ÇOCUKLARIN BİLGİ BANKASI KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR
KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR
Bir yıl daha bitti. Dünyamız Güneş’in çevresinde bir turunu daha tamamladı. Yani tam 365 gün geçti. Bu uzun süre içinde birçok yeni şey öğrendik. Yeni arkadaşlarımız oldu. Yeni kitaplar okuduk, yeni filmler izledik, yeni müzik parçaları dinledik ve daha birçok şey yaptık. Yapacağımız nice güzel şey de 2026’da bizleri bekliyor.


2026 hepimiz için güzel bir yıl olsun!
Mutlu yıllar!
Türkiye’de her yıl 24 Kasım, öğretmenleri onurlandırmak, öğretmenlik mesleğinin tanınmasını sağlamak, toplumdaki değerini korumak, yüceltmek ve saygınlığını artırmak için Öğretmenler Günü olarak kutlanır.

Öğretmenler Günü değişik ülkelerde o ülkelerin kültürel ve tarihsel özelliklerine ve de okulların açık olduğu günlere göre farklı tarihlerde kutlanır. Ama UNESCO’nun önerisiyle ülkelerin çoğunda 1994’ten beri 5 Ekim günü Öğretmenler Günü olarak
kabul edildi.
Cumhuriyet’imizin beşinci yılında 1 Kasım 1928’de yeni alfabemiz kabul edildi. Bunun hemen ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 24 Kasım 1928’de elinde tebeşirle karatahtanın başına geçerek Başöğretmenlik görevini üstlendi. Öğretmenlere de “Yeni Türk harflerini çabuk öğreniniz. Her vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bunu yurtseverlik, ulusseverlik görevi biliniz” dedi ve ülke genelindeki okuma-yazma seferberliği için Millet Mektepleri uygulamasını başlattı. Böylece büyük bir eğitim seferberliğine girişildi. Bundan dolayı da Türkiye’de Öğretmenler Günü, Atatürk’ün doğumunun yüzüncü yılı olan 1981’den beri, 24 Kasım’da kutlanır.
Öğretmenler Günü’nde ülke genelinde okullarda ya da uygun görülen yerlerde törenler düzenlenir, sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler gerçekleştirilir. Açık oturumlar, paneller, sempozyum ve konferanslar düzenlenir. Öğretmenlere armağanlar verilir, şiirler okunur, mesajlar gönderilir. Emekli olmuş öğretmenlerin hizmetleri şükranla anılır.
İyi birer birey olmamız için emek harcayan, ülkemizi aydınlık yarınlara taşımak için canla başla çalışan değerli öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü kutlu olsun.
Ülkemizde bilimsel olarak diş doktoru yetiştiren ilk okulun kuruluş çalışmaları 22 Kasım 1908’de başladı. Bundan dolayı 1996’dan beri her yıl 22 Kasım günü Diş Hekimleri Günü olarak ve o günü içine alan hafta da Ağız ve Diş Sağlığı haftası olarak kutlanır. Kutlama etkinliklerinin amacı ağız ve diş sağlığının önemine toplumun dikkatini çekmek, bilgilenmesini sağlamak ve düzenli diş bakımının benimsemesine öncülük etmektir.
Güzel bir gülümseme, sevdiklerinize verebileceğiniz en güzel hediyedir. Güzel bir gülüş de sağlıklı ve temiz dişlerle olur. Düzenli bir bakım, diş sağlığı için en etkili ve kolay yöntemdir. Düzenli bakılan dişler bir ömür boyu bizimle kalır ve sorun çıkarmaz. Düzenli diş bakımını alışkanlık haline getirmeliyiz. Aslında sağlıklı dişler için yapılacak düzenli bakım da çok basittir:




İnsan, kalbi attıkça değil,
kalpler onun için attıkça yaşar.
Bugün Kurtuluş Savaşı’nın önderi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının yıl dönümü ve ulusal yas günümüzdür. 10 Kasım 1938’de yaşamını yitiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına her yıl 10 Kasım’da çeşitli etkinlikler düzenlenir; ulu önder sevgi, saygı ve özlemle anılır.
“Benim manevi mirasım bilim ve akıldır.”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Atatürk’ün sağlık durumu 1938 başlarında iyice bozulmaya başlamıştı ve kendisine siroz teşhisi konmuştu. Ne yazık ki giderek kötüleşen sağlığı tedavilere yanıt vermedi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938 Perşembe günü saat 09.05’te İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda 57 yaşında hayata gözlerini yumdu. Daha 15 yaşında olan genç Türkiye Cumhuriyeti, kurucu liderini kaybetti. Türkiye’de ulusal yas ilan edildi. Atatürk’ün naaşı büyük bir törenle Ankara’ya uğurlandı; 21 Kasım 1938 günü Ankara’da yapılan büyük bir törenle de Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabrine kondu. 15 yıl sonra, 10 Kasım 1953’te, Atatürk kendisi için yaptırılan Anıtkabir’deki ebedi istirahatgâhında toprağa verildi.

Her yıl 10 Kasım günü saat 09.05’te sirenlerin çalmasıyla birlikte Türkiye genelinde herkes, o sırada bulunduğu yerde 2 dakikalık saygı duruşuna geçer. Kentlerde trafik durur, insanlar arabalarından inerek saygı duruşuna katılır ya da korna çalarak sirene eşlik eder. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önündeki bayraklar dışında, Türkiye’deki tüm resmi binalardaki bayraklar yarıya indirilir. Ankara’da Anıtkabir’de resmi tören yapılır. Okullarda bayrak törenleri düzenlenir. Birçok devlet kurumu ve üniversite anma töreni yapar. Devlet kurumlarının yanı sıra, sivil toplum örgütleri de tören, gösteri ya da yürüyüş gibi etkinlikler düzenler. Ülkenin her yanında binlerce kişi, Atatürk’ü mezarı başında anmak için Ankara’ya gelir, Anıtkabir’i ziyaret eder.
10-16 Kasım tarihlerini kapsayan hafta da Atatürk Haftası’dır. Bu hafta boyunca Atatürk anılır; yaşamı, ilkeleri ve devrimleri anlatılır, konuşmaları kendi sesinden yayımlanır, O’nunla ilgili filmler gösterilir, sergiler, seminerler ve konferanslar düzenlenir.
Kurtuluş Savaşı’nın Başkomutanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 87. yıl dönümünde rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.
Tam 102 yıl önce; 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanı, Ankara’da 101 pare top atışıyla duyurulmuş ve bütün yurtta bir bayram havasında kutlanmıştır. 1925’ten itibaren de 29 Ekim, Cumhuriyet Bayramı olarak resmen kutlanmaya başlanmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’in 10. yılı kutlamalarının yapıldığı 29 Ekim 1933’te okuduğu 10. Yıl Nutku’nda, bu kutlu günü “en büyük bayram” olarak nitelendirmiştir.
Osmanlı Devleti’nin yıkılmasıyla sonuçlanan I. Dünya Savaşı’nın ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlatılan Kurtuluş Savaşı’nın daha ilk yıllarından itibaren yönetimde artık halk iradesinin egemen olacağı açıkça ilan edilmişti.
İstanbul’un işgal edilmesi ve Mebusan Meclisi’nin dağıtılması üzerine, ulusal irade Büyük Millet Meclisi adıyla 23 Nisan 1920’de Ankara’da toplandı. Meclisin 20 Ocak 1921’de kabul ettiği ve anayasa niteliğinde olan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu adlı yasayla, egemenliğin ulusa ait olduğu ilan edildi. Ulusal egemenliğin doğal ve tam olarak gerçekleşmesini sağlayacak yönetim şekli de cumhuriyetti. Büyük Millet Meclisi, 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırdı. Böylece kişisel egemenlik hukuken tarihe karıştı. Ardından sekiz ay süren görüşmelerin sonunda 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması imzalandı. Barış sağlandı ve Türkiye’nin sınırları çizildi. Aynı zamanda Türkiye ile Batı devletlerinin siyasi, hukuki ve sosyal ilişkileri de yeni baştan düzenlendi.

Bundan yaklaşık üç ay sonra, 13 Ekim 1923’te, TBMM’de kabul edilen bir yasayla Ankara, yeni devletin başkenti ilan edildi. Böylece Cumhuriyet’in ilanı için bir adım daha atılmış oldu. 29 Ekim 1923’te Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’na yönelik bazı köklü değişiklikler içeren bir yasa teklif sundu. Bu değişikliklerden birinde de Türkiye Devleti’nin yönetim şeklinin cumhuriyet olması gerektiği yazıyordu. Teklif tartışıldı ve günün sonunda 158 milletvekilinin oybirliğiyle Türkiye’nin yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğu kabul edildi. Aynı oturumda ilk Cumhurbaşkanlığı seçimi de yapıldı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk yeni Cumhuriyet’in ilk Cumhurbaşkanı seçildi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kendisini Cumhurbaşkanı seçen Meclis’e teşekkür ettikten sonra bir konuşma yaptı. Konuşmasını “Ulusumuz kendisinde bulunan nitelikleri ve değeri, hükümetin yeni adıyla uygarlık dünyasına çok daha kolay gösterebilecektir. Türkiye Cumhuriyeti, dünyada işgal ettiği yere layık olduğunu eserleriyle ispat edecektir… Türkiye Cumhuriyeti mutlu, başarılı ve muzaffer olacaktır.” sözleriyle tamamladı.
1925 yılında çıkarılan bir yasayla da Cumhuriyet’in ilan edildiği gün resmi bayramı yapıldı.
Cumhuriyetimizin 102. Yılı Kutlu Olsun!





İyi bir başlangıç her zaman önemlidir. Yeni okul döneminizin iyi başlaması için işi şansa bırakmayın. Ufak tefek de olsa bazı hazırlıklar yapabilirsiniz. Örneğin kalemlerinizi, silgi ve defterlerinizi, kullanacağınız öteki malzemeleri birkaç gün önceden hazırlayabilirsiniz. Hatta çantanızı bile toplayabilirsiniz. Giysilerinizi de hazırlayabilirsiniz. Belki pazar gecesi sınıf arkadaşlarınızı arayıp ertesi sabah okula onlarla birlikte gitme planı yapabilirsiniz.
Sonra biraz da ilk okul gününü ve yeni dönemi düşünebilirsiniz. Acaba sınıfınız okulun neresinde olacak? Sınıf düzeni nasıl olacak? Acaba sınıfta nerede oturacaksınız? Arkadaşlarınız onları görmediğiniz süre boyunca çok değişmiş midir? Yaz tatilinde neler yapmış olabilirler? Sınıfınıza yeni katılanlar olacak mı? Bu dönem neler öğreneceksiniz?
Şimdiden heyecanlandınız değil mi? Pazar gecesi yatmadan önce çalar saatinizi kurmayı unutmayın!


Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun işgal güçlerine son ve kesin darbeyi vurmak ve onları Anadolu’dan atmak için gerçekleştirdiği genel saldırı harekâtına “Büyük Taarruz” denir. TBMM’de kendisine Başkomutanlık yetkisi verilen Mustafa Kemal Paşa taarruz hazırlıklarını gizlice yürüttü. Büyük Taarruz, 26 Ağustos sabahı Afyon’da başladı ve düşman güçlerini 30 Ağustos’ta Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde yenen Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı.
Kurtuluş Savaşı’nın zorlu günlerinde gerçekleştirilen 30 Ağustos Zaferi, Türk ulusunun bağımsızlık mücadelesi açısından bir dönüm noktası niteliğindedir. Zaferden iki yıl sonra 1924’te Dumlupınar’da yaptığı konuşmada Gazi Mustafa Kemal Atatürk şöyle demiştir: “30 Ağustos Zaferi, Türk tarihinin en önemli dönüm noktasıdır. Ulusal tarihimiz çok büyük ve çok parlak zaferlerle doludur. Ama Türk ulusunun burada kazandığı zafer kadar kesin sonuçlu, yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yeni bir akım vermekte kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum. Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk devletinin, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırılmış oldu. Sonsuz hayatı burada taçlandırıldı.”
Bizlere bu zaferi armağan eden Kurtuluş Savaşı’mızın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve ordumuzun tüm mensuplarını rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.
30 Ağustos Zafer Bayramı’nız kutlu olsun!

Önce banka ne işe yarar onu öğrenelim. Banka; kendisine emanet edilen birikimleri, girişimcilere kredi olarak dağıtan, diğer yandan da kendi girişimlerini gerçekleştiren kurumdur.
Kurtuluş Savaşı zamanında büyük bir zafere imza atan Türkiye’nin ekonomik olarak da önemli bir hamle yapması gerekiyordu. Cumhuriyet’in ilan edildiği o tarihlerde ülkemiz yokluk içindeydi ve zor zamanlar geçiriyordu. Kaynaklar tükenmiş, temel ihtiyaçlar dahi yurt dışından alınıyordu. Hayvanları besleyecek yem bile bulunamıyordu. Bu yüzden fabrikalar kurulmalı, çiftçiler desteklenmeli ve üretim hızlandırılmalıydı. İzmir’de yapılan İktisat Kongresi’nde işgalden kurtulan ülkenin ekonomik olarak da bağımsızlığını kazanması gerektiği vurgulandı. Böylece kongrede, ekonomi anlamında önemli bir adım atıldı ve milli bir banka kurulması fikri ortaya çıktı. Kurulacak bankayla ülkemizde insanların, paralarını biriktirebilmesi ve tasarruf sağlanacak, esnaf ve tüccarların işleri için kaynak ihtiyacı karşılanacak, fabrikaların açılması ve üretimin gerçekleşmesi için gerekli bütçe sağlanacaktı.

Atatürk, ekonomi konusunda çok güvendiği Celal Bayar’a talimat verdi ve Türkiye İş Bankası’nın ilk adımları atıldı. 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet ilan edildikten bir sene sonra 26 Ağustos 1924’te Türkiye İş Bankası kuruldu. Bu tarih aynı zamanda Büyük Taarruz’un ikinci yıldönümüdür. Ankara’da açılan bu yeni bankaya iş yapılması amacıyla kurulduğu için Türkiye İş Bankası adı verildi. Türkiye İş Bankası sayesinde ülkemizin ilk cam fabrikası olan Paşabahçe (şimdiki adıyla Şişecam) kuruldu. İlk milli sigorta şirketi Anadolu Sigorta, Türkiye’nin birçok yerinde şeker fabrikaları, dokuma fabrikaları, kömür işletmeleri gibi üretim yerleri açıldı. Bu adımlar ülkemizin ekonomik kalkınması için çok önemliydi.

Atatürk, ekonomi konusunda çok güvendiği Celal Bayar’a talimat verdi ve Türkiye İş Bankası’nın ilk adımları atıldı. 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet ilan edildikten bir sene sonra 26 Ağustos 1924’te Türkiye İş Bankası kuruldu. Bu tarih aynı zamanda Büyük Taarruz’un ikinci yıldönümüdür. Ankara’da açılan bu yeni bankaya iş yapılması amacıyla kurulduğu için Türkiye İş Bankası adı verildi. Türkiye İş Bankası sayesinde ülkemizin ilk cam fabrikası olan Paşabahçe (şimdiki adıyla Şişecam) kuruldu. İlk milli sigorta şirketi Anadolu Sigorta, Türkiye’nin birçok yerinde şeker fabrikaları, dokuma fabrikaları, kömür işletmeleri gibi üretim yerleri açıldı. Bu adımlar ülkemizin ekonomik kalkınması için çok önemliydi.


101’inci yaşına giren Türkiye İş Bankası halen ekonominin yanı sıra eğitim, kültür, sanat, teknoloji ve çevre gibi alanlarda da ülkemizin gelişmesine ve kalkınmasına katkı sağlamaya devam ediyor. Türkiye İş Bankası’nın ülkemiz için büyük işler başarmasının sırrı Atatürk’ün şu sözlerinde saklı:
Kurumlar için en önemli sermaye zeka, dikkat ve dürüstlük, teknik metodik çalışmasını bilmektir. Bu inançla işe sarılırsanız mutlaka başarırsınız.


Arkadaşlarımızla geçirdiğimiz zamanlar genelde en güzel zamanlarımızdır. Onlarla birlikteyken zaman daha güzel, daha eğlenceli ve rahat geçer. Güzel anılarımız oluşur. Ancak arkadaşlık yalnızca güzel zaman geçirmek değildir. Herkes günlük yaşamında zaman zaman sorunlarla karşılaşır. İşte, bu tür durumlarda arkadaşlarımızın yanımızda olması, bize destek olması çok değerlidir. Onlar sayesinde sorunlarımızı daha kolay, daha rahat aşarız. Bu tür durumlar, arkadaşlarımızın gerçekte bizim için ne kadar önemli ve değerli olduğunu anımsatır. “İyi ki arkadaşlarımız var” deriz.
Sağlam ve sıkı arkadaşlık bağları gerçekten de çok önemlidir. Hem bizler için hem de toplum için önemlidir. İyi ilişkilere dayanan, sağlam dostluk bağlarının egemen olduğu toplumlar daha sağlıklı olur. Birleşmiş Milletler’in böyle bir gün ilan etmesinin nedeni de budur.
Çok basit. Tabii ki arkadaşlarla birlikte zaman geçirerek. Uzakta olanları arayarak ya da en azından bir mesaj veya e-posta göndererek. Hatta eski usûl bir kartpostal belki onları daha da mutlu edebilir.
Arkadaş, kendi kendinize verdiğiniz bir armağandır.
Robert Louis Stevenson

Kesin olarak nerede ortaya çıktığı bilinmeyen satranç dünyanın en eski masa sporlarından biridir. İlk olarak Hindistan, Çin ya da Pers İmparatorluğu’nda oynandığı söylenir. Bununla birlikte Mısır piramitlerindeki bazı kabartmalarda, 4.000 yıl önce bile satranca benzer bir sporun oynandığı görülür.
Pers İmparatorluğu’nu fethettikten sonra satrançla tanışan Araplar, bu sporu İspanya’ya da götürdü. Satranç oradan önce Avrupa’ya ardından da tüm dünyaya yayıldı. Günümüze kadar gelen basılı en eski satranç kitabını İspanyol satranççı Lucena 1497’de yazdı. Bu kitap satrancın günümüzde uygulanan kurallarının çoğunun oturduğu bir dönemde yazıldı.
20 Temmuz 1924’te Fransa’nın başkenti Paris’te Dünya Satranç Federasyonu (FIDE) kurulmuş ve 20 Temmuz günü 1966’dan beri Dünya Satranç Günü olarak kutlanmaya başlandı.
Siz de Dünya Satranç Günü’nde yeni taktikler öğrenmek istiyorsanız Kumbara Dergisi’nin Satranç bölümüne tıklayarak uygulamalı satranç eğitim videolarına ulaşabilirsiniz.

Demokrasi ve Millî Birlik Günü, 2016 yılında demokrasimize yönelik askerî darbe girişimi sırasında yaşamını kaybeden vatandaşlarımızın anıldığı resmî tatil günüdür.


15 Temmuz 2016’da bir darbe girişimi başlatıldı. Bu girişim, ulusumuzun demokrasiye sahip çıkması ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile Emniyet Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği başarılı operasyonlar sonucunda yaklaşık 22 saat gibi kısa bir sürede bastırıldı. 29 Ekim 2016’da Resmî Gazete’de yayımlanan bir yasayla tüm yurtta şehitlerin anılması, gazilere minnet ve şükranların sunulması, ulusun demokrasiye olan inancının ve bağlılığının gelecek kuşaklara aktarılması için 15 Temmuz günü “Demokrasi ve Millî Birlik Günü” olarak kabul edildi.

Yeryüzünün yüzde 71’ini yani yaklaşık 361 milyon kilometrekarelik bölümü (bütün karaların toplamının 2,4 katı) ortalama derinliği 3.800 metre olan okyanuslarla kaplıdır. Böylesine büyük bir hacim doğal olarak dünyadaki en büyük habitattır. Okyanuslarda yaşayan mikroorganizmalar soluduğumuz oksijeninin yüzde 70’ini üretirler. Dünya ikliminin en önemli öğesi ve atmosferden karbon emiliminin en önemli aktörü yine okyanuslardır. Gerçekte yeryüzündeki yaşam büyük ölçüde okyanuslara bağlıdır. Ne var ki insan etkinlikleri yüzünden okyanuslar derin deniz madenciliği, kirlilik, canlı türlerinin azalması, asitlenme gibi birtakım büyük sorunlarla karşı karşıyadır.
Bu duruma yönelik dünya kamuoyunda farkındalık yaratmak ve okyanusları korumak için eyleme geçme, bir şeyler yapma düşüncesi doğdu. Dünya Okyanus Günü kutlamalarının kararı 1992’de Birleşmiş Milletler’in Rio de Janeiro’da düzenlediği Yeryüzü Zirvesi’nde alındı. Ne var ki ilk olarak 8 Haziran 2009’da yaşama geçirildi. O tarihten itibaren her yıl 8 Haziran günü, Dünya Okyanus Günü olarak kutlanır.
Bugünün amacına uygun biçimde siz de çevrenizde farkındalık yaratabilirsiniz. Okyanusların yeryüzündeki yaşam için önemini araştırabilir, bulduklarınızı ailenizle ve arkadaşlarınızla konuşabilir, tartışabilirsiniz. Çevrenizdekilere durumun ciddiyetini anlatabilirsiniz. Okyanusların korunmasına, örneğin deniz kirliliğine, yönelik birtakım etkinlik fikirleri geliştirebilirsiniz.

Görsel kaynağı: Wikipedia
Yaklaşık 400 yıl önce İtalyan matematikçi ve gökbilimci Galileo Galilei kendi teleskoplu gözlemleri ve başka bilim insanlarının sunduğu kanıtlarla birlikte Güneş Sistemi’nin Kopernikçi (gezegenlerin Güneş’in çevresinde döndüğü) modelini benimsedi. Bunu herkese yaymak için de İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog adlı bir kitap yazdı. Ne var ki kitap Kilise’yi kızdırdı. Galileo için engizisyon mahkemesi kuruldu. Mahkeme Galileo’yu 22 Haziran 1633’te ömür boyu ev hapsine ve Kopernikçi görüşlerinden geri dönmeye mahkûm etti. Ancak 359 yıl sonra 1992’de, Papa, Galileo’nun haklı olduğunu kabul etti ve özür diledi. Galileo Galilei’nin hayatını ve dünyaya büyük katkılar sağlayan çalışmalarını buradan izleyebilirsiniz.