlak yıldızlarının da adeta bir araya toplandığı zamandır. Büyük Köpek, Küçük Köpek, Avcı, Boğa, Arabacı ve İkizler takımyıldızları gözlem için en uygun konumdadır. Büyük Köpek’teki Sirius, Küçük Köpek’teki Prokyon ve Avcı’daki Betelgüz Kış Üçgeni’ni oluşturarak bütün gece bize hangi mevsimde olduğumuzu anımsatırlar. Bu takımyıldızların içlerinde sakladıkları etkileyici derin uzay nesneleri de teleskopu olanlar için eşsiz hedeflerdir.

Sayfadaki yıldız haritalarını üzerlerine tıklayarak daha büyük görebilirsiniz.

07 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
Kış üçgeni aralık boyunca gökyüzünde olacak. Ona, karşı konumdan geçen Jüpiter de eşlik edecek.

Peki, teleskopunuz yoksa, takımyıldızları da baka baka ezberlediyseniz aralık ayı size başka ne vaat ediyor? Elbette gezegenleri! Tıpkı geçen ay olduğu gibi bu ay da çıplak gözle gözlenebilen gezegenlerin beşi de gökyüzünde bir geçit yapıyor. Olanağınız varsa, açık havaları kollayın ve gözlerinizi gökyüzüne çevirin. İşte, gezegenlerin bu ayki rotaları:

Merkür’le başlayalım. Hızlı gezegen geçen ay akşamları gökyüzündeydi. Bu ay da sabah gökyüzünde olacak. Anlayacağınız, bir orada bir burada! Merkür aralık ayının ikinci yarısında gün doğumundan önceki bir saat boyunca güneydoğuda görünecek. Ayın 22’sinde ulaşabileceği en yüksek noktada, 28 ve 29’undaysa küçülen hilâl evresindeki uydumuzla yan yana olacak.

28-29 Aralık sabahları gün doğumundan önce güneydoğu yönünde Merkür ile Ay.
Venüs akşamları güneybatı yönünde ışıl ışıl… Ağustos’tan beri batıda yükselmeye başlayan Venüs artık iyice yukarıda ve onu görmemekolanaksız! Günbatımından sonra tam 2,5 saat güneybatı ufkunun üzerinde parlayacak ve muhtemelen yine bazılarınca UFO zannedilecek! Aralık ayının 4’ünde ve 5’inde hilâl evresindeki Ay ile hoş bir randevusu olacak.
4 ve 5 Aralık sabahları gün batımından sonra güneybatıda Ay ve Venüs.
Şimdi gözlerimizi Mars’a çevirelim. Yengeç takımyıldızındaki Kızıl Gezegen, aralık ayının başında gece yarısından iki saat kadar önce doğudan yükselirken ilerleyen gecelerde giderek daha erken doğacak. 12 Aralık’a kadar Venüs’ün battığı saatlerde doğu kuzeydoğudan yükselen Mars, bu tarihten sonra Venüs batana kadar Venüs’le birlikte gökyüzünde olacak; yani Jüpiter ve Satürn’ü de ekleyince aynı anda dört gezegeni görebileceğiz. Ayrıca Mars, 17 ve 18 Aralık’ta uydumuzla hoş bir ikili oluşturacak.
17 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
17 Aralık’ta dört gezegen ve Ay kısa süreliğine de olsa gökyüzünde olacak. Doğudan batıya doğru Mars, Ay, Jüpiter, Satürn ve Venüs.
Jüpiter bu ayın 7’sinde karşı konuma geliyor. Yani dev gezegen hem gezegenimize en yakın noktadan geçecek hem de günbatımıyla doğup bütün gece boyunca gökyüzünde kaldıktan sonra gün doğumuyla birlikte batacak. O nedenle bu ay, onu ve uydularını gözlemek için en iyi zaman! Boğa takımyıldızında “gezinen” Jüpiter’in yakınlarında Aldebaran’ın parıldadığını görebilirsiniz. Ayrıca 14 Aralık’ta neredeyse dolunay evresindeki uydumuzla dev gezegen yan yana geliyorlar.
14 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
14 Aralık’ta Ay ve Jüpiter gece boyunca yan yanalar.
Ve son olarak Satürn… Halkalı gezegen artık yönünü batıya çevirdi. Günbatımında güney doğrultusundayken gece yarısı civarında batacak. Satürn batıya doğru yavaş yavaş ilerleyedursun, Venüs batıda hızla ona doğru yaklaşacak. İkili önümüzdeki ayın 17’sindeki büyük buluşmaya hazırlanıyor. Kova takımyıldızındaki Satürn, 8 Aralık’ta da ilk dördün evresindeki Ay’la buluşacak.

Aralık Ayında Göktaşı Yağmurları

Aralık ayında birçok göktaşı yağmuru olacak; ama “kayan yıldız” görme şansınız bazılarında az bazılarındaysa daha çok olacak. Bu ay 6 Aralık’taki Pupa-Yelken (Puppid-Velid) göktaşı yağmurunun saatte ortalama 10 göktaşı; 11 Aralık’taki Suyılanı (σ-Hydrid) göktaşı yağmurunun yalnızca 3; 19 Aralık’taki Küçük Aslan (Leonis Minorid) göktaşı yağmurunun 5; 14 Aralık’taki İkizler (Geminid) göktaşı yağmurunun da saatte ortalama -sıkı durun- 120 göktaşı getirmesi bekleniyor. Tabii hep söylediğimiz gibi, ideal koşullar altında. Örneğin 15 Aralık’taki dolunay, İkizler yağmurunun çoğu göktaşını olasılıkla görünmez kılacak.

Aralık ayı gökyüzü takvimi

Bakalım aralık ayında gökyüzünde bizleri başka neler bekliyor? Merak ediyorsanız, aşağıdaki gökyüzü takviminin günlerine tıklamanız yeterli!
aralik 2024 1 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

1

Pazar

01 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
Ay yeniay evresinde
aralik 2024 2 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

2

Pazartesi

aralik 2024 3 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

3

Salı

aralik 2024 4 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

4

Çarşamba

aralik 2024 5 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

5

Perşembe

05 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
Ay-Venüs yakınlaşması
aralik 2024 6 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

6

Cuma

06 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
Jüpiter yerberide (Dünya’ya en yakın konumda); Pupa-Yelken (Puppid-Velid) göktaşı yağmuru (saatte ortalama 10 göktaşı)
aralik 2024 7 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

7

Cumartesi

07 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
Jüpiter karşı konumda; Mars tersinir hareketine başlıyor
aralik 2024 8 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

8

Pazar

08 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
Ay-Satürn yakınlaşması; Ay ilk dördün evresinde
aralik 2024 9 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

9

Pazartesi

aralik 2024 10 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

10

Salı

aralik 2024 11 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

11

Çarşamba

11 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
Suyılanı (σ-Hydrid) göktaşı yağmuru (saatte ortalama 3 göktaşı)
aralik 2024 12 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

12

Perşembe

aralik 2024 13 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

13

Cuma

13 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
Ay-M45 (Ülker) açık yıldız kümesi yakınlaşması
aralik 2024 14 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

14

Cumartesi

14 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
Ay-Jüpiter yakınlaşması; İkizler (Geminid) göktaşı yağmuru (saatte ortalama 120 göktaşı!)
aralik 2024 15 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

15

Pazar

15 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
Ay dolunay evresinde
aralik 2024 16 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

16

Pazartesi

aralik 2024 17 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

17

Salı

aralik 2024 18 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

18

Çarşamba

18 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
Ay-Mars yakınlaşması
aralik 2024 19 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

19

Perşembe

19 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
Aralık Küçük Aslan (Leonis Minorid) göktaşı yağmuru (saatte ortalama 5 göktaşı)
aralik 2024 20 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

20

Cuma

aralik 2024 21 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

21

Cumartesi

21 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
Kış gündönümü; kuzey yarıkürede en uzun gece
aralik 2024 22 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

22

Cumartesi

22 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
Merkür sabah gökyüzünde en yüksek noktada
aralik 2024 23 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

23

Pazartesi

23 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
Ay son dördün evresinde
aralik 2024 24 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

24

Salı

aralik 2024 25 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

25

Çarşamba

25 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
Merkür en büyük batı uzanımında
aralik 2024 26 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

26

Perşembe

aralik 2024 27 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

27

Cuma

aralik 2024 28 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

28

Cumartesi

aralik 2024 29 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

29

Cumartesi

aralik 2024 30 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

30

Pazartesi

01 12 2024 Bol Gezegenli Bir Kapanış!
Ay yeniay evresinde
aralik 2024 31 Bol Gezegenli Bir Kapanış!

31

Salı

Not: Bu sayfadaki gezegen ve yıldız haritaları, Stellarium yazılımıyla oluşturulmuştur. Siz de stellarium-web.org adresinden ya da mobil uygulamadan anlık haritalara ulaşabilir, yazıda söz edilen derin uzay nesnelerini bulmak için kullanabilirsiniz.

Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?

Doğayı koruyoruz, çöplerimizi çevreye atmıyoruz, gideceğimiz yere toplu taşımayla gidiyoruz. O zaman çevre neden kirleniyor? Biz duyarlıyız, komşularımız duyarlı, arkadaşlarımız duyarlı… O halde çevreyi kim kirletiyor? Çevre kirliliğinin birçok nedeni var. Belki ilk başta aklımıza gelmeyen, tek tek bireylerin çevreyi kirletmesinden daha etkili ve kalıcı nedenler… Üstelik asıl önemli ve büyük çaplı nedenler de bunlar. Gelin, biraz daha yakından bakalım.
ck trafik Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?

Fosil Yakıtla Çalışan Araçlar

Toplu taşıma bile kullansak, bindiğimiz araçlar fosil yakıtla –yani benzin, mazot ya da LPG ile- çalışıyorsa, çevreyi kirletiyoruz demektir. Çünkü bu araçların motorları havaya bol miktarda karbondioksit, azot oksit ve başka zararlı gazlar salar. Bu salımlar, hem havamızın kalitesini bozar hem de solunum yolu hastalıklarına yol açar. Üstelik trafiğin yoğun olduğu yerlerde trafik kaynaklı gürültü kirliliği de çevre kirliği sayılır. Bu yakıtların üretilmesi sırasında çevreye yayılan zararlı maddeler de cabası…
Bu araçlar arasında en zararsız olanlar, enerjisini güneş ya da rüzgârdan alan araçlar ve bisikletlerdir.

ck bacalar Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?

Küçüklü Büyüklü Tüm Bacalar

Kışın ısınmak için kullandığımız soba, kalorifer ya da kombilerin bacalarından, fabrikaların yıl boyu gece gündüz tüten bacalarına kadar her baca atmosfere kirletici ve zehirli gazlar salar. Günümüzde sanayi tesisleri vazgeçilmez olabilir; ancak üretimin farklı aşamalarında büyük miktarda açığa çıkan atık maddeler çevremiz için en büyük tehditlerden biridir. Üstelik bazı fabrikalar, yalnızca havaya değil suya ve toprağa karışan atıklar da üretir.

Çöp Sandığımız Geri Dönüşebilir Atıklar

Atıkları çöpe atmak da çevreyi kirleten etkenlerden biridir. Çünkü her atık çöp değildir! Ama çoğumuz ne yazık ki geri dönüşebilecek atıkları da çöpe atıyoruz. Hele plastik, metal ya da kimyasal atıkların yanlış çöpe atılması, çevre ve deniz kirliliğini daha da artırır. Çöplüklerde biriken böylesi atıklar, toprağa ve suya karışabilir. Özellikle plastik atıklar, doğada çok uzun süre kalır ve ekosisteme ciddi zararlar verir. Elektronik atıklar da doğru şekilde geri dönüştürülmezse, ağır metallerin çevreye sızmasına neden olur.
Bu nedenle hem çöplerimizi ayrıştırmalı hem de geri dönüşümü evlerde, okullarda, iş yerlerinde, kısacası bulunduğumuz her yerde yapmalıyız.

ck deniz kirliligi2 Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?
ck tarim ilaclari Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?

Tarımda Kullanılan Maddeler

Son yıllarda organik tarıma ilgi artmış olabilir; ama dünya nüfusunu besleyen milyonlarca tonluk sebze ve meyve sizce nasıl üretiliyor? Bitkileri zararlılara karşı korumak için atılan ilaçlar ve büyümelerini sağlamak için toprağa dökülen kimyasal gübrelerle tabii ki… Bunlar hem su kaynaklarına karışarak hem de ekosistemdeki başka canlılara zarar vererek sağlığımızı ve çevremizi doğrudan tehdit ediyor.
Bunlara karşın bizler de yeme içme alışkanlarımıza dikkat ederek daha bilinçli tercihler yapabiliriz.

ck hava kirliligi Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?

Artan Dünya Nüfusu ve Hızla Büyüyen Kentler

İnsanların yalnızca atıklarıyla değil, varlıklarıyla da çevreyi kirlettiğini düşünmüş müydünüz? 1800’lü yılların başında 1 milyar, 1900’lü yılların ilk çeyreğinde 2 milyar olan dünya nüfusu son 100 yıl içinde dört katına çıkarak 8 milyarı aştı! Bu da yapılaşmayla doğal alanların yok olması anlamına geliyor elbette. İnşaatlar ve altyapı projeleri toprak erozyonu, hava kirliliği ve su kirliliği de yaratıyor. Ormanların yerini kentlerin almasıyla birlikte yalnızca üretilen atıklar ve enerji gereksinimi artmıyor, karbondioksit emiliminin düşmesiyle hava kalitesi azalıyor ve ekosistemler –dolayısıyla birçok tür- yok oluyor. Bu durum da nüfus kontrolünün önemini gözler önüne seriyor.

Tüketim Çılgınlığımız

Çevreyi kirleten birçok nedeni sıraladık; ama en önemlisini sona sakladık: Aşırı tüketim. Aslında eskiye –çok değil, yüz ya da iki yüz yıl önceye- göre çok daha fazla tüketiyor olmak çevreye daha fazla atık saçmamızın başlıca nedenidir. Giysilerimizi, eşyalarımızı, elektronik aygıtlarımızı sık sık değiştirmemiz, yiyebileceğimizden çok gıda almamız yalnızca israfa yol açmıyor; çevreyi de kirletiyor. Üstelik doğal kaynakların tükenmesi gibi bir tehdit de kapımızda…
Bilinçli tüketim, sürdürülebilir ürünleri tercih etmek, yiyeceğimizden fazlasını almamak ve tabii ki paylaşmak en iyi çözüm!

ck tuketim cilginligi Eğer Biz Kirletmiyorsak, Çevreyi Kim Kirletiyor?
Merhaba gökbilim severler! Geçen ay bir değil iki kuyruklu yıldız ziyareti ve Türkiye’den de gözlenebilen kuzey ışıkları gösterisinin ardından bu ay gökyüzü biraz daha sakin mi sandınız? Hiç de öyle değil! Çünkü gecelerimizi şenlendiren beş gezegenin yanı sıra bir de Leonidler, yani Aslan göktaşı yağmuru var kasımda… Haydi, önce kısaca geçen aya bakıp sonra bu ayın ayrıntılarına geçelim.

Geçen Aydan Kalanlar: İki Kuyrukluyıldız ve Kuzey Işıkları

Geçen ayki içeriğimizde, Güneş Sistemi’nin derinliklerinden gelen bir ziyaretçimizden bahsetmiştik: 12 Ekim’de gezegenimize en yakın konumdan geçen C/2023 A3 (Tsuchinshan-ATLAS) adlı kuyrukluyıldız. Şanslı olanlar, yani bulundukları yerde hava açık ve dağlar ya da şehir ışıkları tarafından perdelenmemiş bir gökyüzüne sahip olanlar, onu görmüş olmalılar. Eylül sonuna kadar sabah gökyüzünde güç de olsa seçilen konuğumuz 12 Ekim’den itibaren akşamları batıda ışıldamaya başlamıştı.

İşin ilginci, biz geçen ayki içeriğimizi yayınladıktan hemen sonra, 27 Eylül 2024’te yeni bir kuyrukluyıldız daha keşfedildi. C/2024 S1 (ATLAS) adlı bu sürpriz misafir, bu yazıyı hazırladığımız sırada Güneş’e en yakın geçişini (günberi ya da perihelion) yapmak üzere hızla ilerliyordu. Ancak yıldızımıza bu kadar yaklaşması onun için biraz tehlikeli! Çünkü çekirdeği parçalanıp artık Dünya’dan çıplak gözle gözlenemeyecek parçalara ayrılabilir. Eğer 28 Ekim’deki günberiyi sağ salim atlatmış olursa kasım ayında sabah gökyüzünde onu Venüs’ten bile parlak görmek mümkün!

Geçen ayın bir başka sürprizi ise 10 Ekim gecesi Türkiye’den bile görülebilen kuzey ışıklarıydı. Bu tarihten iki gün önce gerçekleşen bir güneş patlamasının saçtığı parçaçıkların gezegenimizin manyetik alanıyla etkileşmesinin sonucunda yaşanan bu gösteri, bu kez bizimki gibi görece güney enlemlere kadar ulaştı. Sonuçta şanslılar, yani yine bulutlar tarafından göğü perdelenmemiş olanlar, bu etkileyici olaya tanık oldu. Acaba siz de onlardan biri miydiniz? O gece gökyüzündeki sıra dışı kırmızılığı fark ettiniz mi?

kasim 2024 a g t t atlas Leonidler Geliyor!
Yukarıda 15 Ekim akşamı batıda günbatımından sonra uzun kuyruğuyla dikkat çeken C/2023 A3 (Tsuchinshan-ATLAS) kuyrukluyıldızını, aşağıda ise 10 Ekim gecesi görülen kuzey ışıklarının Uludağ’dan fotoğraflarını görebilirsiniz. Bu güzel fotoğrafların her ikisi de gökyüzü fotoğrafçısı Tunç Tezel tarafından çekilmiş. Tunç Tezel’le daha önce yaptığımız bir söyleşiyi okumak için şu içeriğimize göz atabilirsiniz.
kasim 2024 a g t t kuzey isiklari Leonidler Geliyor!

Geçen Aydan Kalanlar: İki Kuyrukluyıldız ve Kuzey Işıkları

Gelelim kasım ayına ve bu ay gecelerimizi şenlendirecek gezegenlere… Merkür kısa bir aradan sonra yeniden sahnede ve bu kez akşam gökyüzünde. Ama çok da beklentiye girmeyin; çünkü batıda en yüksek noktaya ulaştığı 18 Kasım’da bile günbatımından sonra yarım saat kadar ancak görünüyor. Yine de keskin gözlüler onu ay boyunca günbatımından sonra kuzeybatı ufkunun hemen üzerinde avlamaya çalışabilir.

Venüs tam bir akşam “yıldızı” oldu artık. Geçen ağustostan itibaren batıda günbatımından sonra ışıldamaya başlayan bu parlak gezegen, daha da yükseldi ve artık onu görmemek daha zor hale geldi. Günbatımından sonraki 1,5 saat boyunca gözlerinizi kuzeybatı ufkunun üzerinde gezdirmeniz yeterli. Hatta 5 Kasım’da hilal evresindeki uydumuzla hoş bir buluşması var yine…

Dev gezegenler Jüpiter ve Satürn neredeyse tüm gece boyunca sahnedeler. Kova takımyıldızındaki Satürn zaten gün batımında çoktan doğmuş, hatta meridyene -yani güney doğrultusuna- yaklaşmış oluyor. Boğa’da gezinen Jüpiter ise günbatımını izleyen iki saat içinde doğudan yükselmeye başlıyor. 11 Kasım akşamı Ay’ın Satürn’le; 17 Kasım akşamı da Jüpiter’le buluşması var. Kaçırmayın deriz.

Son olarak Mars’a bakalım. Kızıl gezegen kasım ayının başında gece yarısına bir saat kala doğudan yükselirken ay sonuna kadar giderek daha erken doğmaya başlıyor ve bu sırada usul usul İkizler takımyıldızından Yengeç’e geçiyor. O da 20 Kasım’da uydumuzla çok hoş bir düet yapacak.

Sayfadaki yıldız haritalarını üzerlerine tıklayarak daha büyük görebilirsiniz.

Kasım Ayında Göktaşı Yağmurları

Her yıl kasım ayı geldiğinde aslan avcıları pusuya yatar! Şaka değil, sadece kastettiğimiz Aslan göktaşı yağmuru ve onu merakla bekleyen gökbilim tutkunları. Eğer hava açık olursa ve şansınız yaver giderse, siz de bu göktaşı yağmurunun zirve yapacağı 17 Kasım gecesi saatte ortalama 15 göktaşı sayabilirsiniz. Ağustos ayındaki Kahraman (Perseid) göktaşı yağmuru kadar olmasa da en bereketli yağmurlardan biridir Leonidler. Siz de sıkı giyinip geceyarısından sonra doğudan geliyormuş gibi görünen göktaşları için pusuya yatabilirsiniz!

Eğer Leonidler umduğunuzu vermezse ya da 17’si gecesi hava kapalı olursa, şansınızı diğer göktaşı yağmurlarının zirve yaptığı akşamlarda deneyebilirsiniz. Bu ay 12 Kasım’daki Kuzey Boğa (Northern Taurid) göktaşı yağmurunun saatte ortalama 5 göktaşı; 28 Kasım’daki Kasım Avcı (Orionid) göktaşı yağmurunun ise saatte ortalama 3 göktaşı vermesi bekleniyor. Tabii hep vurguladığımız gibi, ideal koşullarda!

Kasım ayı gökyüzü takvimi

Bakalım kasım ayında gökyüzünde bizleri başka neler bekliyor? Merak ediyorsanız, aşağıdaki gökyüzü takviminin günlerine tıklamanız yeterli!
ay 01 11 24 Leonidler Geliyor!

1

Cuma

1 kasim atlas Leonidler Geliyor!
Ay yeniay evresinde; C/2024 S1 (ATLAS) kuyrukluyıldızı gün doğumundan önce doğuda (günberiden parçalanmamış olarak geçerse)
ay 02 11 24 Leonidler Geliyor!

2

Cumartesi

ay 03 11 24 Leonidler Geliyor!

3

Pazar

ay 04 11 24 Leonidler Geliyor!

4

Pazartesi

ay 05 11 24 Leonidler Geliyor!

5

Salı

5 kasim 2024 Leonidler Geliyor!
Ay-Venüs yakınlaşması
ay 06 11 24 Leonidler Geliyor!

6

Çarşamba

ay 07 11 24 Leonidler Geliyor!

7

Perşembe

ay 08 11 24 Leonidler Geliyor!

8

Cuma

ay 09 11 24 Leonidler Geliyor!

9

Cumartesi

9 kasim ilk dordun Leonidler Geliyor!
Ay ilk dördün evresinde
ay 10 11 24 Leonidler Geliyor!

10

Pazar

ay 11 11 24 Leonidler Geliyor!

11

Pazartesi

11 kasim 2024 Leonidler Geliyor!
Ay-Satürn yakınlaşması
ay 12 11 24 Leonidler Geliyor!

12

Salı

12 kasim taurid Leonidler Geliyor!
Kuzey Boğa (Northern Taurid) göktaşı yağmuru (saatte ortalama 5 göktaşı)
ay 13 11 24 Leonidler Geliyor!

13

Çarşamba

ay 14 11 24 Leonidler Geliyor!

14

Perşembe

ay 15 11 24 Leonidler Geliyor!

15

Cuma

15 kasim saturn Leonidler Geliyor!
Satürn’ün tersinir hareketinin sonu
ay 16 11 24 Leonidler Geliyor!

16

Cumartesi

16 kasim dolunay Leonidler Geliyor!
Ay dolunay evresinde; Ay-M45 (Ülker) açık yıldız kümesi yakınlaşması
ay 17 11 24 Leonidler Geliyor!

17

Pazar

17 kasim leonid Leonidler Geliyor!
Aslan (Leonid) göktaşı yağmuru (saatte ortalama 15 göktaşı); Ay-Jüpiter yakınlaşması
ay 18 11 24 Leonidler Geliyor!

18

Pazartesi

ay 19 11 24 Leonidler Geliyor!

19

Salı

19 kasim merkur Leonidler Geliyor!
Merkür akşam gökyüzünde en yüksek noktada
ay 20 11 24 Leonidler Geliyor!

20

Çarşamba

20 kasim ay mars Leonidler Geliyor!
Ay-Mars yakınlaşması
ay 21 11 24 Leonidler Geliyor!

21

Perşembe

ay 22 11 24 Leonidler Geliyor!

22

Cuma

ay 23 11 24 Leonidler Geliyor!

23

Cumartesi

23 kasim ay son dordun Leonidler Geliyor!
Ay son dördün evresinde
ay 24 11 24 Leonidler Geliyor!

24

Cumartesi

ay 25 11 24 Leonidler Geliyor!

25

Pazartesi

ay 26 11 24 Leonidler Geliyor!

26

Salı

ay 27 11 24 Leonidler Geliyor!

27

Çarşamba

ay 28 11 24 Leonidler Geliyor!

28

Perşembe

28 kasim orionid Leonidler Geliyor!
Kasım Avcı (Orionid) göktaşı yağmuru zirvede (saatte ortalama 3 göktaşı)
ay 29 11 24 Leonidler Geliyor!

29

Cuma

ay 30 11 24 Leonidler Geliyor!

30

Cumartesi

Not: Bu sayfadaki gezegen ve yıldız haritaları, Stellarium yazılımıyla oluşturulmuştur. Siz de stellarium-web.org adresinden ya da mobil uygulamadan anlık haritalara ulaşabilir, yazıda söz edilen derin uzay nesnelerini bulmak için kullanabilirsiniz.

Dünyada Daha Çok Kuş Olsaydı

Acaba Ne Olurdu?

Kuşları sever misiniz? Sabahları serçelerin cıvıldamasını, vapurda martıların simit peşinde uçuşunu, güvercinlerin meydanlarda yem peşinde koşmasını ya da leyleklerin bacaların üstüne yuva yapmasını takip etmeyi sevenlerden misiniz? Yanıtınız, “Evet” ise, “Dünyada daha çok kuş olsaydı keşke” diye hayal kuruyor olabilirsiniz. Peki, acaba ne olurdu, diye hiç düşündünüz mü?
k c n o martilar Dünyada Daha Çok Kuş Olsaydı Ne Olurdu?
“Her yer cıvıl cıvıl, her şey daha güzel olurdu!” diyorsanız, yanılıyorsunuz. Çünkü ekosistem denen bir şey var! İçindeki canlılar ve onları kuşatan ortamın kurduğu bu denge, içindeki herhangi bir türün sayısındaki aşırı artış ve azalmadan önemli ölçüde etkilenir. Kimi türler için olumlu sayılabilecek sonuçlar ortaya çıkarken kimi türlerin sonu bile gelebilir. Dünyadaki tüm ekosistemlerde kuşların sayısı birdenbire artsaydı, ne olurdu; gelin bir düşünelim…
k c n o meyve yiyen kus Dünyada Daha Çok Kuş Olsaydı Ne Olurdu?
Önce olumlu yanından bakalım: Meyveyle beslenen kuşların sayısındaki artış, tohumların daha hızlı ve çok yayılmasını, bu da bitki çeşitliliğinin artmasını sağlardı. Kuşların artışı, tohumlu bitkilerin artması ve ormanların genişlemesi anlamına gelirdi. Ayrıca kuşların çoğu böcekle de beslendiği için hem böceklerden zarar gören bitkiler hem de tarımla uğraşanlar rahat bir soluk alırdı. Kuşların kendileri de başka avcı türler için besin kaynağı olduğu için de menüsünde kuş olan hayvanlar bayram ederdi -tabii bir de kuş gözlemciler!
Bir de madalyonun öteki yüzüne bakalım mı? Örneğin, böceklerin sayısının, onları yiyen çok fazla kuş yüzünden azalması, bitkiler için olumsuz sonuçlar da doğururdu. Böceklerin bitkilerin tozlaşmasındaki katkısı düşünüldüğünde, bazı bitkilerin üreme şansı kalmayabilirdi. Benzer şekilde tarımla uğraşanlar belki “böcekten kurtulduk” diye sevinirdi ama ekinleri yiyen çok fazla kuşun ortaya çıkması başlarını da fena halde ağrıtırdı.
Tabii yalnızca kırsal alanları ve ormanları düşünmemek lazım. Kentler de kuş istilasından ciddi ölçüde etkilenirdi. Kulağımıza hoş gelen kuş cıvıltıları ya da martı sesleri, aşırı kalabalık bir koro oluşturduğunda bize “Yeter, susun artık!” dedirtebilirdi. Üstelik kuşların dışkılarını hemen her yerde ve bol miktarda görmeye başlayınca midemiz de fena halde bulanırdı. İş yalnızca bunlarla da kalmaz, bazı hastalıkların taşıyıcısı olan kuşların artışı, toplum sağlığını da ciddi olarak olumsuz etkilerdi.
k c n o sehirde kuslar Dünyada Daha Çok Kuş Olsaydı Ne Olurdu?
Kuş popülasyonunun aşırı artışı, kendi aralarında da “iç savaşlara” neden olabilirdi. Çünkü biz pek fark etmesek de değişik kuş türleri arasında yiyecek ve yaşam alanı için kıyasıya bir rekabet vardır. Bu yüzden bazı güçsüz kuş türleri, daha saldırgan ve dayanıklı kuş türlerinin baskısı altında yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilirdi. Hatta daha fazla kuş, kimi ekosistemlerde başka hayvan türlerinin yaşam alanlarını sınırlayıp besin kaynaklarını azaltabilirdi.
Bu senaryo gözünüzü korkuttuysa, işe bir de başka yönden bakalım: Acaba dünyadaki tüm kuşlar birdenbire ortadan kalksaydı, ne olurdu? İşte bu da başka bir ekosistem felaketine yol açardı. Tohumla beslenen kuşların yok olmasıyla yüzlerce ağaç türünün soyu, çevreye dağılamayan tohumlar yüzünden tükenme noktasına gelebilirdi. Hatta çiçek özüyle beslenen kuşların yokluğu bazı çiçekli bitkilerin de sonunu getirebilirdi. Yırtıcı kuşların yok olmasıysa onların avlarının -örneğin farelerin ya da tavşanların- sayısında ciddi bir artışa neden olurdu. Bu da zincirleme olarak başka türlerin sayısını etkilerdi.
k c n o olen agaclar Dünyada Daha Çok Kuş Olsaydı Ne Olurdu?
Kısacası, hangi açıdan bakarsak bakalım, dünyadaki kuşların sayısındaki aşırı bir artış ya da azalma, ekosistemdeki bütün dengeleri alt üst etmeye, hatta dünya çapında felaketler oluşturmaya yeter. Tıpkı başka türlerin, örneğin daha önce merak edip sorduğunuz çiçeklerin, sineklerin, kedilerin ya da arıların yok olmasının yol açacağı ciddi sonuçlar gibi… Biz en iyisi doğal dengeleri hiç bozmayalım, kuşlarla ve başka canlılarla bir arada mutlu mesut yaşayalım!
acaba ne olurdu kutu3 Dünyada Daha Çok Kuş Olsaydı Ne Olurdu?

Sizin de aklınıza takılan ilginç sorular varsa bize yazın, burada yanıtlayalım. Unutmayın, bazen çok basit görünen sorular büyük buluşlar ortaya çıkarabilir!

Merhaba gökyüzü tutkunları! Geçen ayki içeriğimizi bitirirken bir kuyrukluyıldızın hızla bize yaklaştığını ve parlaklığının arttığını haber vermiştik. İşte, bu ay o ziyaretçi kapımızda! Her ne kadar çıplak gözle görüp göremeyeceğimiz henüz kesin olmasa da hazırlığınızı şimdiden yapın. C/2023 A3 (Tsuchinshan-ATLAS) adlı bu kuyrukluyıldız bu ayın 12’sinde gezegenimize en yakın konumdan geçecek. Gelin ayrıntılara ve ekimde bizi gökyüzünde başka nelerin beklediğine yakından bakalım…
ekim 2024 gokyuzu tsuchinshan wiki Kuyrukluyıldız Altında…
Tsuchinshan-ATLAS kuyrukluyıldızının geçen Haziran’da 40 santimetrelik bir teleskopla çekilen fotoğrafı.
Görsel kaynağı: Wikipedia (C messier)

Ayın “kuyruklu” yıldızı: C/2023 A3 (Tsuchinshan-ATLAS)

Kuyrukluyıldızların sağı solu belli olmaz! Yani kuyrukluyıldızlar doğaları gereği öngörülemez gökcisimleridir. Ne zaman nereden gelecekleri çok önceden belli olmadığı gibi keşfedilip yörüngesi saptandığında bile parlaklıklarını öngörmek zordur. Çünkü parlaklıkları, kuyrukluyıldızın koma (kuyrukluyıldızın çekirdeğinin çevresindeki bulutsu zarf) ve kuyruğundaki toz parçacıklarına ulaşan güneş ışığının saçılmasına bağlıdır. Bu toz sürekli olarak kuyrukluyıldızın çekirdeğinden uzaklaşır ve herhangi bir andaki yoğunluğu, Güneş ışınlarının ısıttığı çekirdeğindeki buzun süblimleşme hızına bağlıdır.
ekim 2024 gokyuzu tsuchinshan stellarium Kuyrukluyıldız Altında…
Tsuchinshan-ATLAS kuyrukluyıldızını, Stellarium programından aldığımız bu yakın çekimdeki gibi görebilmeyi biz de çok isterdik! Ancak güçlü bir teleskopunuz olmadıkça benzer bir görüntüyü elde etmek pek olası görünmüyor. Hatta daha rahat bir gözlem için dürbün şart.
İşte, bu yüzden parlaklıklarını önceden tahmin etmek çok zordur. Kuyrukluyıldızların gelecekteki konumları genellikle yüksek bir kesinlikle hesaplanabilirken, parlaklıkları bilinemez. Bu yüzden, önceki içeriklerimizden anımsayacaksınızdır, çoğu kuyrukluyıldız için kadir (parlaklık) tahmininde bulunmaktan kaçınıyoruz. Çünkü hem öngörmek zor hem de kuyrukluyıldızın Güneş’e yaklaşıp parlaklığı artarken birdenbire parçalanıp hepten görünmez olması bile olası! Yine de gezegenimize en yakın olacağı 12 Ekim tarihinde +3 kadir dolayında bir parlaklıkta olacağı tahmin ediliyor.

Sayfadaki yıldız haritalarını üzerlerine tıklayarak daha büyük görebilirsiniz.

01 10 2024 Kuyrukluyıldız Altında…
1 Ekim sabahı gün doğumundan bir saat kadar önce doğuya doğru bakarken ince bir hilal evresindeki Ay ve Tsuchinshan-ATLAS kuyrukluyıldızı.
Kısacası Tsuchinshan-ATLAS parçalanmayıp kendini biraz daha bir arada tutabilirse, ekim ayında çıplak gözle görülebilecek. 27 Eylül’de Güneş’e en yakın noktadan (perihelion) geçen kuyrukluyıldızı, 1 Ekim sabahı gün doğumundan bir saat kadar önce doğu yönünde görmeye çalışabilirsiniz. Sonraki sabahlarda parlaklığı giderek artacak olsa da bizim bakış açımızdan güneşe yakınlaşacağı için onu görmek daha zor olabilir. Ama merak etmeyin, ekim ortasından itibaren bu kez akşam gökyüzüne geçecek. Gün batımından sonra batıya, Venüs’ün biraz sağına baktığınızda onu -umuyoruz ki- bulabileceksiniz. Bu sayfadaki haritalar ve bir dürbün işinizi kolaylaştıracaktır.
14 Ekim ve 15 Ekim akşamları gün batımından 40 dakika kadar sonra batıya doğru bakarken Venüs ve sağında Tsuchinshan-ATLAS kuyrukluyıldızı.
Ekimin sonraki günlerinde Tsuchinshan-ATLAS kuyrukluyıldızı batıda giderek yükselerek daha uzun süre gökyüzünde kalacak. Ama parlaklığı da giderek azalacak ve bu sırada olasılıkla kuyruğu da -özellikle 20 Ekim’den sonra- uzayacak. Ekim ayının sonunda çıplak gözle görünürlük sınırının dışına çıkacak ve bizlere sonsuza dek veda edecek. Çünkü geçen yılın başında keşfedilen bu kuyrukluyıldızın periyodunun milyonlarca yıl olduğu tahmin ediliyor!

Ekim Ayında Gezegenler

5 ve 6 Ekim’de hilâl evresindeki Ay ile Venüs yan yana.
Merkür bu ay kayıplarda… Hızlı gezegeni Güneş’e çok yakın olduğu için görmek zor. Ama onun yerine size Venüs verelim! Çünkü akşam gökyüzünde yaklaşık -4 kadir parlaklıkla ışıldayacak. Hatta 5 Ekim’de incecik bir hilal evresindeki uydumuzla üst üste, 6 Ekim’deyse yan yana duracak. Gün batımından sonra batının biraz güneyine bakmanız bu eşsiz manzarayı görmeniz için yeterli olacak.
Ay, 21 Ekim’de Jüpiter’le, 24 Ekim’de de Mars’la yakınlaşacak.
Sıradaki durağımız Mars… Kızıl Gezegen, ekim ayından itibaren gece yarısı doğmaya başlayacak. Turuncu rengi ve +0,2 kadir parlaklığıyla İkizler takımyıldızında dikkatleri üzerine çekecek. 24 Ekim’deyse son dördün evresindeki Ay’la yan yana gelecek. Ondan iki saat kadar daha erken doğan Jüpiter de Boğa takımyıldızında ve -2,6 kadirle daha ışıltılı. Dev gezegen 9 Ekim’de tersinir hareketine başlayacak ve 21 Ekim’de uydumuzla yakınlaşacak.
14 10 2024 2 Kuyrukluyıldız Altında…
14 Ekim’de Ay’la Satürn dip dibe olacak.
Geçen ay karşı konuma gelen Satürn, bu ay gün batımında doğudan yükselmiş olacak ve sabahları da güneş doğmadan batacak. +0,6 kadir parlaklığındaki halkalı gezegen 14 Ekim’de uydumuzla yan yana gelecek. Hatta o kadar yakın olacaklar ki aralarında yalnızca Ay’ın çapı kadar bir uzaklık olacak. Bu buluşmayı kaçırmayın deriz!

Ekim ayı gökyüzü takvimi

Bakalım ekim ayında gökyüzünde bizleri başka neler bekliyor? Merak ediyorsanız, aşağıdaki gökyüzü takviminin günlerine tıklamanız yeterli!
ekim 2024 01 Kuyrukluyıldız Altında…

1

Salı

01 10 2024 Kuyrukluyıldız Altında…
Tsuchinshan-ATLAS kuyrukluyıldızı gündoğumundan önce doğuda
ekim 2024 02 Kuyrukluyıldız Altında…

2

Çarşamba

takvim 02 10 2024 Kuyrukluyıldız Altında…
Ay yeniay evresinde; halkalı güneş tutulması (Türkiye’den gözlenemiyor)
ekim 2024 03 Kuyrukluyıldız Altında…

3

Perşembe

ekim 2024 04 Kuyrukluyıldız Altında…

4

Cuma

ekim 2024 05 Kuyrukluyıldız Altında…

5

Cumartesi

05 10 2024 Kuyrukluyıldız Altında…
Ay-Venüs yakınlaşması
ekim 2024 06 Kuyrukluyıldız Altında…

6

Pazar

ekim 2024 07 Kuyrukluyıldız Altında…

7

Pazartesi

ekim 2024 08 Kuyrukluyıldız Altında…

8

Salı

takvim 08 10 2024 Kuyrukluyıldız Altında…
Ejderha (Draconid) göktaşı yağmuru
ekim 2024 09 Kuyrukluyıldız Altında…

9

Çarşamba

takvim 09 10 2024 Kuyrukluyıldız Altında…
Jüpiter tersinir hareketine başlıyor.
ekim 2024 10 Kuyrukluyıldız Altında…

10

Perşembe

takvim 10 10 2024 Kuyrukluyıldız Altında…
Ay ilk dördün evresinde; Güney Boğa (Southern Taurid) göktaşı yağmuru (saatte ortalama 5 göktaşı)
ekim 2024 11 Kuyrukluyıldız Altında…

11

Cuma

takvim 11 10 2024 Kuyrukluyıldız Altında…
Kova (δ-Aurigid) göktaşı yağmuru (saatte ortalama 2 göktaşı)
ekim 2024 12 Kuyrukluyıldız Altında…

12

Cumartesi

takvim 12 10 2024 Kuyrukluyıldız Altında…
Tsuchinshan-ATLAS kuyrukluyıldızı yerberide (Dünya’ya en yakın konumda)
ekim 2024 13 Kuyrukluyıldız Altında…

13

Pazar

ekim 2024 14 Kuyrukluyıldız Altında…

14

Pazartesi

14 10 2024 Kuyrukluyıldız Altında…
Ay-Satürn yakınlaşması; Tsuchinshan-ATLAS kuyrukluyıldızı gün batımından sonra batıda
ekim 2024 15 Kuyrukluyıldız Altında…

15

Salı

ekim 2024 16 Kuyrukluyıldız Altında…

16

Çarşamba

ekim 2024 17 Kuyrukluyıldız Altında…

17

Perşembe

takvim 17 10 2024 Kuyrukluyıldız Altında…
Ay dolunay evresinde
ekim 2024 18 Kuyrukluyıldız Altında…

18

Cuma

ekim 2024 19 Kuyrukluyıldız Altında…

19

Cumartesi

takvim 19 10 2024 Kuyrukluyıldız Altında…
Ay-M45 (Ülker) açık yıldız kümesi yakınlaşması
ekim 2024 20 Kuyrukluyıldız Altında…

20

Pazar

ekim 2024 21 Kuyrukluyıldız Altında…

21

Pazartesi

takvim 21 10 2024 Kuyrukluyıldız Altında…
Ay-Jüpiter yakınlaşması; Avcı (Orionid) göktaşı yağmuru zirvede (saatte ortalama 15 göktaşı)
ekim 2024 22 Kuyrukluyıldız Altında…

22

Salı

ekim 2024 23 Kuyrukluyıldız Altında…

23

Çarşamba

ekim 2024 24 Kuyrukluyıldız Altında…

24

Perşembe

24 10 2024 Kuyrukluyıldız Altında…
Ay son dördün evresinde; Ay-Mars yakınlaşması
ekim 2024 25 Kuyrukluyıldız Altında…

25

Cuma

ekim 2024 26 Kuyrukluyıldız Altında…

26

Cumartesi

ekim 2024 27 Kuyrukluyıldız Altında…

27

Cumartesi

ekim 2024 28 Kuyrukluyıldız Altında…

28

Pazartesi

ekim 2024 29 Kuyrukluyıldız Altında…

29

Salı

ekim 2024 30 Kuyrukluyıldız Altında…

30

Çarşamba

ekim 2024 31 Kuyrukluyıldız Altında…

31

Perşembe

Not: Bu sayfadaki gezegen ve yıldız haritaları, Stellarium yazılımıyla oluşturulmuştur. Siz de stellarium-web.org adresinden ya da mobil uygulamadan anlık haritalara ulaşabilir, yazıda söz edilen derin uzay nesnelerini bulmak için kullanabilirsiniz.

Hiç düşündünüz mü, insanların göz rengi neden birbirinden farklıdır? 

Belli başlı dört beş göz rengi olsa bile gözlere yakından ve dikkatle bakıldığında zengin bir renk paleti karşımıza çıkar. İyi ama, bu neden ve nasıl olur?

gözlerimizin rengi neden farklıdır
goz rengi melanin Gözlerimizin Rengi Neden Farklıdır?
Melanin

Aslında bunun yanıtı çok basittir, hatta tek sözcüktür: Melanin. “Melanin” adı verilen molekül bir çeşit aminoasittir. Melanin yoğunlaştığı bölgeleri görece koyulaştıran, koyu kahverengi ya da siyah renkli olabilen bir pigmenttir. Bedenimizde saç, göz ve deri renginin ortaya çıkmasını sağlayan pigment melanindir. Göz rengi, irisin ön katmanlarındaki melanin miktarıyla doğrudan ilişkilidir. Kahverengi gözlü insanların irisinde (yani göz bebeğimizin çevresindeki renkli halkada) çok miktarda melanin bulunurken renkli gözlü insanlarda bu pigment çok daha azdır.

Melanin ışığı emer. Bir nesne ışığı emiyorsa, koyu renkli görünür. Eğer emmeyip yansıtıyorsa, yansıttığı ışığın renginde görünür. Kahverengi gözlerde çok fazla melanin vardır. Bu nedenle ışığı emerler; bu da onları koyu yapar. Ela gözlerde kahverengi gözlerden daha az ama mavi gözlerden daha çok melanin bulunur. Gri ve yeşil gözlerde de en az miktarda melanin olur ve bunlar ışığı daha çok yansıtır.

goz rengi kahverengi goz Gözlerimizin Rengi Neden Farklıdır?
goz rengi ela goz Gözlerimizin Rengi Neden Farklıdır?
goz rengi mavi goz Gözlerimizin Rengi Neden Farklıdır?
goz rengi yesil goz Gözlerimizin Rengi Neden Farklıdır?
Kahverengi gözlerde çok, elâ gözlerde ortalama miktarda, mavi gözlerde de az melanin bulunur. Yeşil gözlerdeyse hiç melanin yoktur.

Peki, göz rengimiz nasıl belirlenir?

Bilim insanları eskiden göz rengimizin, anne ve babamızdan birer tane olmak üzere toplam iki göz rengi geni tarafından belirlendiğini düşünüyordu. Kahverengi göz renginin geni, maviye göre baskın olduğundan mavi gözlü bir çocuğun hem anneden hem de babadan mavi göz geni aldığı, dolayısıyla iki mavi gözlü ebeveynin kahverengi gözlü bir çocuğu olamayacağı düşünülüyordu. Artık durumun bundan çok daha karmaşık olduğunu biliyoruz. Çünkü yakın tarihli bir araştırmaya göre, göz rengimiz irisimizdeki melanin üretimini kontrol eden 16 kadar gen tarafından belirleniyor. Dolayısıyla göz renklerimizdeki çeşitliliği, melanin üretiminde rol alan genlerimizdeki varyasyonlar belirliyor.
gözleriminiz rengi neden farklıdır
Göz rengi doğumdan sonra zamanla değişebilir. Bebekler genellikle daha açık renkli gözlerle doğar ve yaşamın ilk birkaç yılında melanin üretimi arttıkça göz renkleri koyulaşabilir. Ayrıca yaşlandıkça göz rengimizde hafif değişiklikler de olabilir. Renkli gözlülerde melanin yani koyu pigment az olduğu için göze gelen güneş ışınlarının daha büyük bölümü retinaya ulaşır. Bu nedenle koyu renkli gözlü kişilere göre onlar güneş ışıklarından daha çok rahatsız olurlar.
Son olarak dünyada göz rengi dağılımı nasılmış, bir bakalım. Dünyadaki insanların çoğu (%70-80’i) kahverengi gözlüdür. Onları %10’la mavi gözlüler izler. Elâ ve kehribar (ya da bal) rengi gözlerin oranı %5’tir. Gri (ya da çok açık mavi) göz rengi %3 oranında bulunurken irisinde hiç melanin bulunmayan yeşil gözlülerin oranı yalnızca %2’dir.
gözleriminiz rengi neden farklıdır
gözleriminiz rengi neden farklıdır
"Gri renkli göz mü olur?” diyorsanız, işte size bir örnek!
Bir düşünsenize okula gidiyorsunuz, sınıfa giriyorsunuz, öğretmen geliyor, ders başlıyor, “Kitapları açın” diyor ama hiç kimsede kitap yok. Hatta öğretmeninizde de yok; çünkü kitaplar yok! Nasıl olurdu? “Harika olurdu, ders kaynardı!” mı diyorsunuz? “Okula gitmemize, test çözmemize, evde ödev yapmamıza gerek kalmazdı!” diye seviniyor musunuz? Hatta “Her şeyi telefondan, tabletten, bilgisayardan yapardık!” diyerek eğleniyor musunuz? Ah ah… Fena halde yanılıyorsunuz. Çünkü kitapların olmadığı bir dünya bambaşka bir yer olurdu!
kitaplar olmasaydı ne olurdu
Her şeyden önce kitaplar olmasaydı, yani hiç var olmamış olsalardı, bilimsel ve teknolojik olarak bugün bulunduğumuz konuma asla gelemezdik. Ne cep telefonları ne bilgisayar ne de internet geliştirilebilirdi. Çünkü yüzyıllar boyunca tek ve en güvenilir bilgi kaynağı kitaplardı. Verilerin dijital olarak depolanmasını sağlayan teknolojik aygıtların olmadığı dönemlerde bilgilerin kaydedilmesini, sonraki kuşaklara aktarılmasını, herhangi bir konuda bilgi alınmasını kitaplar sağlıyordu. Elbette sözlü olarak kuşaktan kuşağa aktarılan bilgiler, deneyimler de vardı; ancak söz uçup gittiği için yazı kadar kalıcı ve güvenilir olamıyordu.
kitaplar olmasaydı ne olurdu

Yalnızca matematik, fizik, astronomi, kimya, tıp gibi bilim dalları için değil, kültürel ve tarihsel bilgilerin korunmasında, geçmişte yaşanan olayların, toplumsal değerlerimizin ve geleneklerin aktarılmasında da kitaplar en iyi araçlardı. İnsanlar kitaplar sayesinde başka insanlarla doğrudan iletişime geçmeden, farklı bakış açılarıyla ve düşüncelerle tanışabildiler. Bilimsel araştırmalar ve buluşlar, büyük ölçüde yazılı kaynaklara dayanarak önceki kuşakların kitaplardan öğrenilen bilgileri üzerine yenileri inşa edilerek yapılabildi.

Öte yandan kitapları yalnızca bilgilerin kaydedildiği ve aktarıldığı araçlar olarak görmemek lazım. Çünkü birçok sanatçının yapıtlarını başkalarıyla paylaşmasının yolu da kitaplardır. Roman, şiir, öykü, resimli öykü, masal, oyun gibi birbirinden farklı birçok türde karşımıza çıkan edebi yapıtlar, kitaplar olmasaydı bizlere ulaşamazdı. O zaman da yaratıcılığımız ve hayal gücümüz beslenemez, farklı dünyalar ve karakterlerle tanışma fırsatından, bir kitabın içine dalınca yaşadığımız eğlenceli saatlerden mahrum kalırdık. Kitapların ve edebiyatın olmadığı bir dünya epey sıkıcı olurdu.

kitaplar olmasaydı ne olurdu

Ayrıca kitaplar dilin gelişimi ve zenginleşmesi açısından da önemlidir. Çünkü okumak, sözcük dağarcığımızı ve iletişim becerilerimizi geliştirir. Dolayısıyla kitaplar olmasaydı, sınırlı sayıda sözcükle konuşurduk ve dilimiz de yavaş yavaş sözcüklerini ve zenginliğini kaybederdi. Üstelik kitaplarda yer alan karakterler ve onların öyküleri olmasaydı, empati yeteneğimiz ve duygusal zekamız zayıflar, kişisel gelişimimiz biz hiç farkında olmadan sekteye uğrardı.

Peki, bir de şöyle düşünelim. Kitapların hiç var olmadığını değil de şu an, birdenbire yok olduğunu hayal edelim. Tüm kütüphane raflarının bir anda boşaldığını; çantamızda, sıramızda, evdeki kitaplığımızda duran kitapların ansızın buharlaşıp yok olduğunu varsayalım. O zaman ne olurdu? Bilgi ve kültür birikimimizin önemli bir bölümünü yine kaybederdik; ama yeryüzündeki kitapların büyük bölümü -arşivlerde yer alan çok eski kitaplar bile- dijital ortama aktarıldığı için onlara erişimimiz olurdu. Ancak basılı kitap yerine bir ekrandan kitap okumak teknolojiye bağımlılığımızı iyice artırır, üstelik kitabın kokusunu içinize çekmeden okumak, eskisi gibi keyif vermezdi. Tabii bir de elektrikler ya da internete erişimimiz kesilirse daha da kötü olurdu!

kitaplar olmasaydı ne olurdu
Eğer “Kitaplar olmasaydı acaba ne olurdu?” sorusuna verdiğimiz bu yanıt hoşunuza gittiyse ve aklınıza “Harfler olmasaydı ne olurdu?” ya da “Sayılar olmasaydı ne olurdu?” gibi sorular geldiyse, linklere tıklayarak ilgili içeriklerimizi de okuyabilirsiniz.
acaba ne olurdu kutu3 Kitaplar Olmasaydı Ne Olurdu?

Sizin de aklınıza takılan ilginç sorular varsa bize yazın, burada yanıtlayalım. Unutmayın, bazen çok basit görünen sorular büyük buluşlar ortaya çıkarabilir!

Sizin de aklınıza bu soru hiç geldi mi? Acaba dünyanın ilk, en ama en birinci bilim insanı kimdi? Yaşadığımız gezegeni ve evreni anlamak için araştırmalar, gözlemler ya da deneyler yapan; sonra elde ettiği bu verileri analiz eden ve sonraki kuşaklara kalabilsin diye düzenli bir şekilde kayıt altına alan o ilk kişi kimdi acaba? Aslına bakarsanız bu sorunun yanıtı çok zor, hatta olanaksız!

Çünkü yukarıda yaptığımız bilim insanı tanımı zamana ve mekâna göre değişmiştir: Yani farklı yüzyıllarda ve değişik yerlerde farklı bilim insanı kriterleri vardı. Örneğin, ateşi kontrol altına alan ilk kişi, insanlığın gelişiminde büyük bir çığır açtığı için ilk bilim insanı sayılabilir. Öte yandan “bilim insanı” diyebileceğimiz bazı kişiler, arkasında hiç iz bırakmadan tarihin tozlu sayfalarına karışmış olabilir. Örneğin, tekerleği bulan o ilk insanın adı bilim tarihine altın harflerle yazılmalı; ama tabii adı bulunabilirse! Bu yüzden kimin ilk olduğunu bulmak çok zor; ama yine de bir deneyelim!

En eski bilim insanı denince akla ilk gelen, daha doğrusu kayıtlarda adı geçen ilk kişi, Eski Mısır’da yaşamış mimar, mühendis, mucit, doktor, heykeltıraş ve astronom İmhotep’tir. Tüm bu sıfatları üstünde toplayan İmhotep aynı zamanda firavun Zoser’in sağ kolu ve veziriydi. Hatta günümüze ulaşan en eski piramit olan Zoser Piramidi’nin mimarı da İmhotep’ti. Sonra yapılan daha büyük piramitlerin de esin kaynağı kuşkusuz bu basamaklı, ilk piramitti. MÖ 2.670–2.650 yılları arasında, yani neredeyse beş bin yıl önce inşa edilen 65 metre yüksekliğindeki bu yapının inşası için yalnızca mimari bir deha olmak yetmiyordu; aynı zamanda ileri düzeyde matematik, fizik ve mühendislik bilgisi de gerekiyordu. İşte, tüm bunlara sahip İmhotep’e “ilk bilim insanı” denebilir.

dünyanın ilk bilim insanı
İmhotep
dünyanın ilk bilim insanı
Mısır’da Sakkara’daki Zoser Piramidi altı basamaklıdır. Sonraki piramitler kadar büyük ve düzgün yüzeyli olmasa da onların atası ve esin kaynağıdır. Görsel kaynağı: Wikipedia (Charles J. Sharp)

Ne var ki İmhotep bilim insanı sayılır mı sayılmaz mı; tartışılır… Çünkü başta da söylediğimiz gibi bugünkü bilim ve bilim insanı tanımıyla MÖ 3. bin yıldaki arasında ciddi bir fark var. İmhotep’in bilimsel yöntemi kullanıp kullanmadığını bilemiyoruz. Yani gözlemleri bir varsayımın (hipotez) takip ettiği, ardından bu varsayımın sınandığı deneylerin yapıldığı, analiz edilen verilerin raporlandığı ve tutarlı bir sonuca ulaşılırsa bunun kurama dönüştüğü süreci izlediğinden kuşkuluyuz.

İmhotep’ten sonra bu tanıma yaklaşan ve tarih tarafından kayıt altına alınanlar, Eski Yunan’ın ünlü matematikçi ve felsefecileri olmuş. MÖ 624-546 yılları arasında yaşayan Tales ile MÖ 570-495 yılları arasında yaşayan Pisagor (geometri sevenler adlarını ve teoremlerini hemen anımsayacaktır!) işte bu ilklerden. İkisi de hemen hemen aynı yıllarda Ege’nin karşılıklı kıyılarında (biri günümüzde Didim / Aydın yakınlarındaki Milet’te, öteki de Sisam’da) yaşayan bu geometri üstatlarını ilk bilim insanları olarak kabul edebiliriz.

dünyanın ilk bilim insanı
Yaklaşık MÖ 650’li yıllarda, yani ölümünden neredeyse iki bin yıl sonra yapılan bir İmhotep heykelciği.
Görsel kaynağı: Wikipedia
Ama illa ki “bilimsel yöntemi kullanan biri olmalı” derseniz, o zaman yanıtımız Aristoteles olur. MÖ 384-322 yılları arasında yaşayan Aristoteles’in mantık, felsefe, fizik, biyoloji, politika gibi alanlara önemli katkıları olmuştu. Bilginin temelinin deneyim olduğunu ve gözlemlerle desteklendiğinde geçerli olacağını söyleyen Aristoteles bilim insanı tanımına en çok uyan ilk kişi olabilir. Ne var ki yaptığı gözlemler onu her zaman doğru sonuçlara götürmediği ve günümüzde yanlış olduğunu bildiğimiz teorileri olduğundan, o da “şüpheliler” listesinde kalabilir.
dünyanın ilk bilim insanı
Aristoteles’in Yunan heykeltıraş Lysippos tarafından bronzdan yapılan büstünün Roma döneminde mermerden yapılmış kopyası.
Görsel kaynağı: Wikipedia
Zamanı daha da ileriye sarıp Ortaçağ’a geldiğimizde, Arap dünyasında karşımıza bir “bilim insanı” daha çıkıyor: İbn-i Heysem. 965 – 1040 yılları arasında yaşayan İbn-i Heysem matematik, astronomi, fizik, tıp gibi farklı alanlarda yapıtlar vermişti. “Optiğin babası” olarak bilinen İbn-i Heysem, ışığın bir nesneden yansıyarak göze geldiğini ve görüntünün gözde değil beyinde oluştuğunu kanıtlarıyla ortaya koymuştu. Bilimsel düşüncenin belli süreçlerle ve matematiksel kanıtlara dayanan deneylerle sınanması gerektiğini söylüyordu. Bu açıdan bakarsanız, ilk bilim insanı İbn-i Heysem diyebilirsiniz.
dünyanın ilk bilim insanı
Basra’da doğan İbn-i Heysem “optiğin babası” olarak anılır.
Görsel kaynağı: Wikipedia
Bu verdiğimiz yanıtlar sizi tatmin etti mi, bilemiyoruz. Ama dedik ya, bu zor ve tartışmaya açık bir soru. Kimilerine göre ilk bilim insanı yukarıdakilerden biri, kimine göre Galileo Galilei, kimilerine göreyse Isaac Newton… Artık kararı siz verin!
dünyanın ilk bilim insanı
Isaac Newton
Merhaba sevgili gökbilim meraklıları! Eylül ayı geldi çattı. Sizleri eylül gecelerinde gökyüzüne davet ediyoruz! Çünkü bu ay gökyüzünde bir parçalı Ay tutulması, birçok Ay-gezegen yakınlaşması, göktaşı yağmurları ve elbette güz takımyıldızları var. Haydi, buyrun!

Sayfadaki yıldız haritalarını üzerlerine tıklayarak daha büyük görebilirsiniz.

Eylül Ayında Gezegenler

Eylül gökyüzündeki gezimize yine gezegenlerle başlayalım. İlk gezegenimiz Merkür. Biliyorsunuz Merkür normalde zor görünür. Ama bu ay bizlere bir “güzellik yapıyor” ve eylülün ilk yarısında sabah gökyüzünde kendini gösteriyor. Gün doğumundan bir saat kadar önce doğu yönünde, ufuk çizgisinin üzerinde -0,3 kadir parlaklığıyla dikkatleri üzerine çekiyor. 6 Eylül’de sabah gökyüzünde en yüksek noktaya çıkacak olan hızlı gezegen, 15 Eylül’den itibaren ufka çok yaklaşıyor ve sonra gözden kayboluyor. Onu ayın ilk günü, küçülen hilâl evresindeki Ay’la yan yana da gözleyebilirsiniz.
a g 01092024 Eylülde Gökyüzüne Gel!
1 Eylül’de Merkür ve Ay birbirine çok yakın.
a g 05092024 Eylülde Gökyüzüne Gel!
5 Eylül’de hilâl evresindeki Ay ile Venüs yan yanalar.
Venüs de bu ay daha rahat gözlenebiliyor. Gün batımından biraz sonra batı ufkunun üzerinde yaklaşık -3 kadirde ışıldamaya başlayan “Akşam Yıldızı”nı kolayca görebilirsiniz. Ama eylülde ufuktan çok da yükselmeyecek; kısa süre sonra batacak. 5 Eylül’deki Ay-Venüs yakınlaşması, 1 Eylül’deki Ay-Merkür yakınlaşmasını andırıyor. En önemli farklar şunlar: Bu yakınlaşmanın akşam olması, Venüs’ün daha parlak olması ve Ay’ın büyüyen hilâl evresinde olması.
Ay, 24 Eylül’de Jüpiter’le, 25 Eylül’de de Mars’la yakınlaşacak.
Sırada Mars var. Anımsarsanız “Kızıl Gezegen”, geçtiğimiz ayın 15’inde Jüpiter’le sabah gökyüzünde dip dibe gelmiş, sonra da araları açılmaya başlamıştı. Mars, eylülde de Jüpiter’den uzaklaşmayı sürdürecek ve Boğa Takımyıldızı’ndan İkizler’e geçecek. Parlaklığı 0,6 kadir dolayında olacak ve 25 Eylül’de Ay’la yakınlaşacak. Jüpiter’den söz etmişken onunla devam edelim. Dev gezegen eylül boyunca Boğa Takımyıldızı’nda ağır ağır ilerlerken parlaklığı -2,5 kadir* olacak. 23-24 Eylül gecesi de Ay’la yan yana gelecek. Her iki gezegen de gece yarısı dolayında doğup sabah güney doğrultusuna ulaşıyor.
*Kadir; astronomik cisimlerin parlaklıklarının bir ölçüsüdür.
eylul2024 a g cizim Eylülde Gökyüzüne Gel!
Satürn de eylül ayında tüm gece boyunca doğudan batıya doğru genişçe bir yay çiziyor. Çünkü ayın 8’inde Satürn karşı konuma geliyor; yani günbatımıyla doğuyor ve gün doğumuyla batıyor. Dolayısıyla halkalı gezegeni gözlemek için eylül çok uygun bir zaman! Üstelik Dünya ile Satürn arasındaki uzaklık da yukarıdaki şekildeki gibi yılın başka zamanlarına göre daha az olacağı için hem daha parlak olacak (0,6 kadir) hem de dürbün ya da teleskopla daha büyük görülebilecek.
a g 08092024 Eylülde Gökyüzüne Gel!
Satürn 8 Eylül’de karşı konumda olacağı için gün batımıyla birlikte doğudan Kova Takımyıldızı’nda yükselmeye başlayacak ve bütün gece gözlenebilecek.

Eylül Ayında Gezegenler

eylul2024 a g tutulma Eylülde Gökyüzüne Gel!
“Eylülde gökyüzüne gel!” başlığını boşuna atmadık. Çünkü ayın 18’inde bir parçalı Ay tutulması da var. Uydumuz Ay, Dünya’nın tam gölge konisine girmeden yarı gölge konisi içinden geçeceği için, tam tutulmalardaki gibi bir kızıllaşma olmayacak; ama Ay’ın yüzeyi ve özellikle bir ucu yine de biraz kararacak. İstanbul’da tutulmanın maksimuma ulaşacağı saat 05:45 olacak ve Ay, tutulma olayı sürerken batacak. Parçalı Ay tutulmasıyla ilgili daha ayrıntılı bilgi için şu içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Geçen ayki Kahraman (Perseit) göktaşı yağmurunu kaçırdıysanız, bu ay teselli ikramiyesi olarak Eylül Kahraman (ε-Perseit) göktaşı yağmurunu gözleyebilirsiniz. Ancak Ağustos’taki Perseitlerin bereketini beklemeyin. Çünkü bu göktaşı yağmurunun zirveye ulaşacağı 9 Eylül’de saatte ortalama 5 göktaşı gözleneceği tahmin ediliyor. Ayrıca Arabacı ve Kova göktaşı yağmurları da bu ay etkili olacak. Bu göktaşlarının geldikleri doğrultu için yukarıdaki haritayı inceleyebilirsiniz.
Comete c 2023 A3 Tsuchinshan–ATLAS Eylülde Gökyüzüne Gel!
Görsel kaynağı: Wikipedia
Son olarak bir kuyrukluyıldızın eylül ayında hızla bize yaklaştığını ve parlaklığının arttığını haber verelim. Geçen yıl keşfedilen ve C/2023 A3 (Tsuchinshan-ATLAS) adı verilen kuyrukluyıldız 27 Eylül’de Güneş’e en yakın noktadan geçecek; ama Türkiye’den gözlenemeyecek. Ancak önümüzdeki ayın 12’sinde Dünya’ya en yakın konumdan geçecek ve bu kez onu görme şansını yakalayacağız. Dolayısıyla ayrıntılar için “Ekim Ayında Gökyüzü” içeriğimizi beklemeniz gerekecek!

Eylül ayı gökyüzü takvimi

Bakalım eylül ayında gökyüzünde bizleri başka neler bekliyor? Merak ediyorsanız, aşağıdaki gökyüzü takviminin günlerine tıklamanız yeterli!
01 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

1

Pazar

a g 01092024 Eylülde Gökyüzüne Gel!
Ay-Merkür yakınlaşması
02 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

2

Pazartesi

03 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

3

Salı

a g takvim 03092024 Eylülde Gökyüzüne Gel!
Ay yeniay evresinde
04 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

4

Çarşamba

05 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

5

Perşembe

a g 05092024 Eylülde Gökyüzüne Gel!
Ay-Venüs yakınlaşması
06 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

6

Cuma

a g takvim 06092024 Eylülde Gökyüzüne Gel!
Merkür sabah gökyüzünde en yüksek noktada
07 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

7

Cumartesi

08 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

8

Pazar

a g 08092024 Eylülde Gökyüzüne Gel!
Satürn karşı konumda
09 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

9

Pazartesi

a g takvim 09092024 Eylülde Gökyüzüne Gel!
Eylül Kahraman (ε-Perseid) göktaşı yağmuru zirvede (saatte ortalama 5 göktaşı)
10 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

10

Salı

11 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

11

Çarşamba

a g takvim 11092024 Eylülde Gökyüzüne Gel!
Ay ilk dördün evresinde
12 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

12

Perşembe

13 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

13

Cuma

14 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

14

Cumartesi

15 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

15

Pazar

16 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

16

Pazartesi

17 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

17

Salı

a g takvim 17092024 Eylülde Gökyüzüne Gel!
Ay-Satürn yakınlaşması
18 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

18

Çarşamba

18 Eylül
Ay dolunay evresinde; parçalı Ay tutulması
19 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

19

Perşembe

20 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

20

Cuma

21 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

21

Cumartesi

22 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

22

Pazar

a g takvim 22092024 Eylülde Gökyüzüne Gel!
Ay-M45 (Ülker) açık yıldız kümesi yakınlaşması; sonbahar ekinoksu
23 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

23

Pazartesi

24 09 2024 Eylülde Gökyüzüne Gel!

24

Salı

a g takvim 24092024 Eylülde Gökyüzüne Gel!
Ay son dördün evresinde; Ay-Jüpiter yakınlaşması
25 09 2024 2 Eylülde Gökyüzüne Gel!

25

Çarşamba

a g takvim 25092024 Eylülde Gökyüzüne Gel!
Ay-Mars yakınlaşması
26 09 2024 2 Eylülde Gökyüzüne Gel!

26

Perşembe

27 09 2024 2 Eylülde Gökyüzüne Gel!

27

Cuma

a g takvim 27092024 Eylülde Gökyüzüne Gel!
Gündüz Sekstant (Sextantid) göktaşı yağmuru zirvede (saatte ortalama 5 göktaşı)
28 09 2024 2 Eylülde Gökyüzüne Gel!

28

Cumartesi

29 09 2024 2 Eylülde Gökyüzüne Gel!

29

Cumartesi

30 09 2024 2 Eylülde Gökyüzüne Gel!

30

Pazartesi

Not: Bu sayfadaki gezegen ve yıldız haritaları, Stellarium yazılımıyla oluşturulmuştur. Siz de stellarium-web.org adresinden ya da mobil uygulamadan anlık haritalara ulaşabilir, yazıda söz edilen derin uzay nesnelerini bulmak için kullanabilirsiniz.

Çok sıcak bir yaz geçiriyoruz. İklim değişikliği artık kendini iyiden iyiye belli ediyor. Eğer geceleri siz de sıcaktan uyumakta zorluk çekiyorsanız, uyanık kaldığınız zamanda gökyüzü gözlemi yapmaya ne dersiniz? Bu ay gezegen yakınlaşmaları, göktaşı yağmurları, yaz takımyıldızları… Ne ararsanız var! Haydi gelin ayrıntılara bakalım.

Sayfadaki yıldız haritalarını üzerlerine tıklayarak daha büyük görebilirsiniz.

Ağustos Ayında Gezegenler

Bu ayın en göze çarpan gezegeni kuşkusuz Jüpiter! Dev gezegen geçen ay sabah gökyüzüne geçtikten sonra giderek daha erken doğmaya başlamıştı. Artık gece yarısından iki saat kadar sonra doğudan yükselmeye başlıyor ve her geçen gün daha uzun süre bizimle oluyor. Jüpiter’i -2,2 kadir parlaklığıyla gözden kaçırmanız olanaksız! Dahası ona eşlik eden bir gezegen daha var: +0,8 kadir parlaklığındaki Mars.
agustos2024 01agustos Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!
Ağustos ayının ilk gecesi, gün doğumundan üç saat kadar önce doğuya doğru bakarken Boğa takımyıldızında Jüpiter ve Mars.
Jüpiter ile Mars’ın 1-31 Ağustos tarihlerindeki “dansını” bu animasyonda izleyebilirsiniz. Her gece gün doğumundan üç saat kadar önce doğuya doğru baktığınızda ikilinin önce yakınlaştığını, ayın 15’inde dip dibe geldiğini ve sonra da giderek uzaklaştığını göreceksiniz.
Aslında Jüpiter ile Kızıl Gezegen bu ay boyunca yan yana olacak ve ayın ortasında en yakın konumlarına gelecekler. Ağustosun ilk gününden itibaren Mars giderek Jüpiter’e daha da yaklaşacak. 15 Ağustos’a gelindiğinde bu ikili arasında yalnızca 0,3 derece olacak. Ay’ın görünen çapının yaklaşık yarım derece olduğunu düşünürsek, o gece Jüpiter ile Mars’ı dolunayın içine rahatlıkla sığacak bir yakınlıkta görebileceğiz. Ağustosun ikinci yarısında da Mars aynı hızla yoluna devam edecek ve Jüpiter’le arası giderek açılacak. Yukarıdaki animasyon bu ikilinin ağustos dansını, aşağıdaki görseller de ayın 15’inde ne kadar yakınlaşacaklarını gösteriyor.
agustos2024 15agustos mars jupiter Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!
Jüpiter ile Mars’ı 15 Ağustos’ta, dürbünle ya da teleskopla baktığınızda bile bir arada görebileceksiniz. O kadar yakın olacaklar ki Mars’ı, Jüpiter’in uydularından biri bile zannedebilirsiniz!
“Ağustosta gökyüzünün en önemli ikinci olayı nedir?” diye sorarsanız, “21 Ağustos’taki Satürn örtülmesi” yanıtını veririz. Ay o gece Satürn’e giderek yaklaşacak ve sonra halkalı gezegeni tümüyle örtecek. Ancak bu örtülmeyi Türkiye’den izlemek biraz zor. Çünkü Ay, 21 Ağustos sabahı Satürn’ün önüne geçtiğinde Güneş doğmuş olacak ve bu örtülmeyi görebilmek için bir teleskop gerekecek. “Ben yine de şansımı denemek istiyorum” diyenler için aşağıdaki animasyon yardımcı olacaktır.
Ay’ın 21 Ağustos sabahı Satürn’ü örtüşü bu şekilde görünecek. Ancak bu örtülme gün doğumundan sonra gerçekleşeceği için teleskop şart. İstanbul’dan 06:47’de başlayacak örtülme 07:37’de sona erecek.
Ağustosta Jüpiter, Mars ve Satürn’ün dışındaki gezegenler de kendini az çok gösteriyor. Venüs’ü akşamları günbatımından hemen sonra batı ufkunun üstünde yakalayabilirsiniz. Hatta 6 Ağustos’ta incecik bir hilâl evresindeki Ay’la yakınlaşmalarını görebilirsiniz. Merkür de ağustos sonunda gün doğumundan önce doğuda görüş alanımıza giriyor. Öyle ki ayın son sabahlarında doğudan batıya doğru gezegenlerin Merkür, Mars, Jüpiter, Uranüs, Neptün, Satürn sırasıyla dizildiğini görebilirsiniz; tabii Uranüs ve Neptün’ü görebilmek için teleskop şart.
agustos2024 06agustos Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!
Birkaç aydır ortalarda görünmeyen Venüs, ağustos akşamlarında batı ufkunun hemen üzerinde kısa süreliğine ışıldamaya başlıyor; 6 Ağustos’ta da Ay’la yakınlaşıyor.
agustos2024 agustos sonu Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!
Ağustosun son sabahlarında doğudan batıya doğru gezegenlerin altısı sahnede: Merkür, Mars, Jüpiter, Uranüs, Neptün, Satürn.

Ağustosta gökyüzünde başka neler var?

Tabii ki Perseitler! Her yıl ağustos ayında, Kahraman Takımyıldızı’ndan geliyormuş gibi görünen göktaşları bu yıl da gecelerimizi şenlendirecek. 17 Temmuz’dan 24 Ağustos’a kadar aktif olan bu göktaşı yağmuru 12 Ağustos gecesi zirve yapacak. İşte, o gece ideal gözlem koşullarını yakalarsanız, saatte yaklaşık 140 göktaşı saymanız mümkün! İlkdördün evresindeki Ay’ın geceyarısına doğru batacak olması daha çok “kayan yıldız” görme şansınızı artıracak. Geçen yılki yağmur sağanak şeklindeydi; bu yıl da benzer bir gösteriye hazır olun!Perseitlerle ilgili ayrıntıları bu içeriğimizden anımsayabilir, aşağıdaki yıldız haritasına bakarak göreceğiniz göktaşlarının hangilerinin Perseitlere, hangilerinin başka yağmurlara ait olduğunu anlayabilirsiniz.
agustos2024 12agustos Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!
Bu gökyüzü haritası hem yaz takımyıldızları ve Samanyolu için hem de 12 Ağustos gecesi göktaşlarının geldikleri kaynak için size yardımcı olacaktır.

Ağustos ayı gökyüzü takvimi

Bakalım ağustos ayında gökyüzünde bizleri başka neler bekliyor? Merak ediyorsanız, aşağıdaki gökyüzü takviminin günlerine tıklamanız yeterli!
agustos2024 01 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

1

Perşembe

agustos2024 02 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

2

Cuma

agustos2024 03 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

3

Cumartesi

agustos2024 04 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

4

Pazar

takvim 04 agustos 2024 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!
Ay yeniay evresinde
agustos2024 05 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

5

Pazartesi

agustos2024 06 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

6

Salı

takvim 06 agustos 2024 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!
Ay-Venüs yakınlaşması
agustos2024 07 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

7

Çarşamba

agustos2024 08 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

8

Perşembe

agustos2024 09 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

9

Cuma

agustos2024 10 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

10

Cumartesi

agustos2024 11 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

11

Pazar

agustos2024 12 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

12

Pazartesi

takvim 12 agustos 2024 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!
Ay ilk dördün evresinde, Kahraman (Perseit) göktaşı yağmuru zirvede (saatte ortalama 140 göktaşı)
agustos2024 13 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

13

Salı

agustos2024 14 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

14

Çarşamba

agustos2024 15 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

15

Perşembe

takvim 15 agustos 2024 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!
Jüpiter-Mars yakınlaşması
agustos2024 16 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

16

Cuma

agustos2024 17 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

17

Cumartesi

takvim 17 agustos 2024 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!
Kuğu (κ-Cygnid) göktaşı yağmuru zirvede (saatte ortalama 3 göktaşı)
agustos2024 18 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

18

Pazar

agustos2024 19 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

19

Pazartesi

takvim 19 agustos 2024 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!
Ay dolunay evresinde
agustos2024 20 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

20

Salı

agustos2024 21 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

21

Çarşamba

takvim 21 agustos 2024 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!
Ay-Satürn yakınlaşması; Ay Satürn’ü örtüyor (gün doğumundan sonra)
agustos2024 22 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

22

Perşembe

agustos2024 23 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

23

Cuma

agustos2024 24 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

24

Cumartesi

agustos2024 25 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

25

Pazar

agustos2024 26 1 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

26

Pazartesi

takvim 26 agustos 2024 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!
Ay son dördün evresinde; Ay-M45 (Ülker) açık yıldız kümesi yakınlaşması
agustos2024 27 2 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

27

Salı

takvim 27 agustos 2024 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!
Ay-Jüpiter yakınlaşması
agustos2024 28 2 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

28

Çarşamba

takvim 28 agustos 2024 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!
Ay-Mars yakınlaşması
agustos2024 29 2 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

29

Perşembe

agustos2024 30 2 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

30

Cuma

agustos2024 32 2 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!

31

Cumartesi

takvim 31 agustos 2024 Sıcaktan Bunalanlara Gökyüzü!
Arabacı (Aurigid) göktaşı yağmuru zirvede (saatte ortalama 6 göktaşı)

Not: Bu sayfadaki gezegen ve yıldız haritaları, Stellarium yazılımıyla oluşturulmuştur. Siz de stellarium-web.org adresinden ya da mobil uygulamadan anlık haritalara ulaşabilir, yazıda söz edilen derin uzay nesnelerini bulmak için kullanabilirsiniz.

Şu anda bu yazıyı okumanızı olanaklı kılan harflerin aralarında anlaşıp birdenbire yok olduğunu düşünsenize! “Geriye resimlerden başka bir şey kalmazdı” mı, diyorsunuz. “Peki, nasıl okuyacak, nasıl yazacak ve nasıl mesajlaşacaktık o zaman; dumanla mı?” dediğinizi duyar gibiyiz. Şakayı bir yana bırakıp bu durum gerçek olsaydı, neler olurdu bir bakalım…

Okurlarımızdan Hena’nın aklına bu soru takılmış ve bizden bu konuyu araştırmamızı istemiş. Biz de yalnızca harflerin değil, yazının da olmadığı bir senaryoya da bakacağız. Ama önce şöyle düşünelim: Harfler şu anda, birdenbire yok olsaydı, acaba ne olurdu? Bu durumda bir dildeki seslere karşılık gelen işaretler olmayınca onların yerini ne alırdı diye düşünmemiz gerekiyor. Evet, doğru tahmin ettiniz. Sözcükleri ve sonra cümleleri oluşturmak için gereken harflerin yerini bu kez doğrudan sözcük ya da cümlelerin anlamlarına karşılık gelen simgeler alırdı. Yani en başta, alfabenin ortaya çıkışından önce olduğu gibi…

İsterseniz bir zaman makinesine atlayıp harflerin olmadığı dönemlere kısa bir yolculuk yapalım. Yazının atası sayılan çivi yazısı, MÖ 4. binyılda Mezopotamya’da Sümerler tarafından geliştirilmişti. Onunla hemen hemen aynı zamanlarda Eski Mısır’da hiyeroglif denen bir başka yazı sistemi ortaya çıkmıştı. Her ikisinde de somut nesneleri ya da soyut duygu ve düşünceleri temsil eden işaretler ya da simgeler vardı. Yani her sözcük ya da cümle için bir resim! Tıpkı bugünkü emojiler gibi! Aslında bu açıdan eskiye döndüğümüz söylenebilir.

Dolayısıyla daha harfler, yani her dilin kendine özgü seslerine ayrı ayrı karşılık gelen işaretler yokken ne yapılmışsa bugün de harfler olmasaydı, olasılıkla yine öyle bir sisteme geçerdik. Aslına bakarsanız, ne zaman yolculuğu yapıp geçmişe gitmeye ne de yanıtı başka yerlerde aramaya gerek var. Çünkü böylesi bir yazı sistemi dünyada hâlâ oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Çince, seslere karşılık gelen bir alfabesi olmayan, bunun yerine sözcüklere karşılık gelen simgelerden oluşan bir dildir. Çinliler de hem bilim ve teknolojide çok ileriler hem de kendilerine özgü büyük bir kültürel birikimleri var. Dolayısıyla harflerin yaratacağı boşluğu doldurmak pek de zor olmazdı, diyebiliriz.
h o n o cinli kiz Harfler Olmasaydı Ne Olurdu?

Pek yazı olmasaydı, acaba ne olurdu?

Evet, şimdi bir de bunu düşünelim… Mezopotamya’da ya da Mısır’da MÖ 4. binyılda sözcüklere karşılık gelen simgelerle başlayan, daha sonra MÖ 1500’lü yıllarda Fenikelilerin sesleri temsil eden harfleri, yani ilk alfabeyi kullanmasıyla gelişen yazı hiç olmasaydı, acaba ne olurdu? “Kitaplar olmazdı, dersler olmazdı, e o zaman ödevler de olmazdı!” diye işin içinden çıkmayın hemen… Gelin bakalım neler olurdu…

Yazı olmasaydı, insanlar arasındaki iletişim tümüyle sözlü olarak kalırdı. Bilgiler, öyküler ve duygular yalnızca sözlü olarak aktarılırdı. Bu durumda ancak akılda tutulabilen, belleklerimize eksiksiz olarak aktarabildiğimiz bilgiler korunabilirdi. Bugünkü bilgi üretim hızını düşünecek olursanız mevcut ya da yeni üretilen bilginin çok az bir bölümünün sonraki kuşaklara aktarılabileceğini düşünebilirsiniz. Yazılı kayıtlar olmadığı için anca sözlü anlatılar, öyküler ya da destanlar, bilgi aktarım aracı olurdu. Sözlü olarak aktarılamayan ya da akılda tutulamayan çoğu bilginin kaybolacağını söylemeye gerek bile yok.

h o n o unutan cocuk Harfler Olmasaydı Ne Olurdu?

Eğitim ve öğretim de tümüyle sözlü ve uygulamalı olarak yapılırdı. Kitaplar ve öteki yazılı malzemeler olmayınca öğrenme süreçleri de değişir ve güçleşirdi. Üstelik yazı, karmaşık matematiksel, bilimsel ve teknik bilgilerin geliştirilmesi ve korunması için de gereklidir. Aslında bilim, yazının icadından beri birikerek gelen bilginin ürünüdür. Eğer yazı olmasaydı, bu tür karmaşık sistemlerin geliştirilmesi ve sürdürülmesi çok zor olurdu. Dolayısıyla bugünkü bilim ve teknolojinin de, günlük yaşamımızın vazgeçilmezi haline gelen elektronik aygıtların da yerinde yeller eserdi. “Yazılı mesaj atamazsam sesli mesaj gönderirdim” mi diyorsunuz? Unutun gitsin, telefon da bilgisayar da olmazdı ki!

Bilim, teknoloji, eğitim alanları dışında neler olup biterdi, işe bir de oradan bakalım. Hukuki belgeler, yasalar, sözleşmeler ve yönetim kayıtları olmayınca, toplumsal karışıklıklar ortaya çıkabilirdi. Daha basit, daha küçük çaplı ve daha düzensiz yönetim sistemlerimiz olurdu. Yapılan işlemler sözlü ifadelere dayanır ve bu durum birçok anlaşmazlığa yol açabilirdi. Öte yandan edebiyat, şiir, tiyatro gibi sanat dalları yazılı dilin eksikliği nedeniyle çok farklı biçimlerde gelişir; müzik ve performans sanatlarının önü daha çok açılırdı.

h o n o quill Harfler Olmasaydı Ne Olurdu?
Kısacası harfler değil ama yazı olmasaydı, hayat bugünkünden bambaşka olur, işaretlerle ve sözlü iletişimle anlaşmaya çalışsak da karışık günler bizi beklerdi!
acaba ne olurdu kutu3 Harfler Olmasaydı Ne Olurdu?

Sizin de aklınıza takılan ilginç sorular varsa bize yazın, burada yanıtlayalım. Unutmayın, bazen çok basit görünen sorular büyük buluşlar ortaya çıkarabilir!

1 Temmuz 1911’de Kandilli Rasathanesi’nde sürekli ve sistemli meteoroloji ölçümlerine başlandı.

 

neler oldu 2020 temmuz 01 1 Temmuz

 

Haziran 1910’da Türkiye’de astronomi ve jeofizik çalışmalarının öncülerinden Fatin Gökmen yeni kurulacak rasathanenin müdürlüğüne getirildi. Fatin Bey ve ekibi, Kandilli Rasathanesi’nde 1 Temmuz 1911’den itibaren sürekli ve sistemli meteoroloji ölçüm ve kayıtlarına başladı. Uluslararası kabul edilen 7, 14 ve 21 saatlerinde günlük gözlemler yapıldı, deftere kaydedildi ve gerekli yerlere bildirildi.

AYIN TAMAMI