ÇOCUKLARIN BİLGİ BANKASI KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR
KUMBARA DERGİSİ TÜRKİYE İŞ BANKASI’NIN ÇOCUKLARA ARMAĞANIDIR
Çağlar, arkadaşları Pelin ve Batu’yla birlikte çocuk bahçesinde oynarken yandaki arsadan gelen gürültüleri duyar. Burası okullarına da bitişiktir. Merakla bakarlar. İnşaat işçileri ekskavatörle oradaki eski evi yıkıyordur. Onun yerine yeni bir ev yapılacaktır.
Birkaç gün sonra öğretmenleriyle birlikte inşaat alanında mimar Sinan Bey’in ofisini ziyaret ederler.
Sinan Bey onlara mimarların ne yaptığını anlatır ve inşaatın aşamalarına ilişkin ayrıntılı bilgi verir. Çağlar ve arkadaşları da her şeyi yerinde görürler ve incelerler. Sonraki haftalarda inşaatın nasıl ilerlediğini görürler.
Çağlar ve arkadaşlarının maceralarını okuyunca siz de artık inşaatlarla ilgili birçok bilgi öğreneceksiniz. “Keşke bunun gibi başka kitaplar da okuyabilsem” diyeceksiniz. Merak etmeyin aynı seride daha birçok kitap sizi bekliyor.
Mert bugün çok mutlu. Ders yılı bitti, tatil başladı ve ailesiyle kampa gidiyor. Mert, bu kampın da öncekiler gibi eğlenceli geçeceğinden emin. Hazırlıklar bitince, ailece yola çıktılar. Uzun bir araba yolculuğundan sonra deniz kenarındaki kamp alanına vardılar. Mert, bir an önce denize girmek istedi; ama önce çadırın kurulması lazımdı. Hep birlikte çadırı kurduktan sonra babası ve köpeği Kırpık ile birlikte denize gitti. Akıntının güçlenmesi yüzünden çok geçmeden kıyıya dönmek zorunda kaldılar. Bu duruma canı sıkılan Mert izin alarak Kırpık’la birlikte kıyıda dolaşmaya başladı. Birçok deniz canlısı gördü. Küçük gezinin en ilginç olayı da kıyıda keşfettikleri küçük mağara oldu. İyi bir doğa kâşifinin bazı kurallara uyması, büyüklerin söylediklerine kulak vermesi çok önemlidir. Bu önemli bilgi nedense Mert’in aklından çıkıverdi. Çok eğlenceli olabilecek bu keşif hiç beklenmedik bir şekilde gelişti.
Bu, doğada dikkatli olmanın ve kurallara uymanın önemini anlatan güzel bir öykü. Onu çok sevecek, serinin diğer kitaplarını da bir an önce okumak isteyeceksiniz.
Elif; Dicle, Cihan ve öteki arkadaşlarıyla birlikte üç gün sürecek bir okul gezisine katılacaktı. Elif hem geziye en sevdiği öğretmeni Aslı Öğretmen başkanlık edeceği için hem de bir kaleyi gezip eski bir değirmende konaklayacakları için çok mutluydu. Heyecanla bavulunu yerleştirirken Mırnav bavulun içine tırmandı. Elif, “Ah Mırnav. Seni yanımda götürmeyi çok isterdim. Ama ne yazık ki yanımızda yalnızca birkaç oyuncak almamıza izin verdiler” dedi. Yine de dayanamayıp onu sırt çantasına sakladı. Ancak Mırnav yüksek sesle miyavlayınca, annesiyle babasına yakalandılar.
Ancak Mırnav pek pes edecek gibi değildi. Otobüs şoförü, çocukların çantalarını bagaj bölümüne yerleştirirken Mırnav da kimseye fark ettirmeden oraya girip saklanıverdi. Her şey çok güzel olacak gibi görünüyordu. Ama bakalım öyle mi olacaktı?
Güzel resimlerle dolu bu sürükleyici ve komik kitabı elinizden düşüremeyeceksiniz.
Eğlendirerek öğreten bu ilgi çekici kitabın ilk bölümünde; ses, sesin hızı, ses dalgaları, sesin hissedilmesi, sesin hareketi, sesin yankılanması ve onu nasıl duyduğumuz açıklanıyor. Işık konusunun yer aldığı ikinci bölümde ise ışık dalgaları, gölgeler, ışığın yansıması, aynalar, ayna çeşitleri, ışığın kırılması, mercekler ve ışığın renkleri anlatılıyor. Son olarak da görme duyumuz işleniyor. Kitapta, verilen bilgilerle ilgili birtakım deneyler de yer alıyor.
O sabah, Ela Hatır’ın aklında büyü vardı. Kısa süre önce bir tekboynuzla tanışmış ve bu ilginç karşılaşmanın ardından büyünün o altın rengi pırıltılarını görebilir hale gelmişti. Kahvaltısını ederken, postacının kendisine getirdiği paketin içinden, boncuklardan oluşan yeni bir bilezik çıktı. Ela onu hemen bileğine taktı. Bilezik, büyüsü bitene dek Ela’ya farklı bir güç veriyordu. Kutunun içinde, bilezikten başka (her zaman olduğu gibi) bilmece şeklinde kullanma kılavuzu da duruyordu. Bu kez bilmece biraz zordu. Şimdiden Ela’nın burnuna tehlike kokusu gelmeye başladı. Gerçekten de ilerleyen günler, Ela’nın sezgilerinin ne kadar yerinde olduğunu gösterdi. Öyle ki bir ara Ela, “Keşke bu güzel bilezik hiç gelmeseydi” diyecekti.
Bu sıra dışı serüven kitabını büyük bir merakla ve keyif alarak okuyacaksınız. Hiç bitmesin isteyeceksiniz. Ama merak etmeyin dizinin diğer kitaplarını da alıp Ela’nın büyülü, yeni serüvenlerini okuyabilirsiniz.
Güneş, sabahın erken saatinde göle vuruyordu.
Kirpi Kekik dere kenarında uyuklayarak balık tutuyordu. Birden oltası hareket etti. Oltasına kocaman bir şişe takılmıştı. Şişenin içinden bir define haritası çıktı. Arkadaşı tarla faresi Altın ile birlikte defineyi aramak için yola koyuldular. Yolda karşılarına birçok engel ve yeni yol arkadaşları çıktı.
Birbirinden güzel resimlerle kaplı bu serüven kitabı aynı zamanda bulmacalarla dolu. Kirpi Kekik ve tarla faresi Altın’ın defineyi ararken bu bulmacaları da çözmeleri gerekiyor. Bu kitabı çok sevecek, bitirir bitirmez arkadaşlarınıza da önereceksiniz.
Bu kitapta insan bedenine ilişkin hemen her şey, güzel resimlerle ve şemalarla anlatılıyor. Hem de biraz komik bir üslupla…
Kitaptaki beş ana başlık altında toplanan konular şöyle:
* Bedeni İnşa Etmek
* Kan, Nefes ve Vücudumuzdaki Diğer Pompalar
* Yemek Boruları ve Çıkış Kanalları
* Deriler ve Kemikler
* Beynin Merkezi
Bu başlıklar altında temel olarak bedenimizdeki organlar tanıtılıyor ve işleyişleri anlatılıyor. Bunun yanı sıra, yaraların iyileşmesi, düzgün beslenme, diş sağılığı ve duyularımız gibi birçok yan konu da ele alınıyor.
Bu eğlenceli kitapla bedenimize ilişkin birçok bilgiyi hem hızlı hem de keyifli bir şekilde öğreneceksiniz. Kitabı çok sevecek, bir çırpıda okuyacak ve hemen arkadaşlarınıza önereceksiniz.
Fırıncı Sokak’taki polis merkezinde her zamanki gibi sessiz bir sabah yaşanıyordu. Dedektif Zebra, sadık yardımcısı Nokta’yla o gün yapılacak işlerin üstünden geçiyordu. Aniden yandaki oyuncak evden bir ses duyuldu…
“Olamaz! Marmelatlı kurabiyeler yok olmuş!”
Gazetesini okuyan evin dedesi hemen “İhtiyacınız olan kişi Dedektif Zebra” dedi. Bunun üzerine Dedektif Zebra çağrıldı. Olay yerini inceleyen Dedektif Zebra evin ve bahçenin sakinlerini sorgulamaya başladı. İpuçları yavaş yavaş birikiyordu. Bakalım Dedektif Zebra ve yardımcısı Nokta soruşturmayı herkesi mutlu edecek şekilde çözebilecek miydi?
Dedektif ruhlulara okumanın güzelliğini göstermek için yazılmış, eğlence ve dayanışma dolu bir serüven. Okudukça hoşunuza gidecek, keşke hiç bitmese diyeceksiniz.
Pınar ve arkadaşları Adana’nın sokaklarından birinde yaşıyordu. Okullar kapanmıştı. Yaz tatilindeydiler. Tatil güzeldi. Adana’nın ünlü sıcağında, sürekli oyun oynayıp sohbet ediyorlardı. Ancak biraz sıkılmaya da başlamışlardı. Neyse ki bir gün, yaşamlarını değiştirecek, harika bir şey oldu. Öğretmenleri Yusuf Bey içi kitap dolu, rengârenk bir minibüsle çıkageldi. Güzel minibüsün şaşkına çevirdiği çocukları, kitapların muhteşem dünyasıyla tanıştırdı. O zamana dek kitap okumanın ne kadar eğlenceli ve önemli olduğunu bilmeyen çocuklar, birbirinden keyifli günler geçirdiler. Hem okumanın güzelliğini hem de paylaşmanın zevkini keşfettiler.
Sıcacık öyküsü, içten anlatımı ve güzel resimleriyle Bizim Sokağın Hikayesi’ni çok sevecek, elinizden düşüremeyeceksiniz.
Hadi Keşfedelim serisinin Okyanuslar kitabı da tıpkı serinin öteki kitapları gibi bilgi dolu, aydınlatıcı bir kitap. Kitapta okyanus canlılarına ilişkin hemen her şey anlatılıyor. İşte kitapta ele alınan konulardan bazıları:
* Su Kaplı Dünya
* Kaya Havuzlarında
* Mercan Resifleri
* Hızlı Yüzücüler
* Buz Gibi Sular
* Derinlerde
* Muhteşem Balinalar
Kitabı okurken insan her hayvanın kendi özgün habitatına nasıl da uyum sağladığını fark ediyor; denizlerde hayvanların nasıl yiyecek bulduğunu ya da avlandığını öğreniyor. Kitabın sonunda da hoş bir sürpriz var.
Çok güzel, canlı resimler ve bilgilerle dolu bu kitabı çok sevecek, onu elinizden düşüremeyeceksiniz.
Emily birdenbire uyanıverdiğinde, fırtına neredeyse geçmiş, gök gürültüleri ve şimşek çatırtıları başka bir mahalleye doğru uzaklaşmaya başlamıştı. Telefonunun saati sabah üçe çeyrek kalayı gösteriyordu. Emily tam ışığı söndürüp tekrar yatacakken duvarın diğer tarafından, Holly’nin odasından gelen bazı sesler duydu. Kalkıp Holly’nin odasına gitti.
Holly’nin boş yatağının ortasında küçük bir çadır vardı ve ondan yumuşak bir ışık yayılıyordu. Çadırın içinde gölgeler oynaşıyordu. Emily ondan sonra gördüğü şeyin tuhaflığını hayatı boyunca unutamazdı. Çadırın kapısı açıldı ve içinden oldukça eski iki pelüş oyuncak çıktı. Bu pelüş oyuncaklar; kısa, toparlacık bir penguen ve biraz daha büyükçe, açık kahve tüyleri topak topak olmuş bir ayıydı. Penguenin elinde bir gazete vardı, ayı da bir piknik sepeti taşıyordu. İkisinin de takma bıyığı vardı; bıyıklar küçük, tüylü kafalarına lastikle tutturulmuştu. Emily hayretten büyülenmiş halde ayıcığın piknik sepetini açıp kareli bir örtü çıkararak, Holly’nin yatağının üstüne yaymasını izledi.
Çok güzel yazılmış, soluk soluğa okuyacağınız, bu duygusal romanı çok sevecek, bitirdiğinizde hemen arkadaşlarınıza da önereceksiniz.
Kerem sıradan bir hayatı olan, sıradan bir çocuktu, ta ki bir gece çorap çekmecesinde beş minik canavar bulana kadar. Kerem minik canavarların hayatlarını kurtarınca, onlar da Kerem’i hiç bırakmayacaklarına yemin ettiler. Sonra hep birlikte yaşamaya başladılar. Ne var ki kendilerini sık sık tuhaf serüvenlerin ortasında buluveriyorlardı.
O gün de Kerem biraz endişeliydi. Okulun düzenlediği müze gezisine ilk kez katılacaktı. Minik canavarlar Kerem’e, “Biz de geliriz. Senin yanına otururuz” dediler. Kerem de onlara, “Tamam. Sorun çıkarmayacağınıza söz verirseniz, gelebilirsiniz” yanıtını verdi. Minik canavarlar hep bir ağızdan Kerem’e söz verdiler. Ama günün ilerleyen saatlerinde bu sözü tutamayacaklarını bilmiyorlardı.
Çok güzel resimlerle dolu, bu minik serüven kitabını büyük bir merakla ve keyifle okuyacaksınız. Hemen bitmesine üzüleceksiniz. Ama merak etmeyin dizinin öteki kitaplarını da alıp kahramanlarımızın başka serüvenlerini okuyabilirsiniz.
Türkiye İş Bankası’nın 2007-2008 eğitim öğretim yılında başlattığı, ülkemizde bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük kitap kampanyalarından olan “Karneni Göster, Kitabını Al” 16 yaşında!
Son 3 senedir dijital olarak sürdürülen kampanya, bu yıl da www.kumbaradergisi.com ve Kumbara Dergisi uygulaması üzerinden sizlerle buluşuyor.
Cumhuriyetimizin 100. yılı olması vesilesiyle, 2023 yılı Karneni Göster Kitabını Al Kampanyamız kapsamında, İş Bankası Kültür Yayınları ve Darüşşafaka işbirliğinde hazırlanan “Çocuklar Soruyor Tarih Dede Anlatıyor” kitabına hem dijital olarak hem de Türkiye İş Bankası şubelerinden ulaşabilirsiniz. Bu özel kitap içerisinde Darüşşafaka’da okuyan ortaokul öğrencilerinin Cumhuriyet, Atatürk ve Kurtuluş Savaşıyla ilgili sorularını Harp Coğrafyacısı Dr. Selim Erdoğan yanıtladı. Düzenlemeleri Yekta Kopan tarafından yapılan ve yayına Burcu Ural Kopan tarafından hazırlanan bu kitapta çok güzel ve özel tarihi fotoğraflar ile illüstrasyonlar da yer alıyor.
Hepinize keyifli okumalar ve iyi tatiller dileriz.
İlgiyle okuyacağınız kampanya kitabına aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Yazan: Dr. Selim Erdoğan
Resimleyen: Kıymet Ergöçen
Türkiye İş Bankası Yayınları
ISBN: 978-625-429-448-8
Genel Yayın Numarası: 5833
Yazan: Dr. Selim Erdoğan
Resimleyen: Kıymet Ergöçen
Türkiye İş Bankası Yayınları
ISBN: 978-625-429-448-8
Genel Yayın Numarası: 5833
Yazan: Dr. Selim Erdoğan
Resimleyen: Kıymet Ergöçen
Türkiye İş Bankası Yayınları
ISBN: 978-625-429-448-8
Genel Yayın Numarası: 5833
Siz de mi sporcu olmak istiyorsunuz? Hem de yıldız bir sporcu… Eğer enerjiyle dolup taşıyorsanız, öğrenmeye açsanız, çok sıkı çalışmaya ve zorlansanız bile antrenmanınızı sürdürmeye kararlıysanız, o zaman Spor Akademisi’ne hoş geldiniz!
Şunu bilin ki önünüzde uzun bir yol var. Ancak bu kitap da tam size göre bir kılavuz.
Kitapta önce yıldız sporcu olmak için gereken dört temel özellik; odaklanma becerisi, kararlılık, eşgüdüm ve adanmışlık anlatılıyor. Ardından sporcular için çeşitli ipuçları veriliyor. Spor dalının seçimi, antrenmana hazırlık, beslenmenin ve ısınmanın önemi açıklanıyor. Sonra da sırasıyla atletizm, bisiklet, yüzme ve cimnastik sporlarına yönelik bilgiler veriliyor. Ardından topla oynanan sporlar anlatılıyor.
Kolaylıkla okunabile
Mert bugün biraz kırgın. Çünkü Rüya’nın doğum günü partisine davet edilmedi. Mert’in en yakın arkadaşı Beren ise davet edildi. Parti yatıya kalmalı olacakmış. Kulağa çok eğlenceli geliyor. Mert davet edilmediği için kızgın. Hani Rüya onun da iyi
arkadaşıydı?
Beren ve Mert çok uzun zamandır arkadaşlar ve o Mert’i herkesten iyi tanır. Bu nedenle Mert’in Beren’den duygularını saklaması çok zor. Ona durumu söylemek istedi ama yapamadı ve giderek içine kapandı. Sanki herkes onu dışlayıp eğleniyormuş gibi geliyordu. Bu durum Rüya ile konuşana dek sürdü. Sonra Mert’in hiç beklemediği bir şey oldu.
Bu, anlayışlı olmanın, doğru iletişim kurmanın ve doğru karar vermenin değerini ve önemini anlatan bir öykü. Onu çok sevecek, serinin öteki kitaplarını da bir an önce okumak isteyeceksiniz.
Ela Hatır’ın içi kıpır kıpırdı. Çünkü dışarıda kar yağıyordu. Hem de lapa lapa! Kar tanelerinin düşüşünü ve altın büyü pırıltılarını izliyordu. Ne zaman birileri mutlu, neşeli ya da heyecanlı olsa, havada büyü beliriveriyordu. Bir tekboynuz, bir süre önce Ela’ya büyüyü görebilme yeteneği hediye etmişti. Ayrıca daha geçen gün büyükanne İda’dan yeni bir büyü bileziği almıştı. Bu seferki görünmezlik sağlıyordu. Ela’nın keyfi son günlerde pek yerindeydi. Bu durum yavru tekboynuzun kaybolduğunu öğrenene dek sürdü. Sonra Ela, arkadaşlarıyla birlikte yavru tekboynuzu aramak için büyülü bir serüvene atıldı.
Bu sıra dışı serüven kitabını büyük bir merakla ve keyif alarak okuyacaksınız. Hiç bitmesin isteyeceksiniz. Ama merak etmeyin dizinin diğer kitaplarını da alıp Ela’nın büyülü, yeni serüvenlerini okuyabilirsiniz.
Zaman zaman aklınıza gelen ama kime soracağınızı bilemediğiniz bazı sorular vardır. Bu basit sorular sayesinde bazı şeylerin içyüzünü, nasıl gerçekleştiğini ya da çalıştığını anlayabileceksinizdir. Ama soruyu sorabileceğiniz, sizi dinleyip anlayacak ve de yanıtlayacak, olayı açıklayacak kişiyi bulamazsınız. İşte, bu kitap tam da bu gereksiniminizi karşılıyor. Bazıları basit, bazılar karmaşık ve zor birçok sorunun yanıtını, güzel resimlerle ve şemalarla desteklenmiş bu kitapta bulacaksınız. Yanıtlanan sorulardan bazıları şöyle:
* Bisikleti Hareket Ettiren Nedir?
* Bulaşık Makinesi Bulaşıkları Nasıl Yıkar?
* Uzay Gemileri Uzaya Nasıl Fırlatılır?
* Helikopterler Nasıl Hareket Eder?
* Tükenmez Kalem Nasıl Yazar?
* Arabanın Hareket Etmesini Sağlayan Nedir?
* Mikrodalga Fırın Yiyecekleri Nasıl Pişirir?
Güzel tasarlanmış bu kitapla aklınıza gelen en basit ve temel konuları hem hızlı hem de keyifli bir şekilde öğreneceksiniz. Kitabın sonunda da hoş bir sürpriz sizi bekliyor. Kitabı çok sevecek, bir çırpıda okuyacaksınız.
Dinozorlar -Etkinlik bir bulmaca ve resim kitabıdır. Aslında pek de alışıldık bir kitap değildir. Güzel bulmacalarla doludur. Aynı zamanda resim yapmanızı sağlayan birçok sayfası da vardır. Tabii ki bulmacalar ve resimler hep dinozorlarla, uçan sürüngen terozorlarla ya da deniz ve göllerde yaşayan sürüngenler ve bazı başka hayvanlarla ilgilidir. Kitapta bulmacalar ile resimlerden başka bir de dinozorlarla ve o dönemin canlılarıyla ilgili çok değerli bilgiler de sayfalara serpiştirilmiştir. Bulmacaları çözerken ve güzel güzel resim yaparken bir yandan da en eski dinozor türü, tüylerle kaplı dinozorlar, keşfedilen en büyük dinozor ayak izi, en eski böcekler, dinozor fosilleri ve keşfedilen T-rex sayısı gibi birçok ilginç bilgiyi öğreneceksiniz.
Birbirinden eğlenceli bulmacalarla dolu bu kitabı elinizden düşürmeyeceksiniz. Bir sayfa daha bir bulmaca, bir resim daha derken bir bakmışsınız ki kitap bitivermiş. Keşke hiç bitmeseydi diyecek, hemen arkadaşlarınıza önereceksiniz.
Can, babasıyla markete giderken ya da müzeye gitmek için tramvaya bindiğinde veya arabada yolculuk ederken trafikte birbirinden farklı durumlarla karşılaşır. Babası da ona bazı temel trafik kuralları öğretmeye başlar. O sırada kaldırımda görme engelli birine kılavuzluk eden köpeğin de birçok kurala uyduğunu görmek Can’ı çok şaşırtır. Bir süre sonra annesi de onlara katılır.
Gün boyu hem annesi hem de babası Can’a trafik ve trafik kurallarına ilişkin birçok şey öğretir. Ayrıca toplu taşıma araçlarında da nasıl davranması gerektiğini anlatırlar.
Çok güzel resimlerle dolu bu küçük kitapta trafikte uyulması gereken en temel kurallar akılda kalıcı bir şekilde anlatılıyor. Kitabın sonunda da hoş bir sürpriz sizi bekliyor. Bilgi dolu bu yararlı kitabı çok sevecek, onu elinizden düşüremeyeceksiniz.
Hadi Keşfedelim serisinin Ormanlar kitabı da tıpkı serinin öteki kitapları gibi bilgi dolu, aydınlatıcı bir kitap. Kitapta orman hayvanlarına ilişkin hemen her şey anlatılıyor. Kitapta ele alınan konulardan bazıları şunlar:
*Ilıman, Geniş Yapraklı ve Karma Ormanlar
*Her Dem Yeşil Ormanlar
*Orman Zemini
*Ağaçların Taç Katmanı
*Hayvan İzleri
*Yemişler ve Orman Meyveleri
*Ormanda Gece
Ormanlar kitabını okurken insan her hayvanın kendi özgün habitatına nasıl da uyum sağladığını fark ediyor; ormanda hayvanların nasıl yiyecek bulduğunu ya da avlandığını öğreniyor. Ayrıca değişen iklimlerin hayvanların yaşamını nasıl etkilediğini de görüyor.
Çok güzel ve canlı resimlerle dolu bu kitabı okurken, pofuduk orman faresinden görkemli geyiklere kadar çok çeşitli ve değişik birçok orman hayvanını inceleme şansı bulacaksınız. Bilgi dolu bu kitabı elinizden düşüremeyecek, onu çok seveceksiniz.
Dicle’nin en sevdiği hayvan köpekti. Bir gün okula çok mutlu bir şekilde geldi. Çünkü, dün anne babası ona yavru bir köpek armağan etmişti. Dicle artık neredeyse bütün zamanını onunla geçiriyordu. Bu durum Dicle’nin yakın arkadaşları Ekin ile Elif’i biraz üzmeye başladı. Ama bir yandan da Dicle’ye imreniyorlardı.
Aslında Elif de hep bir köpeği olmasını istemişti. Kardeşi Cemil de öyle. Ne ki anne babaları onlarla aynı fikirde değildi. Elif’in bir köpeğin sorumluluğunu alıp alamayacağından emin olamıyorlardı. Elif anne babasının fikrini değiştirmek için çalışmaya başladı. Sonunda annesi Elif’in köpek edinmeden önce bir süre köpek gezdiriciliği yapmasını önerdi. İlk başta bu yeni fikirden pek de hoşlanmayan Elif zamanla ikna oldu.
Lili hayvanlarla konuşabiliyordu. Kardeşi Yağız ile en yakın arkadaşı Sonay da bunu biliyordu. Lili ile Yağız’ın Çizgili Hanım adında bir kedisi ile Boncuk adında bir köpeği vardı. Bu ikisi birbirinden çok farklıydılar. Ama hepsi birlikte çok iyi geçiniyorlardı.
Bir gün arkadaşları Sonay barınaktan bir kobay edindi. Bu nedenle çok mutluydu ama biraz da kaygılıydı. Çünkü kobayı Mambo çok durgundu. Sanki üzgün gibiydi. Lili, Yağız, Çizgili Hanım ve Boncuk Sonaylara gidip Mambo ile tanıştılar. Onun neden üzgün olduğunu anlamaya çalıştılar. Mambo çok konuşkan olmadığından bu işin o kadar da kolay olmayacağı anlaşıldı. Sorunu çözmede kararlı ekibimiz, işe barınağı arayarak başladı.
Çok güzel resimlerle süslü bu kitap, hayvanların ne kadar farklı ve komik düşünebildiğini, olaylara farklı açılardan yaklaştıklarını gösteriyor. İçinizi ısıtacak ve sizi bol bol da güldürecek bu kitabı çok sevecek, hemen serinin ikinci kitabını da okumak isteyeceksiniz.
Çok güzel resimlerle dolu bu okyanus kitabında, denizler ve okyanuslar hakkında neredeyse her şey anlatılıyor. Kitapta incelenen başlıca konular bunlar:
* Su samurları
* Pelikanlar
* Süper köpekbalıkları
* Mercan resifleri
* Kirpibalığı
* Sihirli denizatları
* Nazik dugonglar
* Deniz kaplumbağaları
* Sevimli yunuslar
* Gizemli vatozlar
* Muhteşem balinalar
* Dev mürekkepbalığı
Doğa -Etkinlik bir bulmaca ve resim kitabı… Aslında çok da alışıldık bir kitap değil. Güzel bulmacalarla dolu olan bu kitapta aynı zamanda resim yapmanızı sağlayan birçok sayfa da bulunuyor. Tabii ki bulmacalar ve resimler hep doğayla, özellikle de vahşi doğayla (Afrika savanları, yağmur ormanları ve okyanus canlılarıyla) ilgili. Kitapta bulmacalar ile resimlerden başka bir de vahşi doğayla ilgili çok değerli bilgiler de yer alıyor. Bulmacaları çözerken ve güzel güzel resim yaparken bir yandan da deri sırtlı deniz kaplumbağalarını, mercan resiflerini, hayvan izlerinden o izleri bırakan hayvana ilişkin bilgi edinmeyi ve kafadan bacaklı teriminin nereden kaynaklandığını ve daha başka birçok ilginç bilgiyi öğreneceksiniz.
Birbirinden eğlenceli bulmacalarla dolu bu kitabı elinizden düşürmeyeceksiniz. Bir sayfa daha bir bulmaca daha, bir resim daha derken bir bakmışsınız ki kitap bitivermiş. Keşke hiç bitmeseydi diyecek, hemen arkadaşlarınıza önereceksiniz.
Penelop Gowinder biraz tuhaf bir kızdı. Yüzüne düşen kurşuni saçları ve dumana benzeyen bir kokusu vardı. Annesi seslendiğinde Penelop, bazen daha o ağzını açmadan ne diyeceğini bilir ve yanıt verirdi. Doğum günü yazındı: 13 Ağustos. Her yıl ağustosun on üçünde yağmur yağardı.
Penelop annesi ve büyükannesiyle (ve gri kedileri Cucuu) ile birlikte bataklık ormanının kıyısında küçük, ahşap bir evde yaşıyordu. Kendini bildi bileli büyükannesi gibi gri saçlı olmaya alışkındı. Ne var ki bir sabah ateş kızılı saçlarla uyandı. İçinde de daha önce hiç hissetmediği bir güç hissetti. Bütün bu değişimlerin gizemini çözmeye kararlı olan Penelop için sihirli ve tehlikeli bir serüven başlıyordu.
Çok sürükleyici bu serüven romanını elinizden düşüremeyeceksiniz.
Çok güzel resimlerle dolu bu kitapta dünyamıza ilişkin gerçekten de hemen her şey anlatılıyor. Hem de çok yalın ve basit bir biçimde. Kitapta incelenen başlıca konular şunlar:
* Uzaydaki Yerimiz
* Dünya’nın İçi
* Dünya Haritası
* Yanardağlar
* Depremler
* Su Döngüsü
* Yağmur, Rüzgâr ve Bulutlar
* Aşırı Hava Durumu Olayları
* Dağlar
* Irmaklar
* Yağmur Ormanları
* Kuzey ve Güney Kutupları
Eğlendirerek öğreten bu ilgi çekici kitap, elektriğin ve manyetizmanın dünyamızdaki yerini açıklayarak başlıyor. Sonra mıknatısların temel özellikleri ile itme ve çekmeye nasıl neden olduğu anlatılıyor. Ardından Dünya’nın çekim kuvveti kısaca inceleniyor. Daha sonra ampuller, duylar, piller ve basit elektrik devreleri ele alınıyor; bunların nasıl kullanıldığı anlatılıyor. Hırsız alarmı ve elektrikle mesaj gönderme devreleri yaptırılıyor. Son olarak da elektrik motorları, güneş enerjisi, elektrikle iletişim, manyetik trenler ve doğadaki elektrik anlatılıyor.
Severek okuyacağınız ve okurken heyecan da duyacağınız bu kitaptan çok şey öğreneceksiniz. Kitapta bilimsel bir bakış açısı ve yaklaşım geliştirmenizi sağlayacak basit deneyler, gözlemler ve etkinlikler de var. Güzel resimler ve şemalarla dolu bu küçük kitabın ne kadar çok şey içerdiğine inanamayacaksınız.
Uzay -Etkinlik bir bulmaca ve resim kitabıdır. Gerçekte pek de alışıldık bir kitap değildir. Çok güzel bulmacalarla doludur. Aynı zamanda resim yapmanızı sağlayan birçok sayfası da vardır. Tabii ki bulmacalar ve resimler hep uzayla, özellikle de Güneş Sistemi, uzay giysileri ve roketlerle ilgilidir. Kitapta bulmacalar ile resimlerden başka bir de yakın çevremizdeki uzayla ilgili çok değerli bilgiler de sayfalara serpiştirilmiştir. Bulmacaları çözerken ve güzel güzel resim yaparken bir yandan da uzayın derinliklerini, en uzun ömürlü yıldızları, uzay giysilerinin dayanıklılığını, Plüton’un gezegen olup olmadığını, nelere ötegezegen dendiğini ve şimdiye kadar kaç ötegezegen keşfedildiğini ve daha başka birçok ilginç bilgiyi de öğreneceksiniz.
Birbirinden eğlenceli bulmacalarla dolu bu tatil kitabını elinizden düşürmeyeceksiniz. Bir sayfa daha, bir bulmaca daha, bir resim daha derken bir bakmışsınız ki kitap bitivermiş. Keşke hiç bitmeseydi diyeceksiniz.
Çok güzel resimlerle dolu bu uzay kitabı evren ve gökcisimleri hakkında gerçekten de hemen her şey anlatılıyor. Hem çok yalın ve basit bir biçimde.
Kitapta incelenen başlıca konular şunlar:
* Evren Nedir?
* Yıldızlar
* Takımyıldızlar
* Yaşam Kaynağımız Güneş
* Güneş Sistemi’ndeki Gezegenler
* Uydumuz Ay
* Cüce Gezegenler
* Kuyrukluyıldızlar ve Asteroitler
* Meteorlar
* Uzay Teleskopları
* Uluslararası Uzay İstasyonu
* Uzay Yolculuğu
Güzel tasarlanmış bu kitapla uzay ve evrene ilişkin en temel konular hem hızlı hem de keyifli bir şekilde öğrenilebiliyor. Kitabın sonunda da hoş bir sürpriz sizi bekliyor. Kitabı çok sevecek, bir çırpıda okuyacaksınız.
George yedi yaşındadır. Uzun süredir bir erkek kardeş istemesine karşın, annesiyle babasının ona bir kız kardeş yapmış olmasına da sinir olmaktadır. Bir akşam cezalı olarak odasına giderken -çünkü her nasılsa kızkardeşinin saçına reçel bulaşmıştır- evdeki İran halısının kendi başına hareket ettiğini görür. Durumu annesine söyler ama bu, kızgın olan annesinin biraz daha sinirlenmesine yol açar. Bu sırada halı da yavaş yavaş balkon kapısına doğru ilerlemektedir.
George halıyı durdurmak için üzerine atlar. Aynı anda halı da açık balkon kapısından -üzerinde George olduğu halde- süzülüp göğe doğru yükselir. Annesi bütün bu olanları ağzı açık izlemiştir. George’un ardından el sallamaktan başka bir şey gelmez elinden. George da annesine el sallar. Ancak o şaşkınlığının yanı sıra, yaşadıklarından çok da memnundur. Acayip bir serüvene atıldığını hissetmektedir.
Küçük George’un başından geçen sıra dışı olayların anlatıldığı bu sevimli kitap hem çok sürükleyici hem de çok komik. Onu bir çırpıda okuyacak, hemen arkadaşlarınıza da önereceksiniz.
Kanatlar ŞTİ Peri Dedektiflik Bürosu’nda, Emily Vole ve arkadaşları Kedi Fidget ve Buster Ignatius Spicer –tabii ki bunlara ek olarak sihirli lamba ve Köpek Lokma da– yavaş yavaş endişelenmeye başlıyordu. Son çözdükleri davanın ardından şöyle uzun ve güzel bir tatile gitmeyi planlamışlardı. Birden kentte otomobilleri sihirle küçülten ve kibrit kutularına koyan bir adam beliriverdi. Güçlü sezgilerine kulak veren Buster bunun tek bir kişinin işi olmadığını düşünmeye başladı. Çünkü art arda yaşananlar peri fesatlığının bütün işaretlerini taşıyordu.
Sıra dışı dedektifler Emily, Buster ve Fidget’ın başlarına gelenler sizi hem şaşırtacak hem de güldürecek.
Çok güzel yazılmış bu serüven kitabını büyük bir merakla, hızla ve keyif alarak okuyacaksınız. Ama merak etmeyin dizinin diğer kitaplarını da alıp kahramanlarımızın yeni serüvenlerini okuyabilirsiniz.
Çok güzel resim ve şemalarla dolu bu ilginç deney kitabında yapması kolay ve eğlenceli fizik, kimya ve biyoloji deneyleri yer alıyor. Fizik deneylerinde; örneğin, balonla çalışan araba, marşmelovlu mancınık ve oyuncak paraşüt yapıyorsunuz. Kimya deneylerinde görünmez mürekkeple şifreli mesajlar yazıyor ve bahçede dev baloncuklar oluşturuyorsunuz. Biyoloji deneylerinde de mayaların gaz çıkarışını gözlemliyor ve büyükçe bir kavanozda orman yapıyorsunuz.
Ama kitapta bu deneylerden başka bilim insanı olmak için gerekenler de anlatılıyor. Özellikle gözlem yapmanın önemi vurgulanıyor. Örneğin, yapacağınız deneylere ve çevrenizdeki dünyaya ilişkin gözlem ve düşüncelerinizi yazacağınız bir defterinizin olmasının gerektiğine değiniliyor. Bu “bilim defteri”ni hep yanınızda bulundurmanız tavsiye ediliyor. Çünkü diyelim ki doğa yürüyüşüne çıktınız: Gördüğünüz hayvanlara, kuşlara, böceklere ilişkin gözlemlerinizi hemen not edebilirsiniz ve onların resmini yapabilirsiniz. Ayrıca dikkatli olmanın ve özgürce düşünmenin de önemine dikkat çekiliyor.
Her gün büyük bir bilgi bombardımanı altında kalıyoruz! Sosyal medyadan otobüs duraklarına, metro istasyonlarına kadar bu bombardıman her yerde sürüyor. Çok yararlı ve kullanışlı bilgilerle dolu bu kitapta öncelikle bu durum gözler önüne seriliyor. Sonra da bu bilgi yoğunluğu içinde gerçeklere ulaşmamızı sağlayacak yolu nasıl keşfedebileceğiniz, yanlış bilgiler edinip paylaşmadığınızdan nasıl emin olabileceğiniz anlatılıyor.
Okuduğunuz haberlerin gerçekleri içerip içermediğini nasıl anlayacağınız gösteriliyor. Yalan haberleri ya da günü geçmiş (eskimiş) haberleri nasıl saptayabileceğiniz anlatılıyor. Son olarak da internette çevrimiçindeyken nelere dikkat etmeniz gerektiği ve güvenliğiniz için yapmanız gerekenler vurgulanıyor.
Bu, güzel şema ve çizimlerle desteklenmiş çok önemli ve ilgi çekici bir kitap. Onu çok sevecek ve arkadaşlarınıza da önereceksiniz.
Bella, Büyü Krallığı’ndan gelen bir küçük cadıdır. Eskiden kötü kalpli cadı Kaktüs teyzesiyle birlikte Büyü Krallığı’nda yaşıyordu. Ne var ki Büyü Krallığı’ndaki okulunda bir türlü başarılı olamıyordu. Her sihir denemesinde ortalığı birbirine katıyordu. Sonunda da Kaktüs teyzesi onun cadı olabileceğinden umudu kesti ve onu insan dünyasında bir aileye verdi. Yani Bella şimdi bir koruyucu (insan) ailenin yanında yaşıyor.
Bella’nın çok dikkatli olması gerekiyor. Çünkü kimsenin onun büyü yapabildiğini öğrenmemesi gerekir. En yakın arkadaşı Esme’nin bile haberi olmamalıdır. Ama tabii ki işler hiç de planlandığı gibi gitmez.

Haziran 1910’da Türkiye’de astronomi ve jeofizik çalışmalarının öncülerinden Fatin Gökmen yeni kurulacak rasathanenin müdürlüğüne getirildi. Fatin Bey ve ekibi, Kandilli Rasathanesi’nde 1 Temmuz 1911’den itibaren sürekli ve sistemli meteoroloji ölçüm ve kayıtlarına başladı. Uluslararası kabul edilen 7, 14 ve 21 saatlerinde günlük gözlemler yapıldı, deftere kaydedildi ve gerekli yerlere bildirildi.
Sevgili Çocuklar,
Size bu mektubu yazarken daha aydınlık bir gelecek için umut doluyum. İnanıyorum ki siz, bu dünyayı daha güzel ve daha yaşanabilir bir yer haline getireceksiniz. Bu yolu öğrenme isteğiyle dolu, merak eden, sorgulayan ve çalışmaktan yorulmayan çocuklarla yürümek gurur verici.
Çevrenizdeki bütün yetişkinlerden duyuyorsunuz bu sözleri. Belki bazen sıkılıyorsunuz size bu kadar büyük sorumluluklar yüklenilmesinden. Öyle anlarda Atatürk’ün sözlerini ve öğretilerini hatırlamanızı öneririm. Onun sözlerinin
ışığı zihninizi aydınlatacak; düşüncelerinin gücü, yolunuzdaki bütün engelleri kaldıracaktır.
O ışık sizi, bilimin ve aklın yoluna yönlendirecektir. Bilimsel bir düşünce yapısı geliştirerek sorgulama becerilerinizi geliştireceksiniz. Herhangi bir konuda verilen bilgileri sorgulayıp doğruluğunu kontrol edeceksiniz. Bilimin sunduğu zenginlikleri keşfetmek, hayatı ve doğayı anlamak için çok önemlidir.
O ışık sizi, sanatın zenginliğine yönlendirecektir. Sanatın her alanında kendinizi geliştirdikçe daha güzel bir dünyanın temellerini atacağınız yaratıcı düşüncelere ulaşacaksınız. Atatürk’ün düşüncelerini kavradıkça bütün canlıların haklarına saygılı; demokrasi, eşitlik, özgürlük ve adalet gibi temel değerleri benimsemiş bireyler olacaksınız. Onun, “Yarınlar sizindir,” sözünün anlamını içinizde hissedeceksiniz.
Tıpkı onun gibi okumayı sevecek, yeni şeyler öğrenmeye açık olacaksınız. Böylece başkalarının duygularını daha iyi anlayacak, onlarla daha iyi iletişim kuracaksınız. İhtiyacı olana yardım eden, iyilik yapan, insanların hayatını olumlu yönde etkileyen bireylerden oluşan bir toplumun, daha iyi bir dünyanın temelini atacağını asla unutmayacaksınız. Tam da bu yüzden kendinize ve başkalarına karşı dürüst olacaksınız.
Atatürk öyle büyük bir başarıya imza attı ki, onun ışığında yürürken siz de hep başarılı olmak isteyeceksiniz. Ama unutmayın, uzun bir yolculuk bu, başarısız olacağınız anlar da olabilir. Başarısızlıkların sadece bir öğrenme süreci olduğunu unutmayın. Her başarısızlık, yeni bir şeyler öğretir ve bizi daha da güçlendirir. Hayatta yaptığımız seçimlerin sonuçlarına hep hazır olmalıyız. Bu sonuçları kabul etmek, ilerlemek için önemlidir. Attığınız her adımdan yeni bir ders çıkaracaksınız ve tıpkı Atatürk gibi hedeflerinizden asla vazgeçmeyeceksiniz. Onun yolu, sizin yolunuz olacak. O yol önce ülkemizi, sonra da dünyayı güzelleştirecek.
O yolda pusulanız hep barışı gösterecek. Denizleri, ormanları, havayı, hayvanları, tüm canlıları sevdikçe gücünüzü sadece daha çok öğrenmeye, daha çok üretmeye ve güzel bir gelecek için daha çok hayal kurmaya ayıracaksınız. Dünyayla birlikte kahkaha atmanın değerini anlayacaksınız.
Gelecek günler sizin elinizde şekillenecek, çocuklar! Bu yıl Cumhuriyetimizin en özel, en değerli yıllarından biri. Bu yıl, Türkiye Cumhuriyeti tam 100 yaşında. Böyle anlamlı bir yılda, sizleri böyle değerli bir kitapla buluşturmak için çalışırken başta Atatürk olmak üzere, bağımsızlığımız için uğraş veren bütün isimleri bir kez daha saygıyla andık. Kurtuluş Savaşı’nda ve Cumhuriyet’in ilanında her şeyini ortaya koyanlar sadece tarih sayfasının yakından tanıdığı isimler, kahramanlar, kadınlar ve erkekler değildi. Bundan 100 yıl önce bu ülkenin tam bağımsızlığı için çocuklar da ellerinden geleni yaptı. O çocuklar, bize daha güzel bir dünya bırakabilmek için çalıştı. Sizler de gelecek nesiller için bugünden çalışmaya başlayacaksınız.
Her güne şu sözün değerini anımsayarak, hissederek uyanacaksınız: “Cumhuriyet’i biz kurduk, onu yaşatacak olan sizlersiniz.”
Cumhuriyet’i yaşatmaya, yaşamaya aynı kararlılık, aynı çalışkanlıkla devam edeceksiniz. Çünkü siz, Atatürk çocuklarısınız!
Yekta Kopan